Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3302
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Wow. You're a real slave driver. | Vay be. Gerçekten de köle gibi çalıştırıyormuşsun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I don't know how Peter did it. | Peter nasıl dayandı bilmiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I have another riddle for you. | Senin için başka bir bilmecem var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Somebody, I shan't say who, | Birisi... Ki kim olduğunu söylemiyorum, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| has clogged your toilet with a number two. | ...senin tuvaletini tıkamıştır, iki numarasıyla. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Bathroom troubles? | Tuvalet sorunları mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Peter, stop doing this! | Peter, şunu yapmayı kes! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| If you're not going to help me, just leave me alone! | Eğer yardım etmeyeceksen, yalnız bırak beni! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Fine, I'll help you. | Peki, yardım edeceğim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Have you tried jiggling the handle? | Şifonu çekmeyi dene? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| How is that even possible? | Bu nasıl olabilir ki? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What happened? What happened? | Ne oldu? Ne oldu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Fire, Peter! Fire! | Ateş çıktı, Peter! Ateş! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Cool... | Çok iyiymiş... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Is it supposed to do that? | Böyle yapması gerekiyor muydu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Nothing is supposed to do that. | Hiç bir şey yapması gerekmiyordu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You better turn around | Şimdi, arkanı dön... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and you better be the super nerd. | ...ve daha süper bir asosyal ol. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You probably make 8.50 an hour? | Muhtemelen saatte 8.50 dolar kazanıyorsun, değil mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Que? Don't you guys get it? | Anlamıyorsunuz değil mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I don't care that you make more money than me. | Benden daha fazla para kazanıyor olmanız umurumda değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| As long as I get to insult you all day, | Bütün gün hakaret ettiğim sürece,... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I win. Que? | ...ben kazanırım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Where are we gonna start with you? | Sana hakaret etmeye nereden başlasam acaba? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You have worse hair than a prison lesbian. | Saçların bir hapishane lezbiyeninden daha kötü. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Que? I'm insulting your hair. | Saçlarına hakaret ediyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No hablo inglais. | Ben bilmemek ingilizce. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wait. You don't understand my awesome insults? | Bekle bir. Olağanüstü hakaretlerimi anlamıyor musun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| How am I supposed to hurt your feelings? | Duygularını nasıl inciteceğim ki ben senin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I've tried everything. | Her şeyi denedim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I can't figure out your stupid Dark Badger riddle. | Senin aptal Dark Badger bilmeceni çözemiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So, unless the answer is actually Dark Badger | Yani, cevap aslında, Dark Badger... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Correct, sir! | Doğrudur, bayım! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I bestow upon thee... | Şimdi sana bu... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The Laurel of Azmaldian. | Azmaldian'ın Defne tacını hediye ediyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well... I really do it for the Laurels... | Bunu gerçekten de Defne taç için yaptım ama... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| These comics are all the reward I need. | Tüm ihtiyacım olan şu çizgi romanlar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And now, riddle the second! | Ve şimdi de, ikinci bilmece! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Spiderman is on a train leaving New York City | Örümcek adam, New York'dan... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Nooooooo... | Hayır... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Helllloooo? | Alo? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What in the world's wrong, Terry? | Dünyada bir şeyler ters mi gidiyor, Terry? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I can't take it anymore, Peter. | Buna daha fazla katlanamayacağım, Peter. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I need you here. Please come back! | Sana burada ihtiyacım var. Lütfen geri dön! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What? You couldn't make it past riddle the second? | Ne? İkinci bilmeceyi geçemedin mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I can't do | Yapamı... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I can't do this. | Yapamıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I can't run the store without you. | Sen olmadan dükkanı yürütemiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ha! I knew it. | Biliyordum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So you'll come back? | Geri dönecek misin, peki? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Uh, not so fast. | O kadar acele etme bakalım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| There is the matter of the little wage discrepancy? | Bir ücret uyuşmazlığı söz konusu mu hala? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Fine, you get a 25 cent raise. | Pekala, 25 sent zam yapıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We're even. | Artık eşitlendik. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| As if I'm gonna take the first offer! | İlk teklifimi almışa benziyorum! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| All right, how about a ten cent raise? | Pekala, 10 sentlik zam’a ne dersin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Done! | Makul gibi! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No deal. | Olmaz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Fine. 25 cents it is. | Tamam. 25 sent uygun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Now, I'm gonna head back inside, | Şimdi, ben içeriye geri dönüyorum, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| you can deal with the riddler here. | ...sende burada bilmececiyle anlaşmaya çalış. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| See you next year. | Seneye görüşürüz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, I won't be long. | Uzun süreceğini sanmıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I believe I have all the answers | İnanıyorum ki bütün bilmecelerinin cevabı... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Five bucks? He wanted a bribe? | 5 dolar mı? Rüşvet mi istiyordu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah. It's business, Terry. | Evet. İş dünyası, Terry. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's how things work in the real world. | Gerçek dünyada işler böyle yürüyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm keeping this. | Bunu alıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Usted blar ropa como un cobarde. | "Elbiseleri tıpkı bir ödlek gibi katlıyorsun." | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Thank God it's you. I mean... | Şükürler olsun Tanrım. Yani... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I thought it smelled old in here. | Buralardan bayat kokular geldiğini sandım da. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I finally realized just how easy this job is. | Nihayet, bu işin ne kadar kolay olduğunu anladım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Also, I want my full paycheck. | Ayrıca, maaşımın hepsini ben alayım istiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Also, Terry fired me. | Ayrıca, Terry beni kovdu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You think I'll just take you back? | Seni hemen geri alacağımı mı düşünüyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Think you can find a better employee | Benden daha kolay hedef alabileceğin... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Welcome back. | Geriye hoş geldin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You know why dogs like to lick your face, Bernie? | Köpekler senin yüzünü yalamaktan neden hoşlanıyor biliyor musun, Bernie? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Because it looks like their balls. | Çünkü, onların aletine benziyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's good to have you back. | Geri dönmen çok güzel. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Fold this. | Katla şunu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And that is that. | Ve bu iş bu kadar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why are they still here? They have the comics. | Neden hâlâ buradalar? Çizgi romanlarını aldılar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Are they gonna set me on fire with their minds? | Zihinleriyle beni ateşe mi verecekler? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No, but when they form a cluster, | Hayır, ama bir küme oluşturduklarında, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| it takes more than mere comics to disperse them. | ...onları dağıtmak için bir çizgi romandan fazlası gerekir. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| There's a secret known to only those | Bir sır var... Ki bu, çizgi roman tezgahının... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| who sit perched behind the comic book counter. | ...arkasına tünemiş onların dilinden anlayan bir sır. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's a magical, mystical secret. | Bu, büyülü ve esrarlı bir sır. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Get outta here! | Defolun buradan! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Or I'll hit you with this broom! | Yoksa bu süpürgenin tadına bakarsınız! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Come on! Ya! Ya! | Çıkın hadi! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| A broom. | Süpürge. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, Peter... | Pekala, Peter... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You were right, | Haklıydın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I can't run this store without you. | Bu dükkanı sen olmadan yürütemiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| From now on, we make the same, okay? | Şu andan itibaren, bu işte eşit olacağız, tamam mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And...? | Ve...? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And I will put Pete's picks back up. | Pete'den seçmeleri yerine geri koyacağım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I bestow upon thee the Laurel of Azmaldian. | Şimdi sana bu, Azmaldian'ın Defne tacını hediye ediyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 |