Search
English Turkish Sentence Translations Page 3307
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Not hot ass or sweet cheeks, or sugar feet, | Seksi kıç, tatlı yanak veya sevimli şey değil... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| which was just weird. | ...olsa garip olurdu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The point is, I am done with jerks like you, okay? | Olay şu ki, senin gibi ahmaklarla işim yok benim? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So you have to start treating me | O yüzden ya bana hak ettiğim gibi... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| with the respect I deserve or just drop dead! | ...saygılı davranırsın ya da düşüp geberirsin! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The last thing I said to him was drop dead. | Ona son söylediğim şey 'düşüp geber'di. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That doesn't make me some kind of murderer, does it? | Bu beni bir katil yapmaz, değil mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Say it again! | Tekrar söyle! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Will this hold the weight of a limp body | Bu şey aşkın zalim sözleriyle ölen birinin... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| killed by love's cruel words? | ...vücudunu taşıyabilir mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Obviously. | Kesinlikle. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Great. Thanks. | Harika, teşekkürler. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This is going great! | Bu harika gidiyor! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I sure wish colonel Cannon was here. | Keşke Colonel Cannon burada olsaydı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Peter, oh right! Sorry. | Peter! Doğru ya! Üzgünüm. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hello, boys. | Merhaba, çocuklar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ahh! Dan! | Ahh! Dan! Yani, yabancı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Who is completely unknown to me... Colonel Cannon. | Bana tamamen yabancı... Colonel Cannon. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Shut up, Terry. | Kapa çeneni, Terry. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ha ha! Terry? | Terry mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You must be delirious from having such a small penis. | Bu kadar küçük bir penisin olduğu için çıldırıyor olmalısın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, if you really are Colonel Cannon... | Eğer gerçekten Colonel Cannon'san... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He is. | O. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And not that asshole, Terry... | Ve o denyo Terry değilsen... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Who I hear is quite charming. | Çok çekici olduğunu duymuştum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Then I'm sure you'll be ending this appearance | O halde eminim ki buradan ayrılırken... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| the way Colonel Cannon always does... | ...Colonel Cannon'ın her zaman yaptığını yapacaksın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| By shooting yourself out of a cannon. | Kendini toptan atarak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He did what now?! | Ne yani şimdi mi?! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I mean... I would, but uh... | Yani... Yapardım ama... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Sadly my cannon operator called in sick... | Üzgünüm ki topçum hastalandı... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| With car trouble. | Araba kazası geçirmiş. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| yd: You can count on me, colonel man. | Bana güvenebilirsin, Colonel adamım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm a fully licensed cannoneer! | Ben lisanslı bir topçuyum! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| an: Do it... | Yap... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Or admit you're not the real Colonel Cannon | ...ya da gerçek Colonel Cannon olmadığını kabul et... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and give every one of these bed wetters their money back. | ...ve bu yataklarını ıslatanların tümüne paralarını geri ver. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| er: Terry, Terry... | Terry, Terry... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You don't need to do this. | Bunu yapmak zorunda değilsin. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Trust me, you can break both your arms or worse. | Güven bana, iki kolunu birden kırabilirsin ya da daha kötüsünü yap. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's just money. | Sadece para. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Peter, this time it's not about the money. | Peter, bu kez konu para değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's about making things right with my brother. | Kardeşimle işleri yoluna koymak için. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're doing this for me? | Bunu benim için mi yapıyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, it's also about money, but mostly for you. | Tamam, işin içinde para da var ama çoğunlukla senin için. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| See you on the other side, bro. | Öbür tarafta görüşürüz, kardeşim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| ie: Peter! | Peter! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I accidentally killed Dirk | Yeni keşfettiğim öz saygımla yanlışlıkla Dirk'i öldürdüm. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh God, it feels so good to confess! | Tanrım, itiraf etmek o kadar iyi hissettiriyor ki! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Uh, actually, Terry and I accidently killed him | Aslına bakarsan, Terry ile ben kalp krizi geçirterek kaza ile öldürdük. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You killed him? | Onu siz mi öldürdünüz? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You killed him, too! | Sen de öldürmüşsün! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Huh. I guess I didn't have to hide the body. | Sanırım cesedi saklamak zorunda değilim artık. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Friends, do we really need to see a man launch himself | Dostlar, gerçekten de bir adamın kendisini ateş ve dumanlar içinde... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| out of a cannon, | ...tıpkı bir tür top meleği gibi fırlattığını... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Flipping through the sky gloriously, | O güçlü, kudretli bir kuyruklu yıldız gibi gökyüzünde... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| as he descends like a mighty, mighty comet! | ...kendi stiliyle yolculuğunu yaparak inerken! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| In a blaze of fire, | Alevler içinde ve... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| landing safely on the ground and giving us two thumbs up | ...bizim çığlıklarımız arasında yere güvenle inişini yaparken... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| is that something you really wanna see? | Görmek istediğiniz şey gerçekten bu mu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So do I! It's so so cool! | Ben de öyle! Bu gerçekten harika! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Cannons away! Cannons away! | Cannon uzaklaşıyor! Cannon uzaklaşıyor! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| C'mon Terry. It's just a cannon. | Hadi Terry. Bu sadece bir top. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| An exploding gun machine, built for killing. | Öldürmek için yapılmış patlatan bir silah. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm gonna die... | Öleceğim... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Hey, what are you doing in here? | Burada ne arıyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Such a bustling location! | Çok canlı bir yer! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Great, well then let's get that lease signed. | Harika, öyleyse hadi şu kira kontratını imzalayalım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What are they doing, some kind of show? | Onlar ne yapıyorlar, bir tür şov mu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Fans chant: Cannons away! Cannons away! | Cannon uzaklaşıyor! Cannon uzaklaşıyor! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Are you sure this is gonna work? | Bunun işe yarayacağından emin misin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I don't see why it wouldn't. | Çalışmaması için bir sebep görmüyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I used all of the gun powder. | Tüm barutu kullandım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry really is a hero. | Terry gerçek bir kahraman. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I mean, he's gonna shoot himself out of a cannon. | Yani, kendisini topla fırlatacak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Mostly for me? He's the best! | Çoğunlukla benim için hemde. O en iyisi! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| He sure is. | Kesinlikle öyle. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I know, right? Terry? What? | Biliyorum, değil mi ama? Terry? Ne oldu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah. I chickened out, | Evet. Ben yapmaktan çekindim, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| but I found a substitute I think you'll approve of. | ...ama yapacak birini buldum, ve bence hoşuna da gidecek. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Dirk Masters himself. | Dirk Master'ın kendisini. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Now we can give Colonel Cannon a true hero's send off. | Şimdi Colonel Cannon'ı, gerçek bir kahramanı yolcu edebiliriz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh no... oh no... | Hayır... Hayır... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Awesome. | Muhteşem. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Sure... no problem. | Kesinlikle... sorun değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yep, classic Death by Cannon. | Evet, klasik bir Cannon ölümü. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We get a lot of these this time of year. | Yılın bu zamanlarında bunlarla çok karşılaşırız. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So, we're not in trouble? | Yani, başımız belada değil mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Of course not, it's not like he died | Tabii ki değil, sonuçta o öldü de, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and you stuffed him in the cannon, right? | ...onu öyle topun içine sokmadınız değil mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Anyway, I gotta get going, I'm late for court. | Herneyse, gitmem gerek, mahkemeye geç kalıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What is wrong with our police department? | Polis departmanımızın neyi var yahu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, I promised you a fun day. | Pekâlâ, sana eğlenceli bir gün borcum olsun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry, a man died today... | Terry, bugün bir adam öldü... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And it was still the best day of my life. | Buna rağmen hayatımın en iyi günüydü. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, but he explained that. | Evet, ama onu açıkladı bana. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| See, he still loves his wife, | Görünen o ki, karısını gerçekten seviyor, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| but he doesn't really like her anymore. | ...ama gerçekte artık ondan hoşlanmıyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So I think it's fair game. | Yani bence adil bir oyun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Another great day! | Harika bir gün daha! | Almost Heroes-1 | 2011 |