• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 160769

English Turkish Film Name Film Year Details
Christ! How could he have been so stupid? Tanrım! Nasıl bu kadar aptal olabilirdi? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
A simple phone call. Basit bir telefon konuşması. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The next day, Judy's words still rang in his ears. Ertesi gün, Judy'nin sözleri hala kulaklarında çınlıyordu. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
"Cheap, rotten and a liar. " ''Adi, aşağılık bir yalancı.'' The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Campbell, are we ready? I'm out of here. Hazır mıyız Campbell? Ben tamamım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
She's crying on the Lifecycle. Egzersiz bisikletinin üstünde ağlıyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
"Crying on the Lifecycle. " ''Egzersiz bisikletinin üstünde ağlıyor.'' The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Like so many men before him, he was no match for a woman's tears. Ondan önceki pek çok erkek gibi, o da kadınların ağlamasına dayanamıyordu. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
She won't kiss me because I'm all wet. Sırılsıklam olduğum için beni öpmüyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Campbell, come and give your mother a kiss. Campbell, gel de annene bir öpücük ver. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Why couldn't hejust say it: Neden şöyle diyemiyordu ki: The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
"Look, Judy, I still love you. ''Bak Judy, seni hala seviyorum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
"I still love our daughter, our home, our life. ''Kızımızı, evimizi, hayatımızı hala seviyorum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
"But I am a Master of the Universe. ''Ama ben Evrenin Hakimiyim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
"I deserve more. " ''Daha fazlasını hak ediyorum.'' The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Like the few privileged others on Wall Street. Wall Street'teki az sayıda ayrıcalıklı kişi gibi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
How many? Two, three, maybe 400 at most. Kaç kişiler? İki, üç. Belki de en fazla 400. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
For these men, these Masters of the Universe... Bu adamlar için, bu Evrenin Hakimleri için... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...and Sherman McCoy was one of them... ki Sherman McCoy da onlardan biriydi... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...there were no limits whatsoever. hiçbir sınır yoktu. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Hi. This is 555 8771. Merhaba. Burası 555 87 71. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Leave a message and I'll call you back. Thank you. Mesaj bırakırsanız sizi sonra ararım. Teşekkürler. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Maria, I've been calling you for days. Call me at the office. Maria, günlerdir seni arıyorum. Beni bürodan ara. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Gene's on from London. Gene Londra'dan arıyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Let's go! Let's go! Calm down, Rawlie. Hadi çabuk! Çabuk! Sakin ol Rawlie. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Let's not get overexcited. Fazla heyecana kapılmayalım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Calm, cool, collated. Sakin, soğukkanlı, hazırlıklı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Let's not lose our composure over a few hundred million dollars. Birkaç yüz milyon dolar için kendimizi kaybetmeyelim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Christ, Sherman, you must be made of ice. Tanrım, Sherman, sen herhalde buzdan yaratılmışsın. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Just remember, a frantic salesman is a dead one. Sakın unutma, duygularına hakim olamayan bir satıcının işi bitiktir. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
What the hell will this crazy Giscard deal cost us? Bu delice Giscard anlaşmasının bizim için maliyeti ne olacak? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I need $600,000,000 to buy the bonds. Bonoları almak için 600 milyon dolar lazım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You want us to sit on $600,000,000 worth of French government bonds? 600 milyon dolar değerinde Fransız hükümeti bonosunu elimizde mi tutalım yani? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm confident on this. It's a real sleeping beauty. Buna güvenim tam. O bonolar fıstık gibi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Where are you, Gene? At a cricket match. Neredesin Gene? Kriket maçında. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Somebodyjust hit the hell out of the ball. Demin biri topa bir vuruş yaptı ki. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Who's playing? Don't get technical. Kimler oynuyor? Teknik ayrıntılara girme. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
A bunch of men in white pants. Beyaz pantolonlu bir avuç adam işte. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
How about it? Are we in or out? İş ne olacak? Var mıyız, yok muyuz? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Gold has to hold steady. Altının değerinin artmaması gerek. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Bernard Sachs is already in for $300,000,000. Bernard Sachs daha şimdiden 300 milyon dolar yatırdı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Feel better? Bu seni rahatlattı mı? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You are going to make me an old man. Beni zamanından önce yaşlandıracaksın. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
A rich old man, Gene. A rich old man. Ama zengin bir yaşlı olacaksın Gene. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
A $600,000,000 deal. 600 milyon dolarlık bir anlaşma. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Sherman's commission would be $1. 7 million. Sherman da 1,7 milyon dolar komisyon alacaktı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He was there! At the top! Oradaydı! Dorukta! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Impervious, untouchable... Dayanıklı, dokunulmaz... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...insulated by wealth and power. refahın ve iktidarın kanatları altında. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
A Master of the Universe. Evrenin Hakimi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
A great height from which to view the world. Dünyayı tepeden seyredecek kadar yüksekte. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
A great height from which to fall. Düşecek kadar yüksekte. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Sherman, you are an absolute angel coming all the way out here. Sherman, ta kalkıp buraya kadar gelmişsin, sen tam bir meleksin. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I had to talk to you. I did a very stupid thing. Seninle konuşmam gerekiyordu. Çok aptalca bir şey yaptım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Are we going to talk about it now? Hemen şimdi mi konuşmamız gerekiyor? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm afraid we have to. Korkarım ki evet. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Sherman, don't you want a little poontang first? Sherman, önce biraz düzüşmek istemez misin? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I know it has its funny side, but it isn't funny. Komik bir yanının da olduğunun farkındayım, ama komik değil. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
It's your own fault for getting caught like a red herring. Böyle kıç üstü yakalandığın için hata sende. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You mean red handed. Suç üstü demek istedin herhalde. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Can't we stop talking about your wife now... Şimdi karın hakkında konuşmayı kesip... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...and head over to our little hideaway on 59th Street and just hide away a little? 59. Caddedeki gizli aşk yuvamıza gidip gizlice aşk yapsak nasıl olur acaba? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I think she knows. Galiba biliyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Of course she knows. That's not the point. Tabii ki biliyor. Mesele bu değil. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
God, Sherman, you are so sweet. Tanrım, Sherman, o kadar tatlısın ki. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I could eat you alive if I could get this goddamn zipper down. Şu lanet fermuarı bir açabilsem seni diri diri yiyebilirim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Isn't that the turnoff? Şu çıkış değil miydi? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The turnoff to Manhattan? Manhattan çıkışı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I can't get over right now. Şimdi şerit değiştiremem. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We'll just exit and get back on. İleriden çıkıp öyle geri döneriz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Exit and get back on. Çık ve geri dön bakalım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The Bronx. Bronx'da. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
It means we're north of Manhattan. Yani Manhattan'ın kuzeyindeyiz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
All I need to do is make a right and find a street back. Tek yapmam gereken sağa sapmak ve öbür tarafa giden bir yol bulmak. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And there it was. İşte böyle. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
A simple wrong turn. Basit bir çıkış hatası. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Anyone could have done it. Herkes böyle bir hata yapabilirdi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
A simple phone call... Basit bir telefon görüşmesi... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...a simple wrong turn, and you're off the track... basit bir çıkış hatası, derken yoldan ayrılır... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...moving towards a destiny you never imagined. tahmin etmediğiniz bir kadere doğru gitmeye başlarsınız. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Where are all the white people? Beyaz insanlar nerede? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Are they going to scratch the car? Sakın arabayı çizmesinler. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm from the South and I don't like this very much. Ben güneyliyim ve bu pek hoşuma gitmedi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Please don't touch the car. Lütfen arabaya dokunmayın. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Get us out of here. Çabuk çıkar bizi buradan. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I have a red light. Kırmızı ışık yanıyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We're having a party! Hadi biraz eğlenelim! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Get us out of here! Çabuk çıkar bizi buradan! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I want my money. I want my money now! Paramı istiyorum. Derhal paramı istiyorum! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
There was no need to panic. Paniğe kapılmanın alemi yoktu. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I have all my luggage with me. Bütün bavullarım yanımda. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I just don't want to do anything stupid. If we keep our heads, we'll be fine. Aptalca bir şey yapmak istemiyorum. Soğukkanlılığımızı korursak, bir şey olmaz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We're in the middle of a war zone... Bir savaş alanının ortasındayız... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...and you're worried about doing the right thing? ve sen doğru davranma derdindesin ha? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
An arrow! Bir ok! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Right there. It's an arrow! İşte şurada. Bu bir ok! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Then turn! O zaman dönsene! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm going to. Döneceğim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
There's the ramp back to Manhattan. See? Manhattan'a çıkan bir yol var. Gördün mü? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
It's an animal! Bir hayvan! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 160764
  • 160765
  • 160766
  • 160767
  • 160768
  • 160769
  • 160770
  • 160771
  • 160772
  • 160773
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact