Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3107
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Grandma never lived in Wuppertal. | Büyükannem Wuppertal'da hiç yaşamadı. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Oh, terrific. | Harika. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Why didn't you say that before? | Neden daha önce söylemedin? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Do you think I'm crazy about driving little girls around | Küçük kızları arabayla dolaştırmaya ve son paramı... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| and spending my last dime? | ...harcamaya bayıldığımı mı zannediyorsun? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I have better things to do. | Yapacak daha iyi işlerim var. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I told you I wanted to stay in Amsterdam. | Sana Amsterdam'da kalmak istediğimi söylemiştim. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| What is it you've got to do? | Hem yapacak neyin var ki? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| All you ever do is scribble away in your notebook. | Tek yaptığın not defterine bir şeyler karalamak. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I'm taking you to the police. | Seni polise götürüyorum. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| They can help you better than I can. | Sana benden daha çok yardımcı olabilirler. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Sign here, please. | Burayı imzalayın, lütfen. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| In case there are any questions, can you be reached at this hotel? | Herhangi bir sorun olursa, size otelinizden ulaşabilir miyiz? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| If you leave, please let me know where you'll be. | Eğer ayrılırsanız, lütfen nereye gideceğinizi bana bildirin. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Excuse me you took my pen. | Affedersiniz, kalemimi aldınız. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| They'll find your grandma. | Büyükanneni bulacaklar. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Or your mother. | Ya da anneni. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Now I know where Grandma lives. | Artık büyükannemin nerede yaşadığını biliyorum. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Then we'd better get out of here. | O zaman buradan ayrılsak iyi olacak. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Yes. A policeman came looking for me just now, | Evet. Biraz önce bir polis beni aramak için geldi... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| but I stayed on the other side of the street. | ...ama sokağın karşı tarafında bekledim. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Yeech, that food they gave me at the police station! | Iyh, polis merkezinde bana verdikleri yemek. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| When the policemen were questioning me, | Polis bana soru sorarken,... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I remembered that Mommy and I | ...küçükken annemle birlikte... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| used to live in Wuppertal when I was little. | ...Wuppertal'da yaşadığımızı hatırladım. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Not Grandma. | Büyükannem burada yaşamıyordu. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| The police looked it up and I was right. | Polis kontrol etti ve haklıymışım. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| And Mommy's name wasn't Van Dam, but Krueger. | Ve annemin soyadı Krueger'miş, Van Dam değil. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| And then I remembered | Sonra bir şey hatırladım... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I told this to the police | ...ve polise, büyükannemi görmek... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| that we always took the train to visit Grandma. | ...için her zaman trene bindiğimizi söyledim. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| It couldn't have been very far | Çok uzakta olamazdı... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| because we always got back the same night. | ...çünkü her zaman aynı günün gecesi geri dönerdik. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| And when Grandma read to me | Ve büyükannem bana kitap okuduğunda,... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| the pages rustled as she turned them | ...pencereden giren kömür tanecikleri yüzünden... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| because tiny bits of coal came through the window. | ...sayfaları çevirirken kâğıt hışırdardı. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| And then the policemen said it was very simple | Ve polis bunun çok kolay olduğunu söyledi,... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Grandma lived in the Ruhr district. | ...büyükannem Ruhr bölgesinde yaşıyormuş. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| The Ruhr district. | Ruhr bölgesi. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Is that big? | Orası büyük mü? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Not particularly. We'll manage it. | Pek sayılmaz. Evi bulabiliriz. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I was at a rock and roll concert. | Rock n' Roll konserine gittim. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Chuck Berry was singing. Ever hear of him? | Chuck Berry'nin konserine. Adını hiç duydun mu? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Do you like rock and roll? | Rock n' Roll sever misin? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Slept enough? | Yeterince uyudun mu? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Scribbling again? | Yine mi karalıyorsun? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Here's your breakfast. | İşte kahvaltın. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| And that's the Ruhr district. | Ve burası da Ruhr bölgesi. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| There are a lot of "Kruegers", | Birçok "Kruegers" var,... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| so we'll have to know your grandma's first name. | ...büyükannenin ilk adını bilmemiz gerekiyor. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Didn't I show you the photo? | Sana fotoğrafı göstermedim mi? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| What photo? | Ne fotoğrafı? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I didn't show it to the police and I forgot about it. | Polise göstermedim, sonra da unutmuşum. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| That makes things very easy. | Bu işleri çok kolaylaştıracak. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Of course. | Kesinlikle. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Do you know the Ruhr district? Yes. | Ruhr bölgesini biliyor musun? Evet. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I lived here as a kid. | Çocukken orada yaşardım. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I went to school here. | Okula orada gittim. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| But I haven't been back for nine or ten years. | Ama dokuz, on yıldır uğramamıştım. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| You haven't seen your parents for that long? | Aileni o kadar zamandır görmedin mi? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Oh, sure. I see them sometimes. | Elbette gördüm. Bazen görmeye gidiyorum. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| But they no longer live there. Where, then? | Ama artık orada yaşamıyorlar. Nerede yaşıyorlar? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| On the other side of the Rhine. | Rhine'ın diğer yakasında. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| On the lower Rhine. | Aşağı Rhine'da. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Where are we going first? | Önce nereye gidiyoruz? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Essen. | Essen'e. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Good, I'm hungry. | İyi, ben acıktım. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Doesn't it ring a bell? | Bir şey hatırlatmadı mı? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| We'll just ask everybody if they know the house. | Evi biliyorlar mı diye herkese sorarız. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Excuse me. Do you recognize this house? | Affedersiniz. Bu evi biliyor musunuz? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Could it be around here? | Buralarda olabilir mi? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| It's not here. | Burada değil. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| All these old houses are going to be pulled down | Tüm bu eski evler yıkılacak,... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| so Krupp can build a new hospital... | ...böylece Krupp yeni bir hastane yapabilecek... | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| It's too bad these lovely old houses have to be wrecked. | Bu eski sevimli evlerin yıkılacak olması çok kötü. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| They don't bring enough rent. | Yeterince kira getirmiyorlar. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| The empty spaces look like graves. "House graves." | Boş alanlar mezar gibi görünüyor. "Ev mezarları." | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Have any of you seen this house? | Herhangi biriniz bu evi gördünüz mü? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Let's ask the cab driver. He should know. | Taksi şoförüne soralım. O bilir. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Do you know where this house is? | Bu evin nerede olduğunu biliyor musunuz? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I don't know. Definitely not in Duisburg. | Bilmiyorum. Ama kesinlikle Duisburdg'da değil. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Maybe in Oberhausen. | Oberhausen'da olabilir. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Hey, wait! | Hey, bekle! | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| It could be in Gelsenkirchen. Thanks. | Gelsenkirchen'de de olabilir. Teşekkürler. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| On Erdbrueckenstrasse. | Ya da Erdbrueckenstrasse'de. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Erdbrueckenstrasse. | Erdbrueckenstrasse. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Next time it's bound to be in Hamburg. | Bir dahaki sefer de kesin Hamburg'da olur. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Where are we going first? To Oberhausen or Gelsenkirchen? | Önce hangisine gidiyoruz? Oberhausen mu yoksa Gelsenkirchen mi? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| First to Oberhausen. | Önce Oberhausen'a. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Grandma's place looked like this, only it had two storeys. | Büyükannemin evi buna benziyordu, yalnız iki katlıydı. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| You got a girlfriend? | Kız arkadaşın var mı? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I feel like going swimming. How about you? | Canım yüzmek istiyor. Ne dersin? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| The water's probably dirty here. | Buradaki su muhtemelen kirlidir. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Do you want to stay in the back? | Arkada mı oturmak istiyorsun? | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Yes. It's more comfortable. | Evet. Burası daha rahat. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Which city are we in? Gelsenkirchen. In Erdbrueckenstrasse. | Hangi kasabadayız? Gelsenkirchen. Erdbrueckenstrasse'de. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| This must be it. | Burası olmalı. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| I like these. At the police station, I couldn't laugh. | Bunları sevdim. Polis merkezinde gülememiştim. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Did they take pictures of you? Of course. | Fotoğrafını mı çektiler? Evet. | Alice in den Stadten-1 | 1974 | |
| Stop! That's it! What? | Dur! İşte şurası! Ne? | Alice in den Stadten-1 | 1974 |