• tr flag Türkçe
    • en flag İngilizce

Ara

İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 2727

İngilizce Türkçe Film Adı Film Yılı Ayrıntılar
You're gonna make him cry. Onu ağlatabilirsiniz. Onu ağlatacaksınız. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Wait a second. Oh, this smell... Bir saniye bekle. Bu koku... Bekle bir dakika. Oh, bu koku... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Who farted? The stink's got some kink. Kim gaz kaçırdı? Çok pis kokuyor. Kim osurdu? İnanılmaz beter koktu. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
(Sorry very sorry... ) (Üzgünüm, çok üzgünüm...) (Üzgünüm çok üzgünüm... ) Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
(That bro's got some real sensitive nose.) (O arkadaşın gerçekten hassas bir burnu var.) (Bu abinin de bayağı duyarlı burnu varmış.) Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
(What are you lookin'at?) (Neye bakıyorsun?) (Neye bakıyorsun sen?) Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
He pooped. Kakasını yapmış. Kaka yapmış. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Don't you guys poop? Sanki siz yapmıyor musunuz? Siz yapmaz mısınız? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Do you think the school is some day care? Okulun çocuk bakım yeri olduğunu mu sanıyorsun? Okulun bir tür kreş olduğunu mu sanıyorsunuz siz? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Get rid of that thing already! O şeyden kurtul! Hemen kurtulun şu şeyden! Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
(Daddy, I think he's calling me names.) (Baba, sanırım benden bahsediyor.) (Baba, baba bana şey dedi.) Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Do your feces smell like perfume? Senin dışkın parfüm gibi mi kokuyor? Senin bokun parfüm gibi mi kokuyor? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
I'm going to get you! Seninkini alacağım! Sana gününü göstereceğim! Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Lt's a brand new book. O markalı yeni bir kitap. Bu gıcır bir kitap ona göre. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
There's no need to even discuss this. Bunu tartışmamıza gerek bile yok. Bunu tartışmaya bile gerek yok. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Come on, this is inconceivable. Bu kabul edilemez! Hadi ama, bu akıl almaz bir şey. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Before this matter affects other students, Diğer öğrencileri etkilemeden önce,... Bu olay diğer öğrencileri etkilemeden önce, Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
we will accept his voluntary resignation. ...kendisinin gönüllü istifasını kabul edelim. Gönüllü olarak okuldan ayrılma dilekçesini kabul etmeliyiz. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
This is strictly a matter of privacy. Bu gizli kurallar çok katı. Bu tamamen özel hayatı ile ilgili bir mesele. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
We shouldn'tjump to any conclusion. Acele hüküm vermemeliyiz. Her karara balıklama atlamamalıyız. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
A student is still a human being. Öğrenciler de insandır. Öğrenciler de insan.( Yürü be!) Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
This young man accepted his responsibility as a father, Bu genç adam, bir baba olarak sorumluluğunu kabul edip,... Bu genç adam baba olarak sorumluluğunu kabul etmiş... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
and came back to school. ...okula döndü. Ve okula dönmüş. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Shouldn't we, as teachers, try to embrace him? Öğretmenleri olarak, onu kucaklamayı deneyemez... Bizler, öğretmenleri olarak onu kucaklamamız gerekmez mi? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Look, Miss Cho. Bakın, Bayan Cho. Bakın, bayan cho. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Isn't Joon Soo the one who always gets in trouble? Joon Soo, her zaman sorun çıkaran biri değil mi? Her zaman başını belaya sokan jun Su değil mi? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Have you any idea how much damage he's done to our school's reputation? Onun okulumuzun şöhretine ne kadar zarar verdiği hakkında bir fikriniz var mı? Onun, şu ana kadar okulumuzun ismini ne kadar çok karaladığından haberiniz var mı? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
If we let him be like this, the parents will protest without a doubt. Buna izin verirsek, şüphesiz ki ebeveynler bunu protesto edecektir. Eğer böyle davranmaya devam etmesine izin verirsek, ailesi hiç düşünmeden itiraz edecektir. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Let's take care of this according to the school policy. Bunu okul kurallarına göre halledeceğiz. Bu konuyu okul kurallarına dayanarak halledelim. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Yes, you should follow the school policy. Evet, okul kurallarını takip etmelisiniz. Evet, okul kurallarına göre hareket etmeniz gerek. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
But there is no relevant policy. Ama bunun kurallarla alakası yok. Ama bu konu ile ilgili herhangi bir kural yok. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Like you said, you should follow the school policy, Söylediğiniz gibi, okul kurallarını takip etmelisiniz. Dediğiniz gibi, okul kurallarına göre hareket etmelisiniz... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
which prohibits hair coloring and accessories, Saç rengini, aksesuarları ve kısa pantolonu.... Ki bu kurallar saç boyamayı ve takıları, Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
short pants. See? ...yasaklamak gibi. Gördünüz mü? Ayrıca kısa pantolonlardan ibaret, gördünüz mü? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
No school policy against babies in here. Bebeklerin burada olmaması ile ilgili bir okul kuralı yok. Bebeklere karşı çıkan herhangi bir okul kuralı yok. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
What are you doing? Sen ne yapıyorsun? Ne yapıyorsun? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
What do you need, Byeol Kim? Byeol Kim, ne istiyorsun? Ne istemiştin, byeol kim? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
I don't have your picture for my photo phonebook. Telefonumda sizin hiç resminiz yok. Sizin resminiz benim telefonumun fotoğraf albümünde yok. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Oh my. Off you go, now! Tamam. Haydi, şimdi git! Ya! Defol, hemen! Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Run along! Now! Okay. Şimdi git! Tamam. Git hadi! Hemen! Tamam. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
But teachers, Ama öğretmenler,... Ama öğretmenlerim, Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
there really isn't any school policy against babies. ...gerçekten bebeklere karşı hiç bir okul kuralı yok. Okulda bebekleri yasaklayan herhangi bir okul kuralı yok ki, gerçekten... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Let... Let me take a look at that school policy. Okul kurallarına bakmalıyım. Ver... Ver de şu okul kurallarına bakayım. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Please, sir. Just one more week. Lütfen, bayım. Sadece bir hafta daha. Lütfen, efendim. Sadece bir hafta. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
If she is discharged, she'll die. Onu çıkarırsanız, ölebilir. Eğer hastaneden çıkarılırsa ölür. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Give me just one week. I'll find a way to pay you back all of it. Bana sadece bir hafta daha verin. Ödemeyi yapmanın bir yolunu bulacağım. Lütfen bana bir hafta daha verin. Size bütün parayı geri ödemenin bir yolunu bulacağım. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
You know I gave you a break. Sana süre verdiğimi biliyorsun. Sana süre tanıdığımı biliyorsun. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
I can't help you anymore. Daha fazla yardım edemem. Artık sana yardım edemem. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Just one more week. Please? I'll pay back for sure this time. Sadece bir hafta daha. Lütfen! Bu kez ödeyeceğime emin olabilirsiniz. Sadece bir hafta daha, lütfen bu sefer kesin geri ödeyeceğim. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
You're making this difficult for me. Benim için bunu zorlaştırıyorsun. Benim için işler çok zorlaştırıyorsun. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Please. Give me one more chance. I said I can't. Lütfen. Bir şans daha verin. Yapamayacağımı söyledim. Lütfen, bana bir şans daha verin. Sana yapamam dedim. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Just this once, please? Bir şans daha, lütfen! Sadece bir kerelik, lütfen? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Why didn't you say anything? Neden bir şey söylemedin? Neden bir şey söylemedin? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Lt's nothing to brag about. Bu etrafta böbürlenilecek bir şey değil. Söylenecek bir şey yok. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
And this isn't the first time... Ve bu ilk kez de değil... Ve ilk sefer de değil bu... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Well, I just became a father to a baby Pekâlâ, bir bebeğe baba oldum ve... Şey, ben de bir çocuğun babası oluverdim... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
and have been looking everywhere for his mom. ...her yerde onun annesini arıyorum. Ve her yerde annesini aradım... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
My parents ran away from home. Just great, great... Ailem evden kaçtı. Tek kelimeyle harika... Ailem de evden kaçtı... her zamanki şeyler işte... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Take it. Al. Al. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
When you make a lot of money, buy me a new bike. Çok para kazandığın zaman, bana yeni bir motosiklet al. Zengin olduğunda bana yeni motosiklet alacaksın... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
I'm taking off. Take good care of your mother. Ben gidiyorum. Annene dikkat et. Benim gitmem lazım. Annene iyi bak. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Let's go. Gidelim. Gidelim hadi. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Bye. Hoşçakal. Hoşça kal. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
This stop is Beotigogae, Beotigogae. Burası Beotigugae durağı. Beotigogae durağı, Beotigogae. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
The exit doors for this stop are on your right. Çıkış kapıları sağınızdadır. Bu durak için çıkış kapıları sağ tarafınızda bulunmaktadır. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Haven't ridden the subway in a while. I'm so tired. Uzun zamandır metroya binmemiştim. Çok yoruldum. Uzun süredir metroya binmiyordum. Çok yorgunum. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Oh, NO! Hayır! Ah!! Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Stop! Durun! Dur! Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
No, this is an opportunity from heaven. Hayır, bu cennetten bir fırsat. Hayır, bu cennetten bana gelen bir fırsat. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
I shouldn't turn that down. Geri çevirmemeliyim. Bunu geri çevirmemeliyim. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Bye, okay... okay... Hoşçakal... Hoşçakal... Hoşça kal, evet... evet... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Don't get tempted. Who cares? Bununla mücadele etme. Kimin umurunda? Etkilenme! Kimin umurunda ki? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Han Joon Soo, what's gotten into you? Han Joon Soo, sana ne oldu? Han jun Su, sana ne oldu böyle? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
So, you're saying... Yani, söylediğiniz... Yani, diyorsunuz ki.. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
you were tired, so you dozed off and fell asleep. ..yorulduğunuz için uyuya kaldınız. Yorgundun, için geçti ve uyuyakaldın. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Then you heard the announcement. So, you woke up startled, Sonra anonsu duydunuz. İrkilerek uyandınız ve... Sonra uyarıyı duydun. İrkilerek kalktın... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
and ran off the train, at which point you forgot the kid. Is that right? ...trenden atladınız, çocuğu orada unuttunuz. Böyle oldu, değil mi? Ve trenden indin ve tam bu noktada çocuğu trende unuttun. Doğru mu? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Thank god, you were taped by a surveillance camera. Şükürler olsun ki, gizli kamera kayıtları var. Çok şükür, gözetleme kamerası ile kaydedilmişsin. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Hey, bring out the kid. Çocuğu getirin. Hey, çocuğu getirin. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Woo Rahm! Oh my son! Woo Rahm! Oğlum! Wu Ram! Oğlum! :) Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
What has this world come to? Dünya ne hale geldi? Dünya nereye gidiyor böyle? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Even I don't have a kid. Benim bile çocuğum yok. Benim bile çocuğum yok daha... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
And this high schooler is running around making a baby. Ve bu lise öğrencisi etrafta çocuk yaparak dolaşıyor. Ve bu liseli etrafta dolaşıp bebek yapıyor. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Who says I'm running around making a baby? Etrafta çocuk yaptığımı da kim söyledi? Kim etrafta dolaşıp bebek yaptığımı söyledi? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Listen, kid! Didn't you just say you're his father? Dinle, çocuk! Babası olduğunu sen söylemedin mi? Dinle, çocuk! Daha demin bana ben bu çocuğun babasıyım demedin mi? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Do you think I wanted to make him? Onu yapmayı istediğimi mi sanıyorsun? Sence onu ben mi yapmak istedim? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Things happened and life just got this way... Bazı şeyler oldu ve hayat... Olaylar oldu ve bu noktaya geldi... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
How may I help you? Size nasıl yardım edebilirim? Size nasıl yardımcı olabilirim? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Joon Soo! Joon Soo! Jun Su! Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
The kid's mom? What? Çocuğun annesi mi? Ne? Çocuğun annesi misiniz? Ne? Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Well, you're much older, yet Aslında, sen daha yaşlısın,... Vay be, bu yaşa gelmişsiniz, Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
you take this high school teen and turn him into a father. ...yine de lise öğrencisini bir babaya çevirmişsin. Bir de bu liseliyi alıp baba yapmışsınız... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
How beautiful! Aman ne güzel! Ne hoş ama! Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Lsn't this illegal? What on earth? Man... Bu yasadışı değil mi? Ne zamanlara kaldık! Bu yasadışı değil mi? Nasıl bir dünya burası? Of be... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Han Joon Soo! Han Joon Soo! Han jun Su! Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Sir, where are my bag and his hanger? Bayım, onun askısı ve çantam nerede? Amca, çantam ve bebeğin askısı nerede? (Ajeosshi : 30 yaş üstü genelde evli erkekler için kullanılır. Yani bizim amca misali) Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
Sir? I'm not even married! Bayım mı? Ben hiç evlenmedim! Amca mı? Ben daha evlenmedim bile! Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
I didn't mean to... Buna niyetlendiğim için... Öyle demek istemedim... Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
I'm sorry. ...üzgünüm. Özür dilerim. Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
(Come on, sister! Not the formula, BREASTMILK!) Haydi, abla! Mama değil, anne sütü! (Hadi ama abla! Bu içecek değil, anne sütü!) Ahgiwa Na-1 2008 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 2722
  • 2723
  • 2724
  • 2725
  • 2726
  • 2727
  • 2728
  • 2729
  • 2730
  • 2731
  • …
  • »
  • »»
Kısıtlı Mod:   
  • Katkıda Bulun
  • Hakkımızda
  • Sorumluluk Reddi
  • İletişim