Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 177855
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
You know that your sons are deserters. And you know that if we catch them we have to shoot? | Oğullarının asker kaçağı olduğunu biliyorsun. Oğullarının asker kaçağı olduğunu biliyorsun. Eğer onları yakalarsak vuracağımızı biliyor musun? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
I say all deserters should be shot! | Bütün asker kaçakları vurulmalı! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Here's the wine. Now, let's drink to my sons Drink, monkey! | Al sana şarap. Şimdi, oğullarıma içelim. İç haydi! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Give it to me. | Alayım bardakları. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
What's new in Rome, Signora ? | Roma'da durumlar nasıl sinyora? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
They are dropping bigger bombs every day! Wait a few more weeks, you'll see... | Her gün daha büyük bombalar atıyorlar! Bir kaç hafta bekle, göreceksin... | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
We have decided to get it over with. Let's hope so. Stay here in Fondi, signora. | Biz de seyahat etmeye karar verdik. Burada Fondi'de kalın sinyora. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
here you can eat. In Sant'Eufemia, they won't even sell you flour. | Burada yemek bulursunuz. Sant'Eufemia'da size un bile satmazlar. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
That's where I come from. They know me. We could put you up at headquarters. | Ben oralıyım. Beni tanırlar. Sizi karargâh'a götürebiliriz. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
You and the girl could help us out. Especially in the kitchen. | Size ve kız bizi yardımcı olabilirsiniz. Özellikle mutfakta. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
What are you saying? I'm not servant. Not just servant. To help the militia, it's an honor. | Ne diyorsun sen? Ben hizmetçi değilim. Ne diyorsun sen? Ben hizmetçi değilim. Hizmetçilik değil. Orduya yardım etmek onurdur. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
And you? You'd like it? | Ya sen? Hoşuna gitti mi? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
or would you rather go starve with the goats? | Keçilerle birlikte açlıktan ölmeyi mi tercih edersin? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Keep that for your sister! Shut up. I'll tell you when to talk. | Bunu kız kardeşine sakla! Kapa çeneni. Sana ne zaman konuşacağını söylerim. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
You tell who when to talk? | Kime ne zaman konuşacağını mı söyleyeceksin? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Keep your hands to yourself, you miserable pig! | Ellerine sahip ol, seni sefil domuz! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Stay away from her, or I'll smash your face! They're respectable people. They're Fascists! | Ondan uzak dur yoksa yüzünü dağıtırım! Onlar saygıdeğer insanlar.. Onlar Faşist! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
This woman deserves to be shot. They're women, maybe you'd better leave them alone. | Bu kadın vurulmayı hak ediyor. Onlar kadın, onları kendi haline bırakman daha iyi. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Put that rock down. Do what he says! Mamma ! | Taşı yere at. Ne diyorsa yap! Anne ! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
We could force you to come to headquarters. Make her understand. | Sizi karargâha gelmeye zorlayabiliriz. Bunu anlamasını sağla. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
I will talk her into it, Monkey. | Onunla konuşurum. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Rosetta. Rosetta. | Rosetta. Rosetta. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Let's go. It will be light any minute. I'm sleepy ! Damn it! | Haydi gidelim. Az sonra hava aydınlanacak. Haydi gidelim. Az sonra hava aydınlanacak. Çok uykum var ! Kahretsin! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Those men will come back today. I didn't sleep all night. | O adamlar bugün geri gelecek. Bütün gece uyumadım. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Rosetta. | Rosetta. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Oh, mamma mia ! Put this on. Quick, quick, quick! | Oh, anneciğim! Giy şunu. Çabuk, çabuk! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
I shouldn't have showed them all my money, they all look like dirty thieves! | Bütün paramı onlara göstermemeliydim, hepsi pis hırsızlara benziyor! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
With this, we can go where we want. Please, hurry, sweet angel, hurry! | Bununla istediğimiz yere gidebiliriz. Lütfen acele et tatlı meleğim, acele et! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
You've never ridden a mule, have you? Never, mamma. | Daha önce bir katır sürmedin, değil mi? Hayır anne. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
When I was young I loved to ride them. I used to hit them to make them go faster. | Gençken çok severdim binmeyi. Daha hızlı gitmeleri için vururdum onlara. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Hey, where could we get two mules to take us over to Sant'Eufemia ? | Hey, bizi Sant'Eufemia'ya götürecek iki katır nereden bulabiliriz? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
I don't know. People doesn't move like before. I can pay. | Bilmem. İnsanlar eskisi gibi seyahat etmiyor. Parasını ödeyebilirim. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
My daughter had enough walking. I'm from the next village, Forcella. I can't help you here. | Kızım yeterince yürüdü. Ben ilerideki köyden, Forcella'danım. Sana burada yardımcı olamaz. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
I bet you anything they're on her way to Rome again. Good bye. Good bye. | Bahse girerim yine Roma'ya dönüyorlar. Hoşça kal. Hoşça kal. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
You're not scared, are you? No, Mama, I'm not scared now. | Korkmadın, değil mi? Hayır anne, korkmuyorum artık. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
That idiot tried to kill us! | Geri zekalı bizi öldürmeye çalıştı! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
But why, Mama? Who knows! | Ama neden anne? Kim bilir! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
We'd better go round this way... The poor man... I know, but we couldn't help him, child. | Bu taraftan gitsek iyi olur... Zavallı adam... Biliyorum ama ona yardım edemeyiz evladım. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
You are Paride. And you are Cesira. | Sen Paride'sin. Sen de Cesira. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
You still need a shave. We're not rich like you people in Rome. | Traş olman lazım. Roma'dakiler gibi zengin değiliz. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
This one made a fortune in Rome! You recognize her? | Bu kadın Roma'da bir servet yaptı! Onu tanıdın mı? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Luisa ! | Luisa ! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
With a son on the way! He gave me three already! | Yolda bir oğlan var! Üç tane var zaten! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Sit down, signora. Sit down, Cesira. Thank you. | Otursanıza sinyora. Otursana Cesira. Teşekkürler. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Signora, this is my niece. Hello. | Sinyora, bu benim yeğenim. Merhaba. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
We're celebrating a miserable day, my wedding anniversary! | Berbat bir günü kutluyoruz, evlilik yıldönümümü! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Come here, Rosetta, come here! | Gel buraya Rosetta, buraya gel! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
She's my daughter. This air brings back memories. like when my mother used to say | O benim kızım. Bu hava anıları geri getirdi. Aynı annemin anlattığı gibi. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
[She speaks dialect] | [yöresel aksan ile konuşma] | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Do you understand me? I don't. It means that a person doesn't stand still. | Beni anladın mı? Hayır. İnsanın kıpırdamadan duramayacağı anlamına gelir. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
It means: ''Tomorrow and the day after tomorrow I'm carrying my heart in a quagmire''. | Yani: "Yarın ve ertesi gün taşıyorum kalbimi bir çıkmazda". | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Where is my aunt? In Naples with her daughter. | Teyzem nerede? Kızıyla birlikte Napoli'de. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Armando ? He's dead. | Ya Armando? O öldü. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
That's where I was born. It's rented, Signora. I'm waiting for my relatives from Formia. | Burası doğduğum yer. Orası kiralık Sinyora. Formia'daki akrabalarımı bekliyorum. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Could you put us up for a month? I have no room with all this people who are since spring. | Bizi yukarı yerleştirebilir misin? Bahardan beri bu insanlarlayım, hiç odam yok. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
I felt at first it was time to escape. | İlk başta kaçıp gitmek lazım diye düşündüm. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Paride, give them the weaving shed. You can put the loom in your place. | Paride, onlara barakayı ver. Tezgâhı kaldığınız yere koyabilirsiniz. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Paride, don't make me beg. Aren't we relatives? We're all relatives here. | Paride, yalvartma beni. Akraba değil miyiz? Burada hepimiz akrabayız. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
I'm not going back to Rome, nor to Fondi. This morning we almost got ourselves killed. How? | Ne Roma'ya ne de Fondi'ye geri dönüyorum. Ne Roma'ya ne de Fondi'ye geri dönüyorum. Bu sabah az daha kendimizi öldürtüyorduk. Nasıl? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
An airplane. It killed an old man. We're safe from that here. | Bir uçak. Yaşlı bir adamı öldürdü. Burada daha güvendeyiz. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
We pass the time among friends and we eat. The English will be here soon. | Dostlarla vakit geçiriyoruz ve karnımız doyuyor. İngilizler yakında burada olur. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
English or German... who wins, wins. I'd wish they'd hurry! Who doesn't? | İngiliz ya da Alman... kim kazanırsa kazanır. İngiliz ya da Alman... kim kazanırsa kazanır. Acele etseler iyi olur! Kim etmez ki? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
If the Germans win, I will kill myself. | Eğer Almanlar kazanırsa, kendimi öldüreceğim. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
What have they done to you anyway? To me personally, nothing. | Sana ne yaptılar? Bana şahsen bir şey yapmadılar. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
And then? So, enough politics. Eat some more. And you play! | O zaman neden? Bu kadar siyaset yeter. Yemeğinizi yiyin! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
What would you like to hear? He used to have an orchestra in Fondi. Here he plays for nothing. | Ne duymak istiyorsun? Fondi'de bir orkestrası vardı. Burada hiç bir şey çalmıyor. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Play 'Vivere'' ! | Vivere'yi çal ! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Living... without being jealous... | Yaşam... kıskançlık olmadan... | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Signora, you have a store? And what a store! What kind? A grocery. | Sinyora, bir dükkanınız mı var? Ne dükkân ama! Ne dükkânı? Bakkal dükkânı. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Everything can change world, but not for someone with a grocery store. Filippo De Libero, I have a store in Fondi. | Herkes dünyayı değiştirebilir, Herkes dünyayı değiştirebilir, ama bakkal dükkânı olan biri değil. Fondi'de bir dükkânım var. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
People will always need groceries. Unless the Russians come. What do you mean? | İnsanların her zaman dükkâna ihtiyacı olur. İnsanların her zaman dükkâna ihtiyacı olur. Ruslar gelmedikçe. Ne demek istiyorsun? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
The Russians don't believe in business. Life without business is nothing. | Ruslar çalışmaya inanmaz. Çalışmadan hayat hiç bir şeydir. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
You accountants know anything! What does the Pope think, Signora? | Muhasebecilerin her şeyi bilir! Papa ne düşünüyor sinyora? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
He made a speech yesterday. Everybody cried. | Dün bir konuşma yaptı. Herkes ağladı. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Bombs killing women and children! Don't our bombs kill? | Bombalar kadınları ve çocukları öldürüyor! Bombalar kadınları ve çocukları öldürüyor! Bizim bombalarımız öldürmüyor mu? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
You're the ones who wanted the war! Me ? Yes, you, too. | Savaşı isteyen sizlersiniz! Ben mi ? Evet sen de. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
If I... You're wearing your Fascist pin. | Eğer ben... Faşist broşunu takmışsın. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
So what? I have one, too. Does that mean I wanted the war? Play something! | Ne olmuş ki? Bende de var. Ne olmuş ki? Bende de var. Bu savaş istediğim anlamına mı gelir? Çal bir şeyler! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
That won't change anything! The harm is done. You talk as if you weren't Italian. | Bu hiç bir şeyi değiştirmez! Olan oldu. İtalyan değilmişsin gibi konuşuyorsun. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
I'm not, if it means stay here and stuffing my face while the rest of the country is dying. | Ülkenin geri kalanı ölürken burada bekleyip... Ülkenin geri kalanı ölürken burada bekleyip yüzümü örtmek anlamına geliyorsa İtalyan değilim. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
We're pigs. That's what we are! All pigs! | Domuzuz. Buyuz biz! Hepimiz domuzuz! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Why do you always have to spoil everything, Michele? | Neden her şeyi mahvetmek zorundasın Michele? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
He's not a bad boy, signora. No, Signora, he's really very nice. | O kötü bir çocuk değil sinyora. Hayır sinyora, o gerçekten hoş bir çocuk. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
My son should thank God that I'm around to earn money! | Para kazandığım için oğlum Tanrıya şükretmeli! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
He's an idealist. That's it! So everybody makes a fool of you. | O idealist birisi. İşte bu! Herkes seninle dalga geçiyor. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Let's play ''Faccetta Nera'' [A Fascist song]. | 'Faccetta Nera'yı çalalım! [Bir Faşist şarkısı] | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Maybe I could buy some food for you. | Belki sana yemek satın alabilirim. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Once there was enough of everything here. Money was all you needed. | Bir zamanlar burada yeterince yemek vardı. Para tek ihtiyacın olan şeydi. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Not now. | Ama artık değil. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
You can buy me fifty sacks of flour... twenty sacks of corn meal... | Bana elli çuval un alabilirsin.. Yirmi çuval mısır. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
You want some split peas, beans, lentils? | Bezelye, fasulye, mercimek ister misin? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
How are the prices? People around here are still honest. | Fiyatlar nasıl? Buradaki insanlar hâlâ dürüst. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
A jar of lard and some olive oil. | Bir kavanoz domuz yağı ve zeytin yağı. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Who's got olive oil these days? I'll get her some, Mama. | Bugünlerde kimin zeytin yağı var ki? Ona biraz getireyim anne. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Don't worry about them, Signora. They come almost every night. | Onları dert etmeyin sinyora. Hemen hemen her akşam gelirler. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Why didn't they wash before dinner? Ladies don't work on the land. | Yemekten önce neden yıkanmıyorlar? Kadınlar tarlada çalışmazlar. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
when I was young we were worse off than you are! | Gençken durumumuz sizden daha beterdi! | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Your land was poor. You sowed the field with wheat and the priests took all the harvest. You hear Rosetta? | Topraklarınız çoraktı. Tarlaya buğday ektiniz ve papazlar da... Topraklarınız çoraktı. Tarlaya buğday ektiniz ve papazlar da tüm ürünü alıp götürdüler. Rosetta'yı duyuyor musun? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
In a little sack there are 60 nuts. Ten persons want an equal share. | Küçük bir çuvalda 60 tane ceviz var. On kişi eşit pay istiyor. | Two Women-1 | 1960 | ![]() |
Do I multiply or divide? | Çarpar mıyım, böler miyim? | Two Women-1 | 1960 | ![]() |