Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3284
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Sweet! | Güzel! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry! You're here! | Terry! Buradasın! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Seeing me... working here. | Görüyorsun... Burada çalışıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey, is Peter living in the store? | Peter dükkanda mı yaşıyor? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yes, but I'm not supposed to tell you that. | Evet, ama sana bunu söylememem gerekiyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| How long has he been there? | Ne zamandır orada? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm also not supposed to tell you it's been a year. | Bir yıldır olduğunu da söylememem gerekiyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wow! You're terrible with secrets. | Sır saklama da çok berbatsın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, well, you still wet the bed from time to time. | Evet, hala zaman zaman yatağını ıslatıyorsun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, wait, that's Peter too. | Dur bir, bu da Peter'di. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm a monster. | Neyim ben be. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why wouldn't he tell me he had no place to live? | Kalacak yeri olmadığını bana neden söylemedi ki? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Maybe he's embarrassed. | Belki de utanmıştır. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I mean, you're so successful | Demek istediğim, sen çok başarılısın, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and he's a 30 year old single woman | o ise hala Sassitude'de çalışan | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| still working at Sassitude. | 30 yaşında yalnız bir kadın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Come on, it's not that bad. | Hadi ama, o kadar da kötü değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why are you still working here? | Neden hala burada çalışıyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I've got student loans to pay. | Öğrenci kredisi ödemek zorundayım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I thought you didn't go to school. | Okula gitmediğini sanıyordum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Apparently they want you to pay the money back either way. | Görünüşe göre, her iki şekilde de parayı ödemeni istiyorlar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, someone's dog had diarrhea out front. | Ön tarafta birinin köpeği ishal olmuş. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| At least, I think it was a dog. | En azından, bir köpek olduğunu düşünüyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Either way, it's a job for a fat hand. | Her iki şekilde de, şişman el için bir iş var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wow, the Bernie I used to know | Bernie'nin kendisini... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| would stand up for herself. | ...savunmasına alışkındım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| If you're done talking to your boyfriend... | Erkek arkadaşınla konuşman bittiyse... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He's not my boyfriend. | O benim erkek arkadaşım değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Obviously he's not your boyfriend. | Erkek arkadaşın olmadığı çok açık. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I was joking. | Şaka yapıyordum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You having a boyfriend is a joke. | Erkek arkadaşının olması bir şaka olur. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wow. This place is dead. | Bu yer ölmüş. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What are you talking about?! | Neden bahsediyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This is the afternoon rush. Right, Harold? | Bu öğle sonrası koşuşturması. Öyle değil mi, Harold? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He never buys. | Hiç satın almaz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So, you want to turn down a big pile of money | Yani, görünüşe göre hiç para kazandırmayan bir dükkan için mi, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| for a store that apparently never makes any? | koca bir yığın parayı reddediyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What do you care? | Neden umursuyorsun ki? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Tomorrow you'll go back to Harvard, | Yarın Harvard'a martinilerine, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| your martinis, | hızlı arabalarına, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and your fast cars, and your tuxedoes. | ...smokinlerine geri dönüyorsun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're thinking of James Bond. | Söylediğin kişi James Bond. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh yeah. Yeah. | Evet. Evet. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Pffft! Who cares. | Kimin umurunda? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I've been pretty much managing the place for years | Hemen hemen yıllardır mekan yönetiyorum, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and we've always done just fine. | Allaha şükür bunda her zaman iyiydim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh... why hello to you. | Sana da merhaba. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ahh! Damn it! | Ahh! Kahretsin! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, he's not so good with girls. | Evet, kızlar konusunda pek de iyi değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What can I get for you? | Sizin için ne getirebilirim? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I need money. | Paraya ihtiyacım var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Huh. That usually comes after the sex | Bu genellikle seks sonrası, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and before the crying. | ve ağlama öncesinde gelir. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Is there a grown up here I can speak with? | Burada konuşabileceğim bir yetişkin yok mu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| There is not. | Maalesef. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I see. I'm the property manager, | Anlıyorum. Ben mülk yöneticisiyim, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and you guys are way behind on your rent. | ...ve siz çocuklar kiranızın çok gerisindesiniz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ah, my apologies, Rayna. | Özür dilerim, Rayna. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Instead of money, do you accept boyish charm? | Para yerine, çocuksu cazibe kabul ediyor musun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why, do you have any? | Neden, sende var mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Stop trying to get in my pants. | Pantolonumun içindekini elde etmeye çalışmayı kes. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What do we owe you? | Ne kadar ödeyeceğiz? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Eight thousand dollars. | 8 bin dolar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And I'm sorry to say this, but this is your final notice. | ve bunu söylediğim için üzgünüm, ama bu sizin son uyarınız. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well need full payment in three days | 3 gün içinde tam ödeme istiyoruz, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| or we will evict you. | yoksa sizi tahliye ettireceğiz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We're gonna lose the store? | Dükkanı kayıp mı edeceğiz? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We? You're the one | Biz mi? Yıllardır... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| who's been "managing" it for years. | ...'yöneten' kişi sensin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| One day without dad and we're bankrupt. | Babamsız bir gün ve biz iflas ettik. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You run a tight ship. | Çok katısın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Pete. | Pete. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| er: ♪Sergeant Fabulous! ♪ | Çavuş Fabulous! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| ♪ son of Mega Saber ♪ | Mega Saber'ın oğlu | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| ♪ as smart as he is loyal ♪ | zeki olduğu gibi sadık | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| ♪ good at thankless jobs! ♪ | ve nankör işlerde iyi! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Son, I, Mega Saber, need your help. | Evlat, ben, Mega Saber, yardımına ihtiyaç duyuyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Anything for you, dad. | Senin için her şeyi yaparım, baba. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I have a job so thankless only you could do it. | Çok nankör bir işim var, bunu yalnızca sen yapabilirsin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| But what of my brother? | Peki ya kardeşim? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Do you not need his help too? | Onun yardımına da ihtiyaç duymuyor musun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Badger Dick? | Porsuk Dick mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No, for he is as cruel as the night is long, | Hayır, onun için gece uzun olduğu kadar acımasız, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and has the dick of a badger. | aynı zamanda bir porsuk kadar çükü var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh my God. | Bak sen şu işe. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What? You just come back here to mock me? | Ne? Buraya benimle alay etmeye mi geldin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No, I've been thinking about how to save the store. | Hayır, dükkanı nasıl kurtarabileceğimizi düşünüyordum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, me too! | Ben de! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Check it out! | Şuna bir bak! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This is just a drawing of you with really big muscles. | Bu sadece, senin büyük kaslı çizilmiş bir resmin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And a cape Theme Night! | Ve bir pelerin... Konusu gece! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Like medieval times! | Orta çağdaki gibi! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No electricity, just costumes and candles! | Elektrik yok, sadece kostümler ve mumlar! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What could possibly go wrong? | Ne ters gidebilir ki? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ahhh! Oh my God! | Aman Allah’ım! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It went so wrong! | Çok ters gitti! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This truly is the worst case scenario. | Bu gerçekten en kötü durum senaryosu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Um... no. | Hayır. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, how abou... We use the force?! | Tamam, şuna ne... Güç kullanırız! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Like when we were kids. | Aynı çocukluğumuzdaki gibi. | Almost Heroes-1 | 2011 |