Search
English Turkish Sentence Translations Page 3357
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| You danced very nice. | Çok iyiydin. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Your escort was amazing too. | Kavalyen de muhteşemdi. | Alpeis-1 | 2011 | |
| We always dance together. | Biz hep birlikte dans ederiz. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Do you know each other for a long time? | Uzun süredir tanışıyor musunuz? | Alpeis-1 | 2011 | |
| Almost five months. | Neredeyse altı aydır. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Do you like her? | Onu seviyor musun? | Alpeis-1 | 2011 | |
| She's very likeable. | Çok hoş buluyorum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| What's the time? | Saat kaç? | Alpeis-1 | 2011 | |
| I didn't know you are so good a dancer. | Bu kadar iyi dans ettiğini bilmiyordum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| We used to dance with your mother as well. | Annenle de dans ederdik. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Save for latin. | Latin hariç. Latini hiç sevmezdi. | Alpeis-1 | 2011 | |
| You should always tie your hair back. | Saçını hep at kuyruğu yapmalısın. | Alpeis-1 | 2011 | |
| These are not tennis shoes! I see. | Bunlar tenis ayakkabısı değil ki. Peki. | Alpeis-1 | 2011 | |
| What is your shoe size? | Ayakkabı numaran kaç? | Alpeis-1 | 2011 | |
| Thirty eight or thirty nine. As the case may be. | 38 yada 39, değişebiliyor. | Alpeis-1 | 2011 | |
| This is incredible. This is perfectly fit to me. | İnanılmaz, tam oldu. | Alpeis-1 | 2011 | |
| That's her perfume, "Eternity". | Bu da parfümü, "Sonsuzluk". | Alpeis-1 | 2011 | |
| It was a gift by her boyfriend. | Erkek arkadaşının hediyesiydi. | Alpeis-1 | 2011 | |
| You have to meet him someday. | Bir ara onunla da buluşmalısın. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I was quite sure I will drive her off. | Maçı kazanacağımdan emindim. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Her reverse forehand was lousy... | Forehand<i/>'i rezaletti. Şansı olmadığını daha maçın başında anlamıştım. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Do you want some water? | Su ister misin? | Alpeis-1 | 2011 | |
| No, dad. Thanks. | Hayır, baba. Teşekkürler. | Alpeis-1 | 2011 | |
| You usually drink a plenty of water after the match. | Maçlardan sonra çok su içerdin. | Alpeis-1 | 2011 | |
| It's OK. Thank you. | Peki, o zaman. Teşekkürler. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Bite your nails a bit. | Arada sırada tırnaklarını ısır. | Alpeis-1 | 2011 | |
| That's enough. | Yeter. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I like last replacement a lot. | Son yer değişikliğim çok güzeldi. | Alpeis-1 | 2011 | |
| The blind one? Yes. | Kör olan mı? Evet. | Alpeis-1 | 2011 | |
| She lost her vision at an old age. She hasn't ever told me how. | Geç yaşta kör olmuş. Ama nasıl olduğunu öğrenemedim. | Alpeis-1 | 2011 | |
| She's a beautiful woman with vivid colors. | Rengarenk, güzel bir kadın. | Alpeis-1 | 2011 | |
| What do you mean "vivid colors"? | Ne demek "rengarenk"? | Alpeis-1 | 2011 | |
| Green eyes, light brown hair. | Yeşil gözlü, açık kahverengi saçlıydı. | Alpeis-1 | 2011 | |
| A peculiar combination. | Güzel bir kombinasyon. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I go to her house, | Evine gidiyorum... | Alpeis-1 | 2011 | |
| in Athens center, a maisonette with yard. | ...Atina'nın merkezinde bahçeli bir daire. | Alpeis-1 | 2011 | |
| She hasn't much furniture not to stumble. | Takılıp düşmemesi için fazla mobilya yok evde. | Alpeis-1 | 2011 | |
| We sit and I play her husband. Yes, I know. | Oturup kocası gibi davranıyordum. Biliyorum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| And I tell her stories for hours. She likes them a lot. | Saatlerce hikayeler anlatıyordum ona. Çok hoşuna gidiyordu. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Whatever comes to mind. | Aklıma geleni anlatıyordum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Sometimes, she asks me to kiss her. | Bazen, onu öpmemi istiyordu. | Alpeis-1 | 2011 | |
| And we kiss. | Sonra öpüşüyorduk. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Do you like her. I like her a lot. | Hoşuna gidiyor mu? Hem de çok. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I'm having fun. | Eğleniyorum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I mean, do you like your kissing. | Demek istediğim onu öpmek hoşuna gidiyor mu? | Alpeis-1 | 2011 | |
| Yes, I like it. She's an active woman. | Evet, gidiyor. Cıvıl cıvıl bir kadın. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Imagine you were blind. | Kör olduğunu düşünsene. | Alpeis-1 | 2011 | |
| You couldn't do rhythmic gymnastics. | Ritmik jimnastik yapamazdın. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Get out of here. Collect your things from home and leave. | Çık git evimden. Eşyalarını topla ve defol. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Go back to Toronto, go wherever you like... | Toronto'ya veya nereye istiyorsan oraya git... | Alpeis-1 | 2011 | |
| so long as I will never see you again. | ...böylece bir daha yüzünü görmem. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Fuck you. You are so controlling. You make me miserable. | Siktir git. Sürekli, hayatıma müdahale edip, keyfimi kaçırıyorsun. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I'm only thinking of your health, idiot! | Senin sağlığını düşünüyorum, aptal. | Alpeis-1 | 2011 | |
| But I don't care any more. Leave and then eat all the cakes and all the deserts you like. | Ama artık umurumda değil. istediğin pastaları ve tatlıları yiyebilirsin. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I will leave. | Gideceğim. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Get out of my sight. | Yıkıl şimdi önümden. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I don't want to see you again. | Seni bir daha görmek istemiyorum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Get out of here. Collect your things from home and leave! | Çık git evimden. Eşyalarını topla ve defol. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Go back to Toronto, go wherever you like | Toronto'ya veya nereye istiyorsan oraya git... | Alpeis-1 | 2011 | |
| I'm only thinking of your health! | Senin sağlığını düşünüyorum, aptal. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Get out of my sight! | Yıkıl şimdi önümden. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I don't wanna see you again! | Seni bir daha görmek istemiyorum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I'm sorry. I love you. | Özür dilerim, seni çok seviyorum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I'm only hard on you for your own good. | Senin iyiliğin için böyle davranıyorum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| If Mont Blanc learns about, there will be a problem. | Mont Blanc'ın kulağına giderse sorun olabilir. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Our collaboration may be over. | Ekibimizin sonu olabilir. | Alpeis-1 | 2011 | |
| He won't learn anything. | Ruhu duymayacak. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I for one won't tell him anything. | En azından ben ona anlatmayacağım. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Let your blouse. Take off your skirt. | Bluzun üzerinde kalsın. Eteğini çıkar. | Alpeis-1 | 2011 | |
| The pantyhose? Take off the pantyhose, too. | Külotlu çorabım? Onu da çıkar. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Try not to speak loud. | Yüksek sesle konuşmamaya çalış. | Alpeis-1 | 2011 | |
| To be nearly inaudible. | Zor duyayım. | Alpeis-1 | 2011 | |
| There will only be a moment when you are going to say | Sadece bir kez "Ne olur, ne olur ne olur durma." diyeceksin | Alpeis-1 | 2011 | |
| It feels like heaven." | "Sanki cennetteyim." | Alpeis-1 | 2011 | |
| Please, don't you stop! | Ne olur durma. | Alpeis-1 | 2011 | |
| It feels like paradise. | Sanki gökyüzündeyim. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Heaven! | Cennet. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Don't you stop! It feels like heaven! | Ne olur durma. Sanki cennetteyim. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Please, don't you stop! It feels like heaven! | Ne olur durma. Sanki cennetteyim. | Alpeis-1 | 2011 | |
| He said we are never going to work with something more pop. | Asla pop müzikle çalışmayacağımızı söyledi. | Alpeis-1 | 2011 | |
| But I can't stand it any more. | Ama artık dayanamıyorum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| What you were about to do it was completely immature. | Yetişkin bir insan yapmaya çalıştığın şeyi yapmaz. | Alpeis-1 | 2011 | |
| You're a very good gymnast and it would be a shame to die. | Çok iyi bir jimnastikçisin ve ölürsen çok yazık olur. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I'm going to speak to him. | Ben onunla konuşurum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Thank you, Monte Roza. | Teşekkür ederim, Monte Roza. | Alpeis-1 | 2011 | |
| You imagine that's very difficult for him to step back. | Ne olursa olsun kararını değiştirmeyeceğini düşünüyorsun. | Alpeis-1 | 2011 | |
| But there's nothing to lose giving a try. | Ama denemekten zarar gelmez. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Do you want any specific piece of music? | İstediğini özel bir şarkı var mı? | Alpeis-1 | 2011 | |
| There are two pieces for me to choose. | Aklımda iki şarkı var. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I'll do anything you want. | Ne istersen yaparım. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Let her work with a piece that is more pop and I'll do anything. | Pop müzikle çalışmasına izin ver istediğini yapayım. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Anything I want? Anything you want. | Ne istersem mi? Ne istersen. | Alpeis-1 | 2011 | |
| I thought it over. | Düşündüm. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Tell me. Come closer inside. | Biraz ileri git. | Alpeis-1 | 2011 | |
| How could you do it? With my husband? You, my best friend! | Bunu bana nasıl yapabildin? En iyi arkadaşımdın! | Alpeis-1 | 2011 | |
| I hate you both. | İkinizden de nefret ediyorum. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Shame on you! Get out the way! | Yazıklar olsun! Defol git! | Alpeis-1 | 2011 | |
| You have a nice body. | Vücudun çok iyi. | Alpeis-1 | 2011 | |
| You, too. | Senin de. | Alpeis-1 | 2011 | |
| Are you getting cold? No, not in the least. | Üşüyor musun? Hayır, üşümüyorum. | Alpeis-1 | 2011 |