Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3285
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Remember when we wanted something really bad, | Hatırlasana, kötü bir şeyler istediğimiz zaman, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| we'd just closed our eyes... | sadece gözlerimizi kapatırdık... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Or, or, or... | Ya da, ya da, ya da... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Instead of flaming nerds and magic grunting, | Alev almış biri ve sihir homurdanmak yerine, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| how about and I'm just brainstorming here | ...mesela, 'sadece beyin fırtınası yapıyorum'... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| going to our landlord and getting an extension? | mülk sahibine gidip ek süre istesek? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Can I come? No chance. | Ben de gelebilir miyim? Hiç deneme. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why not? | Neden gelemiyorum? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why is this happening?! | Neden böyle oluyor? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Who keeps doing this to me? | Bunu bana yapmayı sürdüren kim? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Fine, but no costumes or fire. | Pekala, ama kostüm yok ya da ateş. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Woo hoo! Next stop, Success! | Sonraki durak, Başarı! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah. Your dick is poking out of your pj's. | Evet. Aletin pijamanın dışına çıkmaya zorluyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Successfully. | Başarılıdır. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey, Terry. Just hanging here. Alone. | Selam, Terry. Burada takılıyorum da, yalnız. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Call me if you want to do something. | Eğer bir şeyler yapmak istersen ara beni. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We could get drunk in the parking lot | Oto parkta sarhoş olabiliriz, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| for ol' times sake! | eski günlerin hatırına! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Not that I do that anymore... I don't. | Bunu daha fazla yapamam... Yapamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And goodbye to you, random customer. | Siz de hoşça kalın, saygıdeğer müşteri. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, give it up! | Vazgeç artık! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He is way out of your league. | O senin liginin dışında. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He's almost in my league. | Aslında neredeyse benim ligimde. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I don't want to talk about this. | Bunun hakkında konuşmak istemiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ohh! You want the cute boy to touch your hoo ha! | Vay canına! Bu hoş çocuğun senin şeyine... dokunmasını istiyorsun! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That is so gross. | Bu çok müstehcen. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's like the farmer sleeping with the pig! | Bu aynı, çiftçinin domuzuyla uyuması gibi! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And not gogood looking "Charlotte's web" pig. | Ve "Charlotte'in sitesi" gibi, kötü görünümlü domuz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| But like a... "You're a pathetic pig" pig! | Ama sanki bir... "Sen acınacak bir domuzsun." domuz! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm gonna do you a favour. | Sana bir iyilik yapacağım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'll sleep with him and tell you all the details. | Onunla yatacağım ve sana bütün detaylarıyla anlatacağım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It'll be like describing a sunrise to a blind person. | Kör birine güneşin doğuşunu anlatmak gibi olacak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Head butt! Agh! | Kafa geliyor! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh my God! Oh, my God. Oh, my God. | Aman Tanrım! Aman Tanrım! Aman Tanrım! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh my God. Candi? | Aman Tanrım! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I say it now to get it out of my system, | Bunu sistemimden def etmek için söylüyorum, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| so I don't say anything stupid when it counts. | böylece bunun gibi aptalca bir şey söylemiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're worried | Mülk sahibine yanlışlıkla... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| you'll accidentally say penis | penis derim diye... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| to our landlord. | endişe ediyorsun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It happens more often than you think. | Düşündüğünden daha fazla oluyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Sorry about that, guys. | Bunun için üzgünüm, beyler. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Thanks for waiting. | Beklediğiniz için teşekkürler. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No penis. | Penis değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Did I say penis? I meant penis. | Penis mi dedim? Demek istediğim penis. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Penis problem. Cock problem! Cock penis! | Penis problem. Çük problem! Çük penis! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Right. | Pekala. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Happens more often than you'd think. | Düşündüğünüzden daha fazla oluyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's why I always say those things to myself | Önemli toplantılardan önce... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| before an important meeting | ...onları sistemimden def etmek için, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| get them out of my system. | ...bu şeyleri kendime hep söylerim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm so sorry about your father, | Babanız için çok üzüldüm, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| he was such a nice man. | öyle hoş bir adamdı ki. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And I would love to give you an extension... | Ve size ek süre vermeyi çok isterim... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| But I can't. | Ama yapamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I spoke to the bank. | Bankayla konuştum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The store is already leveraged to the hilt. | Dükkan zaten yeterince kredi kullanmış. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It seems your father spent pretty heavily. | Babanız oldukça fazla harcama yapmış gibi görünüyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Of course he did. | Şüphesiz ki öyle. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What'd he spend it on? | Neye harcayacaktı ki? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Captain America collector plates? | Kaptan Amerika koleksiyon tabakları mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| A life sized Borg costume? | Doğal ölçülerde bir Borg kostümüne mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Apparently, he spent over $200,000 | Görünüşe göre, 200,000 dolardan fazlasını | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| on his son's tuition at Harvard. | Harvard'daki oğlunun eğitimine harcamış. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Penis. | Penis. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I can't believe we have to sell | Şu gerzek Harvard yüzünden hepsini... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| all because of stupid Harvard. | ...satmak zorunda olduğumuza inanamıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, well, I picked up a few smart things | Pekala, gerzek Harvard'da, anlaşma için... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| at stupid Harvard, | nasıl pazarlık yapılır gibi, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| like how to negotiate a deal. | bir kaç akıllıca şey kaptım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's all about getting the upper hand. | Her konuda üstünlüğü elime alıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hello, boys. | Selam, çocuklar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry ahhhh! I'll takenyny offer! | Terry! Teklifini ver! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I mean... hello. | Yani... merhaba. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What brings you two here? | Sizi buraya getiren ne? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You know we don't sell tampons, right? | Tampon satmadığımı biliyorsunuz, değil mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Look, we want to sell, | Dinle şimdi... Satacağız, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| but we want fifty percent more than your original offer. | ama ilk teklifinden yüzde 50 daha fazla istiyoruz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Take it or leave it. | Al ya da bırak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What if he leaves it?! We need the money! | Ya bırakırsa? Paraya ihtiyacımız var! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Shut up, shut up, shut up. | Kapa çeneni, kapa çeneni, kapa çeneni. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Really? Great! | Gerçekten mi? Harika! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, it'll be worth it | Evet, senin aptal kardeşinden... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| to get rid of your stupid brother here. | burayı kurtarmak için buna değer. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Uh, he's a character, all right. So we got a deal? | O bir karakter, pekala. Yani anlaştık mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Character? He's Admiral of the S.S. Douchebag. | Karakter mi? O bir S.S. Douchebag Amirali. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Worst cruise line ever. Let's get this in writing. | En kötü gemi yolculuğu olurdu. Şunu kağıda dökelim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He's a complete pile of donkey foreskins. | Tam bir sünnetlik eşek. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Are there Jewish donkeys? | Yahudi eşek var mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He's a useless sack of shit, who should just die. | O ölmesi gereken işe yaramaz bir bok çuvalı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey. Nobody calls my brother a donkey foreskin but me. | Hey. Kardeşime benden başka kimse sünnetlik eşek diyemez. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Our price just went up another 20 percent. | Fiyatımız yüzde 20 daha arttı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Easy! Okay. | Sorun değil! Tamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Let's get this in writing. | Şunu kağıda dökelim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'll get a pen. | Bir kalem alacağım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry... Don't mention it. | Terry... Lafı bile olmaz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You don't understand... I know, | Anlamıyorsun... Biliyorum, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It means a lot to you. Terry! | Senin için çok şey ifade ediyor Terry! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Peter, fine. One hug, but that's it. | Peter, iyi. Kucakla, işte bu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's not what I'm talking about. | Bahsettiğim bu değil. | Almost Heroes-1 | 2011 |