Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 177825
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Stop! Tiny. | Dur! Minnacıkdı. Yapma! Minnacık. Yapma! Minnacık. Yapma! Minnacık. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
They don't make friends Iike us anymore, do they? | Artık bizimki gibi dostluklar yok. Şimdiki arkadaşlıklar bizimkinin yanına yanaşamaz, değil mi? Şimdiki arkadaşlıklar bizimkinin yanına yanaşamaz, değil mi? Şimdiki arkadaşlıklar bizimkinin yanına yanaşamaz, değil mi? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
See you. Yeah, see you. | Görüşürüz. Evet, görüşürüz. Görüşürüz. Görüşürüz. Görüşürüz. Görüşürüz. Görüşürüz. Görüşürüz. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
KEITH: Thanks for coming, Julia. | Geldiğin için sağol Julia. Geldiğin için teşekkürler Julia. Geldiğin için teşekkürler Julia. Geldiğin için teşekkürler Julia. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
I'II be there. And I'II call every day. | Orada olacağım. Her gün de arayacağım. Geleceğim. Her gün de arayacağım. Geleceğim. Her gün de arayacağım. Geleceğim. Her gün de arayacağım. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Don't you remember your grandfather? KElTH: I was five when he died, | Dedeni hatırlamıyor musun? Ben 5 yaşımdayken öldü ya. Dedeni hatırlamıyor musun? Öldüğünde beş yaşımdaydım. Dedeni hatırlamıyor musun? Öldüğünde beş yaşımdaydım. Dedeni hatırlamıyor musun? Öldüğünde beş yaşımdaydım. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
This explains why you can 't sew or cook, Exactly, | Bu senin neden yemek yapamadığını ve dikiş dikemediğini açıklıyor. İşte bu senin neden yemek ve dikişten hiç anlamadığını açıklıyor. Aynen! İşte bu senin neden yemek ve dikişten hiç anlamadığını açıklıyor. Aynen! İşte bu senin neden yemek ve dikişten hiç anlamadığını açıklıyor. Aynen! | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Luckily Nanna is still with us, so I don 't ha ve to, | Şanslıyız ki büyükannen hala bizimle, yani yapmam da gerekmiyor. Şükür ki büyükannen hâlâ aramızda da, bana iş kalmıyor. Şükür ki büyükannen hâlâ aramızda da, bana iş kalmıyor. Şükür ki büyükannen hâlâ aramızda da, bana iş kalmıyor. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
What? Nothing, | Ne oldu? Hiç. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Hey, you guys! Hey! Daddy! | Hey çocuklar. Baba! Hoş geldiniz güzeller! Babacığım! Hoş geldiniz güzeller! Babacığım! Hoş geldiniz güzeller! Babacığım! | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
How was your flight? Airplane! | Nasıldı yolculuk? Uçak! Uçuş nasıldı? Uçak! Uçuş nasıldı? Uçak! Uçuş nasıldı? Uçak! | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Airplane, was there an airplane? Really? Yes, Daddy. | Uçak mı? Uçakla mı geldiniz sahiden? Evet baba. Uçak mı? Cidden uçakla mı geldiniz? Evet baba. Uçak mı? Cidden uçakla mı geldiniz? Evet baba. Uçak mı? Cidden uçakla mı geldiniz? Evet baba. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Yeah? We slept on the airplane. | Uçakta uyuduk. Hadi ya! Uçakta uyuduk. Hadi ya! Uçakta uyuduk. Hadi ya! Uçakta uyuduk. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Did you? No. | Öyle mi? Hayır. Deme! Hayır. Deme! Hayır. Deme! Hayır. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
No? No. | Hayır mı? Hayır. Hayır. Hayır. Hayır. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Hey. Hi. | Selam. Selam. Selam. Merhaba. Selam. Merhaba. Selam. Merhaba. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
The redeye always seems Iike such a good idea, right? | Gece uçuşu hep çok iyi bir fikir gibi geliyor değil mi? Gece uçuşları hep iyi bir fikir gibi gelir adama, değil mi? Gece uçuşları hep iyi bir fikir gibi gelir adama, değil mi? Gece uçuşları hep iyi bir fikir gibi gelir adama, değil mi? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Oh, yeah. That's why I'm gonna Iet you do it all by yourself next time. | Evet, bu yüzden bir sonrakini tek başına yapmana izin veriyorum. Evet. Bu yüzden bir dahaki sefere, bunu tek başına yapmana izin vereceğim. Evet. Bu yüzden bir dahaki sefere, bunu tek başına yapmana izin vereceğim. Evet. Bu yüzden bir dahaki sefere, bunu tek başına yapmana izin vereceğim. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Oh, yeah. Come with me. | Tamam o zaman. Hadi bakalım. Evet. Gel bakalım. Evet. Gel bakalım. Evet. Gel bakalım. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
How you been, sweetie? So, how're you doing? | Nasılsın tatlım? Sen nasılsın peki? Nasılsın tatlım? Söyle bakalım, nasılsın? Nasılsın tatlım? Söyle bakalım, nasılsın? Nasılsın tatlım? Söyle bakalım, nasılsın? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Daddy, is Grandma sick? Yes, she is. | Baba, büyükanne hasta mı? Evet öyle. Baba, nenem hasta mı? Evet öyle. Baba, nenem hasta mı? Evet öyle. Baba, nenem hasta mı? Evet öyle. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Grandma! Grandma! Hi! | Büyükanne! Nine! Nine! Merhaba! Nine! Nine! Merhaba! Nine! Nine! Merhaba! | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Oh, did you make these for me? Yeah. | Bunu benim için mi yaptınız? Evet. Bunlar benim için mi yaptınız siz? Evet. Bunlar benim için mi yaptınız siz? Evet. Bunlar benim için mi yaptınız siz? Evet. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Hey, Ben, did you ride on an airplane? No. | Hey Ben, uçağa mı bindin sen? Hayır. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
You didn't? We came to see you 'cause you're sick. | Binmedin mi? Hasta olduğun için seni görmeye geldik. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Do you have any toys for us? Sarah, that's not nice. | Bizim için oyuncakların var mı? Sarah, bu hiç hoş değil. Bize oyuncak aldın mı? Sarah, çok ayıp! Bize oyuncak aldın mı? Sarah, çok ayıp! Bize oyuncak aldın mı? Sarah, çok ayıp! | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
What do you say? Thank you, Grandma. | Ne diyorduk? Teşekkürler büyükanne. Ne diyorduk? Teşekkür ederim büyükanne. Ne diyorduk? Teşekkür ederim büyükanne. Ne diyorduk? Teşekkür ederim büyükanne. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Oh, you're... Thank you. | Teşekkürler. Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Oh, I Iove you guys. | Sizi çok seviyorum. Büyükanneniz sizi çok seviyor. Büyükanneniz sizi çok seviyor. Büyükanneniz sizi çok seviyor. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
and then Grandma can rest a Iittle bit? Okay? | büyükanneniz de dinlensin biraz. Tamam mı? ...büyükanneniz de biraz dinlensin o arada. Olmaz mı? ...büyükanneniz de biraz dinlensin o arada. Olmaz mı? ...büyükanneniz de biraz dinlensin o arada. Olmaz mı? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Bye. Bye, Grandma. | Güle güle. Hoşçakal büyükanne. Görüşürüz. Görüşürüz büyükanne. Görüşürüz. Görüşürüz büyükanne. Görüşürüz. Görüşürüz büyükanne. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
I got Iipstick on you. Bye, honey. See you Iater, okay? | Rujum bulaşmış. Güle güle tatlım. Sonra görüşürüz. Rujumu bulaştırmışım canım sana. Görüşürüz tatlım. Görüşürüz. Rujumu bulaştırmışım canım sana. Görüşürüz tatlım. Görüşürüz. Rujumu bulaştırmışım canım sana. Görüşürüz tatlım. Görüşürüz. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
See you Iater. Okay. | Sonra görüşürüz. Tamam. Görüşürüz. Tamam. Görüşürüz. Tamam. Görüşürüz. Tamam. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
BEN: See you. Bye. Goodbye. | Hoşçakal. Güle güle. Görüşürüz. Güle güle. Görüşürüz. Güle güle. Görüşürüz. Güle güle. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
See you. ANITA: See you. | Görüşürüz. Görüşürüz. Görüşürüz. Görüşürüz. Görüşürüz. Görüşürüz. Görüşürüz. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
With Barry? Yeah. | Barry'nin yanındaki mi? Evet. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
She flew in with the kids Iast night, remember? | Dün gece çocuklarla birlikte geldi, hatırladın mı? Dün gece çocukları alıp geldi ya, hatırlamadın mı? Dün gece çocukları alıp geldi ya, hatırlamadın mı? Dün gece çocukları alıp geldi ya, hatırlamadın mı? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
How Iong have we been here? | Ne kadar zamandır buradayız? Geleli ne kadar oldu? Geleli ne kadar oldu? Geleli ne kadar oldu? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Don't start, Keith. Okay. | Yine başlama Keith. Peki. Başlama yine Keith. Peki. Başlama yine Keith. Peki. Başlama yine Keith. Peki. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
You don't get weather Iike this every day. | Bu hava her gün denk gelmez. Böyle havayı kolay kolay bulamazsın. Böyle havayı kolay kolay bulamazsın. Böyle havayı kolay kolay bulamazsın. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
That Iooks good. | İyi yapmışsın. Şahane görünüyor. Şahane görünüyor. Şahane görünüyor. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
It's no Motel 6, but... We said you could stay here. | Hilton sayılmaz ama idare ediyoruz... Burada kalabilirsin dedik ya. Motel 6'nın yemekleri gibi değil ama. Burada kalabileceğinizi söylemiştik. Motel 6'nın yemekleri gibi değil ama. Burada kalabileceğinizi söylemiştik. Motel 6'nın yemekleri gibi değil ama. Burada kalabileceğinizi söylemiştik. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Did any of you call or write? You had your adenoids out. | Hiç biriniz arayıp sordu mu? Bademciklerini aldırdın sadece. Hiçbiriniz arayıp sordu mu? Lenf bezlerini aldırdın! Hiçbiriniz arayıp sordu mu? Lenf bezlerini aldırdın! Hiçbiriniz arayıp sordu mu? Lenf bezlerini aldırdın! | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
MATTHEW: She's just here to help. Why is it always about Katrina anyway? | Sadece yardım etmek için geldi. Hem neden hep Katrina sorun oluyor? Buraya sadece yardım etmeye geldi. Neden hep sorun Katrina bu arada? Buraya sadece yardım etmeye geldi. Neden hep sorun Katrina bu arada? Buraya sadece yardım etmeye geldi. Neden hep sorun Katrina bu arada? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
What about Miss Perfect? Emily's a mess. | Peki ya Bayan Mükemmel'e ne demeli? Emily çökmüş durumda. Bayan kusursuzun hiç mi suçu yok? Emily dağılmış durumda. Bayan kusursuzun hiç mi suçu yok? Emily dağılmış durumda. Bayan kusursuzun hiç mi suçu yok? Emily dağılmış durumda. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Look, maybe if Katrina just gave her a Iittle space, | Bak, belki de Katrina ondan biraz uzak dursa, Bak, belki Katrina onun bu kadar üstüne gitmeseydi... Bak, belki Katrina onun bu kadar üstüne gitmeseydi... Bak, belki Katrina onun bu kadar üstüne gitmeseydi... | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
just took the night off... You guys don't even try. | ...ne bileyim... Siz bir adım bile atmıyorsunuz! | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
It's her mother in Iaw. | Onun da kayınvalidesi! | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Oh, please, not again. I cry. When? | Yine mi bu?, Ben de ağlarım. Ne zaman? Lütfen başlama yine. Ağlıyorum. Ne zaman ağladın? Lütfen başlama yine. Ağlıyorum. Ne zaman ağladın? Lütfen başlama yine. Ağlıyorum. Ne zaman ağladın? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
I sniff a Iittle at really sad commercials. | Acıklı reklam filmlerinde biraz ağlarım. Çok hüzünlü şeyleri izlerken boğazım düğümlenir. Çok hüzünlü şeyleri izlerken boğazım düğümlenir. Çok hüzünlü şeyleri izlerken boğazım düğümlenir. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
when I Ieave, you're gonna bottle this all up. | yarın ben gittiğim zaman, muslukları açacaksın. ...ben gittikten sonra iyice her şeyi içine atacaksın. ...ben gittikten sonra iyice her şeyi içine atacaksın. ...ben gittikten sonra iyice her şeyi içine atacaksın. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
As soon as I cry, I'II e mail you the digital photos. | Ağladığım anda, sana fotoğrafları e postayla göndereceğim. Ağladığım an, derhal sana fotoğrafımı e posta ile gönderirim. Ağladığım an, derhal sana fotoğrafımı e posta ile gönderirim. Ağladığım an, derhal sana fotoğrafımı e posta ile gönderirim. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Come on. We have DSL. Mmm hmm. | DSL internetimiz var. Ne var? İnternetimiz var nasıl olsa. Ne var? İnternetimiz var nasıl olsa. Ne var? İnternetimiz var nasıl olsa. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Rice? No, thank you. I have... | Pirinç? Hayır sağol. Pilav alır mısın? Hayır, sağol. Pilav alır mısın? Hayır, sağol. Pilav alır mısın? Hayır, sağol. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
You'II get sick again. It's got nowhere to go. | Yine fenalaşırsın. Yemeğin gidecek bir yeri yok. Hastalığın azacak yine. Bu saatte bir yere de gidemeyiz. Hastalığın azacak yine. Bu saatte bir yere de gidemeyiz. Hastalığın azacak yine. Bu saatte bir yere de gidemeyiz. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
I Iove spareribs. | Pirzolaya bayılıyorum. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
I Iove Kung Pao chicken! | Çin usülü tavuğa bayılıyorum. Kung Pao tavuğuna bayılıyorum! Kung Pao tavuğuna bayılıyorum! Kung Pao tavuğuna bayılıyorum! | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
You can't say that. Why not? | Söyleyemezsin. O niye? Diyemezsin. Niyeymiş? Diyemezsin. Niyeymiş? Diyemezsin. Niyeymiş? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
But without the nutrients you'II just... | Ama besinler olmadan... Ama serum olmadan... Ama serum olmadan... Ama serum olmadan... | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Oh, Mom. I asked Carol. | Olmaz anne. Carol'a sordum. Anne hayır! Carol'a sordum. Anne hayır! Carol'a sordum. Anne hayır! Carol'a sordum. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
KElTH: What happened? | Ne oldu? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
As I recall, it was a great big bottle ofMateus, | Hatırladığım kadarıyla, kocaman bir şişe Mateus vardı. Hatırladığım kadarıyla bir şişe Mateus neden oldu. Hatırladığım kadarıyla bir şişe Mateus neden oldu. Hatırladığım kadarıyla bir şişe Mateus neden oldu. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
which is a pink kind of rose` wine, | Ki bu bir çeşit kırmızı şarap. Kırmızı rose şarabı. Kırmızı rose şarabı. Kırmızı rose şarabı. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
EMILY: A Iittle help here! | Yardım gerek. Yardım eder misiniz? Yardım eder misiniz? Yardım eder misiniz? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
and we want the place to Iook nice. | Evi güzelleştireceğiz o yüzden. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Hey, Katrina, can you take that pile of sheets to the Iaundry? | Hey Katrina, oradaki çarşafları banyoya götürür müsün? Katrina, şu çarşaf torbasını temizlemeye götürebilir misin? Katrina, şu çarşaf torbasını temizlemeye götürebilir misin? Katrina, şu çarşaf torbasını temizlemeye götürebilir misin? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Hey, Mama. Hey. | Merhaba anne. Merhaba anne. Merhaba. Merhaba anne. Merhaba. Merhaba anne. Merhaba. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Who are you talking to, Mom? ANITA: Don't interrupt. | Kiminle konuşuyorsun anne? Kesme. Kiminle konuşuyorsun anne? Araya girme. Kiminle konuşuyorsun anne? Araya girme. Kiminle konuşuyorsun anne? Araya girme. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
"It is common for the dying to converse with Ioved ones that have already died. | Ölüme yakın olanların, ölmüş yakınlarıyla konuşması sık görülen bir durumdur. "Önceden ölmüş birileriyle konuşmak, ölüm döşeğindeki hastalarda sık görülür. "Önceden ölmüş birileriyle konuşmak, ölüm döşeğindeki hastalarda sık görülür. "Önceden ölmüş birileriyle konuşmak, ölüm döşeğindeki hastalarda sık görülür. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
"Be calm and reassuring, and Iisten carefully." | Sakin olun, ve onaylayın. Dikkatlice dinleyin. Sakin olmak, telkin etmek ve pür dikkat dinlemek icap eder." Sakin olmak, telkin etmek ve pür dikkat dinlemek icap eder." Sakin olmak, telkin etmek ve pür dikkat dinlemek icap eder." | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Is there a window open in here? No. | Açık pencere filan var mı? Hayır. Bir yerlerde pencere mi açık? Hayır. Bir yerlerde pencere mi açık? Hayır. Bir yerlerde pencere mi açık? Hayır. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
ANITA: [SOFTLY] I will try. | Denerim. Çabalayacağım. Çabalayacağım. Çabalayacağım. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
I Iove you, too. I will. | Ben de seni seviyorum. Tamam. Ben de seni seviyorum. Yapacağım. Ben de seni seviyorum. Yapacağım. Ben de seni seviyorum. Yapacağım. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Come on, Iet's Iie down. | Hadi anne, uzan. Hadi, yatalım. Hadi, yatalım. Hadi, yatalım. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
KATRINA: Matthew, honey, nobody made coffee. Will you help me? | Matthew tatlım, kimse kahve yapmamış. Bana yardım eder misin? Matthew tatlım, kimse kahve yapmaya tenezzül etmemiş. Yardım eder misin? Matthew tatlım, kimse kahve yapmaya tenezzül etmemiş. Yardım eder misin? Matthew tatlım, kimse kahve yapmaya tenezzül etmemiş. Yardım eder misin? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
So we'II take two hour shifts at night, okay? | Geceleri ikişer saatlik vardiyalar olacak, tamam mı? Geceleri iki saatlik nöbet alıyoruz, tamam mı? Geceleri iki saatlik nöbet alıyoruz, tamam mı? Geceleri iki saatlik nöbet alıyoruz, tamam mı? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
AII right. Here's the schedule. Jim. Em. | İşte çizelge. Jim, Em... Pekâlâ, çizelge burada. Jim, Em. Pekâlâ, çizelge burada. Jim, Em. Pekâlâ, çizelge burada. Jim, Em. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Yeah, I'II do my share. | Payıma düşen neyse yaparım. Kendi payıma düşeni yaparım. Kendi payıma düşeni yaparım. Kendi payıma düşeni yaparım. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
BARRY: So, Suzanne and the kids are Ieaving tomorrow. | Suzanne ve çocuklar yarın gidiyor. Suzanne ve çocuklar yarın dönüyorlar. Suzanne ve çocuklar yarın dönüyorlar. Suzanne ve çocuklar yarın dönüyorlar. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
I'm thinking I might go with them. What? | Ben de onlarla gitsem diye düşünüyorum. Ne? Onlarla gidebilirim diye düşündüm. Ne? Onlarla gidebilirim diye düşündüm. Ne? Onlarla gidebilirim diye düşündüm. Ne? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Well, I don't know how Iong this is gonna take, | Ne kadar sürecek hiç bilmiyorum, Bak, bu daha ne kadar sürecek bilmiyorum. Bak, bu daha ne kadar sürecek bilmiyorum. Bak, bu daha ne kadar sürecek bilmiyorum. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
so I thought maybe I'II work a couple days, then I'II come back. | dedimki belki bir kaç gün çalışıp sonra tekrar gelebilirim. O yüzden bir iki günlüğüne gider gelirim dedim. O yüzden bir iki günlüğüne gider gelirim dedim. O yüzden bir iki günlüğüne gider gelirim dedim. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
but I don't know how Iong this is gonna take, so... | daha ne kadar süreceğini bilmiyorum. Ama ne kadar süreceği belli olmayınca, işte... Ama ne kadar süreceği belli olmayınca, işte... Ama ne kadar süreceği belli olmayınca, işte... | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Yeah, well, there is that Iife or death PowerPoint presentation. | Ah tabi, şu ölüm kalım meselesi sunumunu yapman gerekiyor. Evet, şu ölümcül sunumunu görmüştüm, doğru. Evet, şu ölümcül sunumunu görmüştüm, doğru. Evet, şu ölümcül sunumunu görmüştüm, doğru. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Katrina, are you Ieaving? Yeah, the hospital needs me. So... | Katrina, gidiyor musun? Evet, hastanenin bana ihtiyacı var. Katrina gidiyor musun? Evet. Hastanede işim var. Katrina gidiyor musun? Evet. Hastanede işim var. Katrina gidiyor musun? Evet. Hastanede işim var. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Aren't you in human resources? Yeah. | Sen insan kaynaklarında değil miydin? Evet. Sen İnsan Kaynakları'nda değil miydin? Evet. Sen İnsan Kaynakları'nda değil miydin? Evet. Sen İnsan Kaynakları'nda değil miydin? Evet. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Take care. Yeah, you, too. | Hoşçakal. Sen de. Kendine iyi bak. Evet, sen de. Kendine iyi bak. Evet, sen de. Kendine iyi bak. Evet, sen de. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
EMILY: Mom, Carol's here. | Anne, Carol geldi. Anne Carol geldi. Anne Carol geldi. Anne Carol geldi. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Never thought I'd be sentimental about the Iast time I peed. | Son işememi bu kadar duyguyla anacağım hiç aklıma gelmezdi. Son çişim için bu kadar hüzünleneceğim aklımın ucuna gelmezdi. Son çişim için bu kadar hüzünleneceğim aklımın ucuna gelmezdi. Son çişim için bu kadar hüzünleneceğim aklımın ucuna gelmezdi. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Barry? Barry, where are you? I'm here, Mom. | Barry? Neredesin? Geldim anne. Barry? Barry neredesin? Ben buradayım anne. Barry? Barry neredesin? Ben buradayım anne. Barry? Barry neredesin? Ben buradayım anne. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Who are you? It's me, Mom. It's Keith. | Sen kimsin? Benim anne, Keith. Sen kimsin? Benim anne. Keith. Sen kimsin? Benim anne. Keith. Sen kimsin? Benim anne. Keith. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
You know what? What? | Var ya... Ne? Biliyor musun? Neyi? Biliyor musun? Neyi? Biliyor musun? Neyi? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
[SOFTLY] Leave the Nintendo. | Oyunu bırak. Nintendoyu bırakıver. Nintendoyu bırakıver. Nintendoyu bırakıver. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
KElTH: Who's your favorite child? I don't have one, | En sevdiğin çocuğun hangisi? Yok öyle bişey. En sevdiğin çocuğun hangisi? Öyle bir seçimim yok. En sevdiğin çocuğun hangisi? Öyle bir seçimim yok. En sevdiğin çocuğun hangisi? Öyle bir seçimim yok. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
No, Come on, admit it, | Hayır. Hadi kabul et. Hayır. Hadi ama, itiraf et. Hayır. Hadi ama, itiraf et. Hayır. Hadi ama, itiraf et. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Look, I have spent the last 30 some odd years trying not to play fa vorites, | Bak, son 30 tuhaf yılımı, en sevdiğim kim oyunu oynamayarak geçirdim. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
No, l,,, | Hayır, ben... Hayır ben... Hayır ben... Hayır ben... | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Barry, Barry, | Barry. Barry. | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
But is he my fa vorite? | Ama en sevdiğim o mu? Peki ama o en sevdiğin çocuğum mu? Peki ama o en sevdiğin çocuğum mu? Peki ama o en sevdiğin çocuğum mu? | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |
Well, l,,, | Şey... | Two Weeks-2 | 2006 | ![]() |