Search
English Turkish Sentence Translations Page 155215
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
Proclarush Taonas was one of the earliest Lantian cities. | Proclarush Taonas en eski Atlantis şehirlerindendir. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
It was abandoned when the inhabitants learned their sun was nearing the end of its life. | İçinde yaşayanlar, güneşlerinin ömrünün sona erdiğini öğrendiğinde terk etmişlerdir. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Yes, thank you, I know. I've been there. Okay, | Evet, teşekkürler, biliyorum. Oraya gitmiştim. Tamam... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
show me the order in which the earliest Ancient cities were founded. | Kurulan Eskiler şehirlerini ilkinden başlayarak sırala. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
How is that useful? | Bu ne işe yarar ki? Bütün noktaları bir araya getirip güzel bir resim mi çizeceksin? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I'm just getting my bearings. You'll have to get used to the fact this is probably going to take a while. | Ben tavrımı koyuyorum sadece. Bunun biraz zaman alacağı fikrine alışsan iyi edersin. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
The way you approach things, it could take the rest of our lives. | Senin işlere yaklaşma biçiminle bu ömrümüzün sonuna kadar sürer. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I'm sorry, but we're not going to find the location of this thing by looking under "W" for "weapon." | Üzgünüm, ama bu şeyin yerini "S" harfinde "Silah"a bakarak bulamayacağız. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
"P" for "planet," then? | "G" harfinde "Gezegen" o zaman? Tek dediğim, soruyu sor. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Dr. Weir already tried it. It'd be a complete waste of time. | Doktor Weir zaten denemiş. Tamamen boşa zaman kaybı olur. Yalnızca 11 saniyeni alır. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Hello, we're looking for the names of two planets | Merhaba, biz iki gezegen ismi arıyoruz, Dünya'daki antik zamanlarda eski İngilizce lehçesinde... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Now I'm satisfied. | Şimdi tatmin oldum. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
You see, Daniel? | Gördün mü, Daniel? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Stabilizing thrusters are online and power is well into the green. | Dengeleyici iticiler devrede ve güç yeşil durumda. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Where's McKay? | McKay nerede? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
One of your crew wouldn't let me finish my sandwich in the corridor. | Mürettebatınızdan biri sandviçimi koridorda bitirmeme izin vermedi. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Oh, the nerve of that crewman? | Şu tayfanın küstahlığına da bak. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
We're about to try a connection. | Bağlantı kurmayı deneme için hazırız. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Go ahead. That's the easy part. | Başlayın. Bu kolay kısmı. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I've already sent the remote dial command. | Uzaktan çevirme komutunu çoktan gönderdim. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Wormhole is established. Of course it is. | Solucan deliği kuruldu. Tabii ki kuruldu. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Teal'c, I have a collect call from the Pegasus galaxy. Will you accept the charges? | Teal'c, Pegasus Galaksisi'nden ödemeli arıyorum. Ödemeyi kabul ediyor musun? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I will indeed, Colonel Mitchell. | Kesinlikle, Yarbay Mitchell. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Hey, how are things back home in the Milky Way? | Samanyolu'nda işler nasıl? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
The secondary Gate is in position. | İkinci geçit yerini aldı. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
There has been no sign of Ori activity since my arrival at the Supergate, | Süpergeçide geldiğimden beri Ori hareketi hiç olmadı,... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
which was, in fact, several hours ago. | ...bu da birkaç saat demek. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Well, we're about to get the party started, so just hang loose. | Birazdan partiyi başlatacağız, sadece rahat dur sen. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I am hanging loosely, Colonel Mitchell. | Ben rahat duruyorum, Yarbay Mitchell. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Is it just me, or does his voice sound deeper? | Bana mı öyle geliyor, yoksa onun sesi mi derinleşti? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Time dilation effect of the black hole. Can't be helped. | Kara deliğin zaman genişleme etkisi. Başka yolu yok. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Not until we decrease the yield by at least five percent. | Verimi en az yüzde beş düşürmeden olmaz. Öyle diyeceğini biliyordum. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Oh, forgive me for not wanting to vaporize the Stargate on our first attempt. | Yıldızgeçidini ilk denememizde buharlaştırmak istemediğim için affedersin. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
We're on a clock, McKay. We have to take the risk. You know, I find your recklessness so se... | Zamanımız dar, McKay. Risk almalıyız. Senin pervasızlığını çok seks... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Teal'c, it's Sam. | Teal'c, ben Sam. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
We're about to launch the first warhead to the preprogrammed coordinates. | İlk savaş başlığını önceden programlanmış koordinatlara göndermek üzereyiz. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Are you at a safe distance from both Gates? | İki geçitten de güvenli mesafede misin? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Attention, all hands. | Bütün personelin dikkatine. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Stand by. Launching first warhead. | Beklemede kalın. İlk savaş başlığı gönderiliyor. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Beaming device in three, two, one... | Cihazı ışınlıyoruz, üç, iki, bir,... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
mark. | ...şimdi! | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Teal'c, what's the good news? | Teal'c, iyi haberler nedir? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
The delay is annoying. | Bekletme çok rahatsız ediyor. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Black hole, time dilation, can't be helped. | Kara delik, zaman genişlemesi, başka yolu yok. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
The news is not good, Colonel Mitchell. | Haberler iyi değil, Yarbay Mitchell. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
The first attempt was unsuccessful. | İlk deneme başarısız. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
We got what we came for. | Buraya bulmak için geldiğimizi aldık. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Shouldn't we be out there telling someone? Not yet. | Dışarı çıkıp birilerine söylememiz gerekmiyor mu? Henüz değil. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Okay, well, she told us the name of the planets. They were right up there glowing in the ceiling. | Tamam, bize gezegenlerin isimlerini söyledi. Hepsi tavanda parladı. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Taoth Vaclarush and Valos Cor. | Taoth Vaclarush ve Valos Cor. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
She even gave us the addresses, | Adresleri bile bize verdi,... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
which means we could be out there somewhere overlooking Atlantis, toasting with exotic beverages. | ...bu da demek ki, dışarıda Atlantis'e tepeden bakan bir yerde... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I mean, I didn't expect it to when I asked Elizabeth to try, but... | Yani Elizabeth'ten denemesini istediğimde olmasını beklemiyordum, ama... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I thought there'd at least be some remnant, some | ...en azından Castiana ve Sahal sözcükleriyle Eskiler'in dili... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
She wouldn't lie. | O yalan söylemez. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I don't know... | Bilmiyorum,... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
but explain this to me... | ...fakat bana şunu açıklasana,... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
how can this database translate, in real time, a language spoken | ...bu veritabanı Eskiler'in Atlantis'i terk etmesinden 8000 sene sonra... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
That's a tough one. | Bu zor bir soru. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Is there an archival visual record of the Lantian citizens who fled to Earth? | Dünya'ya kaçan Atlantis vatandaşlarının görsel bir kaydı arşivde bulunuyor mu? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
There is. | Bulunuyor. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Display them for me. | Göster onları bana. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Anything less and it won't add enough energy to the matter stream | Biraz daha azı olursa, geçide sıçrama yapmaya yetecek kadar enerji madde akımına eklenmez. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Look, you want to run high voltage, but you've only got an extension cord. | Yüksek voltaj açmak istiyorsun, ama elindeki tek şey bir uzatma kablosu. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
It's impossible, and I told you so... No, you said it was borderline impossible. | Bu imkansız, sana Atlantis'teyken söyledim. Hayır, sen imkansızlık sınırında demiştin. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
We've crossed the border | Sınırı geçtik bile, ama seni durdurmama izin verme. Git savaş başlığını ayarla. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Beam your bomb. Sam, this is not the Rodney McKay | Bombanı ışınla. Sam, hakkında öyküler duyduğum Rodney McKay değil bu. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Well, for starters, that you didn't know the meaning of the word "impossible." | Öncelikle, "imkansız" sözcüğünün anlamını bilmiyormuşsun. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Well, I certainly... and that under threat of impending death, | Ben kesinlikle onun anlamını... Yaklaşan ölüm tehdidi altında mutlak mucizeler yaratıyormuşsun. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Yes, well, it's all true, but I'm not under the threat of impending death, and I don't have... | Evet, hepsi doğru, ama yaklaşan ölüm tehdidi altında değilim ve benim... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Keep it up... | Devam et bakalım. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Well... | O zaman ne bulabileceğime bir bakayım. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
As much as it pains me to say it, the data from our first attempt supports his argument. | Bunu söylemek bana ne kadar acı verse de, ilk denememizden gelen veriler onun sözlerini destekliyor. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Well, like my grandma used to say, if at first you don't succeed... | Eskiden büyükannemin söylediği gibi, ilk başta başarılı olamazsan... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Try a larger thermonuclear reaction? | "Daha büyük bir termonükleer reaksiyon dene" mi dedi? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Her words exactly. | Aynen onun lafı. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Exciting as it is to view the Atlantis family album, I'm looking for someone in particular. | Atlantis aile albümüne bakmak ne kadar heyecanlı olsa da... Ben özel birini arıyorum. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I don't know of any 10,000 year old ancients. | Eskiler'den on bin yaşında birini tanımıyorum ben. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I take that back. We know him. | Onu geri alalım. Onu tanıyoruz. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Moros? | Moros mu? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Well, apart from the funny hat, he's the spitting image of Merlin, isn't he? | Komik şapka haricinde, Merlin'e çok benziyor, değil mi? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I know where you're going. | Nereye varmak istediğini anladım. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
You think that Merlin, or Myrdin, or whatever his name was, | Sence Merlin ya da Myrdin, ya da ismi her neyse... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
came back to Atlantis at some stage and hid these names here as clues for us to find. | ...Atlantis'e bir sırada döndü ve bu isimleri bize ipucu olsun diye sakladı. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
The first human to set foot within the City after it was abandoned was Dr. Elizabeth Weir, | Terk edildikten sonra şehre ilk ayak basan insan şu anki Atlantis keşif ekibinin lideri Dr. Elizabeth Weir'dır. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Are you sure of that? | Bundan emin misin? Onun varlığının kanıtı kayıtlı olurdu. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Well, darling, | İşte bu kadar canım. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
We'll have to leave here with exactly that which we came here for. | Tam da bulmaya geldiğimiz şeyi alarak buradan gitmek zorundayız. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
No, I already knew Merlin was in the archive. I was looking for someone else. | Hayır, Merlin'in arşivde olduğunu zaten biliyordum. Ben başka birini arıyordum. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
You chose your words very carefully when you said, "The first human to set foot in the City." | "Bu şehre ilk ayak basan insan" derken sözcüklerini çok dikkatli seçtin. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
What about ascended being? | Peki ya yükselmiş varlıklar? | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
It might require a little improvisation, but I think between the two of us | Biraz doğaçlama gerekebilir, ama ikimiz uğraşırsak biz... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Our energy output problem isn't one of degree, it is one of duration. | Enerji çıkışı problemimiz derecede değil, süreklilikte. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
We need to calibrate an explosion with a low enough yield that the Gate can survive, | Düşük ama yeterli bir verimle geçidin kurtulabileceği ama madde akımına birikmiş bir etki oluşturmak için... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
Yes, I was coming to that part. | Evet, tam da oraya geliyordum. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
We set the second device to detonate within a few seconds of the first. | İkinci cihazı ilkinden birkaç saniye sonra patlatacağız. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I'm sure you've... Made the calculations, yes. They're right here. | Eminim sen... Hesaplamaları yaptım. Buradalar. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
And we need two, so... let me just do the math... | Bizim iki taneye ihtiyacımız var... dur hesap edeyim... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
All right, so we only have two more shots at this. | Peki, yani sadece iki şansımız kaldı. | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |
I'm also concerned that two successive blasts might overwhelm the stabilizer rockets, | Ben ayrıca iki başarılı patlamanın dengeleyici roketleri baskı altına alacağından endişeliyim,... | Stargate SG-1 The Pegasus Project-1 | 2006 | ![]() |