Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 5205
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| but I did | ...ama çalıştım. | ATM-1 | 2012 | |
| I did .. I did all of those things | Çalıştım. Tüm bu şeyleri yaptım. | ATM-1 | 2012 | |
| I did a million random things in between | Bunların arasındada milyonlarca şey yaptım. | ATM-1 | 2012 | |
| Now that my life brought me here to be with you | Şimdi kader beni buraya getirdi. | ATM-1 | 2012 | |
| So .. | Yani... | ATM-1 | 2012 | |
| Although I was just thinking considering the circumstances | ...düşünüyordumda, bu şartları göz önünde bulundurursak senle öğle... | ATM-1 | 2012 | |
| that lunch might've been a better option | ...yemeğine çıkma fikri daha iyi bir seçenek gibi gözüküyor. | ATM-1 | 2012 | |
| Oh my god He's alive | Aman Tanrım. Yaşıyor. | ATM-1 | 2012 | |
| Get off | Hadi kaldır. | ATM-1 | 2012 | |
| Let's headed for the big road Let get him inside | Ana yola çıkabiliriz. İçeriye girelim. | ATM-1 | 2012 | |
| Hurry | Çabuk ol. | ATM-1 | 2012 | |
| Just hanging there | Öyle tutmaya devam et. | ATM-1 | 2012 | |
| Go | Yürüyün. | ATM-1 | 2012 | |
| Get the door | Kapıyı aç. | ATM-1 | 2012 | |
| Emily what are you doing? I need your help | Emily ne yapıyorsun? Yardımına ihtiyacım var. | ATM-1 | 2012 | |
| Come on buddy | Dayan dostum. | ATM-1 | 2012 | |
| Watch me Corey come on. We to get him out | Bana bak Corey. Hadii. Onu dışarı çıkartmalıyız. | ATM-1 | 2012 | |
| Cover it with something With what? | Yarasının sarılmasına ihtiyacı var. Ne lazım? | ATM-1 | 2012 | |
| Anything Give me something | Herşey olabilir. Sen bul. | ATM-1 | 2012 | |
| Emily hurry Here | Emily çabuk ol Burada. | ATM-1 | 2012 | |
| What should I do? I don't know | Ne yapmalıyım? Bilmiyorum. | ATM-1 | 2012 | |
| Should I pull it out? No ..No don't pull it out | Çıkartmalı mıyım? Hayır, hayır sakın çıkarma. | ATM-1 | 2012 | |
| That could make it worse It's not stopping | Bu onu daha kötü yapar. Kanamayı durdurmalıyız. | ATM-1 | 2012 | |
| Come on buddy. | Dayan dostum. | ATM-1 | 2012 | |
| Come on. Good. | Hadi, güzel. | ATM-1 | 2012 | |
| We have to get him to a hospital | Onu hastaneye götürmeliyiz. | ATM-1 | 2012 | |
| How? I don't know | Nasıl? Bilmiyorum. | ATM-1 | 2012 | |
| But if we don't he's going to bleed to death | Ama götürmezsek kan kaybından ölecek. | ATM-1 | 2012 | |
| I got some pressure on him Keep going like that | Bastırmaya devam et. Böyle devam et. | ATM-1 | 2012 | |
| Where are you going? Corey? Just hold him there | Nereye gidiyorsun? Corey? Sadece öyle yapmaya devam et. | ATM-1 | 2012 | |
| It will send a signal to the police if it was broken won't it? | Bu şeyi bozmaya çalışırsam polise sinyal göndermez mi? | ATM-1 | 2012 | |
| Something in this thing has to insult somebody at the god damn bank | Bir şekilde lanet olası bankaya sinyal göndermeliyiz. | ATM-1 | 2012 | |
| We locked in What's he doing? | Burada kilitli kaldık. Ona neler oluyor? | ATM-1 | 2012 | |
| Grab him | Tut onu. | ATM-1 | 2012 | |
| Emily help me grab him | Emily onu tutmama yardım et. | ATM-1 | 2012 | |
| Come on buddy hang in there. | Hadi dostum, dayanmalısın. | ATM-1 | 2012 | |
| Come on. Look at me. Look at me | Hadi. Bana bak. | ATM-1 | 2012 | |
| You'll be alright | İyi olacaksın. | ATM-1 | 2012 | |
| Oh shit | Lanet olsun. | ATM-1 | 2012 | |
| Come on david help me. | Hadi David bana yardım et. | ATM-1 | 2012 | |
| David help me. David | David yardım et. David. | ATM-1 | 2012 | |
| Get him on the shelf | Onu rafa kaldırmalıyız. | ATM-1 | 2012 | |
| Prepare to lift him, are you ready? | Onu kaldırmalıyız, hazır mısın? | ATM-1 | 2012 | |
| 1,2,3. | 1,2,3. | ATM-1 | 2012 | |
| Come on I can't | Hadi Kaldıramıyorum. | ATM-1 | 2012 | |
| Come on higher I can't | Daha yükseğe. Yapamıyorum. | ATM-1 | 2012 | |
| Come on. Hey buddy make it there | Hadi, dostum dayan orada. | ATM-1 | 2012 | |
| Come on lift him one more time. Okay? | Hadi bir kez daha kaldırıyoruz. Tamam mı? | ATM-1 | 2012 | |
| Okay here we go 1,2,3 | Başlıyoruz. 1,2,3. | ATM-1 | 2012 | |
| We almost there I can't | Az kaldı. Yapamıyorum. Hadi, oluyor! | ATM-1 | 2012 | |
| Get him off the water | Onu sudan kaldırmalıyız. | ATM-1 | 2012 | |
| Bring him to the corner | Şu köşeye doğru getirelim. | ATM-1 | 2012 | |
| Come on we got to get him in the corner. Hanging there buddy | Hadi köşeye doğru götürmeliyiz. Dayan dostum az kaldı. | ATM-1 | 2012 | |
| Put him in the corner right there. Come on | Köşeye doğru. Hadi. | ATM-1 | 2012 | |
| He trying to drown us After minutes it will freeze us | Bizi boğmaya çalışıyor. Bir kaç dakikaya donacağız. | ATM-1 | 2012 | |
| It his cigarettes Is there a lighter? | Sigarası. Çakmağı var mı? | ATM-1 | 2012 | |
| There's one | Var. | ATM-1 | 2012 | |
| Corey hanging there buddy | Corey dayan orada dostum. | ATM-1 | 2012 | |
| Hold my legs | Bacaklarımdan tut. | ATM-1 | 2012 | |
| Stop it! You're not going to reach | Dur! Oraya öyle ulaşamazsın. | ATM-1 | 2012 | |
| Okay. Alright. Okay | Tamam. | ATM-1 | 2012 | |
| Find something to burn Corey hanging there buddy | Yanabilecek birşey bulmalıyız. Corey dayan orada dostum. | ATM-1 | 2012 | |
| Help me if you could find anything | Bulmama yardım et. | ATM-1 | 2012 | |
| Okay it's good | Tamam güzel. | ATM-1 | 2012 | |
| Okay now put it in Now hold it right there | Tamam içine at. Öyle tut. | ATM-1 | 2012 | |
| Are you ready? Bring me more | Hazır mısın? Daha çok getirmen lazım. | ATM-1 | 2012 | |
| You should get it hurry | Hızlı olmalısın. | ATM-1 | 2012 | |
| Give it to me. Careful | Bana ver. Dikkatli ol. | ATM-1 | 2012 | |
| Am I near it? No | Yaklaştımmı? Göremiyorum. Hayır. | ATM-1 | 2012 | |
| It still too far. Careful | Hala çok uzakta. Dikkatli ol. | ATM-1 | 2012 | |
| Okay. Alright Okay hold it | Tamam. Doğru tut. | ATM-1 | 2012 | |
| Hold it right | Doğru şekilde tut. | ATM-1 | 2012 | |
| I can't see it | Göremiyorum. | ATM-1 | 2012 | |
| We got to find something | Birşeyler yapmalıyız. | ATM-1 | 2012 | |
| David, come here. Help me out | David, buraya gel. Yukarı çıkmama yardım et. | ATM-1 | 2012 | |
| What a are doing? The fire is burning out | Ne yapıyorsun? Yangın çıkartmalıyız. | ATM-1 | 2012 | |
| Well we wasting time | Zamanımız azalıyor. | ATM-1 | 2012 | |
| Pull me up on your shoulder and I'll be able to reach it | Beni omzuna al, bende oraya doğru uzanıyım. | ATM-1 | 2012 | |
| Okay pass it to me | Tamam onu bana ver. | ATM-1 | 2012 | |
| You got it? I got it | Aldın mı? Tamam, aldım. | ATM-1 | 2012 | |
| Yeah. Okay. There | Tamam. Orada. | ATM-1 | 2012 | |
| Right there | Doğru yöndesin. | ATM-1 | 2012 | |
| It works | İşe yaradı. | ATM-1 | 2012 | |
| Emily. No, look at me. Don't give away okay? | Emily, hayır bana bak. Sakın ölme tamam mı? | ATM-1 | 2012 | |
| Don't give away. No | Sakın ölme. Hayır. | ATM-1 | 2012 | |
| Hold on Emily. Hold on. No | Dayan, Emily. Dayan, hayır. | ATM-1 | 2012 | |
| No. Look at me please | Hayır. Bana bak lütfen. | ATM-1 | 2012 | |
| Get down on the ground | Yere yat! | ATM-1 | 2012 | |
| He's right there | Hemen orada. | ATM-1 | 2012 | |
| What're you doing? He's right there? | Ne yapıyorsunuz? Hemen orada? | ATM-1 | 2012 | |
| What're you doing? He's right there | Ne yapıyorsunuz? Hemen orada? | ATM-1 | 2012 | |
| What're you doing? No | Ne yapıyorsunuz? Hayır. | ATM-1 | 2012 | |
| He killed them. No he killed them | Onları öldürdü. Hayır, onları o öldürdü. | ATM-1 | 2012 | |
| What're you doing? Please. Listen to me | Ne yapıyorsunuz? Lütfen. Dinleyin beni. | ATM-1 | 2012 | |
| I did'nt do anything? | Ben hiçbirşey yapmadım. | ATM-1 | 2012 | |
| Please listen to me. | Lütfen dinleyin beni. | ATM-1 | 2012 | |
| Ever welded before? Yes. | Daha önce kaynak yaptın mı? Evet. | Atmen-1 | 2011 | |
| Yes? What kind? Autogenous, electric arc? | Evet mi? Ne çeşit? Otojen mi, elektrik kavisi mi? | Atmen-1 | 2011 | |
| Both? Yes. | İkisi de? Evet. | Atmen-1 | 2011 | |
| Weld this together. | Bu ikisine kaynak yap. | Atmen-1 | 2011 |