• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 160773

English Turkish Film Name Film Year Details
Yeah, I looked at it. Evet, şöyle bir baktım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I think it's an unfortunate situation. Bence talihsiz bir durum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Where's the goddamn story? Hani nerede şu lanet hikaye? Cenazelerin çok tahrik edici bir yanı var. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
A poor, innocent black kid walking down the street... Yoksul ve masum bir siyah çocuk sokakta yürüyor... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...and boom! Hit and run. There's a story in it for somebody. ve birden güm! Vurup kaçma. Bu hikaye tam birine göre. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The black community's up in arms. Siyahlar patlamak üzere olan bir bomba gibi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And when Reverend Bacon gets a feather in his ass, the shit flies high. Peder Bacon bir şeyden kıllanırsa, ortalık birbirine girer. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
What's your angle on all this? Bütün bu işten senin çıkarın ne? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
What do you stand to get out of it? Sonuçta ne elde etmeyi umuyorsun? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm a lawyer. I want justice done. Ben avukatım. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Reverend Bacon is my friend. It'll be good for him. Peder Bacon benim dostum. Bu, onun iyiliği için. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And knowing your situation, I thought if you broke the story Hem senin durumunu da biliyorum. Düşündüm de, bu hikayeyi sen patlatırsan... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
What do you mean, my situation? Neymiş bakayım benim durumum? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Your boss was at my house for dinner. Patronun evime yemeğe geldi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He said a few things. Biraz konuştuk. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You have a little daughter? Senin küçük bir kızın var, değil mi? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I bet she has a toy wagon. Eminim oyuncak treni de vardır. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Yes, she does. Why? Evet, var. Niye? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Got any scotch in that car? Arabanda viski var mı? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Henry Lamb. Who's that? Henry Lamb. Kim bu çocuk? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He was a student of yours at Ruppert High. Ruppert Lisesinde sizin öğrencinizmiş. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He was? What's he done? Öyle mi? Ne yapmış? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Nothing. He's been seriously injured. Hiçbir şey. Ciddi şekilde yaralanmış. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm a newspaper reporter. Ben gazete muhabiriyim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
What kind of student was he? Nasıl bir öğrenciydi? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
If I don't remember him, I guess he was okay. Onu hatırlamadığıma göre herhalde iyiydi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Was he a good student? İyi bir öğrenci miydi? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Good doesn't apply at Ruppert High. They're cooperative or life threatening. İyiler Ruppert Lisesine kaydolmaz. Ya usludurlar, ya da hayatınızı tehdit ederler. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Wasn't he going to college? City College. Üniversiteye gitmeyecek miydi? Kent Üniversitesine. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
If you live in the city, graduate high school, and breathe, they take you. Kentte yaşıyorsan, liseden sağ salim mezun olabilmişsen seni alırlar. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
What about his performance in class? Any aptitude, special skills? Peki sınıfta durumu nasıldı? Hiç özel bir yeteneği falan var mıydı? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I got 65 students in each class. Benim her sınıfta 65 öğrencim var. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Tests, homework, any written work? Sınavlar, ev ödevleri falan duruyor mu? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
There hasn't been written work at Ruppert High for 20 years. Ruppert Lisesinde 20 yıldır yazılı ödev ya da sınav yapılmıyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
How do you keep track of the kids? Peki çocukların durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
There must be some records. Bazı kayıtlar olmalı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You're thinking about honor students and grades. Başarılı öğrencileri saptayıp not veriyorsunuz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We don't make those comparisons. We just try to keep them off the streets. Biz öyle karşılaştırmalar yapmayız. Onları sokaktan uzak tutmaya çalışırız. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
At Ruppert, an honor student... Ruppert'ta başarılı öğrenci... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...is somebody who comes to class and doesn't piss on the teacher. sınıfa gelip de öğretmenin üstüne işemeyen biridir. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
By that standard... Peki bu ölçütlere göre... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...was Henry Lamb an honor student? Henry Lamb başarılı bir öğrenci miydi? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He never pissed on me. Hiç üstüme işemedi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
No, you're exaggerating the situation. The franc is no problem. Hayır, durumu abartıyorsun. Fransız frangı sorun yaratmaz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We can hedge that to next January, to the term or to both, whatever. Gelecek ocak ayında, ya da vade dolduğunda doğabilecek zararı telafi için önlem alırız. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I don't think that's necessary. Bence bu gerekli değil. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Look, Bernard, we've had our share of.... Bak Bernard, kendi payımızı aldık... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Hell, I wouldn't even call them...problems, so let's not work ourselves up... Yahu ben bunlara sorun demem bile, boş yere sinirlenmeyelim böyle. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...into a...coma. Komaya girmeye gerek yok. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Jesus Christ, let me see that! Aman Tanrım, ver şunu bakayım! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
No, not you, Bernard. Hayır, sana demedim Bernard. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Wait. What the hell are you talking about? Bir dakika. Sen neden söz ediyorsun? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
No, we can't wait. We have to move on this thing now. Hayır, bekleyemeyiz. Derhal bu işe girmeliyiz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You're bringing up phantom issues! Varolmayan sorunlar yaratıyorsun! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We must pull ourselves together and fucking do it! Kendimizi toplayıp derhal bu lanet işi bitirmeliyiz! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
But it was too late. It was gone. Ama artık çok geçti. Bitmişti. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
$600,000,000. 600 milyon dolar. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
On Wall Street, a frantic salesman was a dead salesman. And Sherman knew it. Wall Street'te duygularına hakim olamayan satıcının işi bitikti. Sherman bunu biliyordu. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I was just thinking of you. Where have you been? Ben de seni düşünüyordum. Nerelerdeydin? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Don't I get a kiss first? Have you read it? Önce bir öpücük yok mu? Şunu okudun mu? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You know I only read the newspapers spasmodically. Biliyorsun ki gazeteleri çok keder okurum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Sporadically? Ender mi demek istiyorsun? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Who is this Peter Fallow character? He's got it all wrong! Bu Peter Fallow denen herif de kim oluyor? Her şeyi yanlış anlamış! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Excuse me, but what is going on here? Affedersiniz, ama burada neler oluyor? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm installing a new intercom system. Super let me in. Yeni bir dahili telefon sistemi yerleştiriyorum. Beni yönetici içeri aldı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Are you Caroline Heftshank? Siz Caroline Heftshank misiniz? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I need you to sign a receipt. Bu faturayı imzalamanız gerek. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I don't live here. I'm a guest of Miss Heftshank. Ben burada oturmuyorum. Bayan Heftshank'in misafiriyim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
No problem. I'm all done. Önemli değil. İşim bitti zaten. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
That was close. What's going on? Az kalsın yakalanacaktık. Neler oluyor? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I don't know. Caroline pays $300 rent for this place. Bilmiyorum. Caroline buraya 300 dolar kira ödüyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
It's rent controlled. I sublet it for $1,100. Kontrat onun adına. Ben de 1 .100 dolara kiralıyorum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
But it's not legal. Ama bu yasal değil. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
To get Caroline out, they have to prove she doesn't live here. Caroline'ı atmaları için burada yaşamadığını kanıtlamaları gerek. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Isn't it weird that he came here today? After that piece in the paper? Bugün buraya gelmiş olması tuhaf değil mi? Gazetedeki o yazıdan sonra? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You are completely "paranoidical." Sen de çok ''paranoyen''sin yani. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I have to leave for the airport in about 20 minutes. Havaalanına gitmek için 20 dakika sonra çıkmam lazım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
So, we don't have much time. Yani fazla zamanımız yok. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Do you think they could trace the car to me? Sence arabanın izini sürerek beni bulabilirler mi? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
How? They don't have the full number or a witness. Nasıl? Plakanın tam numarası yok, tanık da yok. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The only person who could recognize you is in terminal "comatosis." Seni tanıyabilecek tek kişi ağır ''komatoz''da. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
But the other fella. Suppose he comes forward? Ama öteki adam var. Ya o ortaya çıkarsa? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
If he was going to materialize, he would have by now. Öyle bir niyeti olsaydı, şimdiye kadar çoktan çıkmıştı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And he hasn't because he's a criminal. Çıkmadı, çünkü o bir suçlu. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
What a wretched painting. Ne korkunç bir resim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
It's a Filippo Chirazzi. He's a friend of Caroline's. Bu bir Filippo Chirazzi. Caroline'ın dostudur. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Know him? I hope not. God, that looks like you. Onu tanır mısın? Umarım tanımıyorumdur. Bu sana benziyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
No. How could it? Yo. Nasıl benzesin? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Where are you going? The airport. The car's coming soon. Nereye gidiyorsun? Havaalanına. Araba yakında gelecek. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We have time for a quickie. What do you say? Ayaküstü düzüşecek vakit var. Ne dersin? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I've lost $600,000,000 today. Possibly my job. Bugün 600 milyon dolar kaybettim. Muhtemelen işimi de. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I don't feel terrifically sexy at the moment. Şu anda çok da istekli değilim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You know I'm a sucker for a soft dick, Sherman. Seni kıvamına getirmek benim işim Sherman. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I suppose we could still go to the police. We could get a talented lawyer. Aslında hala polise gidebiliriz. Yetenekli bir avukat tutarız. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And put our heads right into the tiger's mouth? Ve başımızı doğruca aslanın ağzına sokarız ha? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm the one who was driving the car. Arabayı kullanan bendim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Shouldn't I be the one to make that decision? Bu kararı vermek de bana düşmez mi? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And I say no. I say no. Ve ben hayır diyorum. Hayır diyorum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Nothing will come of that little newspaper article. O küçük gazete yazısından hiçbir şey çıkmayacak. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Mr. Fallow. Our hero. Bay Fallow. Kahramanımız. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 160768
  • 160769
  • 160770
  • 160771
  • 160772
  • 160773
  • 160774
  • 160775
  • 160776
  • 160777
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact