Search
English Turkish Sentence Translations Page 177830
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
What if we're doing the wrong thing? Come with me. | Ya yaptığımız şey yanlışsa? Benimle gel. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
What if we're doing the wrong thing? No. Come on. | Ya yaptığımız şey yanlışsa? Hayır. Gel. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
That's cancer. | Kanser bu işte. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
She's got so much in her, it's coming out. | İçinde o kadar çok var ki, artık dışarı taşıyor. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
You fix one bowel obstruction, another one grows. | Bir tanesini yok etsen, başka bir tanesi çıkıyor. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
You can't do anything. | Elden bir şey gelmez. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
We tried it all before. We're doing what she wants, okay? | Her şeyi denedik zaten. İstediği her şeyi yaptık, tamam mı? | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
So, anyway, I have started to prepare | Neyse. Ben ömrünüz boyunca yapmanızı istediğim... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
a list of things that I want you to do in your lifetime, | ...şeylerin bir listesini hazırladım. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
things that I won't be here to make sure you do: | Ben öldükten sonra yapmanızı istediğim şeyler bunlar. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
You know, kind of a model of how to live: | Bir nevi, hayat nasıl yaşanır rehberi gibi bir şey. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
A mother can't be too careful: | Anneniz hep yanınızda olacak değil. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
So, this is yours: | O yüzden, bu sizin. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I've made some for each of you: | Her biriniz için bir şeyler hazırladım. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I've just begun, too: It's gonna get bigger: | Ben başlattım sadece. O daha da büyüyecektir. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Much bigger: | Çok daha büyüyecektir. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
MATTHEW: Why would we play this? EMILY: It's one of her favorites! | Bunu neden dinliyoruz? Onun en sevdiği şarkı bu! | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Over my dead body. | Cesedimi çiğnersin! | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I can't even stand listening to it right now. | Şu an bunu dinlemeye katlanamıyorum. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Is this Neil Diamond? | Bu Neil Diamond mı? | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Tony Orlando and Dawn, 1973. I'll handle this. | Tony Orlando ve Dawn, 1973. El atmam lazım. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I mean, it's just, you don't play something like this at a memorial service. | Anma töreninde böyle şeyler çalamazsın. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Sometimes you do. Some... | Yeri gelir çalarsın. Bazı... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
This is our mom's memorial service and you want... | Bu annemizin anma töreni. Ama sen... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
What are you kids doing? | Ne yapıyorsunuz siz? | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
He doesn't want me to put this on the tape for the memorial service. | Annemin anma töreni için hazırladığım kasete bunu koymamı istemiyor. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
And she loves this song. | Ama onun sevdiği bir şarkı. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Well, she loves the Oscar Mayer wiener song, too. | Ne yani, "Oscar Mayer'ın Sosisi" şarkısını sevse... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Do you wanna put that on the memorial tape? | ...onu da mı anma töreninde çalacak kasete koyacaksın? | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Would you like one man's opinion? | Başka bir adamın görüşüne ne dersiniz? | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Absolutely. Not really. | Rica edeceğim. Hayır kalsın. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Why don't we save it for your funeral? | Bunu senin cenazene saklasak nasıl olur? | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
EMILY: You can't respect an original for what it is, | Orijinaline hiç saygı göstermezsiniz. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
but if somebody like U2 decided to remake it, | Ama U2 falan çıkıp tekrar söylediğinde aynı şarkıyı... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
suddenly it would seem brilliant. | ...bir anda ondan güzeli olmaz. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
MATTHEW: I must've missed when they announced that on their website. | İnternet sitelerinde duyurdularsa, muhtemelen kaçırmışımdır. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Punch out. | Vaktin tamam. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I'm okay for a couple of hours. | Bir iki saat daha kalabilirim. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Nah, it's cool. I'm up. | Hayır, sorun değil. Kalktım zaten. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Well, maybe you should wake me at 3:00 then. | O zaman saat 3 gibi beni uyandırırsın. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Barry's turn. | O Barry'nin sırası. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Did you give her morphine? Oh, shit! | Morfinini verdin mi? Lanet olsun! | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
It's been 10 minutes. I must be really tired. | 10 dakika oldu. Çok yorgun düşmüşüm. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
We killed her. | Onu öldürdük. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
(WHISPERS) Nothing. | Hiçbir şey. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I always thought if I could picture it, that meant it was going to be: | Her zaman, neler olacağına dair bir resim görebilmek istemişimdir. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Like on an airplane, | Sanki bir uçaktan çekilmiş gibi. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
if I could picture getting up on the other side, | Diğer tarafa ait bir resim görebilmeyi ve... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
then I knew I would be safe: | ...güvende olabileceğimi bilmeyi istemişimdir. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
The funny thing is, I can: : : | İşin ilginç yanı... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I can: : : | Görebiliyorum. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I can picture the rest of my life, | Hayatımın geri kalanında, 70'lerimde, 80'lerimde, 90'larımda... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
how I will be at 70 and 80 and 90, like Nanna: | ...nasıl olabileceğimi imgelendirebiliyorum. Büyükannen gibi. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Then why don't I get to live it? | Peki ama neden yaşayamıyorum ki? | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I wanna see how it turns out, damn it: | Neler olacağını görmek istiyorum, lanet olsun! | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I can't stand not seeing my grandchildren grow up: | Torunlarımın büyümelerini göremeyecek oluşuma katlanamıyorum. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I haven't been bad: Not worse than anyone else: | Bir kötülük yapmadım. Hiçkimseden farklı bir yanım olmadı. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I deserve to see how it turns out, don't I? | Neler olup biteceğini görmeyi hakediyorum, değil mi? | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
To Mom. To Mom. | Annemize. Annemize. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I've got to make a call. | Telefon etmem gerek. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Carol? What... No. No way. | Carol, şundan biraz... Hayır. Olmaz. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I give you the letter. | Size mektubu veriyorum. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
The letter. The letter. | Mektuba! Mektuba! | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"Dear Keith, Barry, Matthew, Emily, | "Sevgili Keith, Barry, Matthew ve Emily. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"I have never made a secret of my love for you | Size olan sevgimi ya da benim için olan öneminizi... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"or how important you are to me, | ...hiç saklamadım. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"but maybe I've never come right out and said 'Thank you.' | Ama belki de karşınıza hakettiğiniz gibi çıkıp da "teşekkür ederim" diyemedim. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"Thank you for turning out to be such fantastic people. | Böylesine muhteşem insanlar olduğunuz için sizlere teşekkür ederim. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
'"Thank you for putting up with me | Sizlere, herhangi bir açıklaması bile olmayan bir boşanma gibi... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"And thank you for being there for me in all the best ways | Ve, bir evladın anne babası için olabileceği en iyi şekillerde... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"that kids can be there for their parents. | ...yanımda olduğunuz için size teşekkür ederim. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
'"I know you'll be sad now, because, after all, I am your mother, | Şu an üzgün olduğunuzu biliyorum. Ne de olsa ben sizin annenizim. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"but we've had a lot of fun and good times | Ama birlikte çok güzel ve eğlenceli zamanlar da geçirdik. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"and that's how I'd like to be remembered. | Ve ben bu şekilde hatırlanmak istiyorum. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
'"Use your own judgment about the memorial service: I like it small, | Anma töreni ile ilgili olarak her şey sizin inisiyatifinizde. Ben küçük olsun isterim. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
'"but it seems to be more your decision on saying goodbye than mine: '" | Ama bu benden çok sizin kararınız gibi görünüyor. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"On the next page, I've divided up all the important items that can't be shared. | Bir sonraki sayfada, paylaşılabilecek tüm önemli şeyleri tek tek tahsis ettim. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"I trust you to share the rest equally. | Geri kalanları aranızda eşit olarak paylaşacağınızdan eminim. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"Much love. | Aşklarım... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"I'll always be with you. | ...her zaman sizinle olacağım. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
"Mom." | Anneniz." | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
All those days when you lay here unconscious, | Burada böyle, bilinçsizce yattığın onca gün boyunca... | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I felt like when I was talking to you, | ...seninle konuştuğumu hissettim. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
it was like you were really there. | Sanki sahiden oradaymışsın gibi. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Now, I don't feel... | ...öyle hissetmiyorum. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I don't feel... | Hissetmiyorum. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
I don't... | Hissetmiyorum. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Goodbye, Mom. | Elveda anne. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
It's normal out, isn't it? | Dışarıda her şey normal, değil mi? | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
The most important thing is, you guys need to stay close: | En önemli şey, sizlerin birbirinize yakın olmanız. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Your kids need to know each other, | Çocuklarınız birbirlerini tanımalı. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
the way you knew your cousins when you were growing up: | Tıpkı çocukken sizin kuzenlerinizi tanıdığınız gibi. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
You guys will stay together, right? After I'm gone? | Hep bir arada kalın, tamam mı? Ben öldükten sonra. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
KEITH: : It'll be hard: | Hiç kolay olmayacak. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
We'll miss the guilt: | "Suçlu"yu özleyeceğiz. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
No, that'll ride with you the rest of your life: | Hayır. O hayatınız boyunca peşinizi bırakmayacak. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Hey, Matthew. I've got a headache. | Matthew! Başım çatlıyor. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Well, join the fucking club. I don't feel well. I'm going home. | Dünyama hoşgeldin. Kendimi iyi hissetmiyorum. Eve gidiyorum. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Come on, we've got stuff to do. | Hadi ama, yapacak işler var. | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |
Yeah, you mean you've got stuff you want to order me to do? | Ne yani, bana ne yapacağımı söyleyeceğin işler mi var? | Two Weeks-4 | 2006 | ![]() |