Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3269
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Had there been twenty more, even they wouId have been soId. | Yirmi tane daha olsaydı onlar bile satılırdı. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Tomorrow itseIf I wiII go to VithaI. . . | Yarın Vithal'e gideceğim. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .and show him how much money his art has fetched. | . . .ve resminin kaç para getirdiğini ona göstereceğim. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Sir. . . Yes?! | Efendim. . . Evet?! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| After attack on me, Yakub was seething with anger. | Bana yapılan saldırıdan sonra, Yakub etrafa öfke saçmaya başladı. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| And he attacked Nana Chauhan's gang and gang's too. . . | Ve ilk iş Nana Chauhan'ın çetesine ve. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .who couId have been danger to us. | . . .bize tehlike yaratabilecek diğer çetelere saldırdı. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| That night the fight wich started, it was the biggest war of Maze. | O gece başlayan kavga, Maze'nin gelmiş geçmiş en büyük savaşına dönüştü. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| I Iooked everywhere. . . | Her yere baktım. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .and our other boys are aIso Iooking for him. He'II be find. | . . .ve diğer çocuklar da onu arıyorlar. Elbet bulacağız. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| I knew you wouId come. . . | Geleceğini biliyordum. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| VithaI? Sir. | VithaI? Efendim. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| VithaI what happened VithaI. . | VithaI, VithaI, ne oldu sana? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| NiramaIa!! | NiramaIa!! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| VithaI what happened son. . . | VithaI, ne oldu oğlum sana? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| VithaI how did this. .?!! | VithaI, nasıl oldu bu?!! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| SheeIa Tai!! | SheeIa Tai!! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| PIease forgive me Sir. . . | Lütfen beni affedin efendim. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| PIease save me. | Lütfen kurtarın beni. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Don't worry. . . am here for you. . . Someone pIease heIp us?! NirmaIa. | Üzülme. . . ben buradayım. . . Birisi yardım etsin?! NirmaIa. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| SheeIa Tai | SheeIa Tai | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Don't worry son am with you. . . | Üzülme oğlum, ben burada seninleyim. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Anyone heIp us?! | Birisi yardım etsin?! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| I'm very scared Sir. | Çok korkuyorum Efendim. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Don't be. . . I'm with you. . . | Korkma. . . Bak, seninleyim. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Somebody get a doctor quickIy. . . Is someone here?! | Birisi çabuk doktor çağırsın. . . Kimse yok mu?! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Lift him carefuIIy. . . . . | Yavaşça kaldıralım. . . . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| CarefuIIy. . . VithaI. . . | Dikkat edin. . . VithaI. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| VithaI! | VithaI! | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Don't know? Stop buIIshitting us. . . | Bilmiyor musun? Bizimle dalga geçmeyi bırak. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Whoever it is we'II take care of him today itseIf. Send him here. | Her kim olursa olsun bugün onunla ilgileneceğiz. Onu, oraya gönder. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| What the heII is this BaIa. . . | Bu da kim oluyormuş be, Bala. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| We were out for just two months. He couIdn't take care of the business. | Sadece iki aylığına dışarıdaydık. İşin başında adam gibi duramadı. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| This isn't good for business BaIa. | Bu işlerimiz için iyi değil, Bala. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| That new gang that had wiped out Patni. . . | Şu yeni çete Patni'yi devre dışı bıraktı. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Today they were attacked in Maze. . . | Bugün Maze'ye saldırdılar. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Patni's oId IoyaIs attacked them. | Patni'nin eski ortakları saldırdılar. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| But they thought we did it. . . Now Iisten to this Nana Sir. . . | Ama bizim yaptığımızı düşündüler. Şimdi bunu dinle, Nana Efendim. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| These are the same two kids. . . | Bunlar hapishaneye gönderdiğiniz. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .whom you had sent to prison for the murder of Boss. . . | . . .şu iki çocuk. Hani Patron'un öldürülmesi meselesinden dolayı. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Yakub. | Yakub. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Vijay. . . | Vijay. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| Hey teacher. . | Hey öğretmen... | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| What are you doing. . . | Ne yapıyorsun burada? | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| This is not a cremation ground. | Burası ölü yakma yeri değil. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| If it is not. . . | Şimdiye kadar değilse bile. . . | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| . . .then it wiII become one. | . . .bundan sonra öyle olacak. | Allah Ke Banday-1 | 2010 | |
| ♪ Ya, ya... ♪ | Bu diziyi kimse çevirmiyordu. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| ♪ Ya, ya ♪ | Belki izlemek isteyen olur diye el attım | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| ♪ Allen ♪ | İyi Seyirler | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| ♪ Gregory ♪ | ... | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Well, good evening. Hello. | İyi akşamlar. Dikkat verin. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I'm Richard De Longpre. | Ben Richard De Longpre. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| And this incredible looking specimen standing next to me | Ve yanımda gördüğünüz bu mükemmel görünüşlü örnek insan | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| is my life partner, Jeremy De Longpre. 1 | benim hayat arkadaşım, Jeremy De Longpre. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Hey, how's it going? Welcome to our home. | Selam, nasıl gidiyor? Evimize hoş geldiniz. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Well, okay, it's my home. My name's on the deed. | Tapuda benim adım yazıyor. Burası benim evim. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Let's not make a big deal about it. | Konuyu büyütmeyelim. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I'm not making a big deal out of it. | Konuyu büyütmüyorum. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Well, I am, Jeremy! | Tamam, ben büyütüyorum Jeremy! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Since I'm not an unemployed housewife, Jeremy, | İşsiz bir ev hanımı olmadığım zamandan beri büyütüyorum Jeremy, | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| who contributes absolutely no money to the mortgage, Jeremy! | Mortgage'a tek kuruş bile yararım olmadığı zamandan beri büyütüyorum Jeremy! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Richard, I thought we talked about you not humiliating me | Richard, beni topluluk karşısında aşağılamaman gerektiğini | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| in front of crowds of people? | konuştuk sanıyordum? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Ah, we did, didn't we? | Ah, konustuk di mi? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I'm so stupid in love with you. | Çok salağım. Seni seviyorum. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Mmm, mmm. All right, Rich... | Mmm, mmm. Tamam Rich... | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Mmm. Okay, that's enough. | Mmm. Tamam, yeter. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Mmm. Mmm! Okay, we get it. | Mmm. Mmm! Tamam, Anladık. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Anyway, tonight is not about Jeremy and his pettiness. | Neyse, bu akşam Jeremmy ve onun aşağılıklığı için toplanmadık. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| It is certainly not about showcasing the fact | Evlat edindiğimiz sosyal haklarından mahrum | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| that we recently adopted an underprivileged Cambodian girl. | Komboçya'lı kız için buradayız. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Julie, come on up here, sweetie! | Julie, hadi gel buraya, tatlım! | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Oh, I really don't want to. | Gerçekten istemiyorum. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| To think | Düşünün.. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| just a couple of years ago, Jules was living in the... | Sadece bir kaç yıl önce Jules'un yaşadığı yer... | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| desert? The sea? Something. | Çöl? Deniz? Onun gibi bir şey. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Both of those places, yeah. | İkisinde de yaşadım. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| She was this close to being turned into glue over there | Kızın tutkala dönmesine bu kadar kalmışken, | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| when I said to myself, "You know what? | kendime söyledim, "Biliyor musun? | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I've been blessed. It's time to give back." | Ben kutsandım. Geri verme vakti geldi." | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| So, I selflessly logged onto | Sonra, kendi çıkarlarımı düşünmeden | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| that Web site and clicked "Add Julie to Cart." | o siteye girdim ve şuna tıkladım: "Julie'yi karta ekle." | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Five to seven business days later, | Yedi iş günü içinde, | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| her pathetic life was changed. | kızın acınası hayatı değişti. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Let's all give a big "you're welcome" to Julie. | Hadi Julie'ye kocaman bir "Hoşgeldin." diyelim. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| And now, ladies and gentlemen, in celebration | Ve şimdi, beyler ve bayanlar | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| of the only seven year old ever to be nominated | şimdiye kadarki tek 7 yaşındaki | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| for a Tony Award, | Tony Ödül'ü adayı, | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| please welcome, the reason we breathe, our son... | nefes almamızın sebebi, oğlumuz... | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Allen Gregory De Longpre. | Allen Gregory De Longpre'e hoşgeldin deyin. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Thank you for coming, everyone. | Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Please lower your voices, I'm speaking. | Lütfen sesinizi kesin. Ben konuşuyorum burada. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Oh, Chloe's here. | Oh, Chloe burada. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| And Julie hasn't found her way back | Ve Julie hala kalabalğa karışmanın | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| into the crowd yet. | yolunu bulamamış. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| I apologize, folks. | Özür dilerim arkadaşlar. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| She's making this incredibly uncomfortable. | O, bunu çok rahatsız bir hale getiriyor. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| She's pretty much the worst person. | Neredeyse dünyadaki en kötü insan. | Allen Gregory-1 | 2011 | |
| Anyway, back to me. | Neyse, bana gelince. | Allen Gregory-1 | 2011 |