Search
English Turkish Sentence Translations Page 3341
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| ..then at least his status would have improved.' | ..ozaman en azından statüsünü yükseltmiş oldu' | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| 'You are right.' | 'Haklısın.' | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Do you know any foreigner who can act? | Rol yapabilen herhangi bir yabancı tanıyor musun? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Maybe. But why? | Belki. AMa neden? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Did you watch Shahrukh Khan's film 'Hum Aapke Hain Kaun'. | Shahrukh Khan'ın 'Hum Aapke Hain Kaun' filmini izledin mi? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| You mean DDLJ. | DDLJ(dilwale dulhania la jayenge)mi demek istidiyorsun? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| In that film the girl's alliance is fixed with another boy. | O filmde kızın evliliği başka bir oğlanla ayarlanır. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| But the hero comes to live in their house. | Ama O kahraman onların evine yaşamaya gelir | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| And he wins the family's heart. | ve ailenin kalbini kazanır. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| So? Look, if we told Purshottam that you love a Muslim girl.. | Yani? Bak, Eğer Purshottam'a senin müslüman bir kızı sevdiğini söyleseydik... | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..then he will kill both of us. | ..ozaman her ikimizi de öldürecekti. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| But if we say that the girl is American.. | Ama eğer kızın, Amerikalı olduğunu dersek.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..then I might convince him. | ..ozaman onu ikna edebilirim. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Then? What else? | Sonra? Başka ne? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Along with the American girl, we'll call her too. | Amerikalı kızla birlikte onu da çağıracağız. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| What's her name? Aamna. | Adı ne? Aamna. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Yes. We'll call her too. And within 15 days.. | Evet.Onu da çağıracağız ve 15 gün içinde.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..she'll have to win your family's heart. | ..senin ailenin kalbini kazanacak. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| She will have to prove that she is an lndian. | O,bir Hintli oldugunu kanıtlamak zorunda olacak. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| She is bound to be better than the American girl. | Amerikalı kızdan daha azimli. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| After she wins the family's heart, we'll reveal the truth. | Ailenin kalbini kazandığı zaman gerçeği söyleyeceğiz. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| You think this will work? | Bunun işe yarayacağını düşünüyor musun? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I don't know that. But I give the guarantee that we'll lose nothing. | Bunu bilmiyorum. Ama hiçbirşey kaybetmeyeceğimize garanti veririm. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Don't worry. Leave it on me. | Merak etme. Bunu bana bırak. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Just arrange for a foreigner who is interested in drama. | Sadece oyunla ilgili bir yabancı ayarla. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| A foreigner who is interested in drama. | Oyunla ilgisi olan bir yabancı. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I'm interested in drama. Okay. Later. | Ben oyunla ilgiliyim. tamam,sonra. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I knew the problem. I started the treatment too. | Sorunu bildim ve tedaviye başladım. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Nikhil told his family that he is in love.. | Nikhil ailesine amerika'daki diğer öğrenciye .. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..with his fellow student in America. | ..aşık olduğunu söyledi. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| The outcome was exactly as expected. | Sonuç tam da böyle bekleniyordu. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| So you have decided to get married. | Bu yüzden sen de evlenmeye karar verdin. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Let me tell you, you can bring a foreigner in this house.. | Söylememe izin ver,bu eve bir yabancıyı getirebilirsin.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..only over my dead body. | ..ama sadece ben öldükten sonra. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Oh God! Now the daughter in law of this house.. | Aman Tanrım! Şimdi bu evin gelini.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..will roam around half naked. | ..yarı çıplak şekilde aylak aylak dolaşacak. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Am I alive to see this day? | Bu gün gördüklerimden sonra yaşayacak mıyım? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Brother in law, I suspect foreign hand in this. | Enişte, ben, bunda yabancı bir elden şüpheleniyorum. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Foreign hand was the one that slapped you. | Yabancı el, seni tokatlayan biriydi. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| We are now talking about a girl. | Bizde şimdi kız hakkında konuşuyoruz. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Let me tell you, you can bring a foreigner in this house.. | Söylememe izin ver,bu eve bir yabancıyı getirebilirsin.... | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| If that's your final decision, then I will disinherit you. | Eğer son kararın buysa ozaman seni mirastan mahrum edeceğim. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Brother in law, the shop's on lease.. | Enişte, dükkanın üzerinde kira kontratı var.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..and the house is on sister's name. Quiet. | ..ve evde kardeşimin üzerine. Sessiz ol. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Let me tell you.. The foreigner will come.. | Söylememe izin ver.. Yabancı gelebilir.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Only on your dead body. I heard it. | ancak ben öldükten sonra. Onu duydum. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Be quiet for a minute. Let me think. | Bir dakikalığına sessiz ol. Düşünmeme izin ver. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Over my dead body.. Nikhil. | ben öldükten sonra... Nikhil. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Ask him. Ask your useless uncle. | Ona sor. Senin faydasız dayına sor. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| He met a foreigner at Connaught Place. | O, Connaught bölgesinde bir yabancıyla tanıştı. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| He said I have fallen in love. Love. | O,aşık olduğunu söyledi. Aşık. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| But she left him. Didn't give him a second look. | Ama onu bıraktı. İkinci kez bakmadı bile. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| She didn't even call him back. Why don't you tell him? | Hatta onu geri çağırmadı bile. Neden ona söylemiyorsun? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Look son. Foreigners are frauds It's their nature. | Bak evlat. Sahtekarlık yabancıların doğasında var. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Suresh's daughter in law. | Suresh'in gelini. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Everyone would say she's so fair. She seems like a foreigner. | Herkes onun dürüst olduğunu söyler. ama o tıpkı bir yabancı gibi görünür. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| She eloped with a taxi driver. | O, bir taksi şoförüyle kaçtı. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| And you are thinking about marrying a foreigner. | Ve sen bir yabancıyla evlenmeyi düşünüyorsun. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Let me tell you, only over my dead body.. | söylememe izin ver, sadece ben öldükten sonra.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| The daughter in law has still not arrived. But you can die right now. | Gelin hala dönmedi. Ama sen, şu an ölebilirsin. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Did I send you to America for this? | Seni bunun için mi Amerika'ya yolladım? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Brother in law, he's a young boy. | Enişte o bir delikanlı. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Be careful of what you say to him. | Ona dediklerine dikkat et. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| If he's young, he can join the army. | Eğer gençse orduya katılabilir. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| In this house, you will have to do as I say. | Bu evde, benim dediklerimi yapmak zorundasın. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I will only marry that girl. | Ben sadece o kızla evleneceğim. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Now its your decision, should I get married here.. | Şimdi kararım, ya burda evlenirim.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..or in America? | ..ya da Amerikada? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Look Situ, stop crying. | Bak Situ, kes ağlamayı. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| He's a young boy. He might do something. | O bir delikanlı. bir şey yapabilirdi. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| If he wishes to follow his heart, then let him. | Eğer kalbini dinlemek isterse ona izin ver. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| What.. what are you saying? | Ne.. Ne söylüyorsun sen? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Quiet, stupid. | sessiz ol, aptal. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Mother, I can approve of it. | Anne bunu onaylayabilirim. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| But who will talk to him? Let me think. | Ama onunla kim konuşacak? düşünmeme izin ver. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| He's here too. | O'da burda. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| That's Mr. Purshottam. | Bu Bay Purshottam. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Owner of 'Waheguru Autoparts'. | Waheguru Autoparts'ın sahibi. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Yesterday his son was here, and today it's him. | Dün oğlu buradaydı ve bugün kendisi. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Nainsukh has lost his other eye too. | Nainsukh diğer gözünü kaybetti. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| What's wrong? You seem worried. | Sorun ne?endişeli görünüyorsun. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| You know what Nikhil did? | Nikhil'in ne yaptığını biliyor musun? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| What has he done? He fell in love with a foreigner. | Ne yapmış? Bir yabancıya aşık oldu. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Is it so simple to take a decision of getting married.. | Evlenme kararı almak öyle basit mi ki.. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| How do you know that Nikhil has fallen in love? | Nikhil'in aşık olduğunu sen nasıl biliyorsun? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| How.. how do I know? | Nasıl..Nasıl mı biliyorum? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| That's an odd question. | Tuhaf bir soru. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| What else can the children do when they are there? | onlar ordayken çocuklar başka ne yapabilir? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| So I presumed that he must have done the same. | Bu yüzden onun aynen yaptığını farzettim. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I sent him to America so that he.. | Onu bu yüzden mi Amerika'ya gönderdim? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| I just.. Purshottam calm down, calm down. | ben sadece.. Purshottam sakinleş,sakinleş. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Take my advice, considering the current scenario.. | Tavsiyeme uyup,geçerli senaryoyu düşün... | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| ..this is good news. | ..bu güzel haber. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| My son has selected a bride for himself, from America. | Benim oğlum kendisine Amerika'dan bir gelin seçti. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| And I should consider it good news. Yes. | ve bunu iyi bir haber olarak düşünmeliyim. Evet. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| He could have found himself a groom in America. | O, Amerika'da bir damatta bulmuş olabilirdi. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Look. He's a young boy. | Bak. O bir delikanlı. | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| What if he leaves home? | Eğer evden ayrılırsa ne olacak? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| Or marries that foreigner and settles down there? | Veya yabancıyla evlenip uzaklara yerleşirse? | Aloo Chaat-1 | 2009 | |
| What can you or I do then? | Ozaman sen yada ben ne yapabiliriz? | Aloo Chaat-1 | 2009 |