Search
English Turkish Sentence Translations Page 3309
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Buzz off! | Bas git! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Can you ring this up? What am I, your mother? | "Şunu açar mısınız?" Kimim ben annen mi!? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Why is it so busy, and how do we get that? | Mesele şu ki... Çikolataya bayılıyorum. Neden orası çok yoğun ve biz bunu nasıl elde edebiliriz? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Word got out about the break in. | Hırsızlık olayı duyulmuş. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's been all over action city news; | Action City News'de yazdı; | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It even bumped the piece | Hatta matematik işlemleri yapabilen... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| about the horse that can do math. | ...at haberini bile solladı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That horse is a fraud. His long division sucks. | O at bir dolandırıcı. Bölme işlemi berbat. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So there is no such thing as bad publicity. | Öyleyse kötü reklam diye bir şey yok. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I mean, I can do fractions. | Ben küsuratlı işlemler yapabiliyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No one gives me a sugar cube. | Kimse bana küp şeker vermiyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Let's move on from the horse. | At olayını geçelim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, I probably shouldn't just stand here avoiding work. | Burada direnip işten kaytarmamalıyım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I think I'll walk around the block. | Mahallede bir tur atacağım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Pete, are you thinking what I t thinking? | Pete, benim düşündüğümü mü düşünüyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yep. I'm done with raisins. | Evet. Kuru üzümlerle işim bitti. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What? No, no. | Ne? Hayır, hayır. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| A robbery brought all these customers into Sassitude. | Vay be, bir yılan. Geldiğini görmemiştim. Tüm bu müşterileri Sassitude'e bir soygun getirdi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| So... So... no raisins? | Yani... Yani... kuru üzüm yok mu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We fake a break in at our own store. | Kendi dükkanımıza sahte hırsızlık yapacağız. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Terry, you want us to become criminals? | Terry, suçlu olmamızı mı istiyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I want us to be successful. | Başarılı olmamızı istiyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Villainy is a slippery slope! | Hainlik kaygan bir zemin gibidir! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wouldn't you like to be on the news? | Haberlere çıkmak ister misin? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You can wear your cape. Let's do this. | Pelerinini giyebilirsin. Hadi yapalım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Boyd, how exactly did Sassitude | Boyd, Sassitude dün akşam... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| get robbed last night? | ...tam olarak nasıl soyuldu? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're supposed to be security. | Bir de güvenlik olacaksın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Boyd? | Boyd? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I just had a crazy dream | Çılgın bir rüya gördüm. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| where I was behind the wheel of my van... | Kamyonetimin direksiyonunda oturuyordum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| And you were there; You were trying to wake me up. | Ve sen de oradaydın, beni uyandırmaya çalışıyordun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No, Boyd, that just happened. | Hayır, Boyd, bu şimdi oldu. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I can see the future. | Geleceği görebiliyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That was the past. I can see the past! | Geçmişte kaldı. Geçmişi görebiliyorum! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, Boyd, I don't want anymore break ins at the mall, alright? | Tamam, Boyd, burada başka soygun istemiyorum, tamam mı? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| You're gonna have to start doing your job. | İşini yapmaya başlamalısın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| All you had to do was ask. | Tek yapman gereken sormaktı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I'm with ya a hundred percent. | Yüzde yüz seninleyim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, good. | Pekala, iyi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Can't let this happen again. | Bir daha olmasına izin veremem. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| There you are. | İşte buyurun. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, Terry, | Tamam, Terry, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I've got it all planned out. | Her şeyi planladım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| We need to make it look like an inside job. | Bunu içeriden destekli gibi göstermeliyiz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Well, that might not be the best idea | İçeriden destekli olduğu için... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| since it will be an inside job. | ...bu iyi bir fikir olmayabilir. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, right. | Haklısın. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Then we need to make it look like we put up a struggle. | O zaman karşı koymuşuz izlenimi vermeliyiz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I can shoot you in the leg. No. | Seni bacağından vurabilirim. Hayır. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The arm? No. | Kolundan? Hayır. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What if I just graze you? | Peki ya sadece sıyırıp geçse? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Don't worry, I'll still shoot you, | Endişelenme, seni yine vuracağım, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| but only a little bit. | ama sadece birazcık. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Peter, please, don't be ridiculous! | Peter, lütfen saçmalama! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Would it be ridiculous to burn our fingerprints off | Parmak izlerimizi yaksak saçma olur muydu, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| so we leave a a trace? | böylece iz bırakmazdık? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Peter, this is our store. | Peter, burası bizim dükkanımız. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Our prints should be all over the place. | Hayır, bunu biliyorum. Parmak izlerimiz her yerde. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh. Son of bitch! | Piç kurusu! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah. Fine! What kind of break in do you want? | Evet. İyi! Nasıl bir soygun istiyorsun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| No guns, no capes, | Basit olanından. Silah yok, pelerin yok, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| get in, get out. | gir ve çık. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That's so crazy it just might work. | Çok çılgınca, işe yarayabilir. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Careful. Careful. | Dikkatli ol. Dikkatli ol. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| The real crooks aren't careful. | Gerçek hırsızlar dikkatli değildir. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| They just smash the door. | Kapının camlarını indirirlerdi. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Do you know how much this costs? | Bunun ne kadar tuttuğunu biliyor musun? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| 12 bucks? | 12 papel? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wow! That is just so off. | Bu çok yanlıştı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It explains why you're so bad with money. | Parayla aranın neden kötü olduğunu açıklıyor. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Real crooks would make a huge mess. | Gerçek hırsızlar çok karmaşa yapardı. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Yeah, but this is our place. | Evet, ama burası bizim yerimiz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Don't worry, everyone'll just think | Merak etme, herkes, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| we were robbed by really considerate crooks | ...kırık camların parasını ödememizi istemedikleri için, | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| who didn't want us to pay for broken glass, | ...kapıyı menteşelerinden söken, ayaklarını silen... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| so they took the door off the hinges, | Hey! Ha, ha, ha! ...ve karmaşa yaratmadan giden... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| wiped their feet | ...çok düşünceli hırsızlar... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| and left without making a mess. | ...tarafından soyulduğumuzu düşünecek. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Peter and Terry: All right! | Tamamdır! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| It's clearly the owners. Let's book 'em. | Sahipler olduğu besbelli. Şunları paketleyelim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I thought you were gonna book us! | Bizi paketleyeceksiniz sanıyordum! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| What can I say? I hate paperwork. | Ne diyebilirim? Kağıt işlerinden nefret ederim. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Wouldn't he have to file more paperwork? | Daha çok kağıt işi yaratmamız gerekmez mi? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Maybe a little mess is a good idea. | Belki de biraz karmaşa iyi fikir. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Okay, let's see... Ooh! | Tamam, bakalım... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Thundergut | Hey, tembel teneke. Thundergut... | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| fighting crime with the power of gas. | Gazın gücüyle suçla savaşmak. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That never sells. | Bu asla satmaz. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ooh. Bleeding gums. | Kanayan sakızlar. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| This is the comic put out by the dental association. | Dişçi çevreyi rahatsız eden bir çizgi roman. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Ooh, I'll get the money out of the till. | Kasadaki parayı ben alırım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Oh, there isn't any money in the till. | Kasada para yok. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I bought a burrito. | Burrito aldım. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Perfect. We're all set. | Mükemmel. Hazırız. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Not quite. | Tam olarak değil. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| I am... leaving a nice false trail. | Harika... sahte izler bırakıyorum. | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| That leads to...? | Ve nereye gidiyor...? | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Whoa ho ho! Yes! Boom! | Evet! | Almost Heroes-1 | 2011 | |
| Now it'll look like the burglars | Şimdi hırsızlar kendiliğinden... | Almost Heroes-1 | 2011 |