Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3200
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Just take it. | Hadi al şunu. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Now go fuck yourself. | Şimdi, siktir git buradan. | All is Bright-1 | 2013 | |
| DENNIS: Oh, Jesus Christ. | Tanrım... | All is Bright-1 | 2013 | |
| All right, all right, all right. | Tamam, tamam, tamam. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Dennis. You're all right. | Dennis. Sorun değil. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Dennis, the ring... Rene, come on. | Dennis, yüzük... Rene, yapma. | All is Bright-1 | 2013 | |
| You have to tell her. I can't. I don't know what to say. | Ona söylemen lazım. Ne diyeceğimi bilmiyorum. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Since when? ( RINGTONE CONTINUES ) | Ne zamandan beri? | All is Bright-1 | 2013 | |
| Hey. What are you... how are you? | Hey, ne... Nasıl gidiyor? | All is Bright-1 | 2013 | |
| yours too. | Seninki de. | All is Bright-1 | 2013 | |
| THERESE: Just come home. | Eve dön yalnızca. | All is Bright-1 | 2013 | |
| It's the only way. No. | Tek yolu bu. Olmaz. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Even if I thought okay, no, they're back, | Ben sorun etmesem bile olmaz çünkü döndüler. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Okay, well, then we're just gonna have to do it after they're asleep. | Tamam, o zaman uyurlarken yapmak zorundayız. | All is Bright-1 | 2013 | |
| "Oh, Olga, we're going to fix your teeth | "Olga dişlerini yapacağız... | All is Bright-1 | 2013 | |
| so they look like teeth of Vanna White from 'Fortune's Wheel.'" | ...Çarkıfelek'teki Vanna White'ınkiler gibi olacaklar." | All is Bright-1 | 2013 | |
| What the fuck are you doing? I'm threatening to kill you | Ne bok yiyorsun sen? Bana yardım etmen için ölümle tehdit ediyorum seni. | All is Bright-1 | 2013 | |
| And that way, it'll all be on me. | Bu sayede, tüm suç bende olacak. | All is Bright-1 | 2013 | |
| ( WHISPERING ) Wow. | Vay be. | All is Bright-1 | 2013 | |
| She regularly let you in here? | Buraya sürekli girip çıkmana izin mi verdi? | All is Bright-1 | 2013 | |
| That's a testament, man. | Bu bir kanıt, dostum. | All is Bright-1 | 2013 | |
| We're not stealing that. | Onu çalmıyoruz. | All is Bright-1 | 2013 | |
| We're stealing this. | Bunu çalıyoruz. | All is Bright-1 | 2013 | |
| We got the whole safe out. | Tüm kasayı çıkarmıştık. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Find your own way home. | Eve kendin dönersin artık. | All is Bright-1 | 2013 | |
| She's asleep. 1 | Uyudu. | All is Bright-2 | 2013 | |
| I don't have any family. | Benim... ailem yok. | All is Bright-2 | 2013 | |
| How much? 3K. | Ne kadar? Üç bin. | All is Bright-2 | 2013 | |
| That's wholesale price. No shit. | Toptan satış fiyatı. Yapma ya. | All is Bright-2 | 2013 | |
| We've gotta pick out the trees. | Ağaçları seçmeliyiz. | All is Bright-2 | 2013 | |
| I don't see no goddamn Christmas trees around here. | Noel ağacı falan görmüyorum etrafta. | All is Bright-2 | 2013 | |
| Where's the truck? I don't know. You parked it. | Kamyon nerede? Ne bileyim, sen park ettin. | All is Bright-2 | 2013 | |
| Where did I park it? | Nereye park ettim ki? | All is Bright-2 | 2013 | |
| It's a loan till we come back with five times that much. | Borç ama beş katını kazanıp dönünce ödeyeceğim. | All is Bright-2 | 2013 | |
| Each? | Adam başı mı? | All is Bright-2 | 2013 | |
| It's Christmas trees, Dennis, not heroin. | Noel ağacı bunlar, Dennis. Eroin değil. | All is Bright-2 | 2013 | |
| Oh, no, this is the land of 60/40. | Hayır, burası 60/40 bölgesi. | All is Bright-2 | 2013 | |
| You're on my land, Dennis. | Benim bölgemdesin, Dennis. | All is Bright-2 | 2013 | |
| I never dealt in heroin, you know. | Ben hiç eroin satmadım bu arada. | All is Bright-2 | 2013 | |
| You having a good night? | Geceniz nasıl geçiyor? | All is Bright-2 | 2013 | |
| I have Dolce & Gabbana underwears. | Dolce Gabbana iç çamaşırlarına sayibim. | All is Bright-2 | 2013 | |
| Christ loves you! | İsa sizi seviyor! | All is Bright-2 | 2013 | |
| and you keep the key. | ...anahtarın sende duracağıydı. Benim anahtara ihtiyacım yok. | All is Bright-2 | 2013 | |
| He stole my wife. What? | Karımı çaldı. Ne? | All is Bright-2 | 2013 | |
| Wait, what? | Bir dakika, ne? | All is Bright-2 | 2013 | |
| feel 10 times worse? 1 | ...birini mi hak ediyor? | All is Bright-2 | 2013 | |
| I'll have to disconnect unless the charges are accepted. | Ödemeyi kabul etmediği takdirde konuşmayı kesmek durumundayım. | All is Bright-2 | 2013 | |
| There you go. | Alın bakalım. | All is Bright-2 | 2013 | |
| Bernie Parent. Vladislav... | Bernie Parent. Vladislav... | All is Bright-2 | 2013 | |
| Rene. And now we lie In Flanders Fields. | Rene. Şimdi Flandre Çayırı'nda yatıyoruz | All is Bright-2 | 2013 | |
| Nzomo? ...for a comedic monologue... | Nzomo mu? ...aldığım bir derste... | All is Bright-2 | 2013 | |
| Nzomo. ...for a class I'm taking... | Nzomo. ...buna benzer bir şeyi... | All is Bright-2 | 2013 | |
| Nzomo. I think. | Nzomo. Sanırım. | All is Bright-2 | 2013 | |
| ...at the Queens Community College. Nzomo. | ...komik bir monologda kullansam... Nzomo. | All is Bright-2 | 2013 | |
| You don't want to do this. Go fuck yourself! | Bunu yapma. Siktir ol git başımdan! | All is Bright-2 | 2013 | |
| Denn... | Dennis... | All is Bright-2 | 2013 | |
| Oh, Jesus Christ. | Tanrım... | All is Bright-2 | 2013 | |
| Just come home. | Eve dön yalnızca. | All is Bright-2 | 2013 | |
| The French, they have it all figured out, right? | Bak kanka sana bir şey anlatayım. Fransızlar olayı çözmüşler. | All Relative-1 | 2014 | |
| I read this article online, actually an in Depth blog, | İnternette okuduğum bir makalede, aslında detaylı bir blog'du... | All Relative-1 | 2014 | |
| And it was saying how they consistently have better, | ...ve diyordu ki Amerikalılara göre daha istikrarlı... | All Relative-1 | 2014 | |
| More Fulfilling relationships than Americans | ...ilişkiler yaşıyorlarmış. | All Relative-1 | 2014 | |
| Because they aren't so... so goal Oriented | Çünkü mesele aşk olduğunda amaca odaklı davranmıyorlar. | All Relative-1 | 2014 | |
| They don't judge a relationship based on the final outcome. | İlişkilerini nihai sonuca göre yargılamıyorlar. | All Relative-1 | 2014 | |
| They value the actual journey. | İlişkinin bütününe değer veriyorlar. | All Relative-1 | 2014 | |
| Look, dude. You can't keep beating yourself up over what happened. 1 | Bak kanka, olanlardan dolayı kendini hırpalama artık. 1 | All Relative-1 | 2014 | |
| I broke up with her, Jared. | Ondan ayrıldım Jared. | All Relative-1 | 2014 | |
| It's been over a year. | Bir yılı geçti. | All Relative-1 | 2014 | |
| I give you permission to knock the dust off your Schvantz. | Dalganın tozunu aldır oğlum artık. | All Relative-1 | 2014 | |
| And now you speak Yiddish? | İbranice mi konuşuyorsun? | All Relative-1 | 2014 | |
| Motherfucker, I was bar Mitzvahed. | Piç kurusu, ben sünnet bile oldum. | All Relative-1 | 2014 | |
| Shit, man. At least you got that ring back. | Siktir et adamım, hiç değilse o yüzüğü geri al bari. | All Relative-1 | 2014 | |
| That's pretty key. | Bayağı da ağırdı ha. | All Relative-1 | 2014 | |
| You didn't get the ring back. | Yüzüğü geri almadın. Bu konuda konuşmak istemiyorum. | All Relative-1 | 2014 | |
| Yeah. You're a disgrace. | Rezilsin ya. | All Relative-1 | 2014 | |
| Yeah, I'm just getting warmed up. | Daha yeni ısınıyorum. | All Relative-1 | 2014 | |
| Dude, come here. Come here, come here. | Kanka, gelsene. Gel buraya gel. | All Relative-1 | 2014 | |
| Check it out. Right there. | Åuna baksana. Bak orada. | All Relative-1 | 2014 | |
| She's checking you out. She's checking you out. | Seni kesiyor. Seni kesiyor. | All Relative-1 | 2014 | |
| Hey, go over there and ask them to bowl with us. | Yanlarına git ve bizimle bowling oynamalarını iste. | All Relative-1 | 2014 | |
| I'm... dude, no. | Kanka olmaz be. | All Relative-1 | 2014 | |
| s She's checking you out again a second time. | Bak bak, yine kesiyor, bu iki oldu. | All Relative-1 | 2014 | |
| She checked you out again! | Yine seni kesti! | All Relative-1 | 2014 | |
| She's scanning the room. Just let it go. | Etrafa bakınıyor sadece. Salla gitsin. | All Relative-1 | 2014 | |
| Dude, she is not scanning the room. | Kanka etrafa bakmıyor. | All Relative-1 | 2014 | |
| Dude, if you don't go over there, I will. | Kanka, bak sen gitmezsen ben gideceğim. | All Relative-1 | 2014 | |
| Do it right now. I'm not Dude, stop it. | Yürü hadi. Gitmeyeceğim, kes şunu. | All Relative-1 | 2014 | |
| Let it go. No. Here she Here she comes. | Boş ver. Hayır, al işte geliyor. | All Relative-1 | 2014 | |
| Are you serious? She's right... | Harbi mi? | All Relative-1 | 2014 | |
| Um, I was just wondering if you had an extra 12 Pounder. | Åey, acaba sizde fazladan 5,5 kiloluk top var mı. | All Relative-1 | 2014 | |
| Um, well, I I just have this one, | Bir tek bu var. | All Relative-1 | 2014 | |
| But we can share it if you want. | Ama istersen paylaşabiliriz. | All Relative-1 | 2014 | |
| Or you know what? Just take it. | Bak ne diyeceğim, al senin olsun. | All Relative-1 | 2014 | |
| Oh. No, don't worry about it. | Önemli değil. | All Relative-1 | 2014 | |
| You're kind of on a roll here, so... | Tam da atış yapıyormuşsunuz. | All Relative-1 | 2014 | |
| I'll look for another one. It's fine. | Ben başka bakayım en iyisi. Önemli değil. | All Relative-1 | 2014 | |
| Sorry. Thank you. | Kusura bakmayın. Teşekkürler. | All Relative-1 | 2014 | |
| No, it's okay. Yeah, sorry. | Mühim değil. Kusura bakma. | All Relative-1 | 2014 | |
| Hey, you guys | Baksanıza. | All Relative-1 | 2014 | |
| Should totally join us for a game of bowling. | Birlikte bowling oynasak ya. | All Relative-1 | 2014 |