Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3258
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| And Adrian Peters? | Peki ya Adrian Peters? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| A low life. Got what he deserved. | Aşağılığın tekiydi. Hak ettiğini buldu. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| [CHOKES] It's okay. | Sorun yok. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| It's gonna be ok, Mark. It's gonna be ok. [COUGHING] | Geçecek, Mark. İyileşecek. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| JOSEPH: It's okay. | Sorun yok. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| PARKER: Hands in the air. | Eller havaya. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I'm here for you, son. | Senin için buradayım, oğlum. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Kick it over there. | Şunu uzaklaştır. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| And you, Corso. I'm not leaving my son! | Sen de, Corso. Oğlumu bırakmayacağım! | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| The bonds. | Senetler. Oğlum ölüyor! Ambulans çağırın! | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Not till I have the bonds. | Senetleri alana kadar olmaz. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| He was bringing them to me! Now call a fucking ambulance! | Bana senetleri o getiriyordu! Şimdi koduğumun ambulansını çağır! | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Is he telling the truth? | Gerçeği mi söylüyor? Beni onlara götür. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Get it. | Al onu. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Put the gun down. | Silahını indir. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You ain't gonna shoot me. | Beni vuramazsın. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| It's over. They found Sands. | Buraya kadar. Sands'i buldular. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| It's over for you, mate. Where's your gloves? | Senin için yolun sonu, dostum. Eldivenlerin nerede? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You signed the murder weapon on the way to Mc'Deer's. | Cinayet silahını McDeer'a giderken sen imzaladın. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I told you, you're a hustler, not a gee. | Sana söylemiştim, sen bir dolandırıcısın, Tanrı değil. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I didn't want this. | Bunu ben istemedim. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| If you don't like it, hit the fucking road. | Beğenmediyseniz kahrolası yola koyulalım. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You wanted to play, you're playing. It's fuck or walk now, mate. | Sen oynamak istemiştin, şimdi de oynuyorsun. Vur ya da gidelim, dostum. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You decide. | Kararını ver. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| [SCOFFS] Five minutes on the scene, you bring me this shit. | Beş dakika önce bana bu boku sen getirdin. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Er, you gotta get with the programme, mate. | Programla gitmelisin dostum. Ya içindesindir, ya da dışında. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| There's no right or wrong. It's just winners and losers. | Doğru ya da yanlış yoktur. Kazananlar ve kaybedenler vardır. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| What you're feeling right now, that's gonna go away. | Şu anda hissettiğin şey, geçip gidecek. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I went through the same thing. We all did. It's your first time. | Aynı şeyi bende yaşadım. Hepimiz yaşadık. Bu senin ilk seferin. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I'll hold your hand. | Ellerini tutacağım. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I'll walk you through it. No one needs to die here except him. | Onun üzerinden yürüyeceğim. Onun haricinde kimsenin ölmesine gerek yok. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Look, you shoot me, you're gonna be portrayed as a traitor. | Beni vurursan, hain olarak anılacaksın. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Internal Affairs are gonna fucking tear you apart. You're gonna be finished. | İç işleri dairesi senin evinin altını üstüne getirecek. Bitirecekler seni. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Dixon, Dixon. | Dixon, Dixon. Beni dinle, beni dinle. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Most people are only capable of looking forwards and backwards, yeah? | Çoğu insan sadece ileri ve geçmişe bakacak kadar yeteneklidirler, değil mi? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Never at the moment. Never at the moment they're in. | Şu ana hiç bakmazlar. İçinde bulundukları ana hiç bakmazlar. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I've seen people fucking strung up, slammed down | Sinirlenip birilerini vuran insanlar gördüm... | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| because they missed their moment when it came. | ...çünkü zamanları geldiğinde kaçırmışlardı. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Now, Dixon. | Şimdi, Dixon. Senin zamanın geldi. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| This is it, mate. | İşte bu dostum. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Question is, are you man enough to take it? | Asıl soru, bunu yapabilecek misin? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Was Sands? | Sands öyle miydi? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I carried him for 20 years, so fuck you. | Ona 20 yıl baktım, siktir et. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I'm gonna put a bullet in this fucker's head and we're gonna move on, all right? | Bu sikiğin kafasına bir kurşun sıkacağım ve yolumuza devam edeceğiz, tamam mı? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I was told that one day, I'd have to shoot someone in the back. | Bir gün sana demiştim, birisini sırtından vurabilirim. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| And he told me, when that moment came, I wouldn't give a shit about procedure. | Bana demişti ki, o an geldiğinde, prosedürü sikime bile takmamalıyım. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Yeah, well, I'm not just someone. | Ben "birisi" değilim. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Finally popped your cherry. | Sonunda bekaretini bozdun. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You were set up. | Sen bir kurmacaydın. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| What now? | Şimdi ne olacak? Burada hiç bulunmadın. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I want her buried next to her husband. | Onun kocasını yanına gömülmesini istiyorum. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| What do you want from me? | Benden ne istiyorsunuz? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| We want to know that the case is closed. | Davanın kapandığını bilmenizi istiyoruz. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| It's closed. | Kapandı. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Can you be trusted? | Güvenilir misiniz? Demek istediği, sisteme sadık mısınız? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You think the public won't understand. | Halkın anlamayacağını düşünüyorsunuz. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Won't understand that if a cop doesn't commit perjury, | Polisin biri yalancı şahitlik etmezse... | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| you're never gonna get a conviction. | ...elinizde mahkum olmayacağını anlamayacaklar. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| That our undercovers cause more damage on the streets | Muhbirimiz sokaklarda yakalamaya çalıştıklarından... | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| than those they're trying to catch. | ...daha fazla hasara sebep oluyor. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| That the only way to take a criminal off the streets is to take all their cash. | Bir suçluyu sokaklardan uzaklaştırmanın tek yolu tüm parasını almak. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Because if you don't, somewhere down the line | Eğer yapmazsanız aşağıda bir yerlerde, kendilerini dışarı çıkarmak için alırlar. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Even now it feels like I'm lying, even when I'm telling the truth. | Şimdi doğruyu söylerken bile yalan söylüyormuşum gibi hissettim. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Something like that. Yes. | Onun gibi bir şey, evet. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Detective. | Dedektif. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Flawless. 1 | Kusursuz. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Why? Afraid it's your boyfriend? | Neden? Erkek arkadaşından mı korktun? | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Mark Corso. | Mark Corso. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| No suspended sentence, not this time. | Cezası askıya alınamaz, bu sefer olmaz. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| So what do you want? | Peki ne istiyorsun? Birini kiralamanı istiyorum. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| James Riley. | James Riley. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| What if he doesn't wanna work for me? | Ya benim için çalışmak istemezse? | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| There's a recession, everyone wants to work. | Ortalık durgun, herkes çalışmak ister. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| I sold the stones. I'll have your money by tonight. | Taşları sattım. Paranı bugün alacağım. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| We commend to almighty God, our brother, Adrian Peters, | Kardeşimiz, Adrian Peters'i, Yüce Tanrı'ya emanet edip... | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| I wasn't so sure you'd make it. | Yapabileceğinden emin değildim. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| I work alone. | Ben yalnız çalışırım. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Why don't you just take a look? Because I don't like the view. | Neden bir bakmıyorsun? Çünkü görünümü hoşuma gitmiyor. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Adrian Peters knew the rules. Even if you didn't. | Adrian Peters kuralları bilirdi. Sen bilmemiş olsan bile. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| I'm still here. 1 | Hâlâ buradayım. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| These tactics? | Bu taktikler mi? Evet. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| What if Mark Corso puts in a complaint? | Ya Mark Corso şikayet ederse? 1 | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Fifth floor down. North east corner. | Aşağıda beşinci kat. Kuzeydoğu köşesi. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| I see it. | Gördüm. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| I told you not to call me, Corso. | Beni aramamanı söylemiştim, Corso. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Audio recordings of our preparations. | Hazırlıklarımızın ses kayıtları. Katkılarınız dahil. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Jonathan Parker. | Jonathan Parker. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Files? | Dosyalar mı? | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| We have the access codes. | Erişim şifrelerini aldık. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Give us a minute, George. Okay? | Bize bir dakika izin ver, George. Tamam mı? | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| What the fuck just happened? | Ne oldu amına koyayım? | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| And your Portugal project? | Peki ya Portekiz projeniz? | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Well, that's not what I heard. | Benim duyduğum bu değildi. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Just giving you a little heads up. Don't need it. | Küçük kafalardan vazgeçin. Gerek yok. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| All right, Sands. What do you think? | Tamam, Sands. Ne düşünüyorsun? | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Gentlemen. Take a seat, Parker. | Baylar. Otursana, Parker. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| What about it? We employed the same tactics. | Ne olmuş? Aynı taktikleri uyguladık. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| We need a result, Parker. | Sonuca ihtiyacımız var, Parker. | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| Come on, Sands, open your eyes. Why tell us the bagman's in prison? | Hadi ama, Sands, gözlerini aç. İşportacının hapiste olduğunu neden söylüyorsun? | All Things to All Men-2 | 2013 | |
| What are you gonna do about the Turks? | Turks'ü ne yapacaksınız? | All Things to All Men-2 | 2013 |