Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3362
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Oh! Ping pong is table tennis. | Ping pong'un diğer anlamı masa tenisidir. | Alphas-1 | 2011 | |
| Rachel, um, did you get a peek at that bullet casing? | Rachel, mermi kovanına göz atabildin mi? | Alphas-1 | 2011 | |
| There wasn't a print, | Bir parmak izi vardı... | Alphas-1 | 2011 | |
| but I'm gonna take a closer look. | ...ama biraz daha yakından bakmam gerekecek. | Alphas-1 | 2011 | |
| Does he ever stop? Hey, you shut up. | Hiç durur mu bu adam? Kapa çeneni. | Alphas-1 | 2011 | |
| Gary, what did we talk about? | Gary, ne konuşmuştuk daha önce? | Alphas-1 | 2011 | |
| He started it. | O başlattı ama. | Alphas-1 | 2011 | |
| And how do we end it? | Kim sonlandırıyordu peki? | Alphas-1 | 2011 | |
| I stop. | Ben sonlandırıyordum. | Alphas-1 | 2011 | |
| So, um, basically, we're looking for an athlete? | Kısacası bir sporcu arıyoruz? | Alphas-1 | 2011 | |
| Yes. And, relatedly, someone who might have a predilection | Evet. Ve kendi kendini tedavi etme ve kendisini aşırı... | Alphas-1 | 2011 | |
| to over stimulus, uh, self medication. | ... uyarabilen birisini arıyoruz. | Alphas-1 | 2011 | |
| Join the club. | Bizim gibi yani. | Alphas-1 | 2011 | |
| Possible addiction, | Muhtemel bağımlılık... | Alphas-1 | 2011 | |
| even a criminal record. | ...hatta sabıka kaydı olan biri. | Alphas-1 | 2011 | |
| So we got a athlete, drug addict, sniper, | Kısacası sporcu, uyuşturucu bağımlısı, keskin nişancı... | Alphas-1 | 2011 | |
| which means some sort of military training. | ...ki bu da askerî eğitim aldığı anlamına gelir. | Alphas-1 | 2011 | |
| Starting to look like real a criminal profile, | Gerçek bir sabıka profili gibi görünmeye başladı... | Alphas-1 | 2011 | |
| which would mean | ...ki bu da profesyonel bir soruşturma... | Alphas-1 | 2011 | |
| this is almost like a professional investigation. | ...olacağı anlamına geliyor. | Alphas-1 | 2011 | |
| Whatever, Bill. | Her neyse, Bill. | Alphas-1 | 2011 | |
| I'm gonna go Whatever, Bill. | Gideyim ben Her neyse, Bill. | Alphas-1 | 2011 | |
| I have a bad attitude. | Kötü bir davranış şeklim var, tamam. | Alphas-1 | 2011 | |
| Make this quick. | Çabuk söyle. | Alphas-1 | 2011 | |
| Oh, look at this. | Şuna bir bakar mısın? | Alphas-1 | 2011 | |
| Japanese import, Children of the Revolution. | Japon İthalat. Devrimin çocukları. | Alphas-1 | 2011 | |
| Hard to believe Marc Bolan | Marc Bolan'ın, kariyerine halk müziği... | Alphas-1 | 2011 | |
| started his career in a skiffle band. | ...grubunda başladığına inanmak çok zor cidden. | Alphas-1 | 2011 | |
| I want to know what you've gotten us into. | Bizi neye bulaştırdığını bilmek istiyorum. | Alphas-1 | 2011 | |
| You know what you need to know. | Bilmen gerekenleri biliyorsun. | Alphas-1 | 2011 | |
| No, I'm afraid I don't, | Hayır, korkarım ki bilmiyorum... | Alphas-1 | 2011 | |
| and I'm not gonna move forward until I do. | ...ve bana söyleyene kadar da devam etmeyi düşünmüyorum. | Alphas-1 | 2011 | |
| You jump when | Sen ne zaman | Alphas-1 | 2011 | |
| So hostile. | Düşmanca tavırlara da bak. | Alphas-1 | 2011 | |
| You weren't breast fed, we're you? | Annen zamanında sana süt vermedi galiba. | Alphas-1 | 2011 | |
| Yeah, yeah, yeah. Whatever you say. | Tabii, tabii, tabii. Ne dersen artık. | Alphas-1 | 2011 | |
| You think I'd put these people in danger | Sırf senin sözünle mi bu kadar insanı... | Alphas-1 | 2011 | |
| on your word alone, don? | ...tehlikeye sokacağımı sanıyorsun, Don? | Alphas-1 | 2011 | |
| Think again. | Bir daha düşün. | Alphas-1 | 2011 | |
| So some answers, please. | Cevapları alayım lütfen. | Alphas-1 | 2011 | |
| Okay. Red Flag. | Peki. Kızıl bayrak. | Alphas-1 | 2011 | |
| The Alpha group? The extremists? | Alfa grubu mu? Radikalciler? | Alphas-1 | 2011 | |
| You call them extremists. | Sen onlara radilakciler diyorsun... | Alphas-1 | 2011 | |
| I call them criminals, terrorists. | ...bense suçlular diyorum, teröristler. | Alphas-1 | 2011 | |
| But I thought we shut them down. | Onları çökerttiğimizi sanıyordum. | Alphas-1 | 2011 | |
| Yeah, we did, but they're back, | Evet, çökertmiştik ama geri döndüler. | Alphas-1 | 2011 | |
| and now they're expanding from networking Alphas | Üstelik Alfa'ları örgütlemekten... | Alphas-1 | 2011 | |
| into human trafficking, drugs... | ...insan kaçakçılığı ve uyuşturuculara terfi ettiler. | Alphas-1 | 2011 | |
| And murder. | Ve cinayete. | Alphas-1 | 2011 | |
| You saw the tape. | Kaseti sen de gördün. | Alphas-1 | 2011 | |
| Red Flag put a bullet in our only witness. | Kızıl bayrak, bizim tek tanığımızı öldürdü. | Alphas-1 | 2011 | |
| Now you know what I know. | Şimdi benim bildiklerimi sen de biliyorsun. | Alphas-1 | 2011 | |
| Can I, uh... | Telefonu alsam? | Alphas-1 | 2011 | |
| Uh, scout's honor? | İzci sözü mü? | Alphas-1 | 2011 | |
| On my mother's grave. | Annemin mezarı üstüne yemin ederim. | Alphas-1 | 2011 | |
| How long has he been back on active? | Ne zamandır çalışıyor? | Alphas-1 | 2011 | |
| Persky? Couple a weeks, I think. | Persky mi? İki hafta sanırım. Kardeşi olduğunu söylüyor, evet Don. | Alphas-1 | 2011 | |
| Well, he looks fine to me. | Bana iyi göründü doğrusu. | Alphas-1 | 2011 | |
| Two surgeries I heard. | Duyduğuma göre iki ameliyat geçirmiş. | Alphas-1 | 2011 | |
| Do you mind? | Mahzuru var mı? | Alphas-1 | 2011 | |
| Do I mind what? | Neyin mahzuru var mı? | Alphas-1 | 2011 | |
| Well, technically, | Teknik olarak... | Alphas-1 | 2011 | |
| I'm not supposed to share it out of department. | ...emniyetten bilgi sızdırmam yasak. | Alphas-1 | 2011 | |
| This is a joint op. | Bu müşterek bir harekat. | Alphas-1 | 2011 | |
| I still do have my badge, right? | Hâlâ rozetim var sonuçta, değil mi? | Alphas-1 | 2011 | |
| Not if it was up to Persky. | Persky'e kalsaydı, rozetin olmazdı. | Alphas-1 | 2011 | |
| Yeah, well, forget him. | Boşver sen onu. | Alphas-1 | 2011 | |
| How many of these damn things did you pull? | Kaç tane var bunlardan yahu? | Alphas-1 | 2011 | |
| You wanted vets with PTSD and a list of priors. | Travma sonrası strez bozukluğu olan kıdemli asker ve mukaddem listesi istedin. | Alphas-1 | 2011 | |
| It's not a short list. | Kısa bir liste değil sonuçta. | Alphas-1 | 2011 | |
| What do you do, Bill? | Neler oluyor, Bill? | Alphas-1 | 2011 | |
| One week you come in, | Bir gün geliyorsun... | Alphas-1 | 2011 | |
| you ask for a file on a hundred year old Russian chess master. | ...yüz yaşında, Rus bir santranç ustasının dosyasını istiyorsun. | Alphas-1 | 2011 | |
| Now it's military snipers with a history of going nuts. | Şimdi ise delilik geçmişi olan askerî keskin nişancıların listesini. | Alphas-1 | 2011 | |
| I'm rehearsing for Jeopardy! | Risk provası yapıyorum da. | Alphas-1 | 2011 | |
| Any luck with those files? | Dosyalar konusunda bir gelişme var mı? | Alphas-1 | 2011 | |
| Oh, yeah. Thank you. | Evet. Teşekkür ederim. | Alphas-1 | 2011 | |
| Don't forget who hooked you up. | Bunu kimin ayarladığını unutma. | Alphas-1 | 2011 | |
| Mmm. This looks delicious. | Çok lezzetli görünüyor. | Alphas-1 | 2011 | |
| This is really good. | Cidden çok iyiymiş. Evet. | Alphas-1 | 2011 | |
| Thank you. | Sağolasın. | Alphas-1 | 2011 | |
| Rachel, where are we? Anything yet? | Rachel, ne durumdayız? Bir gelişme var mı? | Alphas-1 | 2011 | |
| we didn't actually get a fingerprint | O mermi kovanından... | Alphas-1 | 2011 | |
| off the bullet casing, | ...parmak izi bulmayı başaramadık... | Alphas-1 | 2011 | |
| but I did manage to pull some biological residue. | ...ama biyolojik kalıntı bulmayı başardık. | Alphas-1 | 2011 | |
| Um, traces of, uh, citrus rind, | Turunçgil kabuğu, nikotin... | Alphas-1 | 2011 | |
| nicotine, pharmaceuticals, and... | ...tıbbi ilaç kalıntıları, ve... | Alphas-1 | 2011 | |
| Is there something bothering you, Rachel? | Seni rahatsız eden bir şey mi var, Rachel? | Alphas-1 | 2011 | |
| It's nothing. It's nothing really. | Yok bir şey. Cidden yok bir şey. | Alphas-1 | 2011 | |
| No? Oh. | Öyle mi? | Alphas-1 | 2011 | |
| Well, indulge me, hmm? | Söyle bana, olur mu? | Alphas-1 | 2011 | |
| It's Bill. | Sorun Bill. | Alphas-1 | 2011 | |
| He's he's messy, | Çok pasaklı... | Alphas-1 | 2011 | |
| and he's rude, and he just | ...çok da kaba, üstelik Bu yüzden de ilişkimizi bitirmek en iyisi diye düşünüyorum. | Alphas-1 | 2011 | |
| He takes things without asking and | Öylece gelip sormadan bir şeylerimizi alıyor ve | Alphas-1 | 2011 | |
| Yes, I No, I understand. | Evet, seni anlıyorum. | Alphas-1 | 2011 | |
| Bill has some boundary issues. | Bill'in biraz sınır sorunu var. | Alphas-1 | 2011 | |
| Some? Well, we're working on them. | Biraz mı? Hâlâ üstünde çalışıyoruz. | Alphas-1 | 2011 | |
| You know, the best thing for him is, uh... | Onunla yapılacak en iyi şey... | Alphas-1 | 2011 | |
| And for you, is to confront him | ...senin için de tabii, onunla yüzleşmek... | Alphas-1 | 2011 |