Search
English Turkish Sentence Translations Page 2726
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
(I said poo poo!) | (Sana kaka diyorum!) (Sana kaka yaptım dedim!) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Come on... be quiet! | Haydi... sessiz ol! Hadi ama... Sessiz ol! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
(I need to go to the bathroom!) | (Tuvalete gitmem gerekli!) (Tuvalete gitmem gerek!) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I'll be right back! | Birazdan dönerim! Hemen döneceğim! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
When a baby cries, the first thing you do is check his diaper. | Bebekler ağladığında, kontrol etmen gereken ilk şey onun bezidir. Bebek ağladığında, ilk yapman gereken şey bebeğin bezini kontrol etmek. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Then you feed him. | Sonra onu doyurursun. Ondan sonra onu beslersin. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
And hold him... | Ve onu tutup,... Ve onu böyle tutar... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
After that, put him down and massage his tummy. | ...daha sonrada onun karnına masaj yaparsın. Ondan sonra yatırır ve göbeğine masaj yaparsın. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Now, sit him down straight, and gently pat him on his back. | Onu düz bir şekilde oturtup, nazikçe arkasına vurursun. Sonrada sırtı düz olacak şekilde tutar ve Yavaşça sırtına vurursun. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Before you feed him, if you're not sure whether he's hungry yet, | Onu doyurmadan önce, aç olduğundan emin değilsen,... Onu beslemeden önce, eğer aç olup olmadığından emin değilsen... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
bring your finger over to the baby's mouth like this. | ...parmağınla bebeğin yanağına bu şekilde dokunursun. Parmağını bebeğin ağzının kenarına şu şekilde getir. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
If he opens up his mouth and follows your finger, he's hungry. | Ağzını açıp, parmağını takip ediyorsa, açtır. Eğer ağzını açar ve parmağını izlerse, bu aç olduğunu gösterir. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I know how you feel. | Nasıl hissettiğini anlıyorum. Nasıl hissettiğini biliyorum. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
But you're better than your dad. At least, you know how to smile at me. | Ama sen babandan daha iyisin. En azından, bana nasıl gülümseyeceğini biliyorsun. Ama emin ol babandan daha iyi birisin. En azından, bana nasıl gülümseyeceğini biliyorsun. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
(What you saw today stays between us!) | (Abla, bugün gördüklerin aramızda kalsın!) (Bugün gördüklerin aramızda kalacak ona göre!) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Attack! | Saldır! Saldır! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Can't we just go stay at the country house? | Şehirdeki evde kalamaz mıyız? Köy evinde kalamaz mıyız? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
How can we sleep here? | Burada nasıl uyuyabiliriz? Burada nasıl uyuruz? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
He's not stupid. Wouldn't he check there, too? | O aptal değil. Orayı da kontrol edecektir. O aptal değil. Orayı da kontrol edecektir, değil mi? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Besides, I can't sleep thinking about him. | Üstelik, bunu düşünürken uyuyamam. Ayrıca, onu düşünürsem uyku girmez gözüme... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Whose idea was it to run away from home anyway? | Evden kaçmak kimin fikriydi? Ayrıca evden kaçma fikri kimindi? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I wonder if he's eating alright. Oh, my son! | Yemeğini yiyor mu diye merak ediyorum. Ah oğlum! Yemek yedi mi merak ediyorum. Oh, oğlum! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Stop crying. Enough! | Ağlamayı kes. Yeter artık! Ağlamayı kes! Yeter! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
You're driving me crazy! Hey, I said enough! | Beni çıldırtıyorsun! Hey, sana yeter dedim! Deli ediyorsun beni! Hey! Sana kes dedim! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I'm sorry. Please forgive me. | Üzgünüm. Lütfen beni affet. Özür dilerim. Lütfen affet beni. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
(Are you putting me down on cold cement?) | (Beni bu soğuk betona mı bırakacaksın?) (Beni soğuk betonun üstüne mi koyuyorsun?) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Goodbye. | Hoşçakal. Hoşça kal. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
(Uh oh, this can cause a stroke.) | (Hayır, bu felce neden olabilir.) (Ay, bu büyük bir sorun yaratabilir.) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Hey mister. You, in the hat. | Hey bayım! Sen, şapkalı! Hey! Bayım. Siz, şapkalı olan! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Regular trash days are Tuesdays, Thursdays, and Saturdays. | Çöp bırakma günleri, Salı, Perşembe ve Cumartesidir. Çöp atma günleri salı Perşembe ve cumartesidir. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
If you leave it out any day, you can be fined. | Belirtilen günlerde bırakırsan, senin için daha iyi olur. Eğer bu günlerin dışında çöp bırakırsanız Ceza ödersiniz. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Pick it back up already! | Bu günlerden birini seç! Hemen geri alın onu! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Sir, I'm not throwing this away. | Bayım, oraya hiçbir şey atmıyorum. Bayım, bu bıraktığım çöp değil. Bayım, ben bunu atmıyordum ki! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
This is a baby. A baby! | Bu bir bebek. Bebek! Bu bir bebek. Bebek! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I was just checking out the recycling bins. | Sadece kullanabileceğim bir şey var mı diye bakıyordum. Sadece geri dönüşümlü çöp var mı diye kontrol ediyordum. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Why would they throw out perfectly good stuff? | Neden böyle iyi şeyleri çöpe atarlar ki? Bu kadar mükemmel şeyleri neden çöpe atarlar ki? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I was just gonna take this, here. | Sadece bunu aldım. Sadece bunu alacaktım, işte. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
This seems usable, right? | Kullanılabilir gibi görünüyor, değil mi? Kullanılabilir duruyor, değil mi? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Good night! | İyi geceler! İyi geceler! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I must be out of my mind. | Aklımı kaçırmış olmalıyım. Aklımı kaçırmış olmalıyım. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Having a baby at this age... | Bu yaşta bir bebek sahibi olmak... Bu yaşta çocuk sahibi olmak... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Putting this tiny bundle ofjoy through hell... | Bu küçücük bohçayı koyup, cehennemi boylamak... Bütün bu ince eğlence demetlerinden vazgeçmek... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
If I said I had a baby because I couldn't afford a condom, | Kondom alacak param olmadığı için, bebek sahibi olduğumu söyleseydim,... Prezervatif alacak param olmadığı için çocuk sahibi olduğumu duyarlarsa, | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
who would believe me? | ...bana kim inanırdı? Kim inanır ki bana? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I should just kill myself | Bu küçücük şeyi yetimhaneye bıraktıktan sonra,... Eğer bu küçüğü yetimhaneye gönderirsem... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
after sending this little one to an orphanage. | ...kendimi öldürebilirdim. Kendimi öldürmem gerekir. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I have been thinking this for a while until today I met you. | Bugün, seninle karşılaşana kadar böyle düşünüyordum. Seninle karşılaşana dek bunu düşünüp durdum. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
You changed my mind. | Sen fikrimi değiştirdin. Fikrimi sen değiştirdin. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
At least, you're still young. | En azından, sen hâlâ gençsin. En azından, sen hala gençsin. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
What couldn't you do to keep this baby fed? | Bu bebeğe, bakmaya hâlâ devam edebilirsin! Bu bebeği beslemek için neler yapmazsın ki? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Don't you give up. Don't ever give up! | Sakın vazgeçme! Asla, ama asla vazgeçme! Sakın pes etme. Sakın pes etme! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Hey, you there! | Hey, sen oradaki! Hey, sen oradaki! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Come over here. Come. | Buraya gel. Haydi! Buraya gel, buraya. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
So, you mean... you live around here? | Yani, demek istediğin bu civarda mı yaşıyorsun? Demek istiyorsun ki... sen buralarda mı yaşıyorsun? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Do I look like someone who would abandon | Sizin gibi, çocuğunu yetimhaneye terk edecek,... Ben, siz ikiniz gibi bu zavallı çocuğu yetimhaneye... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
his child at an orphanage like you two? | ...birine benziyor muyum? Terk edecek birisi gibi mi duruyorum? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Who could do that to their own kid? | Kim bunu kendi çocuğuna yapabilir ki? Kim bunu kendi çocuğuna yapar ki? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Ls that what a parent should do? | Bu bir ebeveynin yapabileceği bir şey mi? Bir babanın yapacağı şey mi ki bu? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
At least, it's better late than never. | Aslında, hiç olmamasındansa geç olması daha iyi. En azından, geç olması hiç olmamasından iyidir. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Stop by sometime. | Bir ara uğrayın. Arada uğrayın. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Newspaper! | Gazete! Gazete! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Come on, drink up! (No!) | Haydi, içsene! (Hayır!) Hadi, iç! (Hayır!) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Say ah! (I don't want to!) | Hadisene! (İstemiyorum!) Aç ağzını! (İstemiyorum!) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
(I've told you over and over. I want BREASTMILK!) | (Kaç kez söyledim. Anne sütü istiyorum.) (Sana milyonlarca kez söyledim ben anne sütü istiyorum!) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I should have just left you there last night. | Geçen gece seni orada bırakmalıydım. Geçen gece seni orada bırakmalıydım. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
(Why don't you? I'm only your son!) | (Neden yapmadın? Ben senin tek oğlunum!) (Nedenmiş? Ben senin tek oğlunum!) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Come on. Just drink it. (Nope! Never!) | Haydi. Sadece iç. (Hayır! Asla!) Hadi ama iç şunu!. (Olmaz! Asla!) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Don't drink it then. | O zaman içme. Sen bilirsin. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
(Hey, pick it up. I want it now!) | Hey, kaldırsana. Şimdi istiyorum.) (Hey, ver. Şimdi istiyorum!) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Hello? | Alo? Merhaba? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Who told you to turn off your cell phone, huh? | Sana cep telefonunu kapatmanı kim söyledi? Kim sana telefonunu kapa dedi, ha? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I told you. I can't come to school today. | Size söyledim. Bugün okula gelemem. Size söyledim. Bugün okula gelemem. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Are you kidding me? Where are you? | Benimle dalga mı geçiyorsun? Neredesin? Dalga mı geçiyorsun benimle? Neredesin şimdi? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I'm at Gyeongpodae right now. | Şu an Gyeongpodae'yim. Şu an Gyeongpodae'yim | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I came to visit a friend in the south coast. | Güney sahilinde arkadaşlarımla buluşmaya geldim. Güney yakasında bir arkadaşı ziyaret edeceğim. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
What did you say, Gyeongpodae beach? | Ne dedin, Gyeongpodae sahili mi? Ne dedin, Gyeongpodae plajı mı? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
That's in the east coast, not south, you fool! | Orası doğu sahilidir, güney değil, seni aptal! Orası batı yakasında, güney değil, seni aptal! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Come right away. Got it? | Çabuk gel. Anladın mı? Hemen buraya gel, anladın mı? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I appreciate you pointing that out, but I can't go to school. | Bahsettiğiniz aciliyeti anlıyorum ama okula gelemem. Beni uyardığınız için çok minnettarım ama ben okula gelemem. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Listen. If you don't show up, | Dinle. Eğer gelmezsen,... Dinle, eğer gelmezsen, | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
you're going to be expelled, for real. | ...gerçekten kovulacaksın. Bu sefer cidden okuldan atılırsın. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I really can't! | Gerçekten yapamam! Gerçekten gelemem! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
You don't want to test me. Sprint over here in 3 seconds. Hop to! | Beni test etmek istemezsin. Koşup gelmek için 3 sn var. Çabuk ol! Beni test etmek istemezsin çocuk. 3 dakika içinde uç buraya. Hemen! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Hello? Hello? | Alo? Alo? Alo? Alo? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
How do you suppose I go to school with you? | Seninle nasıl okula gidebilirim ki? Seninle nasıl okula gidebilirim ki ben? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Just stay right here. I will be right back, OK? | Sadece burada kal. Birazdan döneceğim, tamam mı? Sadece burada kal, ben hemen döneceğim, tamam mı? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I said I'll be there in a minute. | Alo! Bir dakikaya kadar orada olacağımı söyledim. Alo? Bir dakika içinde geleceğim dedim ya sana! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
No person allowed. | Bebekler giremez. Yabancıların okula girmesi yasak.(Bebeği kastediyor.) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I'm really sorry. | Gerçekten üzgünüm. Gerçekten çok üzgünüm. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
What is this, a party? Kids... | Ne bu, parti mi? Bu da ne, parti mi? Çocuklar... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
So you were saying... | Yani, senin söylediğin... Yani demek istiyorsun ki... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
the baby you're holding right now is yours, correct? | ...şu an tuttuğun bu bebek, senin, öyle mi? Şu anda taşıdığın bebek senin, öyle mi? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Yes. (How are you doing?) | Evet. ( Bunu nasıl yapabilirsin?) Evet. (Nasılsınız?) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
You crazy son of a b... | Seni lanet.... Seni deli... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Have you completely lost your mind? | Sen aklını mı kaybettin? Tamamen aklını mı yitirdin sen? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Let's say he's yours. But why did you bring him to school? | Pekâlâ, senin olduğunu varsayalım. Ama neden onu okula getirdin ki? Hadi diyelim çocuk senin. Ne diye okula getirdin onu? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Where are your parents? | Ailen nerede? Ailen nerede? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
They ran away from home. What? They ran away? | Onlar evden kaçtı. Evden mi kaçtılar? Evden kaçtılar. Ne? Kaçtılar mı? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
(What a wholesome family, eh?) | (Ne erdemli bir aile!) (Ne sağlıklı aile ama, eh?) | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Enough now. | Tamam, yeter. Yeter. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |