Search
English Turkish Sentence Translations Page 3349
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| ..take Nikki inside and get her dressed, please. | ..Nikki'yi içeri götür ve giydiğini çıkar, lütfen. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Nikki, please go with Aamna. Yes. | Nikki,lütfen Aamna ile git. Peki. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Come. Thank you. Let's go. | gel. sağ ol. gidelim. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| This girl is from the other religion, but is great. | Bu kız başka inançtan,ama mükemmel. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Isn't she? | Değil mi? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| This girl said everything in Hindi. | Bu kız herşeyi Hintçe söyledi. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Then how did this foreigner understand it? | Ozaman bu yabancı onu nasıl anladı? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Would you have understood if she would have said it in English? | Eğer O ingilizce söyleseydi anlar mıydın? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| No. Then. | hayır. ozaman. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| The emotion of the voice also means something, Uncle. | Sesinden anlaşıldığı kadarıyla birşey demek istiyorsun,dayı | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Brother, drive a little faster. | kardeş,biraz daha hızlı sür. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Yes, sure. It's a bus not a Boeing. | evet,tabi.Bu bir otobüs, boeing(jet) değil. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Yes, so, Purshottam and his family.. | evet, yani, Purshottam ve onun ailesinin.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..had made a place for Aamna in their hearts. | ...kaplerinde Aamna için bir yer oluştu. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| But how much? It was necessary to find that out. | Ama ne kadar? Bu yanlış olanı bulmak için gerekli. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| And to find that out we needed to send Aamna to the place.. | Aamna'yı göndereceğimiz her Hindistan dinin.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..from where every lndian's religion begins and ends. | .. nerde başlayıp nerde bittiği yeri bulmamız gerekli. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| That's the kitchen. | Bu mutfak. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Chadami. Yes? | Chadami. Evet? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| We are having snacks here. Spicy. | Burda atıştırmalıklarımız var. Baharatlı. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| What if the confectioner comes home? No confectioner will come. | Eğer pastacı eve gelirse ne olacak? Hiçbir pastacı gelmeyecek. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| He called in the morning. Give me one. Yes. Why? | O,sabah aradı. Bana birini ver. Evet. Neden? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| He had gone to meet the physician. | O,doktorla görüşmeye gitti. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I don't know what he told him, he says he will come tomorrow. | Ona ne söylediğini bilmiyorum. Yarın geldiğinde söylecek. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| He must be busy with some work. | Bazı işlerle meşgul olmalı. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Papa, we are getting married in the court. | Baba,biz avlu da evleneceğiz. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Then the confectioner? | Ozaman pastacı? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Then what will I tell my friends, relatives and acquaintances? | Ozaman arkadaşlarıma,akrabalarıma ve tanıdıklara ne söyleyeceğim? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| That my son is being stubborn.. | Bu benim oğlum inatçılık edip.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..the girl and the boy will continue to follow their religion.. | ..kızın ve oğlanın dinini takip etmeye devam edecek.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..post wedding hence the wedding is taking place in the court. | ..sonrasında düğün avluda yapılacak. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Come there for the wedding party. | Ordaki düğün partisine gelin. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| The reception will take place in the park near the house, right? | Karşılama evin yanındaki yeşil alanda yapılacak, değil mi? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Don't you sit opposite Tara's clinic? | Tara'nın kliniğinin karşısında oturmuyor musun? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Yes, sir. I stand there in the afternoons. | Evet,efendim. Öğleden sonraları kalıyorum. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I come here on Sundays. And near the court on Tuesdays, right? | Buraya pazarları gelirim. Ve salıları da avlunun yakınına,doğru mu? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Yes, he is right. I know. Why? | Evet,O,haklı. biliyorum. Neden? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| The clinic is closed. Nobody comes to eat. | Klinik kapalı. Kimse yemeğe gelmez. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Potato snacks. Delhi special. | Atıştırmalık patates. Delhi spesyali. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Yes. She has eaten it. | Evet. Ondan yedi. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Eaten it? When? | Yedi mi? Ne zaman? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Yes, she has come. | evet, geldiğinde. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Come, sir. What are you doing here, Tara? | Gelin,efendim. Burda ne yapıyorsun,Tara? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I saw you and came. | seni gördüm ve geldim. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| You were looking very nice having the snack from a distance. | Uzaktan atıştırmalıkların çok güzel olduğunu gördüm. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Physician, I was telling them.. | Doktor, onlara bu bayanın.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..that this madam has come.. | ..geldiğini söylüyordum.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..and eaten the snack from my place. She had come to your place. | ..ve benim mekanımda atıştırmalık yemiş. O senin mekanına gelmişti. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Opium is a bad thing. It's a very bad thing. | Afyon, kötü bir şeydir. çok kötü bir şeydir. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| It makes anyone make up stories. | Herhangi birine masallar uydurur. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I am not making up stories. I am telling the truth. | Ben masal uydurmuyorum. Gerçeği söylüyorum. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| She had come. She had eaten the snack. Right? | O,geldi. Geldi ve atıştırmalıklardan yedi,değil mi? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Buddhva's mother ran away? Saw? | Buddhva'nın annesi mi kaçtı? Gördün mü? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Both of them are addicts. Brother in law, did you hear him? | Onların ikisi de bağımlı. Enişte,onu duydun mu? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| This is an American conspiracy. Shut up. | Bu bir Amerikalı komplosu. Kes sesini. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| What? Shut up. | Ne? kes sesini. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| You all should eat this. | Tüm bunları yemelisin. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I am not going home and cooking. | Eve gitmiyorum ve pişirmiyorum. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Don't worry, Mom. Nikki cooked for everybody before coming here. | Merak etme,anne. Nikki buraya gelmeden önce herkes için yemek pişirdi. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Right, Nikki? Yes. | doğru mu, Nikki? Evet. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Wow! That's great. | Vaay! Bu mükemmel. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Oh boy, this means she knew that the confectioner.. | Oh evlat,bu demek oluyor ki pastacının... | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..isn't going to come today. Did you get that, Brother in law? | ..bugün gelmyeceğini biliyordu. Bunu anladın mı enişte? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Whenever you open your mouth to speak.. | Ne zaman konuşmak için ağzını açsan.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..you say the wrong thing. Who me? | .saçma şeyler söylersin. Kim ben mi? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Yes, you. Okay. God hasn't given you a good face.. | Evet,sen. Tamam. Tanrı sana iyi bir yüz vermedi.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..you should at least say good things. | ..en azından iyi şeyler söylemelisin. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| It's possible she felt like cooking for the family. | Onun aile için pişirmek istemesi mümkün. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Right? It's possible. How much? | Değil mi? Mümkün. Ne kadar? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Just give me Rs. 100 only. | Bana sadece yarısını verdi. sadece 100. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| It's a family matter. Yes. The rest, later. | Bu bir aile sorunu. Evet. Kalanı daha sonra. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| The confectioner should come in the morning. | Pastacı sabahleyin gelmeli. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Okay, I am leaving too. | tamam, bende gidiyorum. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Hadn't she come to have the snack? Where? | O, atıştırmalık almaya gelmemiş miydi? Nereye? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| You'll go to the village. You'll go by the next train. | Köye gideceksin. Bir sonraki trenle hemde. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| You leave right now. | Şimdi defol. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Aamna, dear. Yes? | Aamna, canım. Evet? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| The snack was very tasty. I am having indigestion. | Atıştırmalık çok lezzetliydi. Hazımsızlık yaptı. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Tara. Yes? Come. Come. I will freshen up and come. You sit. | Tara. Evet? gel. gel. Ben temizlenip geleceğim.Sen otur. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Okay. I am very tired, dear. Come. Come. Oh God. | Tamam. Çok yorgunum,canım. gel. gel. Aman tanrım. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| You should stop eating these things now. | Bu şeyleri yemeyi hemen kesmelisin. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Snacks and all. You were having one plate after the other. | Atıştırmalık ve hepsini. Diğerinden sonra bir tabak daha alıyordun. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Oh God. Look at yourself. | Aman tanrım.Kendine bir bak. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Today's Saturday. I don't eat non vegetarian food. | Bugün cumartesi. Vejeteryanlara ait olmayan yemeği yemem. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I am not hungry. | Aç değilim. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Dear, I won't be able to eat this foreigner's food. | Canım, bu yabancının yemeğini yemeyeceğim. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I get indigestion. | Hazımsızlık çekerim. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| She should have at least cooked it. | Onu az pişirmiş olmalı. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| This is how American food is. | Amerika yemekleri böyledir. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| But there should be some choice at least. There is a choice. | Ama en azından bir seçenek olmalı. Bir seçenek var. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| What? Eat it or leave it. | Nedir? Ye yada yeme. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I will cook today. | Bugün yemek pişireceğim. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Woman is food. | Kadın, yemektir. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Why do you give her such difficult dialogues? | Neden ona böyle zor dialoglar yazıyorsun? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| She means a woman is a Goddess of plenty. | Bir kadının bolluk tanrıçası olduğunu demek istiyor. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| And she will cook today. Yes. | ve O bugün yemek pişirecek. Evet. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| How can anyone sleep on an empty stomach when she is at home? | Kim boş bir mideyle evde kalıp uyuyabilir? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Dear, let it be. Don't go inside the kitchen. | canım, izin ver.Mutfağın içine girme. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| But why? Just like that. | Ama neden? Sadece bunun gibi. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Right, Purshottam? | değil mi, Purshottam? | Aloo Chaat-1 | 2009 |