Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 1381
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
I didn't come to get a story. | Bir hikâye çıkarmaya gelmedim. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I'm the one who accused the parents as murderer. | Aileleri katil olmakla suçlayan kişi benim. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I recognize you. | Sizi tanıdım. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You're the one who dug up that house. | O evi kazan sizdiniz. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Come in. | İçeri gelin. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I heard the remains were moved. | Kalıntıların taşındığını duydum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
That's impossible. | Bu imkânsız. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You can't move the remains without damaging the spine. | Kalıntıları, belkemiğine zarar vermeden taşıyamazsınız. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You said their clothes were used to tie them up? | Giysilerinin onları bağlamak için kullanıldığını söylediniz, değil mi? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
and their legs were tied up with their pants... | ...bacakları da pantolonları ile bağlanmıştı... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
He used square knots often used by sailors. | Çoğunlukla denizciler tarafından kullanılan camadan düğümünü atmış. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
The one who made the knot can easily untie it. | Düğümü atan kişi, onu kolaylıkla açabilir. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
SQUARE KNOT | Camadan Düğümü | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
That's magnified through a microscope. | Bu, mikroskop aracılığıyla büyütülmüş hali. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Like it's been pecked or chiseled. | Sanki gagalanmış veya yontulmuş gibi. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Over 20 times. | 20 kereden fazla. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Was it closer to sever abuse than murder? | Cinayetten çok şiddetli taciz olabilir mi? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Maybe he tried to frighten or torture them? | Belki onları korkutmak veya işkence etmek istedi ve... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
And enjoyed inflicting pain? | ...acı çektirmek hoşuna gitti. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Probably a psychopath. | Muhtemelen bir psikopat. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
This wound explains the cause of death. | Bu yaralar ölüm nedenini açıklıyor. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
He was hit by something short and thin. | Kısa ve ince bir şeyle kafasına vurulmuş. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Less than 20cm long. | 20 santimden daha kısa bir cisimle. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What kind of tool would leave marks like this? | Ne tür bir alet böyle izler bırakır? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I just don't know. | Ben de henüz bilmiyorum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Nothing matches. | Hiçbir şey uymuyor. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
It's a rare kind. | Ender türde bir alet. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Knowing the tool will be the best evidence in solving the case. | Aletin ne olduğunu bilmek, vakanın çözümünde en iyi kanıt olur. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Only if we knew. | Eğer bilseydik. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Over there. Thank you. | Şu tarafta. Teşekkür ederim. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You pig out and get a tummy like that! | Domuz gibi tıkın, sonra böyle bir göbeğin olsun! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Lose some weight! | Biraz kilo ver! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Well, well! | Kimler varmış burada! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Producer KANG! | Yapımcı Kang! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I'm getting old, I guess. | Yaşlanıyorum galiba. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I like sweet things. | Tatlı şeyleri seviyorum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Want an egg in that? | İçine yumurta ister misin? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
No thanks. | Hayır, teşekkürler. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Who did it? | Kim yaptı? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Who killed the boys on Mt. To ap? | To ap dağındaki çocukları kim öldürdü? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
That's why you're going bald. | İşte bu yüzden kelleşiyorsun. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Still thinking about that? | Hâlâ o konuyu mu düşünüyorsun? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
It's no one from their family or the village. | Ailelerinden veya köyden biri değil. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I guarantee that. | Bunu garanti edebilirim. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
So then, who? | Kim o halde? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
According to a witness, | Bir tanığa göre... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
the children had something in their pockets that day. | ...o gün çocukların cebinde bir şey vardı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I think it was probably bread or cookies. | Sanırım ya ekmekti ya da kurabiye. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Snacks? Yeah. | Atıştırmalık mı? Evet. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
But where did they get the money to buy the snacks? | Ancak atıştırmalık alacak parayı nereden buldular? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I asked their parents and they said The boys didn't have any money. | Ailelerine sorduğumda çocukların hiç paraları olmadığını söylediler. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
So the suspect is probably someone who knew the area well, | Yani zanlı büyük ihtimalle alanı iyi bilen... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
So he wasn't already there and kidnapped the kids by chance, | Yani zaten orada olup, çocukları şans eseri kaçırmadı... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Probably someone who knew the mountain well, or knew the kids, | Muhtemelen ya dağı ya da çocukları iyi bilen... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You know something, don't you! | Bir şey biliyorsun, değil mi?! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Don't worry, it's off the record. | Endişelenme, kayıt dışı olacak. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
It was after you and the professor's commotion... | Sen ve Profesörün çıkardığı tantanadan sonraydı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
After a walk around Mt. To ap, | To ap Dağında bir yürüyüşten sonra... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I spotted a car parked outside Jong ho's house. | ...Jong ho'nun evinin önüne park etmiş bir araba fark ettim. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Hello? Open the window, sir. | Merhaba? Camı açın bayım. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
This is police. Open the window. | Polis. Camı açın. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
He looked exactly like that bastard. | Aynen o piç kurusuna benziyordu. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
His face. | Sıklıkla Sun won gölünde balığa çıkan... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Who often fished at Lake Sun won | ...ve To ap Dağını avucunun içi gibi bilen... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
And knew Mt. To ap inside out. | ...o adamın yüzüne. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
But you let him go? | Ama sen gitmesine izin verdin? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Not again. What? | Yine başlama. Ne? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You think we can just nail him without evidence? | Kanıt olmadan onu mıhlayabileceğimizi mi sanıyorsun? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I want to catch that son of a bitch. | O aşağılık herifi yakalayıp... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
And kill him like he killed them, | ...o çocukları nasıl öldürdüyse aynen... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
exactly the way he killed those boys! | ...o şekilde gebertmek istiyorum! | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I wish I can, but I can't. | Keşke yapabilsem ama yapamam. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You believe in sixth sense. | Altıncı hisse inanıyorsun. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Why didn't you follow it? | Neden içgüdülerini izlemedin? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Because of his alibi. | Şahidi yüzünden. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
He wasn't in Daegu on that day. | O gün Daegu'da değildi. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You can go anywhere in Korea in a few hours. | Kore'nin her yerine birkaç saat içinde gidebilirsin. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
He was at his work in Ulsan. | Ulsan'da işinin başındaydı. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
You know what, KANG? | Nedir biliyor musun Kang? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Statute of limitations might have expired | Zaman aşımı olmuş olabilir ama... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
but the investigation's not over yet. | ...soruşturma henüz bitmedi. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
He'll be caught someday. | Bir gün yakalanacak. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Do you have his montage? | Eşkali var mı sende? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I'll fax it to you when I find it. | Bulduğumda sana fakslarım. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
He knew the kids were buried in the mountain, | Jong ho'ların evini kazdığımızda, çocukların dağda... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
when we dug Jong ho's house. | ...gömülü olduğunu biliyordu. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Then why was he loitering in the neighborhood? | O halde neden civarda dolanıyordu? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
If he'd buried them here, he would've come here, | Onları buraya gömmüş olsaydı, cesetlere bakmak için... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
To check on the bodies. | ...buraya gelirdi. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Perhaps every year... | Muhtemelen her yıl... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
or every month. | ...ya da her ay. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
The bodies were never moved, | Cesetler hiç taşınmadı ve çocuklar... | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
and the children were murdered here. | ...burada öldürüldü. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
It probably wasn't easy to kill 5 boys at once. | 5 çocuğu birden öldürmek kolay olmamıştır herhalde. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
What exactly happened to the children? | Çocuklara tam olarak ne oldu? | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
This is Detective PARK from Eunpyung Police Station. | Ben Eunpyung Polis Karakolundan Dedektif Park. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Producer KANG would know who I am. | Yapımcı Kang kim olduğumu bilir. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
I'm sending in a fax for him. | Ona bir faks gönderiyorum. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
MT. TO AP CASE MONTAGE OF THE FISHERMAN AT LAKE SUN WON | To ap Vakası, Sun won Gölü Balıkçısının Eşkali | A i deul-1 | 2011 | ![]() |
Sir, there's a fax for you. | Efendim, size bir faks var. | A i deul-1 | 2011 | ![]() |