Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 160775
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
We just have a few questions. | Sadece bir iki soru soracağız. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Was your car in use the night it happened? When? | Olay gecesi arabanızı kullandınız mı? Ne zaman? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Tuesday, a week ago. | Bir hafta önce salı günü. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Anybody else use your car? | Arabanızı başka kimse kullanır mı? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
My wife sometimes. | Ara sıra karım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
The men at the garage. | Otopark çalışanları. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Parking garage? You leave your car and they park it? | Otopark mı? Siz arabanızı bırakıyorsunuz, onlar park ediyor ha? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Can we go see it? | Gidip bir görebilir miyiz? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
The car? Now? | Arabayı mı? Şimdi mi? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Since we're here. There's certain things to look for. | Hazır gelmişken. Bazı şeylere bakmamız gerekiyor da. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We don't find them, we're out of your hair. | Bir şey bulamazsak bir daha sizi rahatsız etmeyiz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
So you want to look at the car? | Demek arabaya bakmak istiyorsunuz? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We don't have a description of a driver, so we have to look for the car. | Elimizde sürücünün eşkali yok, bu durumda arabayı bulmak zorundayız. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We're sorry for the inconvenience, but it's routine. | Rahatsız ettiğimiz için kusura bakmayın, ama bunlar formalite icabı. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
But if there is a routine, then I ought to follow the routine... | Ama madem ki bir formalite söz konusu, o halde ben de... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...that's appropriate to me, to someone with a car in this situation. | bu durumda bir arabaya sahip olan birine uygun formalitelere uymalıyım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You see? | Anlıyorsunuz ya? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
No, I don't follow. | Hayır, anlayamadım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
If there's a routine in an investigation like this... | Böyle bir soruşturmada bir formalite varsa... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...there must also be a routine for a person like me. | benim gibi biri için de bir formalite olmalı. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
For the owner of a car with a license number. | Yani plakalı bir araba sahibi için. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
That's what I need to consider. | İşte bunu göz önünde bulundurmam gerek. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
The routine. | Formaliteleri. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We just want to look at your car. | Biz sadece arabanızı görmek istiyoruz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
That's what I mean. You see? | Ben de bunu kastediyorum. Anlıyor musunuz? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Excuse me, Mr. McCoy. | Affedersiniz Bay McCoy. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Do you want to tell us something? | Bize bir şey mi söylemek istiyorsunuz? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I mean, if there is, now is the time to tell us. | Yani eğer bir şey varsa, şimdi söylemenin tam zamanı. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Before things get complicated. | İşler daha da karışmadan. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I just think that to be certain... | Düşünüyorum da emin olmak için... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...to be safe, sure, I think | yani güvende olmak için, bence... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
If you want to cooperate, that'd be great. | İşbirliği yapmak istiyorsanız, bu çok iyi olur. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
If you have a reason not to cooperate... | İşbirliği yapmamak için bir gerekçeniz varsa... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...you don't have to say anything. That's your right. | bir şey söylemeniz gerekmiyor. Bu sizin hakkınız. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
If you want, you can say nothing at all. | İsterseniz hiçbir şey söylemeyebilirsiniz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You also have the right to an attorney. | Ayrıca avukat tutmaya da hakkınız var. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
For that matter... | Bu yüzden... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...if you lack funds for an attorney... | avukat tutacak paranız yoksa... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...the state will provide you with one free of charge. | devlet size ücretsiz bir avukat bulacaktır. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
If that's what you wanted. | Tabii eğer istediğiniz buysa. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I think what I should do is... | Sanırım yapmam gereken şey... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...talk to an attorney. | bir avukatla konuşmak. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
So I casually read him his rights. | Ben de öylesine haklarını okuyuverdim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Then he sits down on the guy's desk. | Sonra herifin masasının üstüne oturdu. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
And his eyes get bigger and he starts double talking like crazy. | Adamın gözleri büyüdü ve bir deli gibi kaçamak konuşmaya başladı. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I know that there's something there. | Bir şeyler sakladığını biliyorum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Mr. Weiss, I think we got him. | Bay Weiss, galiba onu yakaladık. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Got who? | Kimi? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Sherman McCoy. We got him. | Sherman McCoy. Onu yakaladık. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You think it's him? | Suçlu o mu sizce? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
It's him! This guy is Park Avenue. | Evet o! Bu herif Park Avenue'nun timsali. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
His father ran Dunning, Sponget and Leach. His wife is a socialite. | Babası Dunning, Sponget ve Leach'i yönetmiş. Karısı da sosyetik. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Does this put an end to this white justice shit? | Bu sayede şu beyaz adalet saçmalığı bitecek mi? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We have zip on him. | Ona karşı hiçbir delilimiz yok. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We could bring him in for questioning, then go public. | Önce onu sorgulamaya alır, basına açıklamayı sonra yaparız. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Go public? With what? The only witness is in a coma, likely to die. | Açıklama mı? Nasıl? Tek tanık komada, ölmek üzere. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Don't listen. You got a speech to make. | Sen onları dinleme. Birazdan konuşma yapacaksın. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Send a signal to the poor people of the city. | Kentin yoksullarına bir işaret gönderin. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Let them know justice is blind. | Adaletin gözü kördür, bunu öğrensinler. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You must give the people hope. | İnsanlara umut vermelisiniz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You mean, we nail the WASP? | Yani şu zengin beyazı zımbalıyor muyuz? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
To the wall. | Hem de duvara. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I like this man. | Bu adamı sevdim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
So I tell him, "I'm your lawyer from Legal Aid." | ''Ben, mahkemenin senin için tuttuğu avukatım'' dedim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
He says, "I don't want a nigger lawyer. I want a Jew." | O da dedi ki: ''Ben zenci avukat istemem. Yahudi birini isterim.'' | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Nice guy. | İyi adammış. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
It's his third drug arrest. He wants a deal. He'll say he was at the scene? | Bu üçüncü tutuklanışı. Anlaşma istiyor. Suç mahallinde olduğunu söyleyecek mi? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
He'll say whatever you want him to say. | Sen ne istersen onu söyleyecek. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Get me Andruitti. Tell him it's urgent about this Lamb shit. | Bana Andruitti'yi bul. ''Çok acil ve Lamb'le ilgili'' de. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Suppose this other fellow comes forward. There was another fellow. He was big | Ya şu öteki adam ortaya çıkıp konuşursa? Bir adam daha vardı. İri yarı... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I believe you. It was a set up. They were going to rob you. | Sana inanıyorum. Bu bir tuzaktı. Sizi soyacaklardı. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
He has good reasons not to come forward. | Ortaya çıkmamak için iyi bir bahanesi vardır. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Now, you just sit tight. | Sen sabırlı ol yeter. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Look, you were recommended as the best criminal lawyer around. | Bak, piyasanın en iyi ceza avukatı olarak seni önerdiler. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
But I didn't come here to.... | Ama ben buraya şey için gelmedim... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I want to preempt this situation. I don't want it to go any further. | Bu duruma el koymak istiyorum. Daha fazla sürmesini istemiyorum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I want to take the initiative. | İnisiyatifi elime almak istiyorum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I want to go to the police with Maria... | Maria'yla, yani Bayan Ruskin'le birlikte... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...with Mrs. Ruskin, and tell them what happened. | polise gidip olanları anlatacağım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I feel morally certain that what we did was right... | Yaptığımız şeyin, içinde bulunduğumuz koşullarda... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...in the circumstances we were in. | doğru olduğuna dair vicdanım rahat. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Yeah, you Wall Street honchos are real gamblers. | Siz Wall Street kodamanları şansınıza pek güvenirsiniz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
They will devour you. | Seni mahvederler. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Eat you alive. Why? | Çiğ çiğ yerler. Niye? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Forget that it's a political football. | Bunun politik bir mesele olduğunu geçelim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Forget about the TV and Reverend Bacon... | Televizyonu ve Peder Bacon'ı... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...and Weiss's upcoming election. | ve Weiss'ın yaklaşan seçim zamanını geçelim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Remember that everyday, the Bronx DA prosecutes people with names... | Ama unutma ki Bronx Savcılığı her gün... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...like Tiffany Latour, Sancho Rodriguez... | Tiffany Latour, Sancho Rodriguez... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...Chong Wong and Shabazz Tamali. | Çong Wong, Şabaz Tamali gibi adları olan insanlarla uğraşıyor. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
So he's dying to get his hands on a nice white couple like you and Mrs. Ruskin. | Sen ve Bayan Ruskin gibi cici, beyaz bir çifti ellerine geçirmeye can atıyorlar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I mean, Biscuit City. | Siz ''kaymak tabakanın'' simgesisiniz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Open your mouth and they will arrest you. | Ağzını açmaya gör, seni anında tutuklarlar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
They will make a big show of the arrest. It will be very unpleasant. Guaranteed. | Tutuklamayı büyük bir gösteriye dönüştürürler. Büyük tatsızlıklar çıkar. Emin ol. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
And you don't want to be arrested in the South Bronx. | Hem Güney Bronx'da tutuklanmak hiç akıl karı değil. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Put him on. | Bağla. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'll need to talk to Mrs. Ruskin too. | Bayan Ruskin'le de konuşmam gerekecek. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I understand you went to Yale. | Galiba Yale'e gitmişsin. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
What did you think of it? | Okul nasıldı? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
It was okay, as law schools go. | Diğer hukuk fakültelerine göre fena değildi. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |