Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 160762
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
You and I have two bodies. Aye, very different sorts of bodies. | Sen ve ben iki vücuda sahibiz. Evet, çok değişik vücutlar. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But we're closer than if we were in the same skin. | Ancak derimiz sanki aynıymışçasına birbirimize yakınız. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
For I saved that skin of yours once. | Bir zamanlar paçanı kurtardım ne de olsa. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
And you'll not forget it. | Bunu hiçbir zaman unutmayacaksın. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
After he thought about it, he said it might be an interesting case. | Düşündükten sonra, ilginç bir vaka olabileceğini söyledi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You have his promise, then? Yes. | Söz verdi o halde? Evet. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But there'll be great pain connected with it, ma'am. | Ancak çok acı çekilecek hanımefendi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
During the operation and afterward. | Ameliyat sırasında ve sonrasında. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Great pain and shock. Pain and shock. | Muazzam acı ve şok. Acı ve şok. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
She's brave enough, but I don't know about myself. | Kızım yeterince cesurdur, ancak kendim için bir şey diyemem. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Now that it seems so close... | Artık bu kadar yakın olduğuna göre... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I wonder whether I dare trust my child into any but God's hands. | ...çocuğumu Tanrı'nın ellerinden başkasına emanet edebilecek miyim acaba? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Ma'am, if you'll allow me, I'd like to give you cause for courage. | Müsaade ederseniz hanımefendi, size cesaret kazanmanız için bir sebep vereyim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Dr. MacFarlane is a great man. | Dr. MacFarlane harika bir insandır... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I think he's the greatest man in medicine. | Bence doktorluk alanındaki en büyük kişidir. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
God would not have given him such gifts if they were not meant for Georgina's cure. | Tanrı, Georgina'nın iyileşmesini istemeseydi ona böyle yetenekler bahşetmezdi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Thank you, Mr. Fettes. | Sağolun bay Fettes. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Take me to the wall. I think I hear him. Hear him? | Beni duvara götür. galiba sesini duydum Kimin sesini? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
The white horse that's going to greet me when he sees me. | Beni görünce selam verecek olan beyaz atın. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
An old acquaintance? | Eski bir tanıdık mı? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Now you put your arms around me, and we'll go up and see that horse. | Hadi sarıl bana da gidip şu ata bakalım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It was a brown horse, Mommy. | Doru bir atmış anne. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
A cabbie told her his horse would say hello to her the next time he saw her. | Bir arabacı, atı bizi tekrar gördüğünde selam vereceğini söylemişti. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Georgina's been looking everywhere for that horse. | Georgina her yerde o atı arıyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Why do you want the white horse to bid you good day, Georgina? | Neden o beyaz atın sana iyi günler dilemesini istiyorsun Georgina? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He was a nice horse. | Güzel bir attı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Maybe there's another reason. | Belki de başka bir sebebi vardır. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Maybe you haven't friends enough. Could that be it, Georgina? | Yeterince arkadaşın yoktur belki de. Öyle olabilir mi Georgina? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Of course I don't have friends. | Tabi ki arkadaşım yok. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That's because I can't walk. | Çünkü yürüyemiyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I try to make myself used to it, though. | Kendimi buna alıştırıyorum yine de. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
One shouldn't get used to the wrong things. | İnsan yanlış şeylere alışmamalı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You want to walk and run and play? | Yürümeyi, koşmayı ve oynamayı ister misin? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Really, I thought you at least would know how much Georgina wants that. | Bay Fettes, en azından siz Georgina'nın bunu ne kadar istediğini biliyor olmalıydınız. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Aye, but I wonder how much. | Evet, ama ne kadar istediğini merak ediyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I want it so much. But you'll have to stand great pain. | Öyle çok istiyorum ki. Ama çok büyük acı çekeceksin. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Greater pain than you ever dreamed of in the worst time of your sickness. | Hastalığının en kötü olduğu dönemlerinde hayal ettiğinden bile daha fazla acı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Do you want it that much? Yes. | Bu kadar çok istiyor musun? Evet. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Then, Dr. MacFarlane will make you well. | Öyleyse Dr. MacFarlane seni iyileştirecek. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Gray's head. Is that it, Toddy? | Gray'in kafası. Öyle değil mi Toddy? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Is that what you broke just now under the poker? | Az önce ocak demiriyle kırdığın şey? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Broken it and have done with it forever. | Kırdın ve sonsuza dek onunla işin bitti. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
My poor lad. | Zavallı sevgilim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
My poor, poor lad that can never be free of him. | Ondan asla kurtulamayacaksın, zavallı sevgilim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You're daft. What's Gray to me? | Saçmalıyorsun. Gray de kim oluyormuş? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He's only a man from whom I buy what I need when I need it... | O sadece ihtiyacım olduğunda ihtiyaç duyduğum şeyi aldığım birisi... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
the rest is forgotten. | ...gerisini unuttum bile. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You may deny him, Toddy... | Onu inkar edebilirsin Toddy... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
but you'll not rid yourself of him by saying the devil is dead. | ...ama şeytanın öldüğünü söyleyerek ondan kurtulamazsın. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You're a fey creature, Meg, with mad ideas. | Sen çılgınca fikirlere sahip, kafası karışık bir varlıksın Meg. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
And you have a wildness that holds me to you, my lass. | Ve beni sana bağlayan bir deliliğe sahipsin, sevgilim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
No great lady can ever take my place? | Hiçbir kadın benim yerimi tutamaz mı? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Well, Fettes, I didn't expect to see you on Sunday. | Pazar günü seni görmeyi ummuyordum Fettes. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
What do you want? Some powders for that aching head? | Ne istiyorsun? Ağrıyan başın için ilaç mı? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That was a furious lot we drank last night. And in bad company. | Dün gece içerken ölçüyü kaçırdık. Üstelik muhabbet de kötüydü. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It was about last night I wanted to talk to you. | Ben de sizinle dün geceyi konuşacaktım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
About the operation on the little Marsh girl. | Şu küçük kızın ameliyatı hakkında. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You're a man of the world. | Fettes, sen halden anlayan birisin. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You wouldn't hold me to a promise given in drink. | İçkiliyken verdiğim bir sözü tutmamı bekleyemezsin. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But I... | Ama ben.... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You see, sir, I met Mrs. Marsh and I told her. | Bayan Marsh'la karşılaştım efendim, ve ona söyledim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Really, Fettes, you irk me with your lack of understanding. | Anlayışsızlığınla beni cidden bıktırıyorsun Fettes. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But you did promise. Look here, Fettes... | Ama söz vermiştiniz. Dinle beni Fettes... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
not I nor anyone else... | Ne ben ne de bir başkası... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
knows enough about the spinal column and its intricacies... | ...spinal kolon hakkında, başarılı bir ameliyat gerçekleştirecek kadar... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
to ensure a successful operation. | ...bilgiye sahip değil. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'd have to study the matter. Have we any subjects? | Bu konuyu çalışmam gerekir. Hiç kadavramız var mı? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
No, Wilmont used up the last spinal section. | Hayır, son belkemiği kesitini Wilmont kullandı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
There you are, you see. | Görüyorsun işte. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Thing's entirely out of the question. | Söz konusu bile olamaz. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Yes, I suppose so. | Evet, galiba öyle. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Do you know where Gray, the cabman, lives? | Arabacı Gray'in nerede oturduğunu biliyor musun? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Thank you all the same. | Yine de teşekkürler. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It's the young doctor come to see me. | Genç doktor beni görmeye gelmiş. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'm honored. | Şeref duydum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Come in. | Gelsenize. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Here, sir, take this. | Buyrun efendim, buraya oturun. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It's the most comfortable chair. | En rahat koltuğum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
To what do I owe the honor of this visit? | Bu şerefi neye borçluyum? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Some business, was it, of Dr. MacFarlane's? | Dr. MacFarlane için yapılacak bir iş mi? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Dr. MacFarlane didn't send me. I came of my own accord. | Beni Dr. MacFarlane göndermedi. Kendi adıma geldim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
What are the chances of your being able to get us a subject? | Bize bir kadavra bulma şansın nedir? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That'd be difficult. Very difficult. | Bu zor olacak. Çok zor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
There was a dog that bothered me during the last job. | Son işim esnasında beni rahatsız eden bir köpek vardı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
People are so concerned about dogs. | İnsanlar köpekler için pek endişe duyuyorlar. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
All in all, it raised the very father and mother of a row. | Netice olarak, analar babalar ayaklandı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
They say the kirkyards are to be guarded. | Mezarlıkların koruma altına alınacağı söyleniyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I wouldn't want to say it'd be impossible to get a subject. | Kadavra bulmak imkansız demiyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But how soon, man? | İyi de ne zaman? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Dr. MacFarlane is engaged in some very urgent research at present. | Dr. MacFarlane şu aralar çok önemli bir araştırma ile meşgul. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He can't wait very long. I fear he'll have to. | Fazla bekleyemez. Korkarım beklemek zorunda. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But can't you give me any idea? | İyi ama yaklaşık bir şey söyleyemez misin? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
How could I? I'll do the best I can. | Nasıl söyleyeyim? Elimden geleni yapacağım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
After all, you see, I am financially interested. | Neticede, görüyorsun işte, parası ilgimi çekiyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You may tell Toddy I'll do what I can when I can. | Toddy'e yapabildiğimde elimden geleni yapabileceğimi söyleyebilirsin. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
As he knows I will. | Yapacağımı bilir çünkü. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But he must wait and see, like the children do. | Ancak bekleyip görmeli, tıpkı çocuklar gibi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Well, if that's your answer, I suppose it'll have to do. | Cevabın buysa, sanırım öyle olmak zorunda. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
There's bad news, boy. Bad news. | Haberler kötü oğlum. Haberler kötü. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
We have to go out again. | Yine işe çıkmalıyız. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |