Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 155221
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
You've had the Ancient database for months. Why did it take you so long to get here? | Eskiler veri tabanını eline geçireli aylar olmuştu. Buraya ulaşman neden bu kadar uzun sürdü? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I can't think clearly on an empty stomach. | Boş mideyle pek iyi düşünemiyorum. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I only possessed two of the three addresses needed to complete the puzzle. | Bulmacayı tamamlamak için gerekli 3 adresten sadece ikisine sahiptim. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
As a result, I had significantly more | Sonuç olarak, araştıracak çok daha... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
possibilities to investigate. | ...fazla olasılığım vardı. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
By a process of elimination, I was left with one prospect, and | Eleme yöntemiyle, elimde tek bir şey kaldı ve... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
when I went in search of the planet, it wasn't there. | ...gezegeni araştırmaya gittiğimde, orada değildi. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
What do you mean it wasn't there? | Ne demek "orada değildi"? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
It wasn't where it was supposed to be. | Olması gereken yerde değildi. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I calculated its position, I sent my ships to its approximate location, but they couldn't find it. | Konumunu hesapladım, yaklaşık bölgesine gemilerimi yolladım, ama bulamadılar. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
In the end, my only recourse was to | Sonunda, ulaşmak için tek yolum... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
access it via the Stargate | ....yıldız geçidi kaldı... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
and secure the device with a handful of my Jaffa, | ...ve aygıtı bir avuç jaffa'mla aramak zorunda kaldım... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
and when I became trapped in here, they set off in search of a | ...ve ben burada sıkışıp kaldığımda, beni kurtarmanın bir yolunu... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
means of freeing me. | ...bulmak için buradan ayrıldılar. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
They have yet to return. | Henüz dönmediler. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Something must have come up. | Birşey olmuş olmalı. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Obviously, Morgan must have rendered this planet inaccessible to ships | Görünüşe göre, Morgan bu gezegeni gemilerle ulaşılamayacak hale getirmiş,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
to ensure that enemies such as the Ori could not destroy the Sangraal from orbit. | ...böylece Ori gibi düşmanların Kan Kasesi'ni yörüngeden yoketmesini engellemiş. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I've had three days to search for a way out of here. There's nothing inside. | 3 gün boyunca buradan çıkmanın yolunu aradım. İçinde birşey yok. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Well, that's the point, isn't it? | Aslında, olay da bu zaten, değil mi? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
The parchment of virtues told us that | Erdemler parşömeninde yazdığına göre... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
we'd have to rely on five things in order to reach the Sangraal... | ...Kan Kasesi'ne ulaşmak için 5 şeye sırtımızı dayamamız gerekir: | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
prudence, wisdom, charity, kindness, and faith. | Mantık, bilgelik, yardımseverlik, nezaket ve inanç. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
You're saying the parchment was intended to be interpreted literally? | Yani sen parşömenin en basit anlamda tercüme edilmesi gerektiğini mi söylüyorsun? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
we demonstrated prudence, as opposed to recklessness, | ...mantık yürüttük, pervasızca hareket etmedik,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
which would have stranded us. | ...o zaman oraya sıkışır kalırdık. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
So ask yourselves... | O zaman kendinize sorun,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
what does this trap exploit? Curiosity. | ...bu tuzak hangi duygumuzu istismar eder? Merak. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Greed. | Hırs. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
A person approaches a chest expecting to find treasure inside, but instead | Kişi sandığa içinde bir hazine bulma umuduyla yaklaşır, ama onun yerine... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
finds nothing, and gets trapped for his trouble. | ...hiçbir şey bulamaz ve kendi kendine tuzağa düşer. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
So in order to reverse the trap, you have to reverse the impetus. | Tuzağı tersine çevirmek için, bu gücü tersine çevirmek gerekir. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
The opposite of greed is charity | Hırsın tersi yardımseverlik,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
one of the virtues mentioned in the parchment. | ...parşömende bahsedilen erdemlerden biri. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Instead of taking something, something must be sacrificed. | Birşey almak yerine, birşey feda edilmeli. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Well, that was an interesting theory. | Pekala, ilginç bir teoriydi. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Well, we're all trapped, so we all have to contribute something. | Hepimiz tuzağa düştük, hepimiz birşeyler vermeliyiz. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
No... wait! | Hayır...bekle! | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I have nothing to donate. | Bağışlayacak hiçbir şeyim yok. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
That particular item holds great sentimental value. | Bu nesnenin duygusal anlamda büyük değeri var. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Another day in there, I would have gone mad. | Bir gün daha kalsaydım, çıldırabilirdim. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Guess that makes it time to say goodbye. | Sanırım bu da elveda deme zamanı. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
It would be foolish of you to kill me. | Beni öldürmeniz aptallığınız olacaktır. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
How so? | Nasılmış o? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Amongst the information I obtained regarding the Sangraal is the name of the protector. | Kan Kasesi'ne ait elde ettiğim bilgiler arasında bekçinin ismi de vardı. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Protector? | Bekçi mi? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
The dragon. | Ejderha. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
You see? I told you there was a dragon. | Gördünüz mü? Size ejderhalar var demiştim. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I'm sure there's something guarding the device. | Aygıtı koruyan birşeyler olduğuna eminim. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Maybe it's a hologram. | Belki bir hologramdır. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Holograms can be dangerous, you know. It could be a ship. | Hologramlar tehlikeli olabilir, bilirsin. Bir gemi olabilir. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Even if it's based on technology, the name is no doubt a password, or a command code. | Teknolojiye dayalı bile olsa, isim şüphesiz bir parola ya da komuta şifresi. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Either way, if you want it, | Her şartta, o ismi istiyorsanız,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
you'll have to take me with you. | ...beni yanınızda götürmelisiniz. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
You know, I hate to say this, but... | Bilirsin, bunu söylemekten nefret ediyorum, ama... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
he could prove useful. | ...işe yarayabilir. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Yet again we find ourselves the unlikeliest of allies | Bir kez daha, kendimizi ortak bir amaç için bir araya gelmiş en alakasız... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
joined together in common purpose. | ... müttefikler olarak buluyoruz. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
You know, the word "allies" implies some sort of partnership, and that just isn't the case here. | Bilirsin, "müttefik" sözcüğü bir çeşit ortaklık anlamı içerir ve bizim durumumuzda böyle birşey yok. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
You see, we are going after the Sangraal, | Anla, biz Kan Kasesi'nin peşinden gidiyoruz,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
while you are tagging along for the ride. | ...sen de yolda bizimle takılıyorsun. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
According to the map, | Haritaya göre,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
the Sangraal is hidden in a cave beneath a lone mountain. | ...Kan Kasesi tek duran bir dağın altındaki mağarada gizli. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Right. We're getting warm. | Pekala. Yaklaşıyoruz. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
The cave entrance. | Mağara girişi. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
The Sangraal is located within. | Kan Kasesi içeride. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
It's too bad you won't be coming with us. | Senin bizle gelemeyecek olman çok kötü. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I thought I made it clear. You need me. | Bunu açık bir şekilde söyledim sanıyordum. Bana ihtiyacınız var. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Ah, well... | Pekala,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
allow me to get out of your line of fire. | ...ateş hattından çıkmama izin verin. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Have you lost your senses? | Aklınızı mı yitirdiniz? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Truth eludes he who does not seek it with both eyes wide. | Gerçek, iki gözüyle aramayanlardan kaçar. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
It's a quote from the book of Origin. | Bu, Köken Kitabı'ndan bir alıntı. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
You paraphrased it earlier today. | Biraz önce alıntı yapmıştın. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Now, I might not have noticed, but I spent the past year studying the good book, so... | Aslında farketmeyebilirdim, ama geçen yılı o güzel kitabı inceleyerek geçirdim, yani... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Surely you're not basing your suspicions on this mere coincidence? | Elbette, şüphelerin bu basit tesadüf üzerine kurulu değil, değil mi? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
And when it came time to give up a possession to free ourselves from the force field trap, | Ve güç alanı tuzağından kurtulmak için bir varlığımızı vermek zorunda kaldığımızda,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I noticed the designs on your ring, not celtic, | ...yüzüğünün üzerindeki tasarımları farkettim, kelt değildi,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
as one might expect, given the cultural background of this planet, | ...birinin de bekleyeceği üzere, bu gezegenin kültürel geçmişini düşünürsek,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
but distinctly Ori. The ring was a gift from a travelling merchant. | ...ama tamamen Ori'dı. Yüzük yolculuk eden bir eden tüccarın hediyesiydi. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
You're the one that screwed up. Now drop the act. | Berbat eden sendin. Rol yapmayı bırak. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
It would have been so much easier | Çok daha kolay olurdu,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
if you had remained oblivious. | ...eğer bihaber kalsaydınız. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
But now things will be much more difficult. | Ama şimdi işler çok daha zor olacak. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
So the troops in the village, | Yani köydeki birlikler,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
the shoot out in the tavern, that was all a set up. | ...bardaki çarpışma, hepsi kurmacaydı. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
More than you know. | Bildiğinizden fazlası. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I grew impatient waiting for you to discover the location of the weapon, | Sizin silahın yerini keşfetmenizi beklemekten sabrımı yitirdim,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
so I gave you a little help. | ...size biraz yardım ettim. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
The dream I had, "three into one." | Gördüğüm rüya, "Üçü bir arada." | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
That was you? Yes. | O sen miydin? Evet. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
So you planted the solution in Vala knowing it would lead us right to you. | Yani çözümü Vala'nın zihnine yerleştirdin, bizi doğruca sana getireceğini bilerek. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
Apparently, Morgan put safeguards in place to ensure the weapon could only be secured by... | Görünüşe göre, Morgan güvenlik korumaları yerleştirmiş, böylece silahı bulanlar sadece... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
what was the term again? | O terim neydi? | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
"Those possessing truth of spirit." | "Dürüst ruha sahip olanlar". | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I can't think of anyone more appropriate than a former ascended. | Daha önce yükselmiş birinden daha uygun birini düşünemem. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
With your help, | Yardımınla,... | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
I'll secure the device. | ...aygıtı ele geçireceğim. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |
You've seen a demonstration of my powers. | Güçlerimin gösterisine tanık oldun. | Stargate SG-1 The Quest: Part 1-1 | 2006 | ![]() |