Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 177859
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Who wants my milk? | Kim sütümü ister? | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
MicheIe, where did you come from? Sant'Eufemia, everyone's all right. | Michele, nereden geldin sen? Sant'Eufemia'dan, herkes iyi. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
This is a friend of ours, a refugee. Please, Signora, come in. | Bu bizim arkadaşımız, bir mülteci. Lütfen sinyora, içeri gelin. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
These are old friends. This is the commander of the German anti aircraft station.. | Bunlar eski arkadaşlar. Bu Alman uçaksavar istasyonun komutanı. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Cesira, a friend of the family. Sit down. Help yourselves. | Cesira, bir aile dostu. Otursana. Kendine bir şeyler al. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
May I ask you how it is that you managed to procure this loaf of bread? | Bu ekmek somununu nasıl elde ettiğini sorabilir miyim acaba? | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
A soldier made us a present of it and we gave him a present. You know, it's wartime... | Bir asker bize bir hediye hazırladı ve... Bir asker bize bir hediye hazırladı ve biz de ona hediye verdik. Savaş zamanı, anlarsın. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
An exchange, in other words. That's right. | Değiş tokuş bir anlamda. Doğru. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
That's forbidden. Who was the soldier? | Bu yasaktır. Kimdi bu asker? | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I will go and make the coffee. I'll give you a hand. | Ben gidip kahve yapayım. Sana yardımcı olayım. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Sit down. I'll help you, I'll help you. | Otur sen. Sana yardım edeceğim. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
MicheIe, eat some cake. | Michele, biraz kek ye. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Your occupation? I'm a graduate. | Neyle uğraşıyorsun? Ben mezunum. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
And what did you study? Literature. | Ne okudun peki? Edebiyat. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I studied philosophy at the university of Rome. | Roma Üniversitesinde felsefe okudum. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Then you can understand how we Italians can take whatever happens to us philosophically. | Felsefi anlamda bize ne olursa olsun, Felsefi anlamda bize ne olursa olsun, biz İtalyanların nasıl katlandığımızı anlayabilirsiniz. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
No, I don't. In Italy there are many things I find confusing, especially the great class distinctions. | Hayır anlamam. İtalya'da kafamın anlam veremediğim... Hayır anlamam. İtalya'da kafamın anlam veremediğim pek çok şey var, özellikle büyük sınıf farklılıklarına. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
People like you who have everything and your peasants have nothing. | Sizin gibi insanların her şeyi var ve köylülerin hiç bir şeyi yok. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
This is not our usual daily meal. My mother... cooked it in your honor. | Bu bizim günlük rutin yemeğimiz değil. Annem.. sizin şerefinize pişirdi bunu. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Yesterday I went to look at some of your peasants... Like swine, dear sir, they all live like swine. | Dün köylülerinizin bazılarına bakmaya gittim. Dün köylülerinizin bazılarına bakmaya gittim. Domuz gibi, sayın bayım, hepsi domuz gibi yaşıyor. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You don't understand, they live that way because they want to! | anlamıyorsun, öyle yaşıyorlar çünkü öyle istiyorlar! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You! You are the leaders of Italy! It's your fault! | Siz! Siz İtalya'nın önderlerisiniz! Bu sizin suçunuz! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
And please, you won't hush me with one dinner! I speak the truth. | Beni bir yemekle susturamazsınız! Gerçeği söylüyorum. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Mamma mia ! | Anneciğim! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
We have to stay on the right side of him. He eats here every Saturday afternoon. | Onun sağ tarafında durmamız lazım. Her Cumartesi akşamı burada yemek yer. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I'd poison his soup! | Çorbasına zehir koymalı! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
We Germans are devoted to the truth! Do you think you're the only ones, because you're not. | Biz Almanlar kendimizi gerçeğe adarız! Biz Almanlar kendimizi gerçeğe adarız! Yalnızca kendinizin mi öyle olduğunu sanıyorsunuz hiç de öyle değil. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I think you Germans will be surprised when you find out the truth is not only your property. | Gerçeğin sizin mülkiyetinizde olmadığını... Gerçeğin sizin mülkiyetinizde olmadığını fark ettiğinizde siz Almanlar çok şaşıracaksınız. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
He always drinks more than one bottle, always. Excuse me. Eat whatever you want. | Hep bir şişeden fazla içiyor, hep. Özür dilerim. Ne istersen ye. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
May I take some leftovers? Take what you want. | Artanlardan biraz alabilir miyim? Ne istersen al. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Now what? He always make him sing. Could I have some sugar? | Şimdi ne var? Hep ona şarkı söyletiyor. Biraz şeker alabilir miyim? | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
And some flour? | Ve biraz un? | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You... and MicheIe... | Sen... ve Michele... | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Grind it for me. Sure. | Şunu öğütsene. Tabii. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You Germans have war in their blood. War? | Siz Almanların kanında savaşmak var. Savaşmak mı? | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
War, my dear friend, is an experience without wich a man cannot say he is a man. | Savaş, sevgili dostum, bir adamın ben erkeğim diyebileceği bir deneyimdir. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
If that's true, I would rather be castrated. | Eğer bu doğruysa, hadım edilmeyi tercih ederim. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
That is the way all you Italians feel, and so we are forced to waste valuable men here. | Siz İtalyanlar böyle düşünüyorsunuz, Siz İtalyanlar böyle düşünüyorsunuz, ve biz de en değerli adamlarımızı burada heba etmeye mecbur kalıyoruz. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
It is not true, you were beaten before you started. | Bu doğru değil, daha başlaman yeniktiniz. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Ach, instead of dreaming, put in your heads, | Ah, hayal etmek yerine, kafana sok bunu. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You and all the rest of you italians, you will have to pay the pice of your faults! | Sen ve geri kalan tüm İtalyanlar, hatalarınızın bedelini ödeyeceksiniz. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Pay!Pay! You understand? and your children will have to pay with bitter tears! | Öde! Öde! Anlıyor musun. Çocukların acı gözyaşlarıyla ödemek zorundalar! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
What have the children got to do with it? Tell me. | Çocukların ne suçu var? Söylesene. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
We met a woman driven crazy by you, but you won't drive me crazy! Don't listen to her! She's only a woman. | Kızdırdığın bir kadınla karşılaştık ama beni kızdıramayacaksın! Kızdırdığın bir kadınla karşılaştık ama beni kızdıramayacaksın! Dinleme onu! O sadece bir kadın. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Oh, let's get out, let's get out! Hurry, Mama! | Oh, haydi dışarı çıkarım, haydi! Çabuk anne! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
God help us all! Oh, my God! Oh, my God! | Tanrı hepimize yardımcı olsun! Oh Tanrım! Oh Tanrım! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Oh, help me! Okay Mama, just hurry. | Oh, yardım et bana! Tamam anne, acele et. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Cesira, come! | Cesira, gel! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I can't see! i can't see! | Göremiyorum! Göremiyorum! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
If Rosetta had seen us, we'd have made a pretty picture. | Rosetta bizi görmüş olsaydı, güzel bir resim çektirirdik. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You know what? I think you're old enough to have a new hairdo. | Biliyor musun, yeni bir saç stili için yeterince büyüdüğünü düşünüyorum. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I'd like you to do my hair like yours, Mama. I'll try. | Saçlarımı seninki gibi yaptırmak istiyorum anne. Deneriz. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You're two inches taller since we are here. | Buraya geldiğimizden bu yana beş santim uzamışsın. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I'm going into the mountains. Good bye. | Dağlara gidiyorum. Hoşça kalın. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
And how you'll arrive there? I'll be all right. | Oraya nasıl ulaşacaksın? Başımın çaresine bakarım. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Take care. What are you going to do? Something good. | Kendine dikkat et. Ne yapacaksın? İyi şeyler. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
So long, Rosetta. Will we see you, in Rome? | Hoşça kal Rosetta. Roma'da görüşeceğiz değil mi? | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Maybe I'll send you some books anyway. | Belki. Sana bir kaç kitap gönderirim. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You have our address? I'll be able to find you two, don't worry. | Adresimiz var mı sende? İkinizi de bulurum beni merak etme. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Hey, come and see! There are Germans in the haystack! They're retreating! | Hey, gel ve gör! Samanlıkta iki Alman var! Geri çekiliyorlar! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
In a few days we'll leave! | Bir kaç gün içinde gidiyoruz! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You will give us something to eat. | Bize yiyecek bir şeyler verin. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I said you will give us something to eat! Here nobody has anything. We are hungry ourselves. | Sana yiyecek bir şeyler vermeni söyledim! Sana yiyecek bir şeyler vereceğini söyledim! burada kimsenin hiç bir şeyi yok. Biz de açız. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I gave an order. | Bir emir verdim. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
We better do something. Get him some bread, go on. | Bir şeyler yapsak iyi olacak. Ona biraz ekmek getir, haydi. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
We need one of you to come with us | İçinizden birinin bizimle gelmesi lazım, | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
to show us the quickest way. We have to get down to the next valley. | en kısa yolu göstermesi için. Bir sonraki vadiye varmamız lazım. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You I'm not from here. I don't know these hills He doesn't know. | Sen Ben buralı değilim. Bu tepeleri bilmem. O bilmez buraları. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You then. | O zaman sen. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Anyone here can tell you that we are from Ceprano. We are just refugees. | Buradaki herkese sana bizim Ceprano'lu olduğumuzu size söyler. Bizler mülteciyiz. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Water, hurry up! Somebody get some water! | Çabuk, su getirin! Biri su getirsin! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Come on, run! | Haydi koş! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You will hand me that bread! We are the mad dogs! | O ekmeği bana uzat! Biz çılgın köpekleriz! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You come with us. He's my son! | Sen bizimle geliyorsun. O benim oğlum! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
My son doesn't know these mounutains. He reads, he is a student! He studies the Bible! | Oğlum dağları bilmez. O bir öğrenci! İncil okuyor! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Move or I'll fire. | Kımılda yoksa ateş ederim. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Pick me. Pick me! I know these hills. | Beni de al. Beni de al! Bu tepeleri bilirim. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I'll show you the fastest way over. | Sana en kestirme yolu göstereceğim. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I'll go, Mama. I'll go. | Ben giderim anne, ben giderim. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Come on, let's go! There's a long way to go. | Haydi gidelim! Yolumuz uzun. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
You are an old man, I want the young one. It's a duty. | Sen yaşlısın, ben genç birini istiyorum. Bu bir görev. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Don't worry about me, I'll be back before tonight. | Beni dert etme, gece olmadan dönerim. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Bye, Mama. I'll be back. | Hoşça kal anne. Geri döneceğim. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
My son ! MicheIino ! | Oğlum! Michelino ! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
He'll come back, dont' worry. | Geri dönecek, merak etme. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
The Americans are coming! Look the Americans! Michele understood the situation so he cut back through the valley. He's waiting in Fondi. | Amerikalılar geliyor! Bakın Amerikalılar! Amerikalılar geliyor! Bakın Amerikalılar! Michele durumu anladı ve vadiden geçti. Fondi'de bekliyor. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I'm sure. But Michele was supposed to come back here. | Eminim. Ama Michele'in buraya geri dönmesi gerekiyordu. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
MicheIe knew what would happen. When the American army broke through, he knew we would all leave. | Michele ne olacağını biliyordu. Michele ne olacağını biliyordu. Amerikalılar cepheyi yarıp geçince, hepimizin gideceğini biliyordu. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
And he would be right, everybody is leaving. | Haklıydı, herkes gidiyor. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Come on, FiIippo. I'll put your things on a mule. | Haydi Filippo. Her şeyi bir katıra yükleyeceğim. Haydi FiIippo. Her şeyi bir katıra yükleyeceğim. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Let's go together and see what happened to Michele. Signora, in a few days you'll be in Rome. | Birlikte gidelim ve Michele'e ne olmuş anlayalım. Birlikte gidelim ve Michele'e ne olmuş anlayalım. Sinyora, bir kaç gün içinde Roma'da olursunuz. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Paride, come here! Luisa wants you! I'll be right back. | Paride, buraya gel! Luisa seni istiyor! Hemen geliyorum. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Stay here with your wife, we'll be all right. it always takes her all day to have a baby. | Burada karınla kal, biz başımızın çaresine bakarız. Burada karınla kal, biz başımızın çaresine bakarız. Bebeği doğurması bütün gün sürer. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Some are born, and some die. | Bazıları doğar, bazıları ölür. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
MicheIe has a head on his shoulders. He won't be fooled by those Germans! | Michele'in kafası çalışır. Almanların oyununa gelmez! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Everything is over! Everything is over! | Her şey bitti! Her şey bitti! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
I still don't know wether the shelling is American or German. | Hâlâ bombardımanı Amerikalıların mı yoksa Almanların mı yaptığını bilmiyorum. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
The Germans are on the run. If the Allies keep this up, soon they chase them up to Milan. | Almanlar kaçıyorlar. Müttefikler böyle devam ederse... Almanlar kaçıyorlar. Müttefikler böyle devam ederse, onları Milano'ya kadar kovalarlar. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Can we go back to Rome? A matter of hours. It'll take longer than that. | Roma'ya geri dönebilir miyiz? Bir kaç saat sürer. Daha uzun sürer. | Two Women-2 | 1960 | ![]() |
Don't they have to liberate us? Look! The Americans! | Bizi serbest bırakmazlar mı? Bak! Amerikalılar! | Two Women-2 | 1960 | ![]() |