Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 160771
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
...is because Mr. Williams over there... | şurada oturan Bay Williams'ın... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...is a white man who lives in a nice big house in Riverdale. | Riverdale'de güzel, büyük bir evde yaşayan bir beyaz olması. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'm not following you. | Sizi anlayamadım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Because it's an election year. | Çünkü bu yıl seçim yapılacak. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Ninety nine percent of those you shovel through this court are black... | Bu mahkemeye sürüklediğiniz adamların yüzde 99'u zenci... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...and the other ninety nine percent don't speak English. | diğer yüzde 99 da İngilizce bilmiyor. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
But they do vote. | Ama oy veriyorlar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
So your boss, the District Attorney, Mr. Weiss... | Yani patronun, Bölge Savcısı Bay Weiss... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...who dreams every night of one day becoming mayor of New York... | her gece rüyasında New York belediye başkanı olduğunu gördüğü için... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...needs a white man. | beyaz bir adam arıyor. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
He needs to find him, book him, and throw him in jail. | Onu bulmak, itham etmek ve hapse atmak zorunda. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Then everybody likes him. | O zaman puan toplar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
The press and voters like him. | Basın ve seçmenler onu sever. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Even your mother would like him. | Annen bile onu sever. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You following me? I am now. | Anlıyor musun? Şimdi evet. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Now you tell your boss, "Captain Ahab Weiss"... | Şimdi git patronun ''Kaptan Ahab Weiss''a söyle... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...that I know he's out there looking for "the great white defendant." | ''büyük beyaz suçlu''yu aramakta olduğunu biliyorum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
But Mr. Williams, over there, is not it! | Ama şurada oturan Bay Williams aradığı adam değil! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Don't take it personally. | Üstüne alınma. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Maybe he didn't like your shoes. | Belki de ayakkabılarını beğenmemiştir. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You Andruitti? | Bay Andruitti? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'm Martin, this is Goldberg. We just came from Bronx Hospital. | Ben Martin, bu da Goldberg. Bronx Hastanesinden geliyoruz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Kid named Henry Lamb came in last night with a broken wrist. | Henry Lamb adlı çocuk dün gece kırık bir bilekle gelmiş. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
They fixed him up and sent him home. | Ona pansuman yapıp eve yollamışlar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
This morning, he comes back in with a concussion. | Bu sabah tekrar geldiğinde beyin sarsıntısı geçiriyormuş. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
He goes into a coma and now they say he'll die. | Komaya girmiş, şimdi de öleceğini söylüyorlar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
He's in a coma. | Çocuk komada. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
There's a nurse busting my balls. | Bir hemşire bayağı canımı sıktı. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Says the kid told his mother he was hit by a Mercedes, which drove off. | Hemşireye bakılırsa, çocuk annesine kaçan bir Mercedes'in ona çarptığını söylemiş. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Hit and run. The mother told you this? | Vurup kaçma. Annesi size öyle mi dedi? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
She's got a pile of parking tickets and won't talk to the police. | Bir sürü park cezası var, o yüzden polisle konuşmuyor. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Why come to us? | Neden bize geldiniz? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You've got an unconscious victim, no witness, and no driver. | Kurbanın bilinci yerinde değil, tanık yok, arabanın sürücüsü yok. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You've got what we call a piece of shit. Right, Kramer? | Bu dosyayla bir bok olmaz. Değil mi Kramer? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
What we've got is a problem. | Tam bir belaya çattık. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Ever hear of Reverend Bacon? | Hiç Peder Bacon'ı duydunuz mu? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
No, not me, gentlemen. | Olmaz, ben bu işte yokum beyler. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Kramer, this is all yours. See you later. | Kramer, dava senin. Görüşürüz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Reverend Bacon? | Peder Bacon mı? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
This is a tragedy! | Bu tam bir trajedi! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
A fine young man has been struck down. | Gencecik bir çocuğu öldürdüler. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
God fearing, church going, never in trouble... | İmanı yerinde, kiliseye devam eden, hiç başı belaya girmemiş... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...graduated from high school, on his way to college. | liseden yeni mezun olmuş, üniversiteye gidecek bir genç. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Somebody comes along, some rich white people... | Birileri geliyor, zengin bir beyaz adam! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...in a rich white man's car and wham! | Zengin beyazlar için yapılan bir arabayla geliyor ve küt! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
They run him down and never even stop. | Onu çiğniyorlar ve durmuyorlar bile. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Now what'll we do about these parking tickets? | Şimdi şu park cezası meselesini ne yapacağız? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
First of all, Reverend.... Is it Reverend? | Her şeyden önce Peder... Pedersiniz değil mi? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Is, was and always will be. | Öyleyim, öyleydim ve daima da öyle olacağım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
First of all, we have no evidence | Her şeyden önce, elimizde delil yok... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
This is your evidence! | İşte, deliliniz burada. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'm sorry. I didn't see you. | Özür dilerim. Sizi görmedim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Mrs. Lamb is not speaking to the police. | Bayan Lamb polisle konuşmuyor. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Until we have proper counsel, I'll speak for her. | Yasal bir temsilci bulana dek onun adına ben konuşacağım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Fine. That's good. | İyi. Gayet iyi. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I just want to get a few things straight. The boy was hit by a car? | Birkaç noktayı açıklığa kavuşturmak istiyorum. Çocuğa araba mı çarpmıştı? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
On Bruckner Boulevard! | Bruckner Bulvarında! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Innocently walking along minding his own business. | Masum ve kendi halinde öylesine yürürken. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
A clear case of hit and run. | Açık bir vurup kaçma olayı. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
But there were no witnesses. Without a witness, you have no case. | Ama tanık yokmuş. Tanık olmadan dava da olmaz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You got what he told his mother. | Çocuğun annesine söyledikleri var ya. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
It's hearsay. | Bu dolaylı bilgi. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You and I may believe it, but it's not admissible in a court of law. | Siz ve ben buna inanabiliriz, ama mahkemede kabul edilmez. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
If this boy was born on Park Avenue... | Bu çocuk Park Avenue'da oturuyor olsaydı... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...and was run down by two niggers in a Pontiac... | ve Pontiac'lı iki zenci tarafından çiğnenseydi... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...then you'd have a case, right? | o zaman dava açılırdı, değil mi? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I work Park Avenue and Bruckner Boulevard. | Park Avenue'da da, Bruckner'de de devriye gezerim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
There's good and bad in both places. | İki yerde de hem iyiler, hem kötüler vardır. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We'll try to help this lady... | Bu bayana yardımcı olmaya çalışacağız... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...but there's not much to go on. | ama elimizde pek bir şey yok. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I want you to make an investment here. | Buna yatırım yapmanı istiyorum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
An investment in steam control. | Basıncı kontrol etmemize katkıda bulun. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Steam control? | Basınç mı? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Steam control. | Basıncı kontrol etmek. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
A righteous steam is building up in the souls of my people. | İnsanlarımın ruhunda haklı olarak bir basınç oluştu. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
And that steam is ready to blow! | Bu basınç yüzünden patlamak üzereler! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
On Judgment Day, I am your safety valve. | Mahşer gününde ben de senin emniyet sübapın olurum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Because when it blows, and it will... | Çünkü bu patladığında, ki patlayacak... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...how grateful you will be that I am on your side. | senin yanında olduğum için bana minnettar olacaksın. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
The one nigger who can control the steam and save your white ass... | Basıncı kontrol edebilen ve senin o beyaz postunu... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...from being burned off the face of the earth. | yanıp kül olmaktan kurtaracak yegane zenciyim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
So to speak. | Yani mecazi olarak. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Thank you. We'll see what we can do. | Teşekkürler. Bir şeyler yapmaya çalışırız. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
He said.... | Şey demişti... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
He said it started with an "R." | plaka ''R'' harfiyle başlıyormuş. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
The second letter was an "E"... | İkinci harf de ''E''... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...or a "P. " | ya da ''P'' imiş. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Those were the first two letters of the license plate. | Plakanın ilk iki harfi bunlarmış. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We should move up here. | Buraya taşınmalıyız. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Have you ever thought about moving out of New York? | Hiç New York'tan taşınmayı düşündün mü? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Keep a small place in town. Save loads of money. What do you think? | Küçük bir yer tutar, sürüyle paradan tasarruf ederiz. Ne dersin? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Do you think we could leave New York? | Sence New York'tan taşınabilir miyiz? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
My father did it. | Babam becerdi. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You are not your father. | Sen baban değilsin. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
She knew how to hurt a guy. | Bir erkeği incitmeyi iyi biliyordu. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
No, he was nothing like his father. | Hayır, o hiç de babasına benzemiyordu. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
His father, "The Lion of Dunning, Sponget and Leach. " | ''Dunning, Sponget ve Leach'in Aslanı'' olan bir baba. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
His father, who took the subway to work every day of his life. | Hayatının her günü işe gitmek için metroya binen bir baba. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
His father, who believed in principles and ethics... | İlkeleri olan ve ahlaka inanan... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...whose lessons about duty and debt had whistled through his son's head. | görev ve borçla ilgili öğütleri oğlu tarafından unutulmuş olan bir baba. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |