Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3283
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Of course, it wasn't Shatner. | Elbette ki, o Shatner değildi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Probably just some guy with great hair. | Muhtemelen sadece güzel saçları olan bir adamdı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| At least dad never had to know | En azından babam bunu öğrenmek zorunda kalmadı... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I don't know why Pete framed it. | Pete'in bunu neden uydurduğunu bilmiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It was an electric car. | Elektrikli bir arabaydı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The saddest part is dad loved alternative energy. | En üzücü kısmı da babamın alternatif enerjiden yana olması. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, that and he died. | Yani, böyle ve o öldü. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I guess it's not really a funny story. | Sanırım aslında komik bir hikaye değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Do you want to get out of here? | Buradan çıkmak ister misin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You are definitely a woman, right? | Kesinlikle bir kadınsın, değil mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Bernie! Hey! | Bernie! Nasılsın! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Finally, a familiar face! | Nihayet, tanıdık bir yüz! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| God, you look great. | Tanrım, çok iyi görünüyorsun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You think? As if! Really? | Öyle mi düşünüyorsun? Hadi be! Gerçekten mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, please, stop hitting me. | Tamam, lütfen, bana vurmayı kes. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Your brother says you're getting drunk and flirty. | Kardeşin sarhoş olmaya ve huysuzlanmaya başladığını söyledi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ah, he's just jealous 'cause I can talk to women | Sadece kıskanıyor, çünkü ben kadınlarla... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| without getting a nosebleed. 1 | burun kanaması geçirmeden konuşabiliyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| te: That was one time! | O sadece bir kere oldu! 1 | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So, look at you, | Kendine bir bak, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Mr. Big Time Harvard Business. | Harvard İşletme'deki, Bay önemli şahsiyet. . | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| How is the... Business stuff? | Nasıl... İşletme şeyi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Right. Business School. | Evet. İşletme Fakültesi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And that is why Kenya's resource based Economy | Ve bu nedenle Kenya kaynaklı ekonomi, bizim refahımızla... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| is so closely tied to our creature comforts. | ...oldukça yakından bağlantılıdır. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Just make me a (Bleep) latte. | Sadece şu lanet kahveyi hazırla. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I don't want to brag. | Övünmek istemiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So did I hear you're some big shot lawyer? | Ben de, senin önemli bir hukukçu olduğunu duydum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That is what I put on Facebook, | Facebook'a öyle yazdım, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| so it's gotta be true. | yani, doğru olması lazım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm so sorry for your loss. | Kaybınız için çok üzgünüm. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| ry: When did the mall get security guard? | Ne zamandır güvenlik görevlisini alışverişe götürüyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I don't know. He just started showing up. | Bilmiyorum. Birden ortaya çıktı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Of course he did. | Hiç şüphem yok. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This place is such a loser magnet. | Bu yer bir aciz mıknatısı gibi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Thank God we got out. | Bizi buradan kurtardığın için, teşekkürler tanrım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Can you imagine if you were still stuck next door | Yan tarafta, 14 yaşındakilere hala.. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| selling hooker boots to 14 year olds? | ...şu dizüstü çizmelerden sattığını düşünebiliyor musun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That would suck. | Berbat olurdu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey, grease trap, | Hey, bulaşık süzgeci, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| your break ended ten minutes ago. | ...mola 10 dakika önce sona erdi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Those hooker boots aren't gonna sell themselves. | Çizmeler kendini satacak değil ya. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| She must have me confused with a less successful person. | Beni, daha az başarılı biriyle karıştırmış olmalı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You still work there, don't you? | Hala orada çalışıyorsun, değil mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No. But I must leave now | Hayır. Ama şimdi gitmem gerek, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and do something unrelated for the next five hours. | ve önümüzdeki beş saat boyunca yapmam gereken bir şey var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| There you are! I could use your help. | İşte oradasın! Yardımını alabilirim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm selling out faster than George Lucas. | George Lucas'dan daha çok satış yapıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And I would love to help you sell comics | Ben de babamın cenazesinde, çizgi roman satmanda... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| at our dad's funeral, but I'm busy. | ...sana yardım etmek isterdim, ama meşgulüm. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Getting drunk? | Sarhoş olmakla mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yes. Getting drunk at a funeral; | Evet. Sarhoş olmakla. Cenazelerde, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's what normal people do. | normal insanların yaptığı bu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Pot too?! | Bir de esrar mı! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Look, Pete, | Bak, Pete, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm just trying to make it through this freak show, | bunu sadece bu ucube gösterisi yüzünden yapmaya çalışıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| no offense. | Darılmak yok. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, enjoy your paranoia and dry mouth! | O zaman sana, paranoyanla ve kurumuş ağzınla iyi eğlenceler! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Please. | Hadi ama. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| an: Hello, boys. | Merhaba, çocuklar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So, thirsty. | Biraz kurumuş. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| See?! | Gördün mü? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wow, Dan. You're really quiet. | Dan. Çok sessiz yaklaştın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, yeah. It's the new Whisper 3000. | Şey, evet. Bu yeni Fısıltı 3000. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Just got 'em in. | Sadece bende var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So quiet you could kill a cheetah. | Bir çita'yı öldürebilecek kadar sessiz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's a terrible slogan. | Bu çok berbat bir slogan. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Look... I never liked your dad. | Bakın... Babanızı hiç sevmezdim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I like you two even less. | Siz ikinize olan sevgimse, çok daha az. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| But...? But nothing. | Ama...? Aması yok. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Just wanted to get that off my chest. | Sadece içimdekileri söylemek istedim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Death makes you think about what's important. | Ölüm size neyin önemli olduğunu düşündürmüştür. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Speaking of which, I want your store. | Hazır laf açılmışken, dükkanınızı istiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You already have a store, right down there. | Zaten orada bir dükkanın var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah. this one's gonna be all across... | Evet. Buranın tümünde olacak... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| All the time. | ...daima. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, that sounds awful. | İğrenç. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Anyhow, here's my offer. | Her neyse, işte benim teklifim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Think it over? | Bunu bir düşünün? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What? Are you kidding? Is this a joke? | Ne? Dalga mı geçiyorsun? Bu bir şaka mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Should I laugh now? | Şimdi, gülmeli miyim? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Uh, Pete, we should consider it. | Ah, Pete, Bunu bir düşünsek iyi olur. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey! Ha, ha, ha! | Hey! Ha, ha, ha! ...ve karmaşa yaratmadan giden... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Very funny, Mr. Comedian. | Çok komik, Bay Komedyen. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Tell me this, if we sell the store, where am I gonna live? | Söyle bana, eğer dükkanı satarsam ben nerede yaşayacağım? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wait. You're living in the store? | Dur. Dükkanda mı yaşıyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'll talk to him, Dan. Dan? | Onunla konuşacağım, Dan. Dan? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wow. Those are quiet shoes. | Vay be. Acayip sessiz ayakkabılarmış. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey, Boyd. | Selam, Boyd. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ever feel like maybe you've wasted your life? | Hiç, sanki hayatını heba etmişsin gibi hissettin mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Are you kidding? Look at me? | Dalga mı geçiyorsun? Bir baksana. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey, could I get some quarters? | Bir kaç çeyreklik alabilir miyim? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| A pocket full of change makes me feel like a big man. | Dolu bir ceple dolaşmak, önemli bir adammış gibi hissettiriyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Maybe I'm asking the wrong guy. | Belki de yanlış adama soruyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey, gravy train. | Hey, tembel teneke. Thundergut... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| More folding, | Üzgün yalnızlara... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| less goofing off with sad loners. | daha fazla katlan, daha az tembellik et. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm not sad. | Ben üzgün değilim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm misunderstood, | Yanlış anlaşıldım, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| which makes me sad. | ...bu beni üzer. | Almost Heroes-1 | 2011 |