Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3317
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Two men breaking and entering | İki adam ninjalar gibi sinsice giriyor ve haneye tecavüz ediyor, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey! No singing. | Hey! Şarkı söyleme. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Found a passport. Pavel Baskov. | Bir pasaport buldum. Pavel Baskov. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Huh. You got anything? | bir şey buldun mu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Nah. Nothing. | Hayır hiçbir şey yok. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Just a this purse full of bloody knives. | Sadece kanlı bıçaklarla dolu bir çanta. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ooh, and a piece of candy at the bottom. | Ve alt tarafta da bir parça şeker var... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Not for long. Oh my God, Peter. | ...ki birazdan olmayacak. Aman Tanrım, Peter. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This is exactly the evidence we need. | Bu kesinlikle ihtiyacımız olan kanıt. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Victory music! | Galibiyet şarkısı! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Are trying to get us caught?! | Bizi ele vermeye mi çalışıyorsun?! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I will simply remove the fuses. | Sadece sigortaları sökeceğim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No no no no no! | Hayır, hayır! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I got a putter for you so smooth | Senin için ortalığı kasıp kavuracağın... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| you could shave with it. | ...pürüzsüz bir golf sopam var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm wearing an "I hate golf" t shirt. | "Golften nefret ederim" tişörtü giyiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Uh huh. Are you an asshole? | Mal mısın? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's a fair question. Why are you here? | Bu daha kayda değer bir soru. Neden buradasın? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I heard something about a massage chair. | Masaj koltukları hakkında duyum aldım da. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ha! And they said it wouldn't work. | Çalışmadıklarını söylediler. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Excellent. Why don't you relax, | Mükemmel. Neden rahatlamıyorsun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| sit down, | Otur... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and we'll figure out exactly what I can sell you. | ...ve sana ne satabileceğimize bakalım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'll buy anything you want after a relaxing massage. | Bir sakinleşme masajından sonra istediğin her şeyi alacağım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So, where is it? | Peki, nerede? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, it's right over... | Evet, işte burada... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Son of a bitch! | Orospunun dölü! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, well, well. | Bakın hele. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So good of you to join us, Pavel. | Bize katılman iyi oldu Pavel. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Or should we call you the black widower? | Ya da seni kara dul olarak çağıralım? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I prefer Pavel. | Pavel’ı tercih ederim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| As you can tell, the Silver Salmon's not on fire. | Seninde söyleyeceğin gibi, Silver Salmon kovulmuyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That note was just a brilliant ruse. | Bu not mükemmel bir kurnazlık örneğiydi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I didn't get a note. | Ben not getirmedim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So, what're you doing here? | O zaman burada ne arıyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Coffee. Right. | Kahve. Pekala. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, there won't be any coffee today, | Pekala, bugün burada kahve olmayacak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| only explanations! | Yalnızca açıklamalar olacak! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You see, like all master criminals, | Tüm büyül suçlarda olduğu gibi... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| you made one tragic mistake. | ...trajik bir hata yaptın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You left your van unlocked. | Kamyonetini kilitlememişsin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I don't think that's a crime. | Bunun bir suç olduğunu sanmıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No, but killing women for money is! | Hayır, para için kadın öldürmek suç! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Or killing them at all. | Yada hepsini öldürmek. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| How do you explain... this? | Bunu nasıl açıklayacaksın? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Obviously I can't. | Belli ki açıklayamam. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're not even gonna try? | Denemeyecek misin bile? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This was way more fun in rehearsal. | Denesen daha eğlenceli bir hikaye olacaktı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You've got me dead to rights. | Beni doğruyu söylemek zorunda bıraktınız. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I suppose you got | Sanırım... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| the police waiting in the other room | ...diğer odada beni tutuklamak için... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| to arrest me. | ...polis bekliyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yes? | Evet. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry, I think Pavel's the killer. | Terry, Pavel'ın katil olduğunu düşünüyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah. Thanks, Pete. | Evet. Teşekkürler, Pete. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Gentlemen, behold... | Beyler, dikkatle izleyin... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The means of your death. | Ölüm geldi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| When this champagne goes through this labyrinth, | Şampanya labirentten aşağıya inip... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| it will drop in the bucket, | ...damlayarak kovayı dolduracak... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| releasing this wind up duck, | ...serbest kalan kurma ördek... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| which will waddle over to the candle | ...mumun üzerine paytak paytak yürüyecek... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and then, well, long story short... | ...uzun hikaye, fazla uzatmayayım... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Knives in the eyes. | ...bıçak gözlerinize çakılacak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That is so cool! | Çok manyak bir şey! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why don't you just kill us? | Bizi neden sadece öldürmüyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Nothing, no. This'll probably work. | Hiç bir şey. Hayır. Bu muhtemelen işe yarar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's gonna be awesome. | Süper olacak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Now, if you'll excuse me, | Şimdi, kusura bakmazsanız... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I got a wedding to attend. | ...katılmam gereken bir düğün var. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Quick! We gotta get outta this. | Çabuk! Buradan çıkmamız lazım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Not yet, | Henüz değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I wanna see how this duck thing go down. | Şu kurma ördeğin nasıl işlediğini görmek istiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Somehow. | Yada öyle bir şey. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Right! | Evet! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That makes me angry. | Sinirlendim şimdi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, great. Pavel won't like me when I'm angry. | Güzel. Pavel kızgınken benden hoşlanmaz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Weird. | Acayip. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Was it green or just infected? | Yeşil miydi yoksa enfeksiyon kapmış mıydı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| How would you know? Stop screwing around. | Nasıl bilebildin? Boş boş konuşmayı bırak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Me? Every time I go along with one of your ideas | Ben mi? Bu kurma ördek olayında olduğu gibi... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| it winds up like this. | ...her zaman senin fikrine uyuyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, like this? With us taped to chairs | Bunun gibi mi? Özenle hazırlanmış ölüm... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| in front of an elaborate death machine? | ...makinesinin önünde, sandalyeye bantlanmışız. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yes, every time. | Evet, her zaman. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're being ridiculous. | Gülünç oluyorsun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It is so gross that you're doing this here. | Burada yaptıklarınız çok iğrenç. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why are we doing this here? | Neden burada yapıyoruz? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Can't we wait, plan a real wedding? | Gerçek düğün zamanını bekleyemez miyiz? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No! W we can't wait because I love you so much. | Hayır! Bekleyemeyiz çünkü seni çok seviyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It is like a hunger deep inside me. | İçten içe bir açlık gibi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| A vicious, violent, all consuming hunger. | Çılgın, şiddetli, tüketen bir açlık. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Dearly beloved, | Sevgili aşıklar, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| we are here to celebrate love. | Aşkınızı taçlandırmak için buradayız. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It comes in many forms. | Bir çok şekilde olabilir. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The love of a man for his woman; | Bir adamın kadınına olan sevdası... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| A woman for her man. | ...kadının adamına. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Or the perfectly understandable love of a man for his chair. | Yada açıkça anlaşılacağı gibi erkeğin mevkisine olan sevdası. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're a priest? | Sen rahip misin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh yes, of the church of numerology. | Evet, numeroloji kilisesinde. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I got it online. | Online çalışırım. | Almost Heroes-1 | 2011 |