Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3114
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Do you wanna take it right now? | Şimdi, doğrusunu bilmek ister misin? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Take what right now? | Doğrusu neymiş? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Your other "think." You have one coming, you know. | Senin diğer düşüncen. Biliyorsun, başka bir yaklaşıma sahipsin. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| No, I... I'm not a church mouse... No. | Hayır, bir kilise faresi değilim... Hayır. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| ...because I'm too wealthy. Of course! | ...çünkü çok zayıfım. Elbette. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| I'm not a field mouse, and I'm not a... Well, I'm... | Bir tarla faresi değilim ve bir... Şey, ben... | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| (SIGHING) By the way, what time is it? | Yeri gelmişken, saat kaç? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Time? Time? The time now is, let me see. | Saat, saat. Saat şimdi.. Bakayım. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| The time is precisely 7:27. | Tam olarak 7:27. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| That can't possibly be right. | Doğru olması mümkün değil. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| It seems to me it was 7:27 about two hours ago. | Yaklaşık iki saat önce 7.27 imiş gibi geliyor bana. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Young lady, are you contradicting me? | Genç bayan, yalanlıyor musunuz beni? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| I am known as a stickler for accuracy. | Ben hassaslık konusundaki titizliğimle tanınırım. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| A stickler? You are? | Titiz? Siz mi? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Yes, a stickler. | Evet, titiz. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| When people round here want accuracy, | Buradaki insanlar hassaslık istediği zaman... | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| they call me in and I stickle. | ...beni çağırırlar ve ben titiz davranırım. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| That's what sticklers are supposed to do, isn't that right? | Titiz kimseler bunu yapmakla yükümlüdürler, değil mi? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| ALICE: But are you sure your watch is running? | Fakat, saatinizin doğru çalıştığına emin misiniz? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Oh, of course it isn't running. | Elbette çalışmıyor. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| It's sitting here quite quietly in my hand. | Burada elimde, oldukça sessiz bir şekilde oturuyor. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Besides, it could hardly run, it has no moving parts. | Bunun yanısıra, çok sıkı çalışabilirdi, ancak hareket eden parçaları yok. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| (MARCH HARE LAUGHING) No moving parts? | Hareket eden parçaları yok mu? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| But it's absolutely correct twice a day. | Fakat, kesinlikle günde iki kere doğru zamanı gösteriyor. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Enough of this folderol! Enough of this persiflage. | Yeter bu saçmalık. Yeter bu alaylar. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Enough of this badinage. | Yeter bu şaka. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Enough of this tomfoolery. | Yeter bu maskaralık. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Enough of this banter. Enough of this saying "enough." | Yeter bu laklak. Yeter bu kadar "yeter" demek. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Oh, every tea party should have a little music. | Her çay partisinde biraz müzik olmalı. Kesinlikle. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| MAD HATTER: Of course. Young lady, | Genç bayan, | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| would you like to sing with us? | Bizimle şarkı söyler miydiniz? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| That might be very nice. | Bu, çok hoş olabilir. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| But what shall we sing? | Fakat ne söyleyeceğiz? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Do you know Twinkle, Twinkle, Little Star? | "Parılda, parılda küçük yıldız"ı biliyor musun? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Yes, I do. | Evet, biliyorum. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Twinkle, twinkle, little star | Parılda, parılda küçük yıldız, | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| How I wonder what you are | Ne olduğunu merak ediyorum. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| No, no, no, no. That won't do at all. | Hayır, hayır, hayır. Tam olarak öyle olmayacak. Benim tercihim şu: | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| I prefer, "Twinkle, twinkle, little bat, how I wonder what you're at." | Parılda, parılda küçük yarasa, neyin peşindesin merak ediyorum. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| How about, | Şuna ne dersiniz? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Twinkle, twinkle, little skunk | Parılda, parılda küçük kokarca, | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| How I wonder if you're drunk | Merak ediyorum sarhoş olup olmadığını. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| "Twinkle, twinkle, little ants. | Parıldayın, parıldayın küçük karıncalar, | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| "You do look strange without your pants." | Pantolonsuz çok garip görünüyorsunuz. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| I must admit, you three do make me laugh. | İtiraf etmeliyim, siz üçünüz beni güldürüyorsunuz. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Now, that's a very good idea for a song. | Şimdi, şarkı için çok güzel bir fikrim var. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Laugh at every single thing we do | Bizim yaptığımız her bir şeye gül, | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Just laugh | Yalnızca gül. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| And we shall all perform for you | Ve hepimiz senin için oynayalım. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Just smile and tensions will unwind | Sadece gül, o zaman gerginlikler biter. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| And you'll find that your mind | Ve göreceksin ki, düşüncelerin | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Takes a kinder view | Bir çocuk görünümü alır. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Laugh | Gül, | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| yes, even when your skies are gray | Evet, göklerin gri olduğu zaman bile | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| And troubles seem to float away | Ve dertler akıp gidiyormuş gibi görünsün. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| You'll find it's very true, my dears | Bunun çok doğru olduğunu anlayacaksınız canlarım. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Through the years that your tears | Yılların içindeki gözyaşların | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| And your fears will fly | Ve korkuların uçup gidecek. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Oh, there are times when crying | Bazı zamanlar vardır ki, | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Seems the thing to do | Ağlamak, yapılacak tek şey gibi görünür. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| But keep on trying | Ama denemeye devam et. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Till your dreams come true | Ta ki rüyaların gerçek oluncaya kadar. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Your heart | Kalbin, | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| I'm sure knows what is best for you | Eminim senin için en iyisini biliyordur. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| So laugh, little girl | Bu yüzden, gül küçük kız, | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Thank you, I, I wrote it myself. | Teşekkürler, kendim yazdım. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Now, how would you like to tell us a story? | Şimdi, bize nasıl bir öykü anlatmak isterdin? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| I'm afraid I don't know one. | Korkarım bildiğim bir öykü yok. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Then the Dormouse shall. | O zaman fındık faresi anlatır. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| The Dormouse will. Wake up! | Fındık faresi anlatacak. Uyan! | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Come on! Come on. Come along. | Haydi! Haydi. Gel bakalım. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Wake up! La, la, la, wake up! | Uyan! La, la, la, uyan! | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| You've got to tell a story! Wake up! | Bize anlatacak bir öykün var! Uyan! | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Tell a story. Dormouse! | Bir öykü anlat. Fındık faresi! | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| You're going to tell a story for the little... | Küçük kız için bir öykü anlatacaksın. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Wake up. Dormouse, we want to hear a story. You're going to love it. | Kalk! Fındık faresi, bir öykü duymak istiyoruz. Seveceksin bunu. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| (LAUGHING) Come on. Time to wake up now. | Haydi. Kalkma zamanı şimdi. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Come on. Wake up. | Haydi. Uyan. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Wake up. Come on, now. Tell us a story! | Kalk. Haydi, şimdi. Bize bir öykü anlat. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Time to make a story. Story. Going to tell a story. | Bir öykü yapma zamanı. Öykü. Bir öykü anlatılacak. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| We need to tell a story. Wake up. | Bir öykü anlatmanı istiyoruz. Kalk. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Stop it! Stop it! | Kesin şunu! Kesin şunu! | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| It doesn't matter if anyone tells us a story or not. | Birinin bize bir öykü anlatıp anlatmamasının önemi yok. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Well, that just shows you how much you know. Hmm. | Ya? Bu senin ne kadar bildiğini gösteriyor. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Yeah. At teatime, everyone should tell a story. | Evet, çay zamanında herkes bir hikâye anlatmalı. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Well, now that he is awake, a story would be nice. | Pekâlâ, şimdi o uyandığına göre bir hikâye hoş olurdu. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Once upon a time, there were three little sisters | Bir zamanlar, üç küçük kız kardeş varmış. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| named Elsie, Lacie and Tillie and they lived at the bottom of a well. | Adları Elsie, Lacie and Tillie imiş ve bir kuyunun dibinde yaşarlarmış. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| But what did they live on? | Fakat ne yiyip içerlermiş? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| They lived on treacle. Molasses to you. | Şeker pekmezi yiyip içerlermiş. Şekerpekmezi elbette. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| But why did they live at the bottom of a well? | Fakat niçin bir kuyunun dibinde yaşıyorlarmış? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| It was a treacle well. | Bir şeker pekmezi kuyusuymuş. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| There's no such thing. | Böyle bir şey yok. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| If you can't keep a civil tongue, | Eğer dilini tutamıyorsan... | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| why don't you finish the story yourself? | ...neden öyküyü kendin tamamlamıyorsun? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| No, please, go on. | Hayır, lütfen devam edin. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Well, these three little sisters, | Bu üç küçük kız kardeş... | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| they were learning how to draw, you know. | ...çekmeyi öğreniyormuş, bilirsiniz. | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| And what did they draw? | Peki, ne çekiyorlarmış? | Alice in Wonderland-3 | 1985 | |
| Treacle! | Şeker pekmezi! | Alice in Wonderland-3 | 1985 |