Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 2731
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Damn! | Lanet olsun! Lanet olsun! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
God Damn! | Lanet olsun! Lanet olsun! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
You ain't the only girl in the world, you! | Bu dünyadaki tek kız sen değilsin! Sen bu dünyada kalan tek kız değilsin! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Hey, what are you doing? | Hey, ne yapıyorsun? Hey, ne yapıyorsun? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
You, hold it right there. I said stop! | Tutun onu! Sana dur dedim! Sen, hemen olduğun yerde kal! Sana dur dedim! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Hey, you! Bring me back my wallet! | Hey, sen! Cüzdanımı geri ver! Hey, sen! Cüzdanımı geri ver! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Wait, taxi! | Taksi! Taksi! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Go, go! Hurry! | Sür, sür! Acele et! Git, git! Hadi çabuk! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Let's go! | Haydi gidelim! Gidelim! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Excuse me. I'm looking for a student named Han Joon Soo. | Affedersiniz. Han Joon Soo isimli öğrenciyi arıyorum. Affedersiniz. Han jun su isminde bir öğrenciyi arıyorum. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Are you the baby's mother? Pardon me? | Bebeğin annesi misiniz? Ne? Bebeğin annesi misin sen? Efendim? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
How long have you been starving the poor kid? | Bu zavallı bebeği ne zamandır aç bırakıyorsunuz? Ne kadar zamandır o zavallıyı aç bırakıyorsun? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I thought my nipples were coming off. | Benim göğsümü alacağını düşünmüştüm. Meme uçlarım sökülecek sandım bir an. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Is she the mother? | Anne sen misin? Annesi o mu? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Oh geez. No! | Hayır! Of ya! Hayır! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Breast feed him, okay? Lt's best for the baby. | Onu göğsünle besle, tamam mı? Bebek için en iyisi bu. Onu iyi emzir, tamam mı? Anne sütü bebek için en iyisidir. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Excuse me, baby's mom? | Affedersiniz, bebeğin annesi misiniz? Affedersiniz, bebeğin annesi mi? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
How many times do I have to tell you? I'm not his mother! | Kaç kez daha söylemeliyim? Annesi değilim! Size kaç kere söylemem gerekecek? Ben annesi değilim! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Ask anybody. You totally look the part. | Herhangi birine sorabilirsin. Öyle görünüyorsun. Sor istersen herkese. Tıpkı sana benziyor. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Look at you. A pickpocket... | Şuna da bak. Bir yankesici! Kendine bir bak. Kapkaççılık.. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I told you, it was a mistake. | Size bir hata olduğunu söyledim. Sana söyledim, o bir hataydı. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
A mistake? | Hata mıydı? Hata mı? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I had no choice. | Seçeneğim yoktu. Başka seçeneğim yoktu. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
And, I did give the wallet back to the owner. So it's over. | Cüzdanı da sahibine geri verdim. Böylece bitti. Ve ayrıca cüzdanı sahibine verdim. Hepsi oldu bitti. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Are you out of your mind? | Aklın başında değil mi? Aklını mı kaybettin? Aklını mı kaçırdın sen? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Are you testing my patience, huh? | Sabrımı mı test ediyorsun? Sabrımı mı sınıyorsun, ha? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Go home. And I really am sorry. | Evinize gidin. Ve gerçekten üzgünüm. Eve git gerçekten çok üzgünüm. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Sorry to put you through this. | Seni buna bulaştırdığım için üzgünüm. Bu işe seni de bulaştırdığım için özür dilerim. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Daddy shouldn't be like this. | Baban böyle olmamalıydı. Özür dilerim. Bir baba böyle olmamalı. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Can I get a carton? Of which cigarettes? | Bir paket sigara alabilir miyim? Hangi marka? Bir kutu olabilir miyim? Hangi sigaradan? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Nah, I'll just take another can of formula. | Neyse, bir kutu daha mama alabilir miyim? Hayır, sadece mama alacağım ben. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
It's milk time. Excited? | Süt zamanı. Heyecanlandın mı? Süt zamanı. Heyecanlı mısın? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
By the way, that baby... Whose is it? | Sırası gelmişken, o bebek... Kimin? Bu bebek... kimin bebeği? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Whose could it be? Lt's yours. | Kimin olabilir ki? Senin. Kimin olabilir, tabi ki senin! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Well, he's mine, dad. | Aslında, o benim, baba. Benim baba. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
There was... | O... Bir zamanlar... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
There was this girl I used to date. | ...çıktığım bir kızdan. Bir zamanlar çıktığım bir kız vardı. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
And she just left him with me. | Ve onu benimle bıraktı. Ve beni onunla bıraktı. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I really wanted to give him away. | Gerçekten ondan kurtulmak istedim. Gerçekten onu bırakmak istedim. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
But it wasn't so easy. | Ama bu kolay olmadı. Ama bu hiç kolay değildi. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Look at the poor thing. | Şu zavallı şeye bir bakın. Şu zavallıya bakın. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Imagine how sad he'd be when he realizes that | Hiç ailesi olmadığını anladığında ne kadar üzüleceğini... Ailesi olmadığını fark ettiğinde... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
he had no parents? | ...hayal edebilir misiniz? Ne kadar üzüleceğini bir hayal edin? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I did my best... my very best to raise him properly... | Ben de en iyisini...ona büyütmeye çalışarak, kendi en iyimi yaptım. Elimden gelenin en iyisini yaptım... Onu düzgünce yetiştirebilmek için elimden gelenin en iyisini... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
It's okay. I understand how you feel. | Sorun değil. Nasıl hissettiğini anlıyorum. Önemli değil. Nasıl hissettiğini anlıyorum. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
These past few days must have been hard on you. | Şu bir kaç gün senin için zor olmuş olmalı. Bu geçen bir kaç gün senin için oldukça zor olmuş olmalı. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Now stop crying. A father doesn't cry. | Şimdi ağlamayı bırak. Babalar asla ağlamaz. Şimdi ağlamayı kes. Babalar ağlamaz. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Father... | Baba... Baba... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
First, we get you back in school. | İlk olarak, okula geri döneceksin. İlk olarak, seni okula geri sokacağız. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
For the time being, your mom and I will take care of the baby. | Bu sürede de, annen ve ben bebeğe bakacağız. O zaman süresince, bebeğe annenle ben bakacağım. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
So please stop getting in trouble. | Artık, lütfen başını belaya sokmayı bırak. O yüzden lütfen başını belaya sokmayı kes. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Thank you, father. | Teşekkür ederim, baba. Teşekkürler baba. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Okay then. Stand up. | Tamam o zaman. Ayağa kalk. Tamam o zaman. Ayağa kalk. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Ready for a round? | Raunt için hazır mısın? Gezmeye hazır mısın? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Sir? | Efendim? Eh? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Your mom doesn't know where we are. | Annen nerede olduğumuzu bilmiyor. Annen nerede olduğumuzu bilmiyor. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Do you have a cold? | Üşüttün mü? Grip mi oldun? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
No, I'm okay. I'll just take some medicine. | Hayır, iyiyim. Biraz ilaç alacağım. Hayır, ben iyiyim. İlaç alırım geçer. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Are you sure? Oh, I'm fine. | Emin misin? İyiyim. Emin misin? Oh, ben iyiyim. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I said I'm fine. Just go to school. Go! | İyiyim dedim. Haydi okula git. Git! Sana iyiyim dedim. Git okuluna hadi! Git hadi! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I'm going now. Okay. Go. | Şimdi gidiyorum. Tamam. Git. Gidiyorum o zaman. Tamam. Hoşça kal. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Hi, sweetie. | Merhaba, tatlım. Merhaba, tatlım. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Sorry to have put you through so much because of my family. | Ailemin sebep olduğu şeyler yüzünden üzgünüm. Başınızı bu kadar derde soktukları için ailem adına sizden özür dilerim. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Don't mention it. | Önemli değil. Lafı bile olmaz. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
It is unacceptable for a student to have a baby. | Bir öğrencinin bebek sahibi olması kabul edilemez. Bir öğrencinin bebek sahibi olması kabul edilemez bir şey. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
It is even worse to bring the baby to the school. | Bebeği okula getirmesi ise daha da kötü. Hele bebeği okula getirmek daha da kötü. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Other students might learn. Learn! | Diğer öğrencilerde bunu örnek alabilir. Örnek! Diğer öğrenciler öğrenebilir. Öğrenebilir! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I'm really sorry. | Gerçekten üzgünüm. Gerçekten çok özür dilerim. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
However, sir... | Ancak, efendim... Yine de efendim... | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Teachers should never, | ...öğretmenler asla... Bir sorun anında, | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
under any circumstances, kick a student out of school. | ...hiç bir koşul altında bir öğrenciyi okuldan atmamalı. Öğretmenler hemen çocuğu kapı dışarı ediyor. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
They should remain inside the school. | Onlar okulda olmalı. Onlar okulun içinde kalmalılar. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
You must not kick a student out of the school, on to the streets. | Bir öğrenci okuldan dışarı, sokağa atılmamalı. Öğrencileri kapı dışarı etmemelisiniz, sokaklara bırakmamalısınız. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Just because a student happened to have a baby, | Sadece bir çocuk sahibi olduğu için mi... Sırf bir öğrencinin kazara çocuğu oldu diye, | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
you suspended him for that? | ...onu uzaklaştırdınız? Onu okuldan uzaklaştırmanız mı gerekirdi? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Father. Let go. | Baba! Bırak! Baba... Bırak. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Excuse me, Mr. Han. | Affedersiniz, Bay Han. Affedersiniz, bay han. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Then, is it acceptable to you for a student to have a baby? | ...bebek sahibi olması kabul edilebilir, öyle mi? O zaman, bir öğrencinin bebek sahibi olması sizin için kabul edilebilir mi? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
At this school, we must consider other students. | Ama bu okulda, diğer öğrencileri düşünmemiz gerekli. Bu okulda, diğer öğrencilerin durumunu da düşünmeliyiz. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
That's why we just followed the school policy. | Okul politikasının uygulamamızın nedeni bu. İşte bu yüzden biz de okul kurallarına göre davrandık. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
School policy! Mr. Vice Principal! | Okul Politikası! Bay Yardımcı Müdür! Okul kuralları mı? Sayın müdür yardımcısı! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I told you there aren't any rules against babies in the school policy. | Size okul kurallarında bebeklerle ilgili hiç kural olmadığını söylemiştim. Okulda bebeklere karşı çıkan herhangi bir okul kuralı olmadığını size söyledim. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
There... isn't? | Öyle değil? Yok... muydu? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Lt's not even school policy, and you suspended him? | Okul kuralı bile değilken, onu uzaklaştırdınız mı? Bu okul kurallarında bile yok ve siz onu uzaklaştırdınız mı? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I'm going to report this school to Board of Education. | Bu okulu Eğitim Kuruluna rapor edeceğim. Bu okulu eğitim kuruluna şikayet edeceğim. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Father... Let go of me. | Baba... Bırak beni. Baba... Bırak beni. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Your phone is ringing. | Telefonunuz çalıyor. Telefonunuz çalıyor. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
What happened? How sick is he? | Ne oldu? Nasıl hasta oldu? Ne oldu? Çok mu hasta? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Well, he just spiked a fever. | Şey, sadece biraz ateşi var. Şey, birden ateşi yükseliverdi. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
So? How is he? | Yani? O nasıl? Yani? Şimdi nasıl? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
They're still running some tests on him. | Doktorlar test yapıyor. Hala üzerinde bazı testler yapıyorlar. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Guess we'll have to wait. | Sanırım beklemeliyiz. Sanırım beklememiz gerekecek. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Why did you insist on babysitting him when you have a cold? | Soğuk aldığın halde neden ona bakmakta ısrar ettin? Grip olmuşken neden hala bebeğe bakmakta ısrar ettin? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
What did I say this morning? Didn't he catch it from you? | Bu sabah sana ne dedim? Senden geçmiş olmalı! Sabah sana ne söyledim? Senden kapmadı mı hastalığı? | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
If anything happens to him, it's going to be your fault. | Eğer ona bir şey olursa, bu senin hatan olacak. Eğer ona bir şey olursa, suçlusu sensin bunu bil! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
YOURS! | SENİN! Sensin anladın mı! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
How dare you speak to your mother like that! | Annenle bu şekilde konuşmaya nasıl cüret edersin? Seni utanmaz, hangi cesaretle annenle böyle konuşursun sen! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
I'm sorry, father. | Üzgünüm, baba. Özür dilerim baba. | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
Parents are all the same, young or old. | Genç ya da yaşlı, bütün aileler aynı. Genç ya da yaşlı olsun, anne baba her zaman aynıdır | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |
If the kid is sick, I feel the pain, too. | Çocukları hastaysa, onlar da acı hisseder. Eğer çocuğum hasta olursa, ben de acı çekerim! | Ahgiwa Na-1 | 2008 | ![]() |