Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 160778
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
The press are bloody fruit flies. | Basındakiler iğrenç sinekler gibidir. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
They hover over the feces. Just swipe them away. | Bokların üstünde uçuşurlar. Onları ez gitsin. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
But they always come back to the shit. | Ama dönüp dolaşıp gelecekleri yer yine boktur. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I always thought you were dull. | Hep sıkıcı olduğunu düşünmüştüm. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Has anybody talked to you about television? | Kimse seninle televizyon hakkında konuştu mu? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We'd have to play down the racial thing. | Şu ırkçılık meselesini daha az vurgulamalıyız. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Kind of make you more sympathetic. | Seni biraz daha sempatik göstermeliyiz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I know I'm first, but I wanted to be there before the corpse was cold. | İlk öneri getiren benim biliyorum, ama işler durulmadan davranayım dedim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I beg your pardon? Fuck my pardon. | Efendim? Efendin değil kölen olayım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'll suck your dick for the rights. $250,000. | Hakları ver, kıçını yalarım. 250.000 dolar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
A book, a mini series. $500,000. Go to jail, double. | Bir kitap, bir mini dizi. 500.000 dolar. Hapse girersen iki katı. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Is that a great blow job or what? Excuse me! | Bu çok sıkı bir teklif değil mi? Affedersiniz! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Didn't mean anything to interrupt anything. | Konuşmanı yarıda kesmek istememiştim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Gene asked me to come by. | Gene uğramamı istedi. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I haven't talked with anyone yet. | Daha hiç kimseyle konuşmadım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
If there's anything we can do.... | Eğer yapabileceğimiz bir şey varsa... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'll be back to work in a day or two. | Bir iki gün içinde işe döneceğim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
That won't be necessary. That's what I was sent to.... | Buna gerek kalmayacak. Beni bu yüzden buraya yolladılar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You don't have to. | Gelmene gerek yok. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I mean, you shouldn't come down. | Yani işe gelmemelisin. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
They don't want you to come down. | İşe gelmeni istemiyorlar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Sherman, I'm sorry. | Çok üzgünüm Sherman. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Between this and the way you handled the Giscard deal.... | Giscard anlaşmasını halledemedikten sonra bir de üstüne bu iş... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I mean, $600,000,000 is a This is final? | Yani 600 milyon dolar bayağı... Bu kesin karar mı? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Well, the firm feels that.... | Şey, şirkete göre... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Judy, could we.... What's going on? | Judy, acaba... Neler oluyor? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
This dinner party was planned weeks ago, if you bothered to check your calendar. | Bu parti haftalar önceden planlanmıştı, zahmet edip takvimine baksaydın görürdün. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Under the circumstances | Bu koşullar altında... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I know the whole story. I saw it on television. | Bütün hikayeyi biliyorum. Televizyonda gördüm. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'm sorry. Judy, I am. | Özür dilerim. Çok özür dilerim Judy. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You betrayed us. Me. Campbell. Even yourself. | Bize ihanet ettin. Bana. Campbell'a. Hatta kendine. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
But I'm chairing the museum benefit thanks to your escapades. | Ama kaçamakların sayesinde müzenin hayır işlerine ben başkanlık ediyorum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
What can I say? Life goes on. | Ne diyebilirim ki? Hayat devam ediyor. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'll make the best of an appalling situation. | Korkunç bir durumu kabullenmeye çalışacağım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I suppose I can forgive anything, but not television. | Sanırım her şeyi bağışlayabilirim, televizyon hariç. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
After the party. | Partiden sonra. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Now if you will excuse me, we have guests. | Şimdi izninle, konuklarımızla ilgilenmem gerek. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'm terribly sorry to bother you. Is this a bad time? | Seni rahatsız ettiğim için özür dilerim. Uygunsuz bir zaman mı? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
The more the merrier. | Kalabalık eğlencedir. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I've been in touch with the co op board. | Apartmanın yönetim kuruluyla konuştum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We want you to know you have our support. | Arkanda olduğumuzu bilmeni istiyoruz. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You know, I wanted to die... | Biliyor musun, o mahkeme salonunda... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...with everybody calling my name in that courtroom. | herkes benim adımı söylerken ölmek istedim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Of course. It's hard to believe. | Elbette. İnanılacak gibi değil. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
And then I thought, "I have a gun." | Sonra düşündüm ki: ''Benim tüfeğim var.'' | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
A 12 gauge, pump action. | 12 kalibrelik bir tüfek. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We went to Buckley together. My father knew your father. | Buckley'ye birlikte gittik. Babam babanla tanışıyordu. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I speak as a friend and also for the board. | Hem dostun olarak, hem de yönetim kurulu adına konuşuyorum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
How do I get the barrels into my mouth? | Namluyu ağzıma nasıl sokarım? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
How am I going to pull the trigger? | Tetiği nasıl çekeceğim? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I read about a man who took off his shoe... | Ayakkabısını çıkarıp tetiği ayak parmağıyla çeken... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...and pulled the trigger with his toe. | bir adamın hikayesini okumuştum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
This can't be a comfortable situation for you. | Bu senin için çok kolay değil tabii. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Is that a gun? | O bir tüfek mi? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Where would I do it? | Bu işi nerede yapmalıyım? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
And who would find me? | Peki beni kim bulacak? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Have you considered... | Bir süreliğine ev değiştirmeyi... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...changing residence for a while? | düşündün mü hiç? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You want me to leave? | Taşınmamı mı istiyorsun? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I have no safe place to go. People are threatening my life. | Gidecek emin bir yerim yok ki. Hayatım tehdit altında. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I must protect myself. | Kendimi korumam gerek. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
People are demonstrating out front. Black people with basketballs. | İnsanlar binamızın dışında gösteri yapıyor. Spor ayakkabılı siyah insanlar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You're putting everyone at risk! | Binadaki herkesi tehlikeye atıyorsun! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
It's not your fault. But that's the fact. | Bu senin hatan değil. Ama gerçekler böyle. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
If you're so scared, you move out. | Madem o kadar korkuyorsun, sen taşın. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Start... | Bu işe de... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...by moving out of my apartment now. | dairemden çıkmakla başla. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I came here in good faith. | Ben buraya iyi niyetle geldim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Now, out! | Çabuk defol! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You were a fat blowhard at Buckley... | Buckley'deyken kendini beğenmiş şişkonun tekiydin... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...and you're a fat blowhard now! | hala kendini beğenmiş şişkonun tekisin! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'll enforce the provision on unacceptable situations. | Kabul edilemez durumlarla ilgili yaptırımı uygulatacağım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Another word and you'll have an unacceptable situation up your ass! | Tek kelime daha edersen götünde kabul edilemez bir durum olacak! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
March! | Hadi yallah! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
That goes for the rest of you too! Out! | Bu hepiniz için geçerli! Dışarı! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I said, "Get out!" | Size defolun dedim! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Parasites! Everybody out! | Asalaklar! Herkes defolsun! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Out of my house! Out of my apartment! | Çıkın evimden! Çıkın dairemden! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Out of my life! | Çıkın hayatımdan! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Sherman McCoy is dead! | Sherman McCoy ölmüştür! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Sherman McCoy of Park Avenue and Wall Street... | Park Avenue ve Wall Street'in Sherman McCoy'u... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...will never be Sherman McCoy again! | bir daha asla Sherman McCoy olmayacak! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Meanwhile,just a few blocks away, I was being praised and congratulated. | Bu arada, sadece birkaç blok ötede, ben övgü ve tebrik yağmuruna tutuluyordum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
It should have been a triumphant yours truly... | Kendimi bir zafer kazanmış gibi hissetmem gerekiyordu... | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
...but it wasn't. | ama öyle hissetmiyordum. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
My encounter with the real Sherman McCoy was spoiling everything. | Gerçek Sherman McCoy'la karşılaşmam her şeyi berbat etmişti. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Truth has a way of doing that. | Gerçekler insanı böyle yapar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Daddy, dinner. | Baba, artık yemeğe çıkalım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Yes. Shall we take Peter with us? Lovely. | Evet. Peter'ı da yanımıza alalım mı? İyi olur. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Pay full attention to this story. | Tüm dikkatini bu hikayeye ver. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
We look better and better the more we do for the Lambs. | Lamb'lerin yanında olduğumuz sürece olumlu bir imajımız olur. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
These poor little Lambs. | Vah zavallı Lamb'ler. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
These fuzzy wuzzy little wogs! | Vah kıvır kıvır saçlı zenciler! | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Phone call for you in the office. | Bürodan seni arıyorlar. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Thank you. I'm expecting a call about the story. | Teşekkürler. Hikaye hakkında bir telefon bekliyorum da. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'll see you at dinner. Thank you. | Sizinle yemekte görüşürüz. Teşekkürler. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I wanted to see you alone. | Seni yalnız görmek istedim. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
I'm going to do you a favor. | Sana bir iyilik yapacağım. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
Does this mean I'll finally get into your panties? | Yoksa nihayet altıma mı yatacaksın? | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |
You don't deserve this, Peter. | Sen bunu hak etmiyorsun Peter. | The Bonfire of the Vanities-1 | 1990 | ![]() |