Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3288
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| You realize that, | Şunu anla, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| as soon as the store is back on track, | dükkan rayına oturur oturmaz, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm leaving, right? | gidiyorum, tamam mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, of course! | Evet, tabii ki! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, no, Terry. | Hayır, Terry. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm afraid I can't let you go anywhere just yet. | Korkarım, henüz hiçbir yere gitmene izin veremem. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And no more sinister laughing. | Ve artık kötü adam gülüşü de olmayacak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We were finally starting to do well | Nihayet iyi iş yapmaya başladık, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and now we're losing money fast. | ama şimdi de hızlı para kaybediyoruz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Really fast. | Gerçekten hızlı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Almost suspiciously fast. | Şüphe bırakacak kadar hızlı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What an unfortunate turn of events. | Talihimizin dönmesi ne şanssızlık. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hello, boys. Ahhhh! Dan! | Selam, çocuklar. Dan! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, you got money troubles, huh? | Para sorunlarınız var demek? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Shame you won't be able to buy that new training bra. | Şu yeni alıştırma sutyenini alamayacak olman çok yazık. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry doesn't need a training bra | Terry'nin alıştırma sutyenine ihtiyacı yok. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| because he's not a girl. Yeah. | Çünkü o bir kız değil. Evet. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And if he was, he'd need a big Double D bra | Ve eğer ihtiyacı olsaydı, koca göğüsleri için... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| for our giant breasts. | iki kat büyüklükte bir sutyene ihtiyacı olurdu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Thanks, man. | Teşekkür ederim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay. Well... I've got money to make. | Pekala. Kazanmam gereken biraz para var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'll see ya, big tits. | Görüşeceğiz, koca memeler. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Free comic with purchase? Great idea, Terry! | Bir şey alana çizgi roman ücretsiz mi? Harika fikir, Terry! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| For my free comic, I will take... that muffin. | Benim bedava çizgi romanım için... Bu çöreği alacağım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No substitutions. | Hayır, onlar sayılmıyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Adventure Cat? Treeman? | Kedi serüvenleri mi? Ağaç adam mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You can't give these away. | Bunları hediye edemezsin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| They're worthless discards. | Beş para etmez boş kartlar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Treeman? Worthless? | Ağaç adam mı? Beş para etmez mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He's the only thing standing | Çayır ve kargaşa... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| between the meadow and chaos! | arasında duran tek şey o! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Enjoy your free comic. | Bedava çizgi romanının keyfini çıkar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Peter, I'll trade you this comic for a muffin. | Peter, bu çizgi romanı bir çörek karşılığında veriyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Obviously. Take two. | Tamamdır. İki tane al. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I give up. | Vazgeçiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What's his problem? | Onun nesi var? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He's just stressed | Sadece biraz gergin, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| because we're not making any money. | çünkü para kazanamıyoruz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I thought you guys were doing well. | İyi gittiğinizi sanıyordum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's the perils of the free market society, | Serbest piyasa toplumunun tehlikeleri işte, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and I'm stealing from the till. | bir de benim para çalıyor olmamdan. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, he's gonna leave as soon as we're out of debt | Borçlardan kurtulur kurtulmaz buradan ayrılacak, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and I don't want him to go. | ve ben onun gitmesini istemiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Peter, you've have to give it back. | Peter, o paraları geri vermelisin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I should invest the money to impress Terry. | Terry'i etkilemek için yatırım yapmalıyım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I didn't say that. | Ben öyle demedim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Good point. | İyi fikir. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It would have to be an investment so big | Terry'i burada kalmaya... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| it would impress Terry enough to stay! | ikna edecek kadar büyük bir yatırım olmalı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I think you're only hearing what you wanna hear. | Sanırım sadece duymak istediklerini duyuyorsun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, I'll take a nap first, | Tamam, öncelikle biraz kestireceğim, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| but I don't see how it's gonna help. | ama nasıl bir yardımı olacak bilmiyorum. 1 | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well... hey, big gulp. 1 | Güzel... hey, büyük lokma. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Where've you been? We've been swamped. | Nerelerdeydin? Az daha batıyorduk. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey! You know those are for girls, right? | Buranın kızlar için olduğunu biliyorsun, değil mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And men with naturally slender necks. | Ve doğal olarak, narin yapılı erkekler içinde. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| If you must know, | Eğer bilmen gerekiyorsa, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I was having coffee with my friends. | arkadaşlarımla kahve içiyordum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Of course you were. | Tabii ki öyle. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And then you rode your unicorn home | Sonra da tek boynuzlu atını yuvasına götürdün ve salata yedin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I love make believe. | İnanmış gibi yapmayı seviyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I have friends Terry and Pete. | Arkadaşlarım var. Terry ve Pete. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, gay guy friends. | Eşcinsel erkek arkadaşlar demek. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Right. I thought you meant real friends. | Ben de gerçek arkadaşları kastediyorsun sandım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Girl friends. | Kız arkadaşlar mesela. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I have girl friends! | Kız arkadaşlarım da var! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| A tonne of them. A metric tonne. | Bir ton hem de. Bir sürü. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Too many. Like... | Çok fazla. Mesela... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Like... like her! | Mesela... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's your friend? | O senin arkadaşın mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Uh, try best friend. | Hiç uğraşma, en iyi arkadaşım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, our inside jokes. What a funny remark! | Kendi aramızdaki espriler. Ne komik bir yorum! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, looks like we're meeting for lunch. | Pekala, öğle yemeği için buluşuyormuşuz gibi görünüyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Gotta go. | Gitmem gerek. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| My chin's a summer, but my neck's a winter...? | Çenemi ortaya çıkaran mı, yoksa boynumu kapatan mı...? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, don't forget your free comic. | Ücretsiz çizgi romanınızı unutmayın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I think I figured out why we don't have any money. | Sanırım neden hiç paramızın olmadığını anladım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Worm hole? | Sahi mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Someone's been stealing from us. | Biri paramızı çalıyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Somebody we know. | Tanıdığımız biri. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Someone desperate... | Çaresiz biri... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Boyd! I did it. | Boyd! Ben çaldım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Or Boyd! Boyd did it! | Ya da Boyd! Boyd çaldı! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Let's get him, regardless of his alibi. | Ne mazereti olursa olsun yakalayalım şunu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You stole from us! | Paramızı çaldın! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're mad, aren't you? | Kızgınsın, değil mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oooooooh no! | Hayır! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh... okay. | Pekala. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I may have overreacted a little. | Biraz fazla tepki vermiş olabilirim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's gonna leave a mark for sure. | Kesin iz bırakacak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What do you say uh... | Nasıl deniyor... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You back up, I pull. Let's do this. | Geri git, çekiyorum. Yapalım şunu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, ready? Okay. | Tamam hazır mısın? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| All right. One, two, three! | Pekala. Bir, iki, üç! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, it is in there. | Tamam, içerde kalsın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why would you do that, Peter! | Bunu neden yaptın, Peter! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I've been working so hard | Bu yerin eskisi gibi olması için | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| to turn this place around. | çok fazla çalışıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, but when we do, you're gonna leave! | Evet, ama yaptığımızda ayrılacaksın! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You realize if the store fails | Eğer dükkan başarısız olursa | Almost Heroes-1 | 2011 |