• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 177856

English Turkish Film Name Film Year Details
Why ask your father? You went to school, you have to teach us. Neden babana soruyorsun? Okula gittin, senin bize öğretmen lazım. Two Women-1 1960 info-icon
Do you see this piece of bread? Bu ekmek parçasını görüyor musun? Two Women-1 1960 info-icon
If I want to give one piece to you and one piece to me, what do I do? Eğer sana ve kendime bir parça vermek istesem ne yaparım? Two Women-1 1960 info-icon
Stupid! Leave him alone! The school is closed, it is not his fault. Aptal! Onu rahat bırak! Okullar kapalı, bu onun suçu değil. Two Women-1 1960 info-icon
Your uncle will teach you when he comes back. He can wait. Go to your mother. Amcan döndüğünde sana öğretir. Bekleyebilir. Annenin yanına git. Two Women-1 1960 info-icon
He'll never come back. Where is he? In Russia. O asla geri dönmeyecek. Nerede o? Rusya'da. Two Women-1 1960 info-icon
Those Russian women, they only like foreign men. There are no men in Russia? Şu Rus kadınları, sadece yabancı erkekleri beğeniyorlar. Şu Rus kadınları, sadece yabancı erkekleri beğeniyorlar. Rusya'da erkek yok muymuş? Two Women-1 1960 info-icon
Peppino will come back! Peppino geri dönecek! Two Women-1 1960 info-icon
He wants to be near his little girl He left her before she was born. Küçük kızının yanında olmak istiyor. O doğmadan önce ayrıldı. Two Women-1 1960 info-icon
You want some of these carots? We fed these to horses. War changes things. Bu havuçlardan istiyor musun? Bunlarla atları beslerdik. Savaş her şeyi değiştiriyor. Two Women-1 1960 info-icon
Antonio, they're dropping the big lights! Antonio, büyük ışıklar atıyorlar! Two Women-1 1960 info-icon
The big lights! Look! There they are! You see the big lights? Büyük ışıklar! Bak! Oradalar! Büyük ışıkları görüyor musun? Two Women-1 1960 info-icon
How lovely, Mama, makes me feel like praying Then pray, my angel, pray. Ne kadar güzel Anne, dua etmek geliyor içimden. Ne kadar güzel Anne, dua etmek geliyor içimden. O zaman dua et meleğim, dua et. Two Women-1 1960 info-icon
I beg your pardon, I didn't want to offend you. Kusura bakma, seni kırmak istemedim. Two Women-1 1960 info-icon
It would take more than that. What are they doing with those lights? Bu ışıklarla ne yapıyorlar? Two Women-1 1960 info-icon
They are checking troop movements. Can they see us? Very clearly. Taburların hareketlerini kontrol ediyorlar. Taburların hareketlerini kontrol ediyorlar. Bizi görebilirler mi? Çok net görürler. Two Women-1 1960 info-icon
Isn't there some safe place in the world? Bu dünyada güvenli yerler yok mu? Two Women-1 1960 info-icon
You can't escape. And it is better so. Kaçamazsın. Burası daha iyi. Two Women-1 1960 info-icon
You see everything so black! What's on your conscience? Her şeye kötümser bakıyorsun! Vicdanınla derdin mi var? Two Women-1 1960 info-icon
Sins, like everybody? There are no sins on my conscience. Günahlar, herkes gibi mi? Vicdanım rahat, hiç günah yok. Two Women-1 1960 info-icon
Well, you might count one... the day before yesterday. Bir tane sayabilirsin...Önceki gün.. Two Women-1 1960 info-icon
you see? It was not a sin for which I should die. Anladın mı? Ölmemi gerektiren bir günah değildi. Two Women-1 1960 info-icon
And where do the children come into it? Çocuklara ne miras kalacak? Two Women-1 1960 info-icon
You're getting a real behind like a woman! Signora ! Bir kadın gibi gerçek bir kıçın oluyor! Sinyora! Two Women-1 1960 info-icon
Michele ! Michele ! Two Women-1 1960 info-icon
Signora, I wanted to... I didn't know, I'm sorry. Dont' worry, she's only a little girl. Sinyora, istemiştim ki... Bilmiyordum, affedersiniz. Sinyora, istemiştim ki... Bilmiyordum, affedersiniz. Sorun değil, o küçücük bir kız. Two Women-1 1960 info-icon
I'm inviting you both for a walk. Dry yourself, dear. İkinizi yürüyüşe davet ediyorum. Kurulan hayatım. Two Women-1 1960 info-icon
Ask the girl to excuse me. Forget about it, will you? Come back later. Özür dilediğimi söyle. Unut bunu, tamam mı? Daha sonra gel. Two Women-1 1960 info-icon
No, mamma ! Hayır anne ! Two Women-1 1960 info-icon
Don't make such a face. I never want to see him again. Yüzünü öyle buruşturma. Onu bir daha görmek istemiyorum. Two Women-1 1960 info-icon
He couldn't have seen you. The sun was in his eyes. Seni görememiştir. Güneş gözüne geldi. Two Women-1 1960 info-icon
The boy's a bit mad. His father spent a fortune to educate him and all he gets are insults. Çocuk biraz çılgın. Babası onu eğitmek için... Çocuk biraz çılgın. Babası onu eğitmek için bir servet harcadı ama karşılığı hakaretler oldu. Two Women-1 1960 info-icon
The things he said were true. What do you know about life? Söyledikleri doğru. Hayat hakkında ne biliyorsun? Two Women-1 1960 info-icon
If you talked to me the way he does I would slap your face. Onun gibi konuşursan benimle tokadı yersin yüzüne. Two Women-1 1960 info-icon
You should have seen him run! Onu kaçarken görmüş olmalısın! Two Women-1 1960 info-icon
We must be nice to him. Ona iyi davranmamız lazım. Two Women-1 1960 info-icon
His father has hams, pasta, everything! Babasını pastırması, makarnası her şeyi var! Two Women-1 1960 info-icon
I'm first, 'm first, I won! Önce ben, önce ben, ben kazandım! Two Women-1 1960 info-icon
You're a real mountain goat! What's that book? History, I failed it. Hakiki bir dağ keçisisin sen! Nedir o kitap? Tarih, çaktım bu dersten. Two Women-1 1960 info-icon
What school do you go to? The convent. Hangi okula gidiyorsun? Manastıra. Two Women-1 1960 info-icon
In convents, you never learn how things really are. Why? Manastırda gerçekleri asla öğrenemezsin. Neden? Two Women-1 1960 info-icon
Michele says it's wrong to send me to the convent. Michele manastıra gitmemin yanlış olduğunu söylüyor. Two Women-1 1960 info-icon
There's such a thing as public school, isn't there? Devlet okulu diye bir şey yok, değil mi? Two Women-1 1960 info-icon
She goes to the best school in Rome. It costs a fortune. Roma'daki en iyi okula gidiyor. Bir servete mal oluyor. Two Women-1 1960 info-icon
That's right, in Italy, the more money you have the more you go with the priests and the nuns. Doğru, İtalya'da ne kadar paran varsa o kadar çok rahip ve rahiben olur. Two Women-1 1960 info-icon
Rosetta ! Rosetta ! Ah, you and your smart ideas! Rosetta ! Ah, senin şu zeki fikirlerin! Two Women-1 1960 info-icon
I'm sorry but sometimes I have to say what I think. Affedersin ama bazen düşündüğümü söylemem gerekiyor. Two Women-1 1960 info-icon
Do you ever go to church? Me? Yes. Sen kiliseye gider misin? Ben mi? Evet. Two Women-1 1960 info-icon
A few years ago, I wanted to become a priest. Bir kaç yıl önce, papaz olmak istedim. Two Women-1 1960 info-icon
You wanted to become a priest? Yes, I did. Papaz mı olmak istedin? Evet istedim. Two Women-1 1960 info-icon
Why didn't you go ahead and do it? I realized I didn't have the vocation. Neden devam edip olmadın? Kabiliyetimin olmadığını fark ettim. Two Women-1 1960 info-icon
Or rather that I did, which is why I didn't become a priest. Yaptığım en iyi şey papaz olmamaktı. Two Women-1 1960 info-icon
Rosetta ! I don't want to come! Rosetta ! Gelmek istemiyorum! Two Women-1 1960 info-icon
Come on! You mustn't say things like that to her. Haydi! Ona böyle şeyler söylememelisin. Two Women-1 1960 info-icon
Rosetta's a saint. I'm not even worthy to be her mother. Rosetta bir azize. Onun annesi olmaya layık değilim. Two Women-1 1960 info-icon
No, you're something better than you think. What am I? Hayır, düşündüğünden daha iyisin. Ben neyim ki? Two Women-1 1960 info-icon
A shopkeeper. But in spite of that, you're a good person. Dükkan sahibi. Ama bundan öte iyi bir insansın. Two Women-1 1960 info-icon
What's wrong with selling things? You're the same as before. What? Bir şeyler satmanın nesi yanlış? Daha önce olduğunun aynısı. Ne? Two Women-1 1960 info-icon
a peasant. Thank you for the compliment. Bir köylü. İltifat için teşekkürler. Two Women-1 1960 info-icon
It is one, nowadays. What do you mean? Bugünlerde aldığım tek iltifat. Ne demek istiyorsun? Two Women-1 1960 info-icon
The uncivilized people are in the cities today. They are the evil ones. Şehirlerde artık barbar insanlar var. Hepsi kötü insanlar. Two Women-1 1960 info-icon
But peasants could begin again after the war. Savaştan sonra sıra köylülere gelebilir. Two Women-1 1960 info-icon
They are the ones who could build something new, Yeni bir şeyi kuracak olan onlar, Two Women-1 1960 info-icon
but that won't happen while the others control the government. ama diğerleri hükümeti kontrol ederken bu gerçekleşmeyecektir. Two Women-1 1960 info-icon
I'm sure you're wrong, you'll never change the peasants or cheat them. Yanıldığına eminim, köylüleri değiştiremezsin ve aldatamazsın. Yanıldığına eminim, , köylüleri değiştiremezsin ve aldatamazsın. Two Women-1 1960 info-icon
I made a little money because I am like them, Biraz para biriktirdim çünkü onlardan hoşlanıyorum. Two Women-1 1960 info-icon
I never trust anybody. A four leaf clover! Kimseye asla güvenmiyorum. Dört yapraklı yonca! Two Women-1 1960 info-icon
It will bring you luck, here. Sana şans getirecek. Two Women-1 1960 info-icon
Damn it, I would give anything to be in Rome right now! Kahretsin, şu anda Roma'da olmak için neler vermezdim! Two Women-1 1960 info-icon
Don't you even smoke? Hiç içmez misin? Two Women-1 1960 info-icon
You have a girl? No. Çıktığın biri var mı? Hayır. Two Women-1 1960 info-icon
What's the matter? Didn't you ever have one? No. Neyin var? Bir tane bulamadın mı? Hayır. Two Women-1 1960 info-icon
Today if a man can't sacrifice a little, he's of no use to himself, his family or country. Bugünlerde bir erkek biraz fedakarlık yapmazsa... Bugünlerde bir erkek biraz fedakarlık yapmazsa ne kendisine, ne ailesine ne de ülkeye bir faydası olur. Two Women-1 1960 info-icon
Right, you can do without a lot of things but not love. Haklısın, bir sürü şey olmadan yapabilirsin ama aşk olmadan olmaz. Two Women-1 1960 info-icon
Ehi, little one, come here! Oh, what do they want? Minik şey, gel buraya! Oh, ne istiyorlar? Two Women-1 1960 info-icon
What do you want? Glad to see you again. ne istiyorsun? Sizi yeniden gördüğüme sevindim. Two Women-1 1960 info-icon
I was asking were the shortcut to Sella is. Down there, straight ahead. Sella'ya giden kestirme yolu soruyordum. Aşağı inin, doğruca devam edin. Two Women-1 1960 info-icon
It's Filippo's son, the professor. You remember, he's of the good ones. Filippo'un oğlu, öğretmen. Hatırlarsın, iyilerden biri. Two Women-1 1960 info-icon
In that case, he'll be glad to hear what happened. Tell him. Bu durumda, olanları duyunca memnun olacak. Söyle ona. Two Women-1 1960 info-icon
I'd like to see his face when he hears it. Tell him. Duyduğu andaki yüz ifadesini görmek isterdim. Söyle ona. Two Women-1 1960 info-icon
We'd better go. Tell him, tell him! Gitsek iyi olur. Söyle ona, söyle ona! Two Women-1 1960 info-icon
They have put the Duce in prison. What are you talking about? Duce'yi (Mussolini) hapise atmışlar. Neden bahsediyorsun? Two Women-1 1960 info-icon
They put Mussolini in jail, like a thief, the one who made the Empire. Mussolini'yi hapise atmışlar, İmparatorluğu kuran adama hırsız gibi davranmışlar. Two Women-1 1960 info-icon
And what will happen to Italy now? Twenty years of glory ruined in a day, in an hour! İtalya'ya ne olacak şimdi? Yirmi yıllık zafer bir günde, bir saatte yıkıldı! Two Women-1 1960 info-icon
He was a fool, the Duce, for not getting rid of you traitors at the start. Duce, başlangıçta hainlerden kurtulmamakla aptallık etti. Two Women-1 1960 info-icon
You don't need reason with traitors, You use this! Hainlerle bahane bulmana gerek yok, bunu kullan! Two Women-1 1960 info-icon
Put that away, will you? Let him alone, the Germans will get him. Let's go. Bırak şunu, tamam mı? Rahat bırak onu... Bırak şunu, tamam mı? Rahat bırak onu, Almanlar onu götürecek. Haydi gidelim. Two Women-1 1960 info-icon
If it's really true, I will day happy. Go ahead! Bu gerçekten doğruysa, bugün mutlu günüm. Devam et! Two Women-1 1960 info-icon
No ! Be quiet, Rose, he will not fire. Hayır ! Sakin ol Rose, ateş etmeyecek. Two Women-1 1960 info-icon
The Germans will show you how they handle traitors! Almanlar size hainlere nasıl davranıldığını gösterir! Two Women-1 1960 info-icon
They will make you lick dirt with your tongue! Go on, eat dirt! Size dilinizle pisliği yalatırlar! Haydi ye pisliği! Two Women-1 1960 info-icon
Let's go Secretary. And you thank God we are kindhearted. Secretary... Sekreterliğe gidelim. İyi kalpli olduğumuz için Tanrı'ya şükret. Two Women-1 1960 info-icon
They are going, my daughter, look, you see. Did you believe him Michele? It's like a comedy. Gidiyorlar kızım, bak, izle. Ona inandın mı Michele? Komedi gibi. Two Women-1 1960 info-icon
It's true, they're running away. It's impossible! It can't be true. Doğru, kaçıyorlar. Bu inanılmaz! Doğru olamaz. Two Women-1 1960 info-icon
But it's true. A new life is beginning. Ama doğru. Yeni bir hayat başlıyor. Two Women-1 1960 info-icon
We can go back to Rome. Go wherever you like, we're free! Roma'ya geri dönebiliriz. Nereye istersen git, özgürüz! Two Women-1 1960 info-icon
I'm going back, I'm going to tell everybody! Ben geri dönüyorum, herkese söyleyeceğim! Two Women-1 1960 info-icon
You know something? It's all crazy as hell. Biliyor musun? Her şey çılgınca. Two Women-1 1960 info-icon
Excuse me, Rosetta. Kusura bakma Rosetta. Two Women-1 1960 info-icon
We'll, I'm glad that they've liberated Mussolini, poor man. He has a wife and children, too. Mussolini'yi, zavallıyı, serbest bıraktıklarına sevindim. Mussolini'yi, zavallıyı, serbest bıraktıklarına sevindim. Karısı ve çocukları var. Two Women-1 1960 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 177851
  • 177852
  • 177853
  • 177854
  • 177855
  • 177856
  • 177857
  • 177858
  • 177859
  • 177860
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact