• tr flag Türkçe
    • en flag İngilizce

Ara

İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 177858

İngilizce Türkçe Film Adı Film Yılı Ayrıntılar
MicheIe, let's go on. Michele, haydi. Two Women-1 1960 info-icon
''he remained for two days in the place where he was. Then after this he said to his disciples: "..bulunduğu yerde iki gün kaldı. Sonra havarilerine şöyle söyledi: Two Women-1 1960 info-icon
"Let us go back to Judea." "Filistin'e geri dönelim" Two Women-1 1960 info-icon
The disciples said to him: "Rabbi, the Jews were just trying to stone you, and you want to go back there? Havariler ona dediler ki: " Yahudiler sana taş atmaya çalıştılar... Havariler ona dediler ki: " Yahudiler sana taş atmaya çalıştılar, ve sen şimdi geri mi dönmek mi istiyorsun?" Two Women-1 1960 info-icon
Jesus answered, "Are there not twelve hours in a day? İsa yanıt verdi, "Bir gün 12 saat değil midir? Two Women-1 1960 info-icon
If one walks during the day, he does not stumble Gün boyunca yürürse insan, tökezlemez, Two Women-1 1960 info-icon
because he sees the light of this world. But if one walks at night...'' çünkü bu dünyanın ışığını görür. Ama gece yürürse bir insan..."s Two Women-1 1960 info-icon
They tried to steal at home, but Giovanni cheated them! Hırsızlık yapmaya çalışmışlar, ama Giovanni onları kaçırmış! Two Women-1 1960 info-icon
He's better than a brother! Bir kardeşten daha iyi birisi! Two Women-1 1960 info-icon
They could to ruin me. The Rosetta's dowry was in the wardrobe. Beni mahvedeceklerdi. Rosetta'nın çeyizi dolaptaydı. Two Women-1 1960 info-icon
You are all dead, more dead than Lazarus. Hepiniz ölüsünüz, Lazarus'tan bile daha ölü. Two Women-1 1960 info-icon
With your flour, with your thieves' scare, your wealth walled up Ununla, hırsızının korkusuyla, zenginliğin duvar ördü, Two Women-1 1960 info-icon
not even Jesus Christ could resuscitate you! Hazreti İsa bile seni diriltemez! Two Women-1 1960 info-icon
MicheIe ! Michele ! Two Women-1 1960 info-icon
What's wrong? Nothing Sorun ne? Hiç bir şey Two Women-1 1960 info-icon
Mama, was listening to him! Anne, onu dinliyordum! Two Women-1 1960 info-icon
MicheIe's right. Michelle haklı. MichelIe haklı. Two Women-1 1960 info-icon
Please stop! What's wrong? Dur lütfen! Sorun nedir? Two Women-1 1960 info-icon
Nothing. You called us dead! Hiç bir şey. Bize ölü dedin! Two Women-1 1960 info-icon
We'll die by starvation for sure! Me too I'm dead. You, so young? Kesinlikle açlıktan öleceğiz! Ben de öldüm. Sen mi? çok gençsin. Two Women-1 1960 info-icon
You have always to say what is in your heart, right or wrong... Her zaman kalbinden geçeni söylemelisin, doğru ya da yanlış.. Her zaman kalbinden geçeni söylemelisin doğru ya da yanlış.. Two Women-1 1960 info-icon
I have not the nerve to talk aloud. You're even too much sincere. Yüksek sesle konuşacak kadar sinirli değilim. Çok samimisin bile. Two Women-1 1960 info-icon
I am not sincere with you. With me? Seninle samimi olamadım. Benimle mi? Two Women-1 1960 info-icon
Sure, with you. Elbette seninle. Two Women-1 1960 info-icon
Shoo! Even the goats! I'll have to clean up everything here. Keçilerle bile! Buradaki her şeyi temizlemem lazım. Two Women-1 1960 info-icon
The gate is broken since I went away. Gittiğimden beri kapı bozuk. Two Women-1 1960 info-icon
Let's go, it's raining. Haydi gidelim, yağmur başladı. Two Women-1 1960 info-icon
I love you, Cesira. Seni seviyorum Cesira. Two Women-1 1960 info-icon
In such a trouble, do you mind to that? I have to tell you. Bunca dert içinde, bunu mu düşünüyorsun? Sana söylemem lazımdı. Two Women-1 1960 info-icon
You could too give me a smack in the face, but it's true. Sen de yanağıma bir tokat at, gerçek bu ama. Two Women-1 1960 info-icon
These stupids are here to see the scene! Bu aptallar manzara izlemeye gelmiş buraya! Two Women-1 1960 info-icon
Don't you mind to such a things? Me? Senin aklından geçmez mi böyle bir şey? Benim mi? Two Women-1 1960 info-icon
You mind, you mind. You have someone in your heart. Geçer, geçer. Kalbinde biri var. Two Women-1 1960 info-icon
Only my daughter. Yalnızca kızım var. Two Women-1 1960 info-icon
I've decided to go back home, Rosetta. Se vuoi, mamma. Eve geri dönmeye karar verdim Rosetta. Nasıl istersen anne. Two Women-1 1960 info-icon
They won't bomb Rome anymore. They'll start bombing here. True, mamma. Roma'yı artık bombalamayacaklar. Burayı bombalayacaklarmış. Haklısın anne. Two Women-1 1960 info-icon
How skinny you got. You need more to eat. We have plenty to eat, in Rome. Bir deri bir kemiksin. Daha çok yemek yemelisin. Bir deri bir kemiksin. Daha çok yemek yemelisin. Roma yiyecek çok yemeğimiz var. Two Women-1 1960 info-icon
How cold she is! Come here, Rosetta. Ne kadar soğuk birisi. Gel buraya Rosetta. Two Women-1 1960 info-icon
Mama, why doesn't he come anymore, Michele? I don't know. Anne, Michele artık neden buraya gelmiyor? Bilmiyorum. Two Women-1 1960 info-icon
He loves you, Michele. Go on. Seni seviyor, Michele. Devam et. Two Women-1 1960 info-icon
I can see why, you're so beautiful. Neden olduğunu anlayabiliyorum, çok güzelsin. Two Women-1 1960 info-icon
He's 25 years old! Never go with a boy younger than yourself. O 25 yaşında! Senden daha genç birisiyle daha önce çıkmadı! Two Women-1 1960 info-icon
But he's the nicest man in Sant'Eufemia. Being a nice man these days isn't much help. Ama o Sant'Eufemia'nın en hoş delikanlısı. Bugünlerde hoş biri olmanın faydası yok. Two Women-1 1960 info-icon
Damn draft! Kahrolası pencere! Two Women-1 1960 info-icon
You know what I think Michele is? A subversive. What's that? Michel hakkında ne düşünüyorum, biliyor musun? Yıkıcı birisi. Ne demek o? Two Women-1 1960 info-icon
Someone with a good heart who doesn't like work. Çalışmaktan hoşlanmayan iyi kalpli biri. Two Women-1 1960 info-icon
We'd better give him back his book. But he gave it to me. He'd make a good husband. Ona kitabına geri versek iyi olur. Ama onu bana verdi. Ondan iyi bir koca olur. Two Women-1 1960 info-icon
He has no vices. If you were a few years older, I'd let you marry him. Kötü alışkanlıkları yok. Eğer bir kaç yaş daha büyük olsaydın... Kötü alışkanlıkları yok. Eğer bir kaç yaş daha büyük olsaydın, onunla evlenmene izin verirdim. Two Women-1 1960 info-icon
What are you saying, mamma! You'll have to think about such things someday, no? Ne diyorsun anne! Günün birinde bunları düşünmen lazım, değil mi? Two Women-1 1960 info-icon
Listen to her laugh! Ne de güzel gülermiş! Two Women-1 1960 info-icon
Hide it, hide it. It's fresh bread. Oh, thank you. Sakla, sakla. Taze ekmek. Oh, teşekkürler. Two Women-2 1960 info-icon
Be careful, hide it, I don't want my father to know. Dikkatli ol, sakla onu, Babamın haberi olmasın. Two Women-2 1960 info-icon
Please, give me some bread. You, be quiet! Lütfen, bir parça ekmek ver bana. Sen, sessiz ol! Two Women-2 1960 info-icon
I want some! I want some! Quiet! Bir parça lütfen! Bir parça! Sessiz ol! Two Women-2 1960 info-icon
EvangeIisti ! EvangeIisti ! Evangelisti ! Evangelisti ! Two Women-2 1960 info-icon
EvangeIisti, will you sell me some cheese? My name isn't Evangelisti, it's De Santis. Evangelisti, bana biraz peynir satar mısın? EvangeIisti, bana biraz peynir satar mısın? Adım Evangelisti değil, De Santis. Two Women-2 1960 info-icon
They told me you are EvangeIisti and sell cheese? We are of the Evangelist religion. Bana senin Evangelisti olduğunu ve peynir sattığını söylediler. Bana senin Evangelisti olduğunu ve peynir sattığını söylediler. Biz Evangelisti tarikatınızdanız. Two Women-2 1960 info-icon
Nothing, only we live by the Gospel. What about the cheese, do you sell it? Hiç bir şey, sadece İncil'e inanıyoruz. Peynire ne oldu, satıyor musun? Two Women-2 1960 info-icon
Well, no, but I can give you some, Şey, hayır ama biraz verebilirim. Two Women-2 1960 info-icon
What's wrong with that sheep? That sheep is going to be a mother any minute now. Koyunun nesi var? Bir kaç dakika içinde anne olacak. Two Women-2 1960 info-icon
Such a small one! You want two? Ne kadar minik! İki tane mi istiyorsun? Two Women-2 1960 info-icon
How much for one? 1,000 lires each one. Is it gold? Bir tanesi ne kadar? Her biri 1000 liret. Altın mı bu? Two Women-2 1960 info-icon
Better, it's hard to eat gold, but cheese you can eat. Daha iyisi, altını yemek zordur, ama peyniri yiyebilirsin. Two Women-2 1960 info-icon
Does the Gospel teach you to ask such prices? If you don't want it... İncil sana bu fiyatlarla satabileceğini öğretiyor mu? Eğer istemiyorsun... Two Women-2 1960 info-icon
Before, I could have bought a house with this. Eskiden bununla bir ev alabilirdim. Two Women-2 1960 info-icon
Don't take it, Signora. If you take it at my price, you'll be mad at me, Almayın sinyora. Eğer benim değer biçtiğim fiyata alırsan sonra bana öfke duyarsın, Two Women-2 1960 info-icon
and if I sell it at your price I'll be mad at you. ve eğer senin istediğin fiyata satarsam ben sana öfke duyarım. Two Women-2 1960 info-icon
Gospel wants men love each other. İncil insanların birbirini sevmesini ister. Two Women-2 1960 info-icon
You're worse than all them. Peace, little sister. Sen hepsinden betersin. Sakin ol hemşire. Two Women-2 1960 info-icon
If you want a lamb for Easter, let me know. No, you won't cheat me anymore. Paskalya Yortusu için bir kuzu istersen, haberim olsun. Paskalya Yortusu için bir kuzu istersen, haberim olsun. Hayır, beni artık aldatamayacaksın. Two Women-2 1960 info-icon
Where could I find flour? Who has flour. Nereden un bulabilirim? Unu olandan. Two Women-2 1960 info-icon
If Rosetta gets sick, I'll get a knife then you'll see flour! Eğer Rosetta hastalanırsa, bir bıçak alır gelirim o zaman unu görürsün! Eğer Rosetta hastalanırsa, bir bıçak alır gelirim o zama unu görürsün! Two Women-2 1960 info-icon
One of these days we'll go see the peasants with guns! Then we refugees will get flour. Bir gün köylüleri silahlarıyla göreceğiz. Sonra bir mülteciler un bulacağız. Two Women-2 1960 info-icon
That's the way! If you ever do that, I will kill you! Çaresi bu! Eğer bunu yaparsan, seni öldürürüm! Two Women-2 1960 info-icon
Who's taking to you? He doesn't understand, he doesn't have children. Seni alıkoyan var mı? Anlamıyor, çocuğu yok ki. Two Women-2 1960 info-icon
What are you teaching the children? You want to teach me? Çocuklara ne öğretiyorsun? Beni eğitmek mi istiyorsun? Two Women-2 1960 info-icon
Go back to your mother! You try it and see if I don't do what I say! Annenin yanına dön! Yap da gör dediğimi yapıp yapmadığımı! Annenin yanına dön! Yapta gör dediğimi yapıp yapmadığımı! Two Women-2 1960 info-icon
I thought you'd left. I'm leaving soon. Where? Down. Gittiğini sanıyordum. Yakında gideceğim. Nereye? Aşağı. Two Women-2 1960 info-icon
We haven't seen you lately. I'll walk with you to Fondi. Seni epeydir görmedik. Seninle Fondi'ye kadar gelirim. Two Women-2 1960 info-icon
Are you crazy? The Germans will shoot you. There's a friend there who might sell us food. Delirdin mi? Almanlar seni öldürür. Orada size yiyecek satabilecek bir arkadaşım var. Two Women-2 1960 info-icon
You mustn't risk it. Something could happen to you. Riske atmamalısın. Başına bir iş gelebilir. Two Women-2 1960 info-icon
You don't know me very well. If a German gets too close... Beni çok iyi tanımıyorsun. Eğer bir Alman çok yakına gelirse.. Two Women-2 1960 info-icon
What's the world coming to? Horses eating grain! Dünya nereye gidiyor? Atlar tahıl yiyor! Two Women-2 1960 info-icon
Via ! Defolun ! Two Women-2 1960 info-icon
They were eating grain. Please do not be afraid. I'm not German. Tahıl yiyorlardı. Lütfen korkma. Alman değilim. Two Women-2 1960 info-icon
You're Russian. Russian, traitor. Sen Russun. Ruslar hain. Two Women-2 1960 info-icon
You seem like Ukrainian girl. Ukrainian eyes, beautiful. Sen Ukraynalı kızlara benziyorsun. Ukraynalı gözleri, çok güzel. Two Women-2 1960 info-icon
Is the road safe? You can go. Yol güvenli mi? Gidebilirsin. Two Women-2 1960 info-icon
Last days for Germans. For me too, I think. Almanların son günleri. Sanırım benim için de. Two Women-2 1960 info-icon
He's beautiful! Is he really a Russian? A deserter. Çok yakışıklı! Gerçekten Rus mu? Bir kaçak. Two Women-2 1960 info-icon
They never tell you that they make them like that in Russia! Rusya'da ne yaptıklarını asla söylemezler sana! Two Women-2 1960 info-icon
Can you tell me where I can buy some sugar, flour... Nereden şeker ve un alabilirim söyler misin. Two Women-2 1960 info-icon
Some tinned food, some honey, little sugar? You know, anything you can get. Konserve yiyecek, bal, şeker. Ne bulursan artık. Two Women-2 1960 info-icon
If I tell you, you won't tell the Germans where I've hidden my food? Eğer sana söylersem, Almanlara yiyeceği nerede sakladığımı söylemezsin, değil mi? Two Women-2 1960 info-icon
I swear I won't tell anyone. Yemin ederim kimseye söylemem. Two Women-2 1960 info-icon
The last time, do you know what I said? "I have nothing." And they said: "Oh, you have nothing?". Son defada ne dedim biliyor musun? Son defada ne dedim biliyor musun? "Hiç bir şeyim yok". Onlar da dedi ki: "Oh, hiç bir şeyin yok demek" Two Women-2 1960 info-icon
Ta, ta, ta, ta, ta... Ta, ta, ta, ta, ta... Two Women-2 1960 info-icon
You can have this milk, if you like. I don't need it anymore. What for? Bu sütü alabilirsin istersen. Artık ihtiyacım yok. Niye olsun ki? Two Women-2 1960 info-icon
They killed Gaetanino, my baby. Who will I give it to? Gaetanino'yu, bebeğimi öldürdüler. Kime verebilirim ki bunu? Two Women-2 1960 info-icon
You want it? Who wants milk? İster misin? Kim süt ister? Two Women-2 1960 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 177853
  • 177854
  • 177855
  • 177856
  • 177857
  • 177858
  • 177859
  • 177860
  • 177861
  • 177862
  • …
  • »
  • »»
Kısıtlı Mod:   
  • Katkıda Bulun
  • Hakkımızda
  • Sorumluluk Reddi
  • İletişim