Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 160765
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
No. Here, have a glass of this. | Hayır. Al, bir kadeh içki iç. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You want money and you shall have it. | Para istiyorsun ve alacaksın. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Five, and five. | Beş... Beş daha... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
And then in gold, six. | Ve altın olarak, altı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Shall we say �16, Joseph? Yeah. | 16 pound diyelim mi Joseph? Evet. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I have made you give me money, but you smile. | Paranı alıyorum ama sen gülüyorsun. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Aren't you angry? No, Joseph. I'm not angry. | Kızmadın mı? Hayır Joseph. Kızgın değilim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Here, some more brandy. | Biraz daha brendi al. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'll wager it's better than the doctor's. | Bahse girerim doktorunkinden iyidir. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Drink up, man. | İçsene be adam. İç. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I have an idea. A splendid idea. | Bir fikrim var. Müthiş bir fikir. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
So excellent an idea that we must drink on it. | Öyle mükemmel bir fikir ki buna içmeliyiz. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You see, I admire you, Joseph. | Seni takdir ediyorum Joseph. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It took courage to come here and I'm looking for such a man. | Buraya gelmek cesaret ister, ben de böyle birini arıyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But drink, Joseph, drink. | Ama iç Joseph, iç. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You and I should work together. | Sen ve ben birlikte çalışmalıyız. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You mean, we would sell the bodies to the doctors together? | Yani cesetleri doktorlara beraber mi satmalıyız? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
To dig them up? There'll be no digging. | Birlikte mi kazacağız? Kazma olmayacak. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
The kirkyards are too well guarded. | Mezarlıklar çok iyi korunuyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
We will, so to speak, "Burke" them. | Tabiri caize, onları 'Burke usulüyle' öldüreceğiz. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
"Burke them"? | ''Burke usulüyle'' mi? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You're lately come to Scotland, Joseph? Yeah. I come from Lisbon. | İskoçya'ya yeni mi geldin Joseph? Evet. Lizbon'dan geldim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But you may have heard the chapbook singers and peddlers of verse... | Ama sokaklarda onların adını çığıran şarkıcı ve şairleri duymuşsundur. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
The ruffian dogs, the hellish pair | Zorba köpekler, şeytan ikili | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
The villain Burke, the meager Hare | Cani Burke, Kıt Hare | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Never heard of this song. What did they do? | Bu şarkıyı hiç duymadım. Ne yapmışlar? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Eighteen people they killed and sold the bodies to Dr. Knox. | Ons ekiz kişiyi öldürdüler ve cesetleri doktor Knox'a sattılar. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
�10 for a large, �8 for a small. | İri olanları 10 pound'a ufakları 8 pound'a. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That's good business, Joseph. | Bu işte para var Joseph. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But where did they get the people? That was Hare's end. | Ama insanları nereden buluyorlardı? O Hare'in işiydi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You should have seen him on the streets. | Onu sokaklarda görmeliydin. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
When he saw some old beldame deep in drink, how he cozened her. | Kafayı bulmuş ihtiyar bir kocakarı gördüğünde onu nasıl da kandırırdı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
"Good day to you, Madame Tosspot. | ''İyi günler bayan Tosspot. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
"And would you like a little glass of something before you take your rest? | ''Uykudan önce bir şeyler içmeye ne dersiniz? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
"Come with me to my house and you shall be my guest. | ''Evime gelin ve misafirim olun. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
"You shall have quarts to drink if you like." | ''İstediğiniz kadar içebilirsiniz.'' | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
How he cozened them. | Onları nasıl da kandırırdı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
We can do that. | Biz de yapabiliriz. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But when he'd get them there, then what? | Ama onları eve götürdüğünde, sonra ne oluyordu? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Nor did they handle axe or knife to take away their victim 's life | Ne bıçak kullanırlardı ne balta Kurbanları yollarken mezara | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
No sooner done than in the chest they crammed their lately welcome guest | Göğsüne çöktükten hemen sonra, Hoşgeldin derlerdi yeni konuklarına | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I don't understand the song. | Şarkıyı anlamadım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Tell me plain how they did it. | Nasıl yaptıklarını açıkça anlat. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'll show you how they did it, Joseph. | Nasıl yaptıklarını sana göstereyim Joseph. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'll show you how they "Burked" them. | Onları Burke usulüyle nasıl boğazladıklarını göstereyim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
No. Put your hand down. | Hayır. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
This is how they did it, Joseph. | İşte böyle yaparlardı Joseph. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You've no need to be anxious, Meg. MacFarlane's been drunk and away before. | Endişelenmene gerek yok Meg. MacFarlane daha önce de sarhoş olmuştu. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He'll be back in good time. | Vakti gelince dönecektir. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Meanwhile, you have me to keep you company. | Bu arada ben sana eşlik ederim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'd call that no good fortune. | Şanslı olduğumu söyleyemem. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
There was a time, lass... | Bir zamanlar, kızım... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
a time when I used to bring the dashing young doctor to your door. | ...afilli genç doktoru senin kapına getirirdim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
When you weren't so uncommon cold to your old friend Gray. | O zamanlar eski dostun Gray'e böyle soğuk davranmıyordun. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Why must you be at him all the time? He's my friend. | Neden sürekli ona uğruyorsun? O benim dostum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I like to see my friends. | Dostlarımı görmeyi severim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I like to visit them. | Onları ziyaret etmeyi severim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He's come home. You've no excuse now to bear me company. | Eve geldi. Artık bana eşlik etmek için bahanen kalmadı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Gray, what are you doing here? Haven't I told you... | Gray, burada ne arıyorsun? Sana demedim mi | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Would you grudge me a glass with me old crony, Meg? | Eski dostumla beni bir kadehten esirgeyecek misin Meg? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Crony indeed. Get out, Gray. | Ne dost ama. Defol Gray. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I brought you a little present, MacFarlane. | Sana küçük bir hediye getirdim MacFarlane. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
In very good condition. I've ordered nothing from you, Gray. | Çok iyi durumda. Senden bir şey istemedim Gray. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But this is a gift. And I take no gifts from you. | Ama bu bir hediye. Senden hediye de kabul etmiyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
This is a gift you'll not refuse. | Bu reddedemeyeceğin bir hediye. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Gray, I told you to get out. | Gray, sana defol dedim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Wait, Toddy. That's not friendly. | Dur biraz Toddy. Bu hiç de dostça değil. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I want to discuss business. | İş konuşmak istiyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You are not to set foot in this house again. For business or any other reason. | Bu eve bir daha adım atamazsın. Ne iş için ne de başka bir sebeple. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
And you're getting out now. | Şimdi de gidiyorsun. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I wouldn't do it, Toddy. I wouldn't be heavy handed. | Yerinde olsam yapmazdım Toddy. El kaldırmazdım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It might become known... | Ya birilerinin kulağına giderse... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
that when the great Dr. MacFarlane finds his anatomy school without subjects... | ...meğer Dr. MacFarlane, anatomi okulu kadavrasız kaldığında... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
he provides them himself and from the midst of his own household. | ...kadavraları kendisi, hem de ev halkından temin ediyormuş. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
What the devil are you talking about? | Neden bahsediyorsun sen be? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Take a look downstairs, Toddy. | Alt kata bir göz at Toddy. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Take a look downstairs. | Alt kata bir göz at. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Where is Fettes? I'll get him. | Fettes nerede? Gidip çağırayım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Fettes, were you down here when Gray came? | Fettes, Gray geldiğinde aşağıda mıydın? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Bring that candle over here. | O mumu buraya getir. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
A member of his household. | Ev halkından biri. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
The more things are wrong, the more we must act as if everything were right. | İşler ne kadar ters gitmeye başlarsa... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You must do with Joseph as you did with the street singer. | Joseph'i de o sokak şarkıcısı gibi halletmelisin. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Complete dissection. A proper entry in the book. | Tamamen parçala. Ve muteber bir kayıt gir. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
No. What do you mean? | Hayır. Ne demek istiyorsun? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'll have no more of it. I'll not put my neck into a noose. | Bunu daha fazla yapmayacağım. Başımı belaya sokmayacağım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Don't be a fool. You can't begin and then stop. | Aptal olma. Bu işe başlayıp sonra da bırakamazsın. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Because the entry of the girl's body is in your writing, you'll do as I say. | Kızla ilgili kayıtta senin el yazın var, o yüzden ne dersem yapacaksın. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
As for me, I'll attend to Gray. | Bana gelince, gidip Gray'le görüşeceğim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You're not going to Gray. He must leave me alone. | Gray'e gitmeyeceksin. Beni rahat bırakmalı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Come, Mistress Cameron, this is no place for you. I'll help you upstairs. | Gelin bayan Cameron, burası size göre değil. Yukarıya çıkalım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You must leave this house. I can't do that. You heard MacFarlane. | Bu evden gitmelisin. Bunu yapamam. MacFarlane'ı duydunuz. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Save yourself, Master Fettes. | Kendini kurtar Fettes. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Look at MacFarlane. | MacFarlane'ın haline bak. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But he's a great doctor, a great man. | Ama o çok iyi bir doktor, çok iyi bir insan. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Is it a great man whom Gray can order to his bidding? | Çok iyi bir insan olsa işini Gray'e mi gördürür? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Is it a great man who for very shame dare not acknowledge his own wife? | Çok iyi bir insan olsa, kendi karısını utanma pahasına da olsa kabul etmez mi? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
So that I must play maidservant for the world's sake and his success? | Dünyanın iyiliği ve kendisinin başarısı uğruna hizmetçi rolü oynuyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He could have been a great man, a good man and a fine doctor. | Çok iyi bir insan olabilirdi, iyi bir insan ve iyi bir doktor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But there was always the shame of the old ways and old life to hold him back. | Ancak eski kabahatleri ve hayatı onu hep aşağıya çekti. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |