Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 155220
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
I will lead you to Merlin's treasure. | Sizi Merlin'in hazinesine götüreceğim. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
We want the old man. | Yaşlı adamı istiyoruz. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
He has information we seek. | Aradığımız bir bilgiye sahip. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Not today, fellows. | Bugün olmaz, çocuklar. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Our army has taken this village. | Ordumuz köyü ele geçirdi. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
If you resist, | Direnirseniz,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
there will be no escape. | ...kaçışınız olmayacaktır. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
stand aside. | ...geri çekilin. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Oh, I think somebody must have heard that. | Sanırım bunu birileri duymuştur. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
This way. Come quickly. | Buradan. Çabuk gelin. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I'll blame everything on you. | Suçu size atarım. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Good plan. | İyi plan. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
What's the matter with them? | Bunların nesi var? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I don't know. I'm picking up varying anomalous readings. | Bilmiyorum. Değişken ve garip ölçümler alıyorum. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Stronger here... | Burada daha güçlü,.... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
weaker here... | ...burada daha zayıf,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
and then rising again. | ...ve tekrar artıyor. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Well, this is weird. | Bu çok garip. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
They're temporal fluctuations. | Bunlar zamansal dalgalanmalar. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Meaning these people are trapped in a time distortion field. | Yani bu insanlar bir zaman bükülme alanı içinde hapsolmuşlar. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
If it's a time distortion field, why are the leaves moving in the trees? | Eğer bu bir zaman bükülme alanıysa, neden yapraklar hareket ediyor? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
It could be an illusion designed to reproduce the standing weather pattern. | Mevcut hava durumunu taklit edecek biçimde yaratılan bir yanılsama olabilir. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
These readings indicate the time within the field is extremely decelerated. | Bu ölçümler, alan içerisindeki zamanın aşırı derecede yavaş olduğunu söylüyor. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I mean, these people may look like they're standing perfectly still, but, in fact, they're moving, | Yani, bu insanlar sabit duruyor gibi görünebilir ama aslında hareket ediyorlar,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
imperceptibly slowly. | ...fark edilemeyecek derecede yavaş. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Are they aware of what is happening to them? | Bu durumdan haberdarlar mı? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Doubtful. | Kuşkulu. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Several years may pass on our side of the field in the one or two seconds it takes them to take even one step. | Bizim alanımızda birkaç yıl geçebilir ve diğer alanda birkaç saniye bile geçmez. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Why don't we just go around it? | Neden etrafından dolaşmıyoruz? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Well, the outer edge of the field extends as far as I tell in either direction, | Alanın dış çeperi, iki yönde de boylu boyunca uzanıyor... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
and it has a slight curve to it. I mean, for all I know it could form a complete circle. | ...ve hafif bir eğriye sahip. Yani, tam bir çember oluşturuyor olabilir. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
We could walk for miles and never find a way through. | Millerce yürürüz ve gene bir yol bulamayabiliriz. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Sam, if you've got another idea, I'd love to hear it. | Sam, eğer başka bir fikrin varsa, duymak isterim. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Well, I'm definitely picking up varied readings. It's almost as if... | Şey, değişken ölçümler aldığım kesin. Sanki... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I think I may have found a way in. | Sanırım bir giriş yolu buldum. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
There's a circuitous path of real time winding through the temporal field. | Zamansal alan içinde dolaşan, gerçek zaman yolu gibi bir şey var. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
It's a maze... | Bu bir labirent. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
it's a maze. | Bu bir labirent. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
These readings are unmistakable. I can use them to guide us through. | Bu ölçümler hatasızdır. Bunları rehber olarak kullanabilirim. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Follow my lead. | Beni izleyin. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
If you stray off the path, you could wind up trapped in the distortion field. | Eğer yoldan çıkarsanız, zaman bükülme alanında sıkışıp kalırsınız. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
What do you mean...? | Oooo ile ne demek istiyorsun? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
You left your stove on, right? | Oooo... sobayı açık unuttun, değil mi? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
The temporal distortions are affecting these readings. | Zamansal dalgalanmalar okumaları etkiliyor. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
We're blind. | Göremiyoruz. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Okay, here's a stupid question... | Pekala, işte aptalca bir soru,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
you did check the batteries in that thing before you left Stargate Command, right? | ...pillerini SGC'den ayrılmadan önce kontrol ettin, değil mi? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
It's not the batteries. | Pillerden değil. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
We could just retrace our steps and try our luck with the Ori soldiers. | Adımlarımızı geri alıp, Ori askerleri ile şansımızı deneyebiliriz. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Do you know the way back? | Geri dönüş yolunu biliyor musun? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
That way. | Bu yönden. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
We have to be exact. | Emin olmalıyız. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Any deviation from the path of real time and we could wind up frozen like the rest of these people. | Yoldan ufak bir ayrılış, gerçek zamandan kopuşa ve bu insanlar gibi donup kalmamıza yol açar. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
If Morgan le Fey left clues as to the whereabouts of the Sangraal, | Eğer Morgan Le Fey bize Kan Kasesi'nin nerede olduğu konusunda ipuçları bıraktıysa... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
then it is safe to assume that she believed that someone would eventually reach it. | ...o halde eninde sonunda birinin ona ulaşabileceğine inanmış olduğunu varsayabiliriz. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
It also stands to reason that our task, though challenging, | Aynı şekilde, görevimiz her ne kadar zorlu olsa da... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
is far from impossible. Teal'c's right. | ...imkansız olmaktan çok uzak. Teal'c haklı. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
She set this trap to weed out those she deemed unworthy. | O bu tuzakları, değersiz olanları elemek için hazırladı. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
There is a way out. We just have to... | Bir çıkış yolu var. Sadece... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
be resourceful and | ...becerikli olmalı ve... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
carefully think it through. | ...dikkatlice düşünmeliyiz. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Arthur and his knights wouldn't have had access to this advanced technology to guide them through, | Arthur ve şövalyelerinin kendilerine rehberlik edecek böyle bir teknolojiye erişimleri yoktu,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
so, presumably, the answer could be... | ...yani, olasılıkla, cevap... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
deceptively simple. | ...aldatıcı br şekilde basit olabilir. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Deceptively simple. | Aldatıcı şekilde basit. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
All right, we're through. | Pekala, geçtik. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
We'd better pick up the pace if we want to cut into Ba'al's lead. | Eğer Ba'al'ı geçmek istiyorsak, hızlanmalıyız. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
You say that these Ori | Diyorsun ki, bu Ori'lar... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
are possessed of god like abilities, and yet they are not gods? | ...tanrı gibi güçlere sahip, ama tanrı değiller, öyle mi? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
No, they're very powerful beings who would have their followers believe as much | Hayır, takipçilerinin olabildiğince inanması gereken çok güçlü varlıklar,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
because faith is the source of their power. | ...çünkü inanç güçlerinin kaynağı. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Faith is something that cannot be won through intimidation and fear. | İnanç, korkutma ve göz dağı verme ile kazanılabilecek bir şey değildir. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
If their followers have faith, | Eğer takipçilerinin inancı varsa... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
then they must truly believe. | ...o halde gerçekten inanıyor olmalılar. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
No, they only believe because they've been misled. | Hayır, sadece yanlış yönlendirildikleri için inanıyorlar. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
to many less developed civilizations, | ...birçok az gelişmiş medeniyet için... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
certain advanced technologies would strike them as supernatural in nature. | ...bazı gelişmiş teknolojiler doğaüstü gibi görünebilir. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Merlin wasn't a wizard, and Morgan le Fey was not a sorceress. | Merlin bir büyücü değildi, Morgan le Fey de. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Ridiculous. They simply used their advanced abilities to.. | Saçma. Sadece gelişmiş güçlerini kullanarak... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
fashion seemingly magical creations, like the Sangraal, | ...Kan Kasesi ve zaman genişleme alanı gibi... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
or that time dilation field we encountered. | ...sihirli gibi görünen şeylere biçim verdiler. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
So you would have me believe that you are possessed of a complete understanding of these amazing feats? | Yani bu inanılmaz özellikleri tamamıyla anlayabildiğini mi söylüyorsun? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
No, but just because I don't know how the trick is done doesn't make it magic. | Hayır, ama sadece numarasını anlayamamam, bunun bir sihir olduğunu göstermez. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
And I would argue | Ve ben de derim ki,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
that your inability to comprehend such feats does, in fact, prove their supernatural nature. | ...bu özellikleri anlyamaman, aslında onların doğaüstü bir doğası olduğunu kanıtlar. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Their army just ran roughshod over your village, | Orduları köyünün üstünden geçti,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
forced you into hiding, | ...seni saklanmaya zorladı,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
now you're defending them? Hardly. | ...ve şimdi onları mı savunuyorsun? Hiç de değil. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I condemn the actions of their soldiers | Askerlerinin hareketlerini lanetliyorum,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
but I'm in no position to judge the Ori or their message. | ...ama Ori'ı ya da mesajlarını yargılayacak konumda değilim. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Truth is elusive to those who refuse to see with both eyes. | Gerçek, iki gözüyle aramayanlardan kaçar. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I don't believe they abandoned me, they're gonna pay. | Beni terkettiklerine inanamıyorum, bunun hesabını verecekler. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
All of them are going to pay... | Hepsi hesabını verecek,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
make yourselves comfortable. We're gonna be here a while. | ...rahatınıza bakın. Bir süre burada kalacağız. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
It won't do you any good. Believe me, I've tried. | Hiçbir işe yaramayacaktır. İnan bana, denedim. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
It's a one way door. | Tek yönlü bir kapı. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
How long have you been trapped in here? Three agonizingly tedious days. | Ne kadar süredir buradasın? 3 acı verici ve sıkıcı gün. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Which reminds me, I don't suppose you have any food? | Bu da bana yanınızda yiyecek birşeyler olup olmadığı sorusunu hatırlatıyor. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
That's bait. | Yem. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
When I approached to investigate, I unwittingly triggered the trap. | Bakmak için yaklaştığımda, farketmeden tuzağı çalıştırdım. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |