Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3198
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Go back to the cab, sir. Sure thing. | Araca dönün bayım. Tabii ki. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I would consider it a Christmas kindness if you picked one out for yourself. | Bir tanesini kendiniz için alırsanız, bunu bir Noel lütfu olarak göreceğim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| And I don't care how big it is either. | Ne kadar büyük olduğu da önemli değil. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Grab a big one for your kids. | Çocuklarınıza büyük bir tane kapın. | All is Bright-1 | 2013 | |
| You gotta... it's not like a chair. | Sen... Bu bir sandalye değil ki. Köpek bu yani. | All is Bright-1 | 2013 | |
| You can't expect it to tell itself it doesn't need | Bariz bir şekilde işemesi gerekirken... | All is Bright-1 | 2013 | |
| It's not like a chair. Shut up. | Sandalye mi bu? Sus. | All is Bright-1 | 2013 | |
| It wouldn't do that or even couldn't. Shut up, shut up, | Bunu yapmaz, yapamaz ki zaten. Sus, sus. | All is Bright-1 | 2013 | |
| shut up, shut up, shut up. | Sus ulan sus, sus. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I just... I love 'em, Dennis. | Ben... seviyorum onları be Dennis. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I just love 'em. Shut up. | Seviyorum onları. Kes sesini. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I do. | Seviyorum. | All is Bright-1 | 2013 | |
| No, he's an... an Inuit, | Yok, o bir... İnuit. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Inuit friend of a friend of Oscar's, yeah. | Oscar'ın İnuit bir arkadaşı, evet. | All is Bright-1 | 2013 | |
| But, you know, he grew up around trees, so that's good. | Ama bilirsin işte, ağaçlar arasında büyümüş. Yani iyi oldu. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Dennis, why are you with me, huh? | Dennis, neden benim yanımdasın? Neden geliyorsun? | All is Bright-1 | 2013 | |
| I want money... money on the up and up. | Para için... Kazanacağımız paralar için. | All is Bright-1 | 2013 | |
| What do ghosts give for Christmas? White sheets? | Noel'de hayaletler ne hediye alır? Beyaz çarşaf mı? | All is Bright-1 | 2013 | |
| Hey, whoa, whoa, whoa. Who's gonna guard the trees? | Hey, hop, hop! Ağaçlara kim bakacak? | All is Bright-1 | 2013 | |
| They're fine. They're in the truck. | Bir şey olmaz. Kamyondalar. Hayır, hayır. Biri girebilir. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Hey, guess what... they still don't have stars here. | Hey, burada hala yıldız yok biliyor musun? | All is Bright-1 | 2013 | |
| Hey, I left something for her. | Hey, onun için bir şey bırakmıştım. Odasına koyar mısın? | All is Bright-1 | 2013 | |
| It's an Advent calendar. | Bir Noel Takvimi. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Yeah, she can eat chocolate. | Evet, çikolata yiyebilir. Sana Bebek İsa'yı anlatıp... | All is Bright-1 | 2013 | |
| You can get one pee for free, man. | Sadece bir kere bedava işeyebilirsin, dostum. | All is Bright-1 | 2013 | |
| You hear me? What does that sign say? | Duydun mu? Ne yazıyor burada? Duyduk be duyduk. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Customers only, man. Customers fucking only, man. | Sadece müşteriler. Sadece lanet müşteriler. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Get the fuck out of here. | Siktir git şimdi. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Dennis, come... no, no. Dennis. | Dennis, gel... Hayır, hayır Denis. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Dennis, no. | Dennis, hayır. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Chevy Chase. But we tree out of Bennington. | Chevy Chase. Ama ağaçları Bennington'dan getiriyoruz. Tamam. | All is Bright-1 | 2013 | |
| What, are they purpley brown? No. | Ne o, mora çalan kahverengi mi? Hayır. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Regular brown. No. | Normal kahverengi. Hayır. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Hey, what are you doing? Rene. | Hey, ne yapıyorsun? Rene. | All is Bright-1 | 2013 | |
| and you make about a million times less than the bullshit we used to do. | Ve eskiden kazandığımız bokun da milyonda birini kazanırsın. | All is Bright-1 | 2013 | |
| But you know what else? What? | Ama bir de ne var, biliyor musun? Ne? Kodese girmezsin. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Therese was right about you. | Therese senin hakkında yanılmamış. | All is Bright-1 | 2013 | |
| You're a criminal. | Sen bir kanunsuzsun. | All is Bright-1 | 2013 | |
| With a small dick. | Ve küçük bir çükün var. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Sorry, the other guy's not here. | Affedersiniz, diğer eleman yok. Senin sorunun ne? | All is Bright-1 | 2013 | |
| I... I can't leave the lot right now. | Şey, ben... Burayı bırakamam şu an. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Very soon. Okay. | Çok yakında. Tamam. | All is Bright-1 | 2013 | |
| 192 Van Toller Street. Here. | Van Toller Caddesi, 192 numara. Al. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Very good. Thank you. Good. Thank you. | Çok güzel, teşekkürler. Tamam, teşekkürler. | All is Bright-1 | 2013 | |
| who says he hasn't eaten anything | Son üç yıldır muz ve sebze suyu dışında... | All is Bright-1 | 2013 | |
| so I do what any resourceful Quebecois lumberjack does... | Bu yüzden Quebec'li her becerikli oduncunun yaptığı gibi... | All is Bright-1 | 2013 | |
| but with clothes on. It's so hard... | Ama giyinikti. Çok zordu onu... | All is Bright-1 | 2013 | |
| Hey, it's me. | Selam, benim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Yeah? Aww. | Öyle mi? | All is Bright-1 | 2013 | |
| I miss you too. | Ben de seni özledim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| By the way, I meant to tell you, | Bu arada, sana anlatmam lazım... | All is Bright-1 | 2013 | |
| I found myself in a conversation with a male nurse the other day | Geçen gün, bir erkek hemşireyle muhabbet ediyordum. | All is Bright-1 | 2013 | |
| and that they were like new. And you know what? | ...ve hala yeni gibilermiş. Ve biliyor musun? | All is Bright-1 | 2013 | |
| if you had just shown up. | ...kodesi boylamayacaktım. | All is Bright-1 | 2013 | |
| That's where you needed to be. | Olman gereken yer oraydı. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Which is why you shouldn't have gone in alone. | Bu yüzden sen de yalnız gitmemeliydin. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Too late. | Çok geç. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I could barely say I loved you... | Seni seviyorum bile zar zor diyebiliyorum. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Oh, fuck yeah! | İşte bu, amına koyayım! | All is Bright-1 | 2013 | |
| Five trees. Let's get a drink. Let's celebrate. | Beş ağaç. Bir şeyler içelim, kutlayalım bunu. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I can bring that back. | Ben onu geri getirebilirim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| herbalist professional. Okay. | Bitkibilimci kendisi. Tamam. | All is Bright-1 | 2013 | |
| It's very strong. Sharp needles, though. | Çok güçlüdür ama iğneler sivridir. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Do you have children in the house? No. | Evde çocuk var mı? Hayır. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Great. You help yourself, okay? This one? | Harika. Keyfinize bakın, tamam mı? Şurası mı? | All is Bright-1 | 2013 | |
| Thanks. Thanks. | Teşekkürler. Teşekkürler. | All is Bright-1 | 2013 | |
| There's got to be about 1,500 there. No shit. | 1500 falan vardır burada. Yapma ya. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Put it in the box. Okay. | Kutuya koy. Tamam. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Where did you get those clothes? | Kıyafetleri nereden buldun? | All is Bright-1 | 2013 | |
| Some dentist. | Bir dişçiden. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Marie, how...? | Marie, nasıl... | All is Bright-1 | 2013 | |
| Wow, it's g... it's good to hear your voice. | Vay, ses... Sesini duymak ne güzel. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Look, if you're calling about this month's... | Bak, bu ayın şeyi için aradıysan... | All is Bright-1 | 2013 | |
| Yeah, I'll sign whatever you need me to sign. | Evet, ne istersen imzalarım. | All is Bright-1 | 2013 | |
| No, I'm... I'm... this is... I'm pleased for... | Hayır, ben... Ben... Bu.. Senin adına... Alo? | All is Bright-1 | 2013 | |
| Marie is giving me a divorce. | Marie benden boşanıyor. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I didn't even take her on a honeymoon. | Onu balayına bile götürmemiştim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I'm very, very sorry, sir. | Çok çok özür dilerim, bayım. | All is Bright-1 | 2013 | |
| It'll just be another five minutes, okay? | Bir beş dakika daha müsaade edin, olur mu? | All is Bright-1 | 2013 | |
| God damn it. | Lanet olsun. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Here. Huh? | Al. Ne? yok, sağ ol. Daha sonra, sağ ol. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Hey. Shit. God damn it. | Hey! Siktir! Lanet olsun. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Hey, you know, it cost a lot to get them down here. | Hey, bilirsiniz. Buraya getirmek bir hayli masraflı oluyor. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I have this. I have that. Like you love me... | Ben şuna sayibim, buna sayibim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| I have everything. | Her şeye sayibim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| OLGA: I have Dolce & Gabbana underwears. | Dolce Gabbana iç çamaşırlarına sayibim. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Yeah? Yeah. | Anladın mı? Evet. Evet. | All is Bright-1 | 2013 | |
| That should be on there. | Böyle iyi oldu. | All is Bright-1 | 2013 | |
| WOMAN: Christ loves you! | İsa sizi seviyor! | All is Bright-1 | 2013 | |
| He loves you, each and every one. | Her birinizi tek tek seviyor. | All is Bright-1 | 2013 | |
| That's all the guy had. | Adamın tüm parası oydu. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Is he all right? Yeah. | O iyi mi? Evet. | All is Bright-1 | 2013 | |
| He's... he's sleeping. | O... uyuyor şu an. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Oh, really? Did you tell him I was dead? | Öyle mi? Öldüğümü mü söyledin? | All is Bright-1 | 2013 | |
| He said, "You're kidding," and to wish you a merry Christmas. | O da; "Hadi canım." dedi. Sana mutlu Noeller diledi. | All is Bright-1 | 2013 | |
| DENNIS: Hey! | Hey! | All is Bright-1 | 2013 | |
| Merry Christmas, tree man. | Mutlu Noeller, ağaç adam. | All is Bright-1 | 2013 | |
| We may have moved into the land of 45/55. | 45/55 bölgesine taşınmış olabiliriz. | All is Bright-1 | 2013 | |
| Merry Christmas. Same to you. | Mutlu Noeller. Size de. | All is Bright-1 | 2013 | |
| How did you pay for it? I didn't steal it. | Neyle aldın bunu? Çalmadım. | All is Bright-1 | 2013 |