• tr flag Türkçe
    • en flag İngilizce

Ara

İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 160779

İngilizce Türkçe Film Adı Film Yılı Ayrıntılar
I'm with some people right outside. Dışarıda beni bekliyorlar. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Relax, darling. Sakin ol hayatım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...my pretty little ltalian friend? The painter. hani tatlı bir İtalyan dostum vardı? Şu ressam. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Frederico. No. Franco. Federico. Hayır. Franco. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Filippo. Filippo. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The shit. Bok herif. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You are very intoxicated. Sen fena içmişsin. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Filippo has run off with a little slut you should know about. Filippo seni ilgilendiren bir kaltakla kaçtı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Isn't that dangerous? O yaptığın tehlikeli değil mi? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
At the very least, unsanitary? En azından pek sıhhi değil. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Shut up, Peter. Kes sesini Peter. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You're not listening. Dinlemiyorsun ki. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Her name is Maria Ruskin. Kadının adı Maria Ruskin. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
She was subletting my apartment. İlk önce dairemi ele geçirdi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
She was also subletting Filippo. Sonra da Filippo'yu. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
As it turns out... Şu işe bak ki... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...she was in the car with Sherman McCoy when he had his little mishap. o talihsiz olay sırasında arabada Sherman McCoy'la birlikteymiş. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I never joke. Ben asla dalga geçmem. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
She was in the bloody car. O lanet arabadaymış işte. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The apartment was bugged. Daire dinleniyormuş. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
They had a wire in the intercom. Dahili telefonda dinleme cihazı varmış. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
They wanted to prove I wasn't living there. Orada yaşamadığımı kanıtlamak istiyorlarmış. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Which I wasn't. Nitekim yaşamıyordum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Now I've lost the apartment and the boyfriend. Şimdi hem daireyi, hem de sevgilimi kaybettim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I am trusting you to find them. Bu konuda sana güveniyorum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
When you do... Bulduğun zaman... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...give them this. onlara şunu verirsin. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Tell them it's from the little twat who turned them in. Bunun onları ele veren karıya ait olduğunu söylersin. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Thank you for seeing me on such short notice, Mr. Ruskin. Bana zaman ayırabildiğiniz için teşekkür ederim Bay Ruskin. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Peter Fallow. Peter Fallow. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm a good friend of your wife. Karınızın yakın bir dostuyum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
My wife. My wife. Karım. Karım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm glad she's not here. Otherwise I couldn't have a drink. Burada olmamasına seviniyorum. Yoksa içki içemezdim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
A Courvoisier VSOP. Put it in a sidecar. Courvoisier VSOP. Her zamanki kokteylden. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Where is Maria? Maria nerede? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Italy. She's always in ltaly. İtalya'da. O hep İtalya'dadır. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
She's young. She needs young people. Daha çok genç. Genç insanları arıyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I know what goes on. Neler olduğunun farkındayım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'll want to talk to her. Onunla konuşmak istiyorum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
My office has her number. Büromdakilerde numarası var. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm not supposed to drink, but I love a sidecar. İçmemem gerekiyor, ama bu kokteyle bayılıyorum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
So you're on The City Light? Demek Şehir Kaşığı'nda çalışıyorsunuz? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We're profiling the new tycoons. Naturally, we thought of you. Yeni iş adamlarıyla ilgili bir dizi hazırlıyoruz. Doğal olarak sizi düşündük. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Good. Good. I like that. Güzel. Güzel. Bu hoşuma gitti. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
New tycoons. What do you want to know? Yeni iş adamları ha. Ne öğrenmek istiyorsunuz? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The best one happened a few weeks ago. En komiği de birkaç hafta önce oldu. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
My jackass pilot lands long and the plane goes off the runway. Benim salak pilot inişi geciktirdi ve uçak pistten dışarı çıktı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I was on the plane. Ben de uçaktaydım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We were going to Mecca. The plane is full of Arabs with animals. Mekke'ye gidiyorduk. Uçak hayvanlarıyla gelmiş Araplarla doluydu. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Goats, sheep, chickens. They don't go anywhere without their animals. Keçiler, koyunlar, tavuklar. Hayvanları olmadan bir yere gitmezler. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We had to put plastic in the cabins. They urinate, they defecate. Kabinleri plastikle kaplamak zorunda kaldık. İşiyorlar, pisliyorlar. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Anyway, the plane goes off the runway and lands into that sand with a jolt! Her neyse, uçak pistten çıktı ve bir sarsıntıyla kuma oturdu! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The right wing tip digs into the sand and spins around in a circle. Sağ kanadın ucu kuma saplandı ve daireler çizerek dönmeye başladı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Three hundred and sixty degrees. I'm scared shitless. Panic! Tam 360 derece. Kanım dondu. Panik içindeydim! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I look in the cabin. In there, calm, quiet... Kabine bir baktım. İçeride Araplar gayet sakin... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...they're picking up their luggage and animals... bavullarını ve hayvanlarını toparlayıp... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...and looking out the window at a little fire on the wings. pencereden kanatların üzerindeki küçük bir aleve bakıyorlardı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
They're waiting for the doors to open like nothing happened! Sanki hiçbir şey olmamış gibi kapıların açılmasını bekliyorlardı! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Then it dawns on me. O zaman benim kafama dank etti. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
They think it's normal! Adamlar bunu normal sanmıştı! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
That's how you stop a plane! Uçağı böyle durdurursun işte! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Stick the wing in the sand and let it spin until it stops! Kanadı kuma saplar, durana kadar döndürürsün! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
They'd never been on a plane before! What do they know? Daha önce hiç uçağa binmemişlerdi ki! Ne bilsinler? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
They think this is how you do it! Uçağın böyle indirildiğini sanmışlardı! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Mrs. Ruskin? Bayan Ruskin? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm Peter Fallow. I want to express my sympathies. Ben Peter Fallow. Taziyelerimi iletmek isterim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
How very kind. Çok naziksiniz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Did you know Arthur? Arthur'u tanır mıydınız? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Actually, I was quite close to him when he died. Aslında öldüğünde ona bayağı yakındım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I have reprobated myself, over and over again, for not being there. Burada olmadığım için kendimi defalarca hayıfladım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I understand that you're Sherman McCoy's lover. Anladığım kadarıyla Sherman McCoy'un aşığısınız. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And that you were driving the car on the night of that unfortunate accident. Ve o talihsiz kaza gecesinde de arabayı siz kullanıyordunuz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Sherman would never tell you that. Tell me what happened that night. Sherman bunu size asla söylemezdi. Bana o gece neler olduğunu anlatın. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Listen, Mr. Peckerhead. Dinle bakalım Bay Çükkafa. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I am here for my husband's funeral. Understand? Ben buraya kocamın cenazesi için geldim. Anlaşıldı mı? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Go away. Disappear. Disintegrate. Defol. Yok ol. Yıkıl. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Yes, yes, yes. This story was getting better every day. Evet, evet, evet. Bu hikaye her geçen gün daha da ilginçleşiyordu. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I could smell it. Bunu hissedebiliyordum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Hell, some of it was even true. Vay be, hatta bir kısmı da doğruydu. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I was back on track. I was a reporter again. Tekrar doğru yola dönmüştüm. Tekrar muhabir olmuştum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You're a muckraking yellow journalist! Sen insanlara çamur atan, ödlek gazetecinin tekisin! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You print this story without so much as a by your leave to me or the Reverend. Benden ya da Pederden izin bile almadan bu hikayeyi basıyorsun. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
For chrissakes, calm down. Tanrı aşkına, biraz sakin olun. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You have to keep your voices down. Sesinizi yükseltmemeniz gerek. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Sherman McCoy was not driving the car. I think I can prove it. Arabayı Sherman McCoy kullanmıyordu. Sanırım bunu kanıtlayabilirim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
This is our case. Right here. The hospital is the guilty party. Bu bizim davamız. Al işte. Bütün suç hastanede. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The hospital. A young man comes in with a cerebral concussion. Hastane ya. Beyin sarsıntısı geçiren bir delikanlı geliyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
They treat him for a broken wrist. Onlar kırık bilek tedavisi yapıyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
That is our case. That is the lawsuit we'll bring against the hospital. Bu bizim davamız. Bu şekilde hastaneye karşı dava açacağız. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
That is what we have been working toward all this time. Bütün bu süre boyunca bu yönde çalışıyorduk. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And you are confusing the issue. Sen de meseleyi bulandırıyorsun. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
What about Sherman McCoy? Ya Sherman McCoy'a ne olacak? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
What about the truth? Gerçeklere ne olacak? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You're a reporter again. Yeniden muhabir oldun. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Don't forget where your story came from. Ama hikayenin nereden geldiğini unutma sakın. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
That's right. You our boy, Peter. Doğru. Sen bizim adamımızsın Peter. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You take care of us and we'll take care of you. Sen bize yardım edersen biz de sana yardım ederiz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I promise you that is going to be a very profitable relationship... İnan bana, bu son derece karlı bir ilişki olacak. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...for all of us. Hepimiz için. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Annie, I know nothing can heal the wound that you've suffered. Biliyorum Annie, hiçbir şey acını dindirip yaralarını saramaz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 160774
  • 160775
  • 160776
  • 160777
  • 160778
  • 160779
  • 160780
  • 160781
  • 160782
  • 160783
  • …
  • »
  • »»
Kısıtlı Mod:   
  • Katkıda Bulun
  • Hakkımızda
  • Sorumluluk Reddi
  • İletişim