Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 160768
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
"Anna Karenina, Anna Karenina, Anna Karenina." | ''Anna Karenina, Anna Karenina, Anna Karenina.'' | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Today, he'd say: "The Real McCoy and the Forgotten Lamb. | Bugün sorulsaydı şöyle derdi: ''Harbi McCoy ve Kurbanlık Lamb... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
"The Real McCoy and the Forgotten Lamb, The Real McCoy and...." | ''Harbi McCoy ve Kurbanlık Lamb, Harbi McCoy ve...'' | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I know you've heard it a million times... | Bunu milyonlarca kez duyduğunuzu biliyorum... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...but the scene where the mayor is hit in the head with the mayonnaise jar.... | ama belediye başkanının kafasına mayonez kavanozu atıldığı sahne... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Well, to be continued. | Neyse, sonra devam ederim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I've got Mr. Fallow. | Bay Fallow'u getirdim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Get away! This should never have happened. | Defol! Böyle bir şeyin olmaması gerekiyordu. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Right this way, Mr. Fallow. | Bu taraftan Bay Fallow. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We're just going through these two doors. | Şu iki kapıdan geçeceğiz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We're on our way. | Varmak üzereyiz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
But I must say, if I may quote you.... | Ama sizden bir alıntı yapacak olursam... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Look at all the busy bees. | Şu çalışkan karıncalara baksanıza. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
If I may quote you... | Sizden bir alıntı yapayım... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
..."How in the name of God.... Who in the name of God... | ''Tanrı aşkına nasıl olur da... Tanrı aşkına kim... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
"...would bring a half eaten jar of mayonnaise to a public meeting?" | ''yarısı yenmiş bir mayonez kavanozunu böyle bir toplantıya getirir?'' | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'm Charles Buchanan. This is my wife, Stephanie, and my daughter. | Ben Charles Buchanan. Bu eşim Stephanie, bu da kızım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Mr. Fallow, I read your book 15 times. | Bay Fallow, kitabınızı tam 15 kez okudum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Next year, next year I'm going to take a course in it. | Gelecek yıl da onunla ilgili bir ders alacağım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We're going to go up by ourselves. | Biz yukarı kendi kendimize çıkarız. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
That's salmon, but I don't think you should touch that. | Bu somon balığı, ama bence ona dokunmamalısınız. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Mr. Fallow, it's such an honor to finally meet you. | Bay Fallow, sizinle tanışmak büyük şeref. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We are running a bit late. | Programın biraz gerisindeyiz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I don't know what to say. Let me see.... | Ne diyeceğimi bilemiyorum. Bakayım... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
What's your name? Suzanne. | Adın ne senin? Suzanne. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Someone needs deodorant. | Birine deodorant lazım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
All right, all right, here we go. | Pekala, pekala, başlıyoruz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Excuse me. I haven't introduced myself, have l? | Affedersiniz. Kendimi tanıtmadım, değil mi? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
My name is Peter Fallow. | Benim adım Peter Fallow. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I am a writer. | Yazarım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Unless you haven't read a newspaper or seen a TV recently... | Bu yakınlarda gazete okumuş ya da televizyon seyretmişseniz eğer... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...you know exactly who I am. | kim olduğumu gayet iyi biliyorsunuzdur. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I am the man of the moment. | Ben günün adamıyım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
The hero of the evening. | Bu akşamın kahramanı. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Me and a book I happened to write. | Ben ve tesadüfen yazmış bulunduğum bir kitap. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
The real hero of the evening is not even with us tonight. | Bu akşamın asıl kahramanı bu gece aramızda bile değil. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We'll come to him in a minute. | Biraz sonra ona geleceğiz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
For now, indulge yourself in the extravagance of the moment... | Şimdilik bu anın ihtişamına bırakın kendinizi... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...and remember, ifyou will, a phrase from another little best seller. | ve çok satmış olan başka bir kitaptaki şu cümleyi hatırlayın lütfen. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
"What does it profit a man if he gains the whole world and loses his soul?" | ''Neye yarar bütün dünyayı elde etmek, yitirmişsen ruhunu?'' | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
This is a story about such a man. | İşte bu da böyle bir adamın hikayesi. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
And it begins on a rainy night a little over a year ago. | Hikayemiz bir yıl kadar önce, yağmurlu bir gecede başlıyor. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Our hero, Sherman McCoy, was about to make a simple phone call. | Kahramanımız Sherman McCoy basit bir telefon görüşmesi yapacaktı. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
But despite the existence of 11 phones and seven different lines... | Ama 6 milyon küsur dolara mal olmuş evindeki 14 odada bulunan... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...in the 14 rooms of his $6 million plus apartment... | 11 telefona ve 7 farklı hatta rağmen... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...this was a phone call he could not make at home. | bu, evden yapamayacağı bir telefon görüşmesiydi. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
What on earth are you doing? | Ne yapıyorsun sen öyle? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'm taking the dog for a walk. | Köpeği yürüyüşe çıkaracağım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You're not taking "the dog" for a walk, you're taking "Marshall." | ''Köpeği'' değil, ''Marshall''ı yürüyüşe çıkaracaksın. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Marshall has a name. He's family. And, anyway... | Marshall'ın bir adı var. O da aileden biri. Hem zaten... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...it's raining. | yağmur yağıyor. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
So does Marshall. | Marshall da biliyor. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
He doesn't want to go. | Gitmek istemiyor işte. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Do you, Marshall? | İstiyor musun Marshall? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Judy.... | Judy... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
All right. Have a nice time. | Pekala. İyi eğlenceler. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
He's not happy about it, Mr. McCoy. | Bundan hiç memnun değil Bay McCoy. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Neither am l, Bill. | Ben de değilim Bill. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Tony, sir. My name is Tony. | Tony efendim. Adım Tony. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Let's be men about this. | İki erkek gibi davranalım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Hello, Sherman. | Merhaba Sherman. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Good evening, Pollard. | İyi akşamlar Pollard. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
It's raining, you know. | Farkındaysan yağmur yağıyor. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I did notice, yes. | Evet, fark ettim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Ah, Sherman, a true friend to man's best friend. | Ah Sherman, insanın en iyi dostunun hakiki dostusun sen. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Pollard, you old phrase maker. | Pollard, seni laf ebesi. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Is that the best you can do? | Ancak bu kadarı mı elinden geldi? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Is that as witty as we get? | Bulabildiğin en zekice şey bu mu? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I don't know what you're talking about. | Neyi kastettiğini anlamadım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Furthermore, if you're wet when you return, take the service elevator. | Ayrıca ıslak ıslak dönersen servis asansörünü kullanman iyi olur. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Come on, Marshall. | Hadi gel Marshall. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Maria, hello. It's me. | Alo, Maria. Benim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'm sorry. May I speak to Maria? | Affedersiniz. Maria'yla görüşebilir miyim? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Sherman, is that you? | Sherman, sen misin? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You were right. I got soaking wet and Marshall didn't do anything. | Haklıymışsın. Sırılsıklam oldum, Marshall da bir şey yapmadı zaten. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
If you want to talk to a Maria... | Madem Maria diye biriyle konuşmak istiyorsun... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...why call me? | niye beni aradın ki? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Please don't lie. It makes your forehead crinkle. | Lütfen yalan söyleme. Alnın kırışır sonra. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
What are we talking about? | Neden söz ediyoruz? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You should see your face. | Yüzünü bir görmen lazım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I don't get it. Did I miss something? | Anlamadım ki. Bir espri mi kaçırdım? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You're going to stand there and say you didn't call here asking for Maria? | Orada öylece durup Maria'yla görüşmek için burayı aramadığını mı söyleyeceksin? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You think I don't know your voice? | Sesini tanımayacağımı mı sandın? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Judy, I was out walking the dog. | Judy, ben dışarıda köpeği gezdiriyordum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Crinkle, crinkle. | Kırış kırış, kırış kırış. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I am not lying. I took the dog for a walk. | Yalan söylemiyorum ki. Köpeği yürüyüşe çıkardım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Then I came back here and wham! | Sonra eve döndüm ve bum! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You are asking me to prove a negative proposition. | Benden olumsuz bir önermeyi kanıtlamamı istiyorsun. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Negative proposition? | Olumsuz bir önerme mi? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Oh, God, Sherman. | Tanrım, Sherman. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Listen to the way I sound. Listen to the stress. Hear it? | Sesime bir kulak ver. Vurgularıma kulak kabart. Duyuyor musun? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I don't want to be this person. I don't. | Ben bu insan olmak istemiyorum. İstemiyorum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I am thin and beautiful. | Ben zayıf ve güzelim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I do not deserve this. | Bunu hak etmiyorum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Here's the phone. Call her from here. | Al işte telefon. Onu buradan ara. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I don't mind. I really don't mind. | Umurumda değil. Cidden umurumda değil. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You are cheap and rotten and a liar. | Sen adi, aşağılık bir yalancısın. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
And you are dripping on my Aubusson carpet. | Üstelik Aubusson halımın üstüne su damlatıyorsun. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
She was right. | Hakkı vardı tabii. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
And Sherman knew it. | Sherman da bunun farkındaydı. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |