Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3311
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Tomorrow we're robbing banks with harpoon guns. | Yarın zıpkın tüfeğiyle banka soyarız. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We're not robbing a bank. | Banka falan soyduğumuz yok bizim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh really? | Sahi mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Then what am I gonna do with this? | O halde bununla ne yapacağım ben? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Give me that! Where did you get this? | Bana ver şunu! Nereden aldın bunu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Craigslist. | Craigslist*den. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The crime spree is over. All right? | Suç olayı sona erdi, tamam mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The store is busier than ever, | Dükkân her zamankinden daha da kalabalıklaştı, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Rayna's boss will forgive her, | Rayna'nın patronu onu affedecek, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and no one suspects a thing. | ...ve kimse bir şeyden şüphelenmiyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I know what you did. | Ne yaptığınızı biliyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ahhh! Dan. | Ahhh! Dan. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What're you talking about? | Neden bahsediyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, I just like saying that randomly to people. | İnsanlara öylesine rastgele söylüyorum bunu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You'd be amazed what they might confess to. | İtiraf ettiklerini duysanız hayret ederdiniz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Saw the cops talking to you two. | Sizi polislerle konuşurken gördüm. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Is there a new law against being a pussy? | Acınası olanlar için yeni bir yasa mı varmış? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Uh, they were just trying to track down the robber. | Yalnızca soyguncuların izini sürmeye çalışıyorlar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh right, that break in that you mysteriously slept through, | Doğruya, şu sizin kesintisiz gizemli uykunuz sırasında, içinde yaşadığınız... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| in the store you live in. | ...dükkânda olan hırsızlık. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's the one. Bye bye. | Aynen öyle. Güle güle. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| After Sassitude got robbed, | Sassitude soyulduktan sonra... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I installed a security camera outside. | ...dışarıya bir gizli kamera kurdum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It should get a pretty good look | Geçen gece dükkânınızı kimin... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| at whoever robbed your store last night. | ...soyduğuyla ilgili oldukça iyi bir görüntü elde etmiş olmalı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'll send the tape off to the cops | Yarın sabah ilk iş kaseti polislere gönderirim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Nighty night, pretend grown ups! | İyi geceler, yetişkin taklitçileri! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Is now the part where we start to panic? | Paniklemeye başlamamız gereken kısımda mıyız? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It is. Oh good. | Aynen. Güzel. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I can't go to prison! | Hapse giremem! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Where's my luggage?! | Bavulum nerede?! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ahhh! Where's my bags?! | Pantolonum nerede?! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| How could I think that robbing our store to get press | Dükkânımızın soyulması haberinin iyi bir fikir olduğunu... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| was a good idea? Agh! | ...hangi akla hizmet düşünebildim ben? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It sounds like a good idea. | Kulağa iyi bir fikir gibi geliyordu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I mean, listen to it | Yani, şunu bir dinle... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Rob our store, get press. | Dükkânımızı soyalım, basını çağıralım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'd go along with that every time. | Bu her daim işime yarayabilir. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That should've been a clue. | Bu bir işaret olmalı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Just pull yourself together! | Kendini topla biraz! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We've been in worse fixes than this before | Daha önce bundan daha kötü durumlara düştük, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and you always think of something. | ...ve sen her zaman bir şeyler düşündün. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hello, police? I'd like to turn myself in. | Alo, polis mi? Kendimi içeri tıkmak istiyorum da. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No, you're being hysterical! | Hayır, kendini kaybediyorsun! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're right. I'm sorry. | Haklısın. Özür dilerim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| All we need to do is just think this through | Tüm ihtiyacımız olan bunu boylu boyunca düşünmek, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and work together. | ...ve elbirliği ile çalışmak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hello, again, police? Sorry, we got cut off. | Alo, yine, polis mi? Üzgünüm, hat koptu da. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| All right, look. I'm gonna turn myself it. | Pekâlâ, bak. Kendimi ele vereceğim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'll keep you out of it. | Seni bunun dışında tutacağım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We don't have any other choice. | Başka seçeneğimiz yok. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's the sensible thing to do. | Yapılacak en mantıklı şey bu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| See, that's the problem. | Gördüğün gibi, sorun da bu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're the sensible one, | Mantıklı olan sensin, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and the time for sensible is over. | ...ve bu mantığın sona eriş vakti. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Let's get nuts. | Biraz da çılgınlık yapalım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ah, well, you could go to jail, | Peki, hapse gidebilirsin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| or... you could pull one last break in | Ya da... Dan'in dükkânından... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| to get that tape from Dan's store! | ...son bir vurgunla görüntüleri yürütebilirsin! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Break into Dan's store! | Dan'in dükkânını soymak! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's the best idea I've ever heard. | Bu duyduğum en iyi fikir. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, we're doing it anyway. | Pekâlâ, bunu her halükârda yapıyoruz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What's in the briefcase? | Çantada ne var? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I called in some favours | Bu geceki kontrol altında tutma işi için bir yardımcı diyelim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Behold, the Stun Master 3000. | İşte burada, Stun Master 3000. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Take out a 300 pound protestor in a single shot. | Tek seferde 300 çarpım gücünde enerji veriyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Where'd you get this? | Nereden aldın bunu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I wanted a harpoon gun, but someone beat me to it. | Zıpkın tabancası istedim ama birisi benden önce davranmış. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So, who's just a security guard now? | Ee, şimdi kim yalnızca güvenlik görevlisiymiş bakalım? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I never said you were just a security guard. | Sana hiç yalnızca bir güvenlik görevlisisin demedim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I said you were barely a security guard. | Anca güvenlik görevlisi olursun dedim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You know, maybe I'll come along with you | Aslında var ya, belki de bu gece... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Just to make sure you don't do anything crazy. | Sadece bir çılgınlık yapmadığından emin olmak için. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Sure, but I'm taking my stun gun with me. | Elbette, ama sersemleticimi ben alıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Uh, I think it might be safer if I held onto that. | Sanırım onu da ben alırsam daha güvenli olacak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Here's the plan. | Plan şöyle. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Bernie, you're over here watching the door | Bernie, sen tam burada kapıyı gözetliyorsun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry, you're up on the roof. | Terry, sen çatının üstündesin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why would I do that? | Bunu neden yapayım ki? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| 'Cause it looks cool. | Çünkü çok havalı olur. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm gonna run a zig zag pattern through the minefield. | Ben de mayın tarlası boyunca zig zag çizerek koşacağım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The parking lot's supposed to be mined now? | Otoparka mayın döşenmiş olabilir mi ki? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh yeah! While I plant the plastic explosives, | Evet! Ben plastik patlayıcıları bırakırken, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Bernie's gonna distract the guard. | Bernie de güvenlik görevlisinin bölgesine gidecek. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Crotch face! | Yapıştır suratına! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ooh, is he cute? | Güvenlik havalı mı? Aynen, eğer robotu havalı buluyorsan! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Beep beep. You will be my flesh bot. | Benim seks partnerim olacaksın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And we're done. | Ve bırakıyoruz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah. Okay, fine. | Evet. Tamam, iyi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This only took me 14 hours to make. | Bu yalnızca 14 saatimi aldı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| But we're done now. | Ama şimdiden bıraktık. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And I wanted to see where things were gonna go | Şimdi defolun! Ve ben şu robotla işlerin nereye gideceğini görmek istiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Guys, I think we need a much simpler plan. | Çocuklar, bence çok daha basit bir plana ihtiyacımız var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Fine. Bernie, you create a distraction, | Peki. Bernie, Terry'yle ben ön tarafa doğru ilerlerken sen dikkatleri dağıt. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why would I help with any of this? | Neden ben bu işte size yardım edeceğim ki? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Because if you don't, I'll tell the cops | Çünkü eğer etmezsen, kendi dükkânınızı senin soyduğunu söylerim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And friendship. | Ve arkadaşlığın gereği. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Fine then. For friendship. | İyi o zaman. Arkadaşlık için. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So this is the whole plan? | Yani tüm plan bu mu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Almost. | Hemen hemen. | Almost Heroes-1 | 2011 |