Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 160766
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
And Gray. Gray to hound him to his death. | Ve Gray. Ölene dek peşini bırakmayacak olan Gray. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You're overexcited, Mistress Cameron. | Aşırı telaş yapıyorsunuz bayan Cameron. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'm cold as ice. | Gayet sakinim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But Gray's only a resurrection man... | Ama Gray para için ara sıra mezar soyan bir mezar hırsızı sadece. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
If he were only that. | Keşke sadece öyle olsaydı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
The man's Evil himself. | O adam şeytanın kendisi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Someday you'll know him as MacFarlane knows him. | Bir gün sen de onu MacFarlane'ın tanıdığı kadar tanıyacaksın. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
For MacFarlane was to Knox as you are to him. | MacFarlane, Knox' için ne idiyse, sen de onun için öylesin | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That's how he met Gray... | Gray'le işte bu şekilde tanıştı... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
and roistered with him and drank with him. | ...onunla gününü gün etti birlikte kafaları çektiler. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Aye, and Gray even brought him to my door and my love. | Hatta Gray onu benim kapıma, kalbime kadar getirdi. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
There's all that between them and more. | Aralarında bundan çok daha fazlası var. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Burke and Hare and Knox. | Burke ve Hare ve Knox. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But that's long since. Gray can't threaten him with that. | Ama bu uzun zaman önceymiş. Gray onu bununla tehdit edemez. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Gray has no need to threaten. | Gray'in tehdide ihtiyacı yok. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Do you remember the trial? I heard my parents speak of it in Thrums. | Davayı hatırlıyor musun? Annemle babam konuşurken duymuştum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It was a famous case. | Meşhur bir davaydı. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Do you remember the porter who testified against Burke? | Burke aleyhine ifade veren hamalı hatırlıyor musun? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
They didn't tell you how that porter cried out in the witness box... | Kraliyet avukatı, tanık kürsüsünde onu köşeye sıkıştırdığında... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
when the king's counselor pressed him hard. | ...o hamalın nasıl da ağlayıp sızladığını anlatmamışlardır. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
How he cried out that he was shielding a gentleman of consequence. | Nüfuzlu bir beyefendiyi koruduğunu feryat figan nasıl anlattığını. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That porter was Gray. | O hamal Gray'di. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
And the gentleman of consequence who couldn't swallow the shame of it... | Yaptıklarının utancıyla yüzleşemeyen ve son değersiz birikimimle... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
who took my last paltry savings to hire Gray... | ...Gray'i tutan o nüfuzlu beyefendi de | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
MacFarlane! Listen to me, Fettes. | MacFarlane! Dinle beni Fettes. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'm one part over heels in love with MacFarlane... | Bir yanım MacFarlane'a sırılsıklam aşık... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
and one part fey. | ...bir yanımsa gaipten haber veriyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You're a Lowlander, Fettes... | Sen güneylisin Fettes... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
and you have no way of knowing what we Highlanders call the "second sight." | ...ve biz kuzeylilerin "gaybı görme" dediğimiz şeyi anlamana imkan yok. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I've heard of it. It's a gift to my people. | Bunu duymuştum Halkıma bahşedilmiş bir lütuftur. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
And I see MacFarlane and Gray. | Ve ben MacFarlane ile Gray'i görüyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
The pit yawns for them. | Mezar, ağzını onlar için açıyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I would have you away from them and safe out of the torment. | Senin onlardan ve çekecekleri azaptan uzakta olmanı isterim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
This is unexpected, Toddy. I wanted to see you. | Beklenmedik bir hareket, Toddy. Seni görmek istedim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You weren't here, so I waited. | Yoktun, ben de bekledim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
What do you want of me, Gray? Want of you? | Benden istediğin nedir Gray? Senden mi? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I want nothing of you, Toddy. | Senden bir şey istemiyorum Toddy. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Gray, I must be rid of you. | Gray, senden kurtulmalıyım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You've become a cancer. A malignant, evil cancer, rotting my mind. | Bir kansere dönüştün. Habis, belalı, zihnimi çürüten bir kanser. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
So you've made a disease of me, Toddy? | Demek beni hastalık olarak görüyorsun Toddy? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
There's only one cure. I must cut you out. | Tek bir tedavi var. Seni kesip atmalıyım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'll not leave here until I have finished with you one way or another. | Seninle işimi öyle ya da böyle bitirmeden buradan ayrılmayacağım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'm going to be sure that I'm rid of you. And if there's no other way... | Senden kurtulduğuma emin olacağım. Ve bunun başka bir yolu yok | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Surely you're not threatening an old friend. | Eski dostunu tehdit etmiyorsun ya. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
We've never been friends. | Biz hiçbir zaman dost olmadık. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Here, Toddy. | Al Toddy. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Have a drink of something good. I've drunk enough tonight. | Güzel bir şeyler iç. Bu gece yeteri kadar içtim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Another little drop will never do you any harm. | Bir yudum daha içmenin sana bir zararı dokunmaz. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You're getting old, Gray. | Yaşlanıyorsun Gray. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
And it's a hard life driving a cab through these wet, windy streets of Edinburgh. | Edinburgh'un ıslak, rüzgarlı caddelerinde araba sürerek hayatını kazanmak zor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I have other means of sustenance. | Başka gelir kaynaklarım var. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
The resurrection business? That may end sooner than you think. | Mezar soygunculuğu mu? Sandığından daha çabuk sona erebilir. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
New laws may come. | Yeni kanunlar çıkabilir. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
What I was going to say is this: | Diyeceğim şu: | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
wouldn't you be more comfortable at Leith in a neat little house? | Leith'te küçük bir evin olsa daha rahat olmaz mıydın? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Would you bribe me to let you be? | Bana rüşvet mi vereceksin? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'd make you rich. | Seni zengin ederim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That wouldn't be half so much fun for me as to have you come here and beg. | Ama buraya gelip yalvardığını görmenin yarısı kadar bile eğlenceli olmaz ki. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Beg? Beg of you? You crawling graveyard rat! | Yalvarmak mı? Sana yalvarmak mı? Seni adi mezarlık faresi! | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Aye, that is my pleasure. | Evet, benim eğlencem de bu. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Very well, then. I beg of you. I beseech you. | Peki öyleyse. Sana yalvarıyorum. Ayaklarına kapanıyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But then I would lose the fun of having you come back and beg again. | Ama buraya gelip tekrar yalvardığını görme zevkinden mahrum kalırım o zaman. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But why, Gray? Why? | Fakat neden Gray? Neden? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
It would be a hurt to me to see you no more, Toddy. | Seni bir daha görememek bana acı verir Toddy. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You're a pleasure to me. A pleasure to torment me? | Sen benim için bir eğlencesin. Bana eziyet etmek seni eğlendiriyor mu? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
No, a pride to know that I can force you to my will. | Hayır, seni istediğim şeye zorlayabileceğimi bilmek gururumu okşuyor. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I am a small man, a humble man. | Ben küçük bir adamım, önemsiz bir adam. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
And being poor, I have had to do much that I did not want to do. | Ve fakir olduğum için, istemediğim pek çok şey yapmak zorunda kaldım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
But so long as the great Dr. MacFarlane jumps to my whistle... | Koca Dr. MacFarlane'ı bir ıslıkla harekete geçirdiğim sürece... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
that long am I a man. | ...ben bir adamım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
And if I have not that, I have nothing. | Bu elimden alınırsa, bir şeyim kalmaz. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Then I am only a cabman and a grave robber. | O zaman sadece bir arabacı ve mezar hırsızı olurum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You'll never get rid of me, Toddy. | Benden asla kurtulamayacaksın Toddy. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Let be, Toddy, let be. | Vazgeç Toddy, vazgeç. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I have no wish to hurt you. | Sana zarar vermek istemiyorum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
No, Toddy, you'll never get rid of me. | Hayır, Toddy, benden kurtulamayacaksın. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You'll never get rid of me. | Benden asla kurtulamayacaksın. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Don't force me to kill you, Toddy. | Seni öldürmeye zorlama beni Toddy. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
My pride has need of you. | Gururumun sana ihtiyacı var. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That's better, Toddy. | Böyle daha iyi Toddy. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
That's more reasonable. | Daha akıllıca. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Where's Fettes? He's gone. | Fettes nerede? Gitti. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I sent him away. | Buradan gönderdim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'll not see another boy made miserable like you, Toddy. | Başka birinin daha senin gibi perişan olmasını istemedim Toddy. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You've been with Gray. Aye. | Gray'leymişsin. Evet. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
You'd better look at the face. | Yüzüne bir bak. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Look at it, Meg. | Bak şuna Meg. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I'm rid of him forever. | Ondan sonsuza dek kurtuldum. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
He'll not come here again, sneaking and whining and bullying. | Bir daha sinsice buraya gelerek mızmızlanıp dayılanamayacak. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Now he'll serve a good purpose... | Artık iyi bir amaca hizmet edecek... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
and tomorrow when the last bit of him is dissected, demonstrated... | ...yarın son parçası da kesilip incelendikten... | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
and entered in the students' notebooks, then at last there's an end to him. | ...ve öğrencilerin notları arasına girdikten sonra sonu gelmiş olacak. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Next day, I'll take his horse and cab to sell at the Pennycuick Fair. | Ertesi gün atını ve arabasını Pennycuick pazarında satacağım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Then, not a trace left. | Sonra ondan hiçbir iz kalmayacak. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Rid of him forever. | Sonsuza dek kurtulacağım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
No, Toddy. You're not rid of him. | Hayır Toddy. Ondan kurtulamayacaksın. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Good morning. Good morning, Mr. Fettes. | Günaydın Günaydın bay Fettes. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I thought this was a school day. I'm not at the school anymore. | Bugün okulun var sanıyordum. Artık okula gitmeyeceğim. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
I left last night. Left Dr. MacFarlane? | Dün gece okulu bıraktım. Dr MacFarlane'dan ayrıldınız mı? | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |
Play by yourself a little while, darling. I'd like to speak to Mr. Fettes. | Biraz kendi başına oyna tatlım. Ben bay Fettes'le konuşacağım. | The Body Snatcher-1 | 1945 | ![]() |