• tr flag Türkçe
    • en flag İngilizce

Ara

İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 160776

İngilizce Türkçe Film Adı Film Yılı Ayrıntılar
They give you the scholarly view. İnsana akademik bir bakış kazandırıyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And it's good for anything you want to do that doesn't involve real people. Gerçek insanlarla alakası olmayan işler için gayet uygun bir bakış. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Andruitti, you guinea bastard! Andruitti, seni İtalyan piçi! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm sitting here with Mr. Sherman McCoy. Burada yanımda Bay Sherman McCoy var. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I don't know if he needs a lawyer. What do you think? Avukata ihtiyacı var mı bilmem. Sen ne dersin? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Okay. So what does that mean? Tamam. Yani bunun anlamı ne? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
They're going to arrest you. Seni tutuklayacaklar. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
While Sherman faced catastrophe in his career and in his marriage... Sherman meslek hayatında ve evliliğinde felaketle karşı karşıyayken... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...and while the police were circling, while his life hung in the balance... ve polis onu tutuklamak için fırsat kollarken, hayatı belirsizlikle sallanırken... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...Sherman went to the opera. o, papyonunu takıp operaya gitti. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
There he is.... İşte böylece... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Don Juan in the vise like grip of fate... kaderin, mengene gibi, pençelerinde sıktığı Don Juan... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...facing his crime, facing his entire life of selfish consumption... suçlarıyla, bencilce tükettikleriyle, kendisini ve başkalarını... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...and profligate wasting of himself and others. günahkarca harcamaktan ibaret yaşamıyla yüzleşir. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You're Judy McCoy's husband. Siz Judy McCoy'un kocasısınız. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Have you met Aubrey Buffing, the poet? Şair Aubrey Buffing'le tanışmış mıydınız? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He's up for the Nobel Prize. He has AIDS. Nobel Ödülü adayları arasında adı geçiyor. AİDS'li. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We were talking about the opera. Opera hakkında konuşuyorduk. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The wrath of heaven must be at hand. Göklerin gazabı pusuda bekler. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Its justice will not tarry. Onun adaleti gecikmez. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I see the deadly thunderbolt poised above his head! Onun başının üstünde sallanan öldürücü yıldırımı görüyorum! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Suddenly, he saw her in the crowd. Birdenbire kalabalığın arasında onu gördü. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Maria! Maria'yı! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He followed her past the grinning faces full of boiling teeth. Zevkten kudurmuş, sırıtan insanların arasından geçerek onu izledi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Past the conversational bouquets. Sohbet demetlerinin arasından. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Past the impeccably emaciated ladies of society. Kusursuz şekilde kilo vermiş sosyetik hanımların arasından. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The social X ray women. İskeleti çıkmış kadınların arasından. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Christ, was this the world he lived in? Tanrım, içinde yaşadığı dünya bu muydu? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Before he answered the question he saw Maria being introduced... Daha bu soruyu cevaplamasına kalmadan Maria'nın... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...to his wife. karısıyla tanıştırıldığını gördü. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Maria's just back from ltaly. Maria İtalya'dan daha yeni döndü. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
She lives on airplanes. Onun hayatı uçaklarda geçer. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
She goes back and forth from ltaly like a Ping Pong ball. Pinpon topu gibi İtalya'yla burası arasında gidip gelir. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Have you met Nunnally Voyd? Nunnally Voyd'la tanışmış mıydın? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Bobby Shalfet from the opera. Operadan Bobby Shalfet. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And Arthur Ruskin. Ve Arthur Ruskin. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And his wife, Maria. Bu da karısı Maria. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Couldn't you try just once to be a little bit interesting? Bir kez olsun biraz ilginç olmaya çalışamaz mısın? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I wanted you to meet Aubrey Buffing. Seni Aubrey Buffing'le tanıştırmak istiyordum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Aubrey Buffing. He's on the short list for the Nobel Prize. Aubrey Buffing. Nobel Ödülü için adaylar listesinde yer alıyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He has AIDS. You'll love him. AİDS'li. Ondan çok hoşlanacaksın. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We are in the middle of the room, a married couple talking to each other. Salonun orta yerinde durmuş karı koca birbirimizle konuşuyoruz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You simply don't do it. Go mingle. Please. Bu yapılmaz ki. Git insanların arasına karış. Lütfen. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
And even when repentance is offered, he refuses. Ve tövbe fırsatı verildiğinde bile reddeder. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He refuses to deny his life. Yaşadıklarını inkar etmeyi reddeder. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The food, the drink, the flesh... Her ne kadar ölümcül olsalar da... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...fatal as they may be, he cannot resist them. yemeğe, içkiye, kadınlara karşı koyamaz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Maria, may I speak to you? Maria, seninle konuşabilir miyim? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We have to stop meeting like this. Bu gece durmadan karşılaşıyoruz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Do you know Boris, the ballet dancer? Balet Boris'i tanıyor musun? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He's defective. You mean, he defected. İltimaslı. Yani iltica etti mi demek istiyorsun? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
No, I mean he doesn't speak English. Hayır, yani İngilizce bilmiyor diyorum. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Really? Are you sure? Sahi mi? Emin misin? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Do you know what's going on? Sen neler oluyor farkında mısın? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Boris, want me to eat your ass? Boris, kıçını yalamamı ister misin? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You see? It went right over his head. Gördün mü? Kafası basmadı bile. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
We have to talk. Of course we do. Konuşmamız gerek. Tabii konuşuruz. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
But keep smiling because my husband is watching. Ama gülümsemeye devam et, çünkü kocam bize bakıyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He's so pleased with himself. Kendinden o kadar hoşnut ki. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He's just closed a new deal. Charter business. He'll fly Arabs to Mecca. Daha yeni bir anlaşma imzaladı. Charter uçaklar. Arapları Mekke'ye uçuracak. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm going to be arrested. The planes are from lsrael. Beni tutuklayacaklar. Uçaklar İsrail'den geliyor. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
By the police. Polisler. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He'll make a goddamn fortune. Acayip para kıracak. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
My lawyer, if you can call him that Avukatım, tabii ona avukat denirse... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
He called me a whore today! Right in front of the servants! Bana bugün orospu dedi! Hem de hizmetçilerin önünde! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Really! How does he expect me to run the house... Gerçekten! Beni hizmetçilerin önünde küçük düşürürse... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...if he humiliates me in front of the help? nasıl olur da evi idare etmemi bekler? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You have a point. Çok haklısın. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm sorry. What are we talking about? Özür dilerim. Neden söz ediyorduk? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The other guy's come forward. Says I was driving. Öteki adam ortaya çıktı. Arabayı sürenin ben olduğumu söylemiş. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I'm going to be arrested tomorrow. Yarın beni tutuklayacaklar. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I need to know from you what you want me to say. Ne söylememi istediğini öğrenmem gerek. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Maria, darling, I need your advice about something. Maria, hayatım, bir konuda fikrini alacaktım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Sherman, have you met Aubrey Buffing? Sherman, Aubrey Buffing'le tanıştın mı? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Like so many of us... Pek çoğumuz gibi... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...until Death itself takes us into his arms and burns us with the fever of living... ölüm gelip bizi kollarına alıncaya, bizi yaşama arzusuyla yakıncaya... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
...dragging us like Don Juan into the bonfires of hell! Don Juan gibi bizi de cehennemin şenlik ateşlerine sürükleyinceye dek! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The voice of the ghost ringing in our ears! Hayaletin sesi kulaklarımızda çınlıyor! The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
"Repent!" ''Tövbe et!'' The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Careful. My kid got Styrofoam shit back there and it sticks to your clothes. Dikkat edin. Benim çocuk oraya suni köpük sıkmış, aman elbiselerinize yapışmasın. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
How do you feel? Top notch. Nasılsın? Tam formumdayım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
This is just a formality, right? Bu bir formalite, değil mi? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
No problem. They promised me. Sorun çıkmayacak. Bana söz verdiler. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I told Maria. I saw her last night. In case we need her. Maria'ya söyledim. Onu dün gece gördüm. Ona ihtiyacımız olursa diye. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
That explains it. She left the country this morning. Bu da durumu açıklıyor. Bu sabah ülkeden ayrılmış. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
You know an ltalian painter named Filippo Chirazzi? Filippo Chirazzi diye bir İtalyan ressam tanıyor musun? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I think your girlfriend's got a new boyfriend. Anlaşılan sevgilinin artık yeni bir sevgilisi var. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
It won't be so bad. This is routine. O kadar da kötü olmayacak. Bu formalite icabı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Andruitti promised we'll be in and out of there. Andruitti girmemizle çıkmamızın bir olacağını söyledi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
No one will ever know what happened. Kimse ne olduğunu bilmeyecek. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
The zone captain will be there. And the press. Bölge şefi orada olacak. Basın da. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
What the fuck? What press? Nasıl yani? Ne basını? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Ray promised no bullshit. Ray bir bok olmayacak dedi. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Weiss gave the order this morning. Weiss bu sabah emir vermiş. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Somebody's going to pay for this. Biri bunu pahalıya ödeyecek. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I made sure I was there that day. O gün orada bulunmayı ihmal etmedim. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
That day would be full of revelations. O gün son derece ilginç olacaktı. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
I would meet Sherman McCoy at last. En sonunda Sherman McCoy'la tanışacaktım. The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
When he finally appeared.... Nihayet ortaya çıktığında... The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
Well, excuse me, what the hell...? İyi de, affedersiniz, bu da nesi? The Bonfire of the Vanities-1 1990 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 160771
  • 160772
  • 160773
  • 160774
  • 160775
  • 160776
  • 160777
  • 160778
  • 160779
  • 160780
  • …
  • »
  • »»
Kısıtlı Mod:   
  • Katkıda Bulun
  • Hakkımızda
  • Sorumluluk Reddi
  • İletişim