Search
English Turkish Sentence Translations Page 178380
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
Frank, 777's 9 miles out of Arklow. | Frank, 777 şu anda Arklow'un 9 mil dışında. Frank. 777, Arklow'un 9 mil dışında. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
I say, "Let me see the phone." She says no. | Ben de "telefonuna bakayım" dedim ama bana "olmaz" dedi. Telefonunu görmek istediğimi söyleyince, hayır dedi. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
1206 here, Connie. We're just passing milepost 5 7. | 1206 burada. Connie, 57. mil işaretini şimdi geçiyoruz. 1206 burada. Connie, 57. mil işaretini geçiyoruz. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
I'm stepping on it, In it, Around it and through it. Connie. | Elimden geldiğince hızlı gidiyorum, Connie. Hızlanıyorum. Süzülüyorum. Uçuyorum. Connie. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
You hit her? No. No. no. | Ona vurdun mu? Hayır, hayır, hayır. Vurdun mu ona? Hayır, hayır, hayır. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
I mean, I scared her. But I didn't hit her. | Onu korkuttum ama vurmadım. Yani, korkuttum. Vurmadım. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
He jumps in my truck and starts in with, | Arabama atladı ve dır dır etmeye başladı... O da atladı kamyonetime ve konuşmaya başladı, | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
"You got it all wrong. We're just friends.." | ..."Her şeyi yanlış anladın. Biz sadece arkadaşız" falan. 'Her şeyi yanlış anladın. Biz sadece arkadaşız' | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Then he stops once he sees... | Sonra elimde silah olduğunu görünce... Silahımın olduğunu görünce, | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
the gun I got sitting on the dash. | ...birden sustu ve öylece kaldı. ...konuşmayı kesti. Oh! | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Frank, 777 just passed milepost 61. | Frank, 777 az önce 61. mil işaretini geçti. Frank. 777, 61. mil işaretini geçti. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Anyway, by the time I got home. His buddy's waiting for me. | Neyse, eve vardığımda, arkadaşı beni elinde... Her neyse. Bir gün, eve gittiğimde, adamın arkadaşlarının beklediğini gördüm. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
There was a hearing today, the judge ordered a 30 day extension. | Bugün duruşma vardı, hâkim kararı 30 gün daha uzatmış. Bugün duruşma vardı. Yargıç 30 gün daha uzatmış. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
It's like one day everything's going okay and then... | Bir gün her şey yolunda giderken... Bir gün her şey yolunda gidiyor. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
And the next It's all falling apart faster | ...ertesi gün bir bakmışsın... Bir sonraki gün toplamayacağın... | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Yeah, never too late though. | Öyle mi dersin? Asla çok geç değildir gerçi. Evet. Yine de, hiçbir şey için geç değil. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
1206 Connie, we're just passing milepost 6 2. | 1206'den Connie'ye, 62. mil işaretini az evvel geçtik. Tamam. 1206. Connie. 62. mil işaretini geçtik. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
We're not gaining on her, Frank. | Arayı kapatamıyoruz, Frank. İşler pek iyi gitmiyor, Frank. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
OFFICER: It's just like the shooting range! | Neredeyse atış menzilinde! Atış menziline girmesini bekleyin! | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
And remember, we're aiming for the red circular button! | Herkes kırmızı yuvarlak düğmeye nişan alacak unutmayın! Unutmayın, kırmızı daireli düğmeye hedef alacağız. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Frank, you're closing the gap. You should cut your speed. | Frank, arayı kapatıyorsun. Her ihtimale karşı hız kesip... Frank, farkı kapatıyorsun. Hızını düşürmelisin. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Allow yourself some stopping distance, just in case. | ...kendine durma mesafesi bırakmalısın. Kendine durabilme mesafesi bırak. Her ihtimale karşı. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
No can do Connie. If we slow down now, we'll never catch it. | Mümkün değil, Connie, yavaşlarsak yakalayamayız. Yapamam, Connie. Eğer, yavaşlarsam, asla yetişemeyiz. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
MALE REPORTER: However, we have now also learned that two rail road employees | Öğrendiğimize göre, bu iki demiryolu çalışanı... Ayrıyetten, şu an iki demiryolu çalışanın tek bir... | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
WOMAN: (ON INTERCOM) Connie Hooper for you. | Connie Hooper hatta. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
50 50. Pretty funny. | Yarı yarıya. Aman ne komik! 50 50. Ne kadar da komik. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
If it does then, we're a wreck on a wreck. | Eğer olursa, o zaman... enkaz altından parçalarımızı toplarlar. İşe yararsa, o zaman enkaz üstüne enkaz oluruz. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
FEMALE REPORTER: I'm here with FRA official Gene Devereaux. | Yanımda FDİ uzmanı Gene Devereaux var. Ben Federal Demiryolu Müdürlüğü'nden memur Gene Devereaux. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
GENE: Basically, it works like a ramp. | Temelde bu bir rampa misali görev yapıyor. Basitçe, bir rampa gibi çalışıyor. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
FIREMAN: Train's about four minutes out! | Trenin gelmesine dört dakika kaldı. Tren dört dakikalık mesafede! | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
OFFICER: Guys, come on. Get it started! | Hadi millet. Çalıştırın! Beyler, haydi. Başlayın. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
GALVIN: What? | Başarısız mı oldu? | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
CONNIE: That was 10 million pounds of train, Mr. Galvin! | Bu on milyon pound ağırlığında bir tren Bay Galvin. Bu, 10 milyon pound'luk trendi, Bay Galvin. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
MALE REPORTER: We're bringing you live coverage right now | Pensilvanya Şehri'nin yaşadığı gelmiş geçmiş... Pensilvanya eyaleti tarihinin en büyük... | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Now the particulars are still being examined, | Ayrıntılar hala inceleniyor... Ayrıntılar hâlâ inceleme altında, | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Alice, my wife. She died of cancer. | Eşim; Alice, dört sene önce... Alice. Eşim. Kanserden öldü. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Four years ago. I'm sorry. | ...kanser yüzünden öldü. Üzüldüm. Dört yıl önce. Üzüldüm. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Every night I'd come home, tell her about my day. | Her gece, eve gelir günümün nasıl geçtiğini... Her akşam, eve geldiğimde, ona günümü anlatırdım. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Guess I would have made the evening report, Huh? | Sanırım bu akşam raporlarından biri de ben olurdum. Yani, benden bahsederdin ona, ha? | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Yes, you would have made it definitely. | Evet, kesinlikle olurdun. Evet, bahsederdim. Kesinlikle. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
MALE REPORTER: As we told you earlier today, those emergency evacuations | Bugün erken saatlerde bildirdiğimiz gibi... Sabah söylediğimiz gibi, bu acil tahliye çalışmaları... | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
PAULINE: Hey, It's me. Yeah, we're on our way. | Alo, benim. Evet, yola çıkıyoruz. Hey. Benim. Tamam, yoldayız. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
MALE REPORTER: Two rail road employees are presently | İki demiryolu çalışanı tek lokomotifle... İki demiryolu çalışanı hâlâ tek bir lokomotifle, | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
MAYA: It's Dad. | Babam bu! Babam bu. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
REPORTER: We have just learned that rail road employee Frank Barnes, | Lokomotiftekilerden birinin 28 yıllık tecrübesi olan... Öğrendiğimiz habere göre, bu çalışanlardan biri Frank Barnes, | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
to the runaway train. She's gotta get dressed. | Evet, biliyorum. Giyiniyor. ...yetişmeye çalışıyorlar. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
And get this. They were traveling... I can tell. | Şu da var ki... Ve ayrıca, terse doğru... | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Come on Darcy, let's go. Come on. Get dressed. | Hadi. Darcy. Gidelim. Hadi. Giyin hadi. Haydi, Darcy. Gidelim. Haydi. Giyin hemen. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
NED: Let's go, boys! | Gidelim çocuklar! Haydi gidelim, çocuklar! | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Okay, you're getting close. | Pekâlâ, yaklaşıyorsunuz. Tamam. Yaklaşıyorsun. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Now listen Frank, I got a guy here named Werner from the FRA. | Dinle, Frank, yanımda FDİ'den Werner adında biri var. Dinle, Frank. Yanımda FGM'den Werner adında birisi var. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Now I'm inclined to defer to your judgment here, but he... | Kararına karışmaya niyetim yok ama... Senin gibi deneyimli birini yargılamak gibi olmasın. Ama... | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Well, It's more of a hunch based on some quick calculations. | Bu daha çok, acele yapılmış hesaplamaya dayalı bir önsezi. Daha çok hızlı hesaplamalara dayalı bir önsezi, bu. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Okay, thank you. Put Connie back on please. | Peki teşekkürler, Connie'yi ver lütfen. Tamam, sağ ol. Connie gelsin hatta, lütfen. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Yeah Connie, does this guy know what he's talking about? | Connie, bu adam ne dediğinin farkında mı? Evet, Connie. O adam ne konuştuğundan haberi var mı? | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Yes, I'd say yes. | Evet, derdim, evet. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Passing milepost 7 6, Connie. Over. | 76. mil işaretini az önce geçtik, Connie. Tamam. 76. mil işareti geçildi, Connie. Tamam. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
I'm asking, would it help? | İşe yarar mı diye soruyorum işte. Soruyorum. Yardımı olur mu? | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
We'll combinate okay. And be careful. | ...uyumlu olacağız. Anlaştık mı? Dikkatli ol! Güzel kombinasyon. Ve, dikkatli ol. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
And take that vest off, too. | Şu yeleği de çıkar. Ve, o yeleği de çıkar. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Why? Just take it off. | Neden? Çıkar işte. Neden? Çıkar, sadece. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
DARCY: Come on, Will. | Hadi, Will. Haydi, Will. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Pick up, come on. | Aç şunu, hadi. Cevap ver. Haydi. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
ON VOICEMAIL: This is Will, leave me a message. | Ben Will, mesaj bırakın. Ben, Will. Mesaj bırakın. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Ten cars, Frank! | On vagon mesafede Frank! 10 vagonluk fark, Frank! | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
All right, here she comes! | Pekâlâ. İşte yaklaşıyor. Pekâlâ. Yaklaşıyor. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Yeah, two cars. Copy. | Evet. İki vagon uzakta. Tamam. Evet, 2 vagon. Tamam. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
...with 777. Oh my God. | Aman Tanrım. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
FRANK: Will, what was that? | Will, bu neydi böyle? Will, neydi o? | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
WILL: The grain car blew a seal! | Tahıl yüklü vagonun kilidi kırıldı. Tahıl vagonu hasar gördü. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
No Frank. It didn't work. Our knuckle closed! | Hayır, Frank, işe yaramadı. Bizim kenet kapandı. Hayır, Frank. İşe yaramadı. Mafsal kapandı! | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Oh shit. | Ha siktir! Siktir! | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Frank, the pin didn't fall! | Frank, mandal kapanmadı! Frank, mandal girmedi! | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
All right. Well look, | Pekâlâ, bak... Pekâlâ. Bak. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Try and get down there see what you can do. Be careful! | Tamam, bak, aşağı sarkıp ne yapabileceğine bir bak. Aşağı in. Yapacağın bir şey var mı, bak. Dikkatli ol. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
We do not see the conductor, Colson. Come on, baby. | Kondüktör Colson'ı göremiyoruz. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Hey! Hey! Don't touch that! Don't touch that boot! | Dokunma, dokunma. Ayakkabına elleme! Hey, hey. Dokunma. Botuna dokunma. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Darcy, come on. Come on. | Darcy. Hadi. Hadi. Darcy, haydi. Haydi. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Connie, how far we got? | Connie, ne kadar uzaktayız? Connie, ne kadar uzaklıktayız? | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
You're cutting it close, though. | Gerçi zamanınız azalıyor. Yaklaşmaya devam ediyorsunuz, ama. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Frank, we're gonna snap right off. No we're not. We're not. | Frank, ondan kopacağız. Hayır, kopmayız. Frank, sağa doğru yaslanıyoruz. Hayır, yaslanmıyoruz, yaslanmıyoruz. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Connie, how far away? | Connie, ne kadar uzaktayız? Connie, uzaklık ne kadar? | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
All right tell them be ready to hop. Over. | Trene atlamak için hazır olmalarını söyle. Tamam. Pekâlâ. Söyle onlara, atlamak için hazır olsunlar. Tamam. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
What is it? We're gaining speed. | Sorun ne? Hızlanıyoruz. Ne oldu? Hızımız artıyor. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
I don't know if you can take it much faster. Maybe 20, 25 max? | Daha hızlı girebilir misiniz bilemiyorum. Belki maksimum 20 25 mil. Daha hızlıyken başarabilir misin, bilemiyorum. Belki, en fazla 30 40 km? | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
I'll go out. Sit down. No. In fact here, come here. | Ben çıkacağım. Otur. Hayır, aslında buraya gel. Çıkıyorum ben. Sen otur. Hayır. Aslında, gel buraya. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
You all right? Take it easy. Yeah. | İyi misin? Acele etme. İyi misin? Sakin ol. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Hold that dynamic at a four. Four. | Tamam. Dinamikleri dörtte tut. Dinamikleri, sıkı tut. Sıkı. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Way to go. Frank. Let's go. Frank. | Hadi, Frank. İşte böyle, Frank. Haydi, Frank. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Will, how fast you going? | Will, hızınız ne kadar? Will, ne kadar hızlı gidiyorsun? | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
All right, we're dropping. 33. | Tamam. Şimdi 33'e düşüyor. Pekâlâ. 53'e düşüyoruz. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
MALE REPORTER: The rail road spokesman just confirmed he is... | Demiryolları sözcüsü... Demiryolu sözcüsü, onun... | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Think it'll work? ...attempting to slow 777 | Sence işe yarayacak mı? İşe yarayacak mı? "...her vagondaki freni..." | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
WERNER: Theoretically. | Teorik olarak... Teorik olarak. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
MALE REPORTER: We continue to bring you live coverage of this breaking news event | Stanton şehrinden son gelişmeleri canlı yayında... Stanton'dan yeni haberlerle karşınızda ... | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
(ON LOUDSPEAKER) This is the police. Get off the roof. | Polis konuşuyor, çatılardan inin. Polis konuşuyor. Çatıyı boşaltın. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Yeah, I hear you. I hear you! | Evet, seni duyuyorum. Evet, duyuyorum. Duyuyorum. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
I'm here Will, what happened? | Buradayım, Will. Ne oldu? | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
Frank, our engine block's overheated. | Frank, motorlar aşırı ısındı. Frank. Motorumuz ısındı. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |
All right well, just hang on to the independent. | Tamam. Müstakil frenlere asıl. Pekâlâ. Elin, serbest frenlerde olsun. | Unstoppable-19 | 2010 | ![]() |