Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3257
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Don't try to talk. Shh. It's all right. | Konuşmaya çalışma. Sorun yok. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Robert Razsiak... | Robert Razsiak... | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| The lead on Corso. | Corso ile ilgili ipucu. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Corso. | Corso. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Where's Sands? | Sands nerede? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| He'll catch up. I thought he had the car? | O bize yetişecek. Arabası var sanıyordum? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| No, the car's a bit of a giveaway. He walked. | Hayır, arabalar eşantiyondu. O yürüyecek. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Where are we going? | Nereye gidiyoruz? Para kazanmaya. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| PARKER: Get the gun. DIXON: Why? | Silahını al. Neden? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| PARKER: Mc'Deer. He's a tricky customer. | Mc'Deer. O kurnaz bir müşteri. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Hand it over. | Onu bana ver. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Where's Mc'Deer? Office. | Mc'Deer nerede? Ofiste. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| How's it going, big guy? | Nasıl gidiyor koca adam? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Got the flake? | Pulun var mı? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Robbie. | Robbie. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| He's on a case. Oh, yeah? | Bir vaka üzerinde çalışıyor. Öyle mi? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Come on. PARKER: Come on what? | Hadi ama. Hadi ama ne? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Come on, Parky, it's me. | Hadi ama, Parky, bu benim. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You still think you're one of us? | Hâlâ bizden birisi olduğunu mu düşünüyorsunuz? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| We made a good team. Yeah, back in the day. | Güzel bir takımdık. Evet, eski günlerde öyleydik. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Remember, it was me who looked after you "back in the day". | Eski günlerde senin arkanı kimin kolladığını unutma. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Fuck's sake. | Hassiktir oradan. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| High value robbery yesterday in St Paul's. | Dün St. Pauls'de yüksek gelirli bir soygun oldu. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Who? Don't move in your circles. | Kim yapmış? Sınırınızı aşmayın. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| They're pretty big circles, Parky. It's worth asking. | Sınırlar oldukça büyük, Parky. Sormaya değer. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Fine. Robert Razsiak. | Peki. Robert Razsiak. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Never heard of him. [KNOCK ON DOOR] | Onu hiç duymadım. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| [CLEARS THROAT] Right, let's talk. | Tamam, konuşalım o zaman. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Fifty a key. | Bir anahtara elli. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Let's talk sensibly. PARKER: I am. | Makul bir şekilde konuşalım. Ben öyle konuşuyorum. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Twenty five a key. | Bir anahtara yirmi beş. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Now we're not even talking. | Şimdi konuşmuyoruz bile. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| It's the quality, see. Yeah? | Kaliteli mal, değil mi? Öyle. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| 60%. | 60%. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I'll turn this into a bust if I hear any more of that nonsense. | Bu saçmalıkları daha fazla duyarsam, fiyaskoya dönüşecek. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| How many pieces? Seven. | Kaç parça var? Yedi. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Thirty eight does it for me. | Benim için otuz sekiz yap. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Dixon. Count it. | Dixon. Say onu. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| MCDEER: Two sixty six, Robbie. | İki 66, Robbie. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You need to watch him. Appreciate the tip. | Onu izlemen gerekiyor. Bahşiş için teşekkürler. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Ten years, I've never seen him and Sands apart. | On yıldır onu ve Sands'i ayrı görmemiştim. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Worked together that long? History's longer than the job. | O kadar uzun süre çalıştılar mı? Tarihi işin kendisinden uzundur. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Friends since they was kids. [DOOR OPENS] | Çocukluktan beri arkadaşlar. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| MCDEER: Told you to watch him. | Onu izlemeni söylemiştim sana. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| VELON: Hello? | Alo? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Velon. It's Parker. I got 4.1 million for you. | Velon. Benim Parker. Senin için 4.1 milyonum var. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| 5 million by tonight. | Bu gece 5 milyon. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| DIXON: Shit! | Lanet olsun! | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You're an hour late. | Bir saat geciktin. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Well I'm here now, ain't I? | Şimdi buradayım, değil mi? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| MAN: Okay. | Tamam. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| One passport, one driving license. | Bir pasaport, bir ehliyet. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You won't find better quality at such short notice. | Bu kadar kısa sürede daha kalitelisini bulamazsın. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| 12,000. | 12,000. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I'm not the one who's paying. | Ödeyen ben değilim. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Joseph Corso. | Joseph Corso. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| What about him? | Ne olmuş ona? Onu bulmama yardım etmelisin. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| What is this? | O da ne? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Last night, | Geçen gece, St. Pauls'deki iş. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Yeah, go on. | Evet, devam et. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| He was the bait. | O yemdi. Sands'i ve Dixon'u öldürdü. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Me and Sands, we went a long way back. | Ben ve Sands, çok uzun yoldan geldik. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Okay. Give us a few hours. Yeah. | Tamam, bize bir kaç saat ver. Peki. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Have you spoken to Sophia Peters? | Sophia Peters ile konuştun mu? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Rumour is Corso killed her husband. | Corso onun kocasını öldürmüş diye dedikodular var. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Now she's looking for payback. | Şimdi intikam peşindeymiş. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Police. Can I come up? | Polis. Yukarı gelebilir miyim? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Balcony? Yeah. | Balkon mu? Evet. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| SOPHIA: Is there new information? PARKER: About what? | Hiç yeni haber var mı? Ne hakkında? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| SOPHIA: My husband. PARKER: Not my division. | Kocam hakkında. Benim bölümümde değil. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| What do you want, detective? | Ne istiyorsun, dedektif? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Well, where's Joseph Corso? | Joseph Corso nerede? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| How would I know? | Nereden bileyim? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| He killed your husband. | Kocanızı o öldürdü. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Then why haven't you done anything? Like I said, not my division. | O zaman neden hiçbir şey yapmadınız? Dediğim gibi, benim bölümümde değil. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| What kind of detective are you? The kind who wants Joseph Corso. | Ne tür bir dedektifsiniz siz? Joseph Corso'yu isteyen bir tür. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| My husband deserves justice. | Kocam adaleti hak ediyor. Ben adaleti sağlayabilirim. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| So where is he? | Nerede o? Bilmiyorum. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You used to live in Liverpool, didn't you? | Eskiden Liverpool'da yaşardınız değil mi? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Long time ago. | Uzun zaman önce. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Do you remember an incident at the Malmaison? | Malmaison'daki kazayı hatırlıyor musunuz? Hayır. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I bet you don't. | Bahse girerim hatırlamıyorsundur. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You get me Joseph Corso, | Bana Joseph Corso'yu getir... | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| or I tell the fellas in Liverpool exactly how to find you. | ...yoksa Liverpool'daki dostlarıma seni nasıl bulacaklarını tam anlamıyla söylerim. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| That's my number. | Bu benim numaram. Beni ara. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| ROBERTS: I've heard he'll be at Battersea Power Station tonight. | Bu gece Battersea Güç İstasyonunda olacağını duydum. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| No one kills Riley until I have the bonds. | Ben senetleri almadan kimse Riley'i öldürmeyecek. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Okay. Good. | Tamam. Güzel. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Don't let me down. | Beni hayal kırıklığına uğratma. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I won't. | Uğratmayacağım. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| I've heard that before. This time it's different. | Bunu daha öncede duydum. Bu defa farklı olacak. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Why is that? | Nedenmiş? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Because we're doing it together. | Çünkü bunu birlikte yapıyoruz. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| If it's about anything, it's about them, mate. All right? | Bir şey varsa onlar hakkında olabilir, dostum. Anladın mı? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| [SIGHS] Where's Parker? | Parker nerede? | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| You've got the wrong man. | Yanlış adamı yakaladın. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Fairfax Security was a set up. | Fairfax Güvenliği kurmacaydı. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| Your brother made a bid for freedom. | Kardeşin özgürlüğü için bir hamle yaptı. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| He died trying to escape. He was shot by a cop. | Kaçmaya çalışırken öldü. Onu bir polis vurdu. | All Things to All Men-1 | 2013 | |
| A cop who was blackmailing me. | Bana şantaj yapan bir polis. Bana şimdi şantaj yapan bir polis. | All Things to All Men-1 | 2013 |