Search
English Turkish Sentence Translations Page 9229
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
What should I do, Master? | ...ne yapmalıyım, Usta? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
For that child to forgive my crimes... | Bu çocuğa suçlarımı affettirmek için... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
How can I do it? | ...bunu nasıl yapabilirim? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
It's natural for a human being to think of | İlla da bir şeyler yapmayı düşünmek... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
doing this or else doing that. | ...insanoğlunun doğasında mevcuttur. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
A day will certainly come for you to do something good for him. | Bir gün bu yaptıklarını düzeltmek için kesinlikle güzel bir fırsat doğacaktır. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Wait for him. | Onun için bekle. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Hello, President's Wife. | Merhaba Hanımefendi. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Exactly who are you to break into someone else's house so casually? | Sen kim oluyorsun da başkasının evine zorla giriyorsun? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
You've forgotten who I am so quickly? | Kim olduğumu bu kadar çabuk mu unuttunuz? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
It's me, President's Wife. | Benim, Hanımefendi. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
The son of Cheongsan's Kim Mi Sun, Kim Tak Gu. | Ben Kim Mi Sun'un oğlu, Kim Tak Gu'yum. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
It's you who did this, right? | Bunu yapan sendin, değil mi? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
What are you saying right now? | Sen neden bahsediyorsun? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Telling people to kidnap my mother, it was you, right? Is it not? | Annemi kaçırmalarını sen söyledin, değil mi? Öyle değil mi? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Let my mother live. Let my pitiful mother live. | Bırak annemi yaşasın. Bırak zavallı annem yaşasın. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
What nonsense are you saying? | Neler saçmalıyorsun sen? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
I told you before never to appear near this home again. | Sana bir daha asla bu evin çevresinde gözükme demiştim. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Have you forgotten my warning this quickly? | Uyarımı bu kadar çabuk mu unuttun? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
That's only if my mother is still in this world, Manager Han. | Annem hala yaşıyorsa bu geçerli, Yönetici Han. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Your warnings, they have no effect on me now. | Tehditlerin şu an bana sökmez. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
It seems you have to be aggressive to clear your mind. | Bu kadar sinirli olmak için aklını kaçırmış olmalısın. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
The way I am now isn't afraid of your words. | Sözleriniz beni korkutmuyor. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
The kid you chased out 12 years ago, too scared to yell, has already grown up! | 12 yıl önce dışarı attığınız çocuk, bağırarak korkuttuğunuz çocuk artık büyüdü! | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
In the past 12 years, besides murder, I've done everything. | ...şu 12 yılda, adam öldürmek dışında her şeyi yaptım. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
The hardships you can't even imagine, I've experienced them. | Hayal edemeyeceğiniz zorluklar, aklınızın alamayacağı tecrübeler yaşadım. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Not moving? Do you want to look? | Niye dondunuz? Bir şey söylemeyecek misiniz? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
These past 12 years, that's how I lived. | Bu son 12 yılda, bunlar yaşadıklarım. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
The hatred hidden in my heart do you want to see? | Kalbimde saklı olan nefreti görmek ister misiniz? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Tak Gu! You still won't stop? | Tak Gu! Keser misin artık şunu? Böyle bir şey olmuşsa, mutlaka bir sebebi olmalı. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Where do you think this is? You dare to fool around here, you. | Nerede olduğunu sanıyorsun? Aptallar gibi davranıyorsun. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
These past years, how you've lived, I don't need to know. | Bu geçen zamanda, nasıl yaşadığın, beni hiç ilgilendirmez. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Even if I knew, I wouldn't blink an eye. | Bilseydim de kılımı bile kıpırdatmazdım. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
That's why I hate you even more. | Bu yüzden, sizden daha fazla nefret ediyorum. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
And that's why I have more reason to not forgive you! | İşte bu sebepten sizi affetmemem için daha fazla sebep var! | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Low, despicable, bad fellow. | Karaktersiz, aşağılık, kötü çocuk. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
You don't even know your limits. | Daha ne olduğunu bile bilmiyorsun. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
The way you look throwing a tantrum, it really is like mother like son. | Bu yaptığın hareketlerle, annenden aşağı kalır yanın yok. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Are you going to forgive me? | Beni affetmek mi? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
What's your place to dare to forgive me? | Kim oluyorsunuz da affetmekten bahsediyorsunuz? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
What exactly are you? What can you do to me? | Kim olduğunu sanıyorsun? Ne yaptığını sanıyorsun? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Didn't I say I'd let you see? | Bu dünyada nasıl karaktersiz... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
In this world, what can a low, despicable, bad fellow do to you? 1 | ...aşağılık ve kötü birisi olunduğunu sana göstereceğim demedim mi? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
How can he finish you? I'll let you see! | Seni nasıl bitireceğimi, sana göstereceğim! 1 | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
If it's like this, you couldn't have been living kind heartedly all this time. | Eğer böyle hareket edersen, hiç bir zaman kalbin o aradığın huzura kavuşmaz. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Only living virtuously will make hate, anger, and evil vanish. | Sadece erdemli bir şekilde yaşamak, kini, nefreti... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Your mother wanted you to live virtuously likely for this reason | Annen bu yüzden senden sürekli erdemli hayat yaşamanı istedi... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
You must reconcile with the bread. | İşte bu yüzden, ekmek ile yeniden barışmalısın. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Your heart's resentment, and its painful memories, reconcile them as well. | Kalbinin bu kızgınlığı, ve acılarla dolu anıları... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
It's for checking the humidity. | Nemi kontrol etmek için. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Humidity? | Nem mi? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
On days the humidity is low, the bread dries. | Nemin düşük olduğu günlerde, ekmek kuru olur. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
On days it's high, the bread will be more moist. | Yüksek olduğu günlerde ise ıslak olur. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
So the water in the dough changes everyday according to the humidity level. | Bu yüzden her gün havadaki neme göre hamurdaki suyu değiştirmelisin. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Ah, so that's why. | Demek, nedeni buymuş. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Tak Gu, did you already know this? | Tak Gu, bunu biliyor muydun? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
To me, you're a very special son. | Benim için sen, çok özel bir oğlusun. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
To your positions! | Sıraya geçin! | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Positions! | Sıraya! | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
This is the menu of bread we're making today. | Bu menü bugünlük yapacağımız işler. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Today is when we deliver bread to the old folks home. | Bugün yakın dostlarımıza da ekmek dağıtacağız. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
It's more than what we usually make. | Bu nedenle daha yoğun olacağız. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
So today will be busier than before. | Yani, her zamankinden daha çok çalışacağız. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Today you must also make the bread with a grateful heart. Hai! | Bugün ekmeklerimizi yüreğimizi içine katarak yapacağız. Hai! | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Hai, hai, hai! | Hai, hai, hai! | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Seems that fellow won't be coming. | Anlaşılan bu çocuk gelmeyecek. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
He wouldn't have run off somewhere. Do you suspect anything? | Kolay kolay bir yere kaçmaz o. Şüphelendiğin bir şey var mı? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
This year's flowers are all really nice. | Bu yıl bütün çiçekler harika. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Maybe he gave up from despair and jumped into the river. | Belki de içini umutsuzluk kapladı ve doğruca nehre atladı... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Or in front a speeding train. | ...ya da hızlı treni önüne. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Aigoo, it nearly died when it first moved here. | Aigoo, ilk çıktığı vakit ölmek üzereydi. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Now it's growing best of all. | Şimdi muhteşem bir hal almış. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Shouldn't we check with the police station? | Polis merkezlerini kontrol etmek iyi olmaz mıydı? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
He could be lying alone at a security type place, Grandpa. | Şimdi o tür bir yere düşmüş, tek başına yatıyor olabilir, Büyükbaba. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
These things can't talk, | Bu şeyler konuşamıyorlar... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
but can survive the harsh, cold winter, and still live on like this. | ...ama sert ve soğuk kışa rağmen... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
And you're talking about a human life. | Üstelik bahsettiğin şey bir insanın hayatı. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Right, with matters regarding lives, he might die any time, Grandpa. | Haklısın, yaşadığı sorunlara rağmen, ölecek hali yok, büyükbaba. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Are you worried about him? | Onun için endişeleniyor musun? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Who? Me? | Kim? Ben mi? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
How could I? | Nasıl olabilir? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
I was wrong, Father, I was wrong. | Hatalıydım baba, hatalıydım. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
This girl knows she did wrong, but begged for just this much money? | Hatalı olduğunu bildiğin halde... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
This can't even buy one bottle of soju, girl. | Seni ahlaksız kız, bu dilendiğin parayla bir şişe soju bile alınmaz. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Father, I was wrong, I was wrong. Father, I was wrong. | Baba, affet beni, affet beni. Baba affet beni. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Father, I was wrong. | Baba, affet beni. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
I was wrong, I was wrong, Father. | Vurma baba, lütfen affet beni. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
If you know that, then beg properly. I was wrong, Father... | Daha dilenmeyi bile bilmiyorsun. Affet beni, baba... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
You won't let go? | Ne yapıyorsun sen? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Acting like this to a helpless child, and being violent in public. | Böyle zavallı bir çocuğa böyle davranmak, üstelik halkın içinde şiddete başvurmak... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
This is clearly child cruelty. It's a crime. | Bu açıkça çocuğa yapılan bir zulümdür. Bu suçtur, hemen bırak. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
She's my daughter. I'm teaching her a lesson. | O benim kızım, ona terbiye veriyorum. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
What does it have to do with you? | Seni ne ilgilendirir bu? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
You're letting her live by begging for food. | Onu kendi içkin için dilendiriyorsun. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
What right do you have to be a father, teaching this to your children? | Böyle bir baba çocuğuna nasıl terbiye verebilir ki? | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
What? You hussy... | Ne? Seni şırfıntı... | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
What this lady said is exactly right. | Bu bayanın söyledikleri tamamen doğru. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
Don't make trouble here. Just end it now, Ahjussi. | Bir sorun çıkarma. Bu işe bir son ver, bayım. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
I'm a slacker who sleeps here during the day. | Ben burada uyuyan bir miskinim. Anladım, artık küçük değilsin. | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |
What? The both of you, do you want to die? | Ne? Siz ikiniz, ölmek mi istiyorsunuz?! | Bread Love and Dreams-1 | 2010 | ![]() |