• tr flag Türkçe
    • en flag İngilizce

Ara

İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 177827

İngilizce Türkçe Film Adı Film Yılı Ayrıntılar
Look, I have spent the last 30 some odd years trying not to play favorites: Bak, son 30 tuhaf yılımı, en sevdiğim kim oyunu oynamayarak geçirdim. Two Weeks-3 2006 info-icon
And failing: Come on, admit it: Ve başaramadın, hadi kabul et. Ama beceremedin. Hadi, itiraf et. Ama beceremedin. Hadi, itiraf et. Ama beceremedin. Hadi, itiraf et. Two Weeks-3 2006 info-icon
No, l: : : Hayır, ben... Hayır ben... Hayır ben... Hayır ben... Two Weeks-3 2006 info-icon
Well, Barry is the responsible one: Barry, sorumlu olanınız. Peki, Barry aranızdaki en sorumluluk sahibi olan. Peki, Barry aranızdaki en sorumluluk sahibi olan. Peki, Barry aranızdaki en sorumluluk sahibi olan. Two Weeks-3 2006 info-icon
Barry: Barry: Barry. Barry. Two Weeks-3 2006 info-icon
Yes: You see? Tabi, gördün mü? Gördün mü? Gördün mü? Gördün mü? Two Weeks-3 2006 info-icon
And I loved him for that: Onu bu yüzden hep sevdim. Onu bu yüzden seviyorum. Onu bu yüzden seviyorum. Onu bu yüzden seviyorum. Two Weeks-3 2006 info-icon
He's been like that his whole life: Bütün hayatı boyunca böyleydi. Bütün hayatı boyunca hep böyleydi. Bütün hayatı boyunca hep böyleydi. Bütün hayatı boyunca hep böyleydi. Two Weeks-3 2006 info-icon
He's just always there for whoever needs him: İhtiyacı olan herkese hep yardım etmiştir. Birinin yardıma ihtiyacı olduğunda hep yanında olurdu. Birinin yardıma ihtiyacı olduğunda hep yanında olurdu. Birinin yardıma ihtiyacı olduğunda hep yanında olurdu. Two Weeks-3 2006 info-icon
Well, l: : : Şey... Two Weeks-3 2006 info-icon
but it's impossible to love you all the same: Ama hepinizi aynı sevmem mümkün değil. Ama hepinizi aynı şekilde sevebilmem mümkün değil. Ama hepinizi aynı şekilde sevebilmem mümkün değil. Ama hepinizi aynı şekilde sevebilmem mümkün değil. Two Weeks-3 2006 info-icon
JESSICA: Daddy? Yes, honey. Baba? Evet tatlım? Babacığım? Evet tatlım? Babacığım? Evet tatlım? Babacığım? Evet tatlım? Two Weeks-3 2006 info-icon
(SIGHS) Will you be mad if I don't come home right now? Şimdi sizinle gelmezsem çok kızar mısın? Sizinle şimdi gelmezsem bana bozulur musun? Sizinle şimdi gelmezsem bana bozulur musun? Sizinle şimdi gelmezsem bana bozulur musun? Two Weeks-3 2006 info-icon
Security. GUARD: Hold it right there, sir! Güvenlik. Olduğunuz yerde kalın bayım! Two Weeks-3 2006 info-icon
WOMAN ON PA: : Welcome to Wilmington International Airport: Wilmington Havaalanına hoşgeldiniz. Wilmington Uluslararası Havalimanına Hoş Geldiniz. Wilmington Uluslararası Havalimanına Hoş Geldiniz. Wilmington Uluslararası Havalimanına Hoş Geldiniz. Two Weeks-3 2006 info-icon
For your security, do not leave bags unattended: Güvenliğiniz için, lütfen çantalarınızı başıboş bırakmayın. Güvenliğiniz için bavullarınızı başıboş bırakmayınız. Güvenliğiniz için bavullarınızı başıboş bırakmayınız. Güvenliğiniz için bavullarınızı başıboş bırakmayınız. Two Weeks-3 2006 info-icon
Patients on a high dose of morphine develop tolerance, Yüksek dozaj morfin alan hastalarda direnç, artış gösterse de... Two Weeks-4 2006 info-icon
and the pain can be intense. ...acı dayanılmaz boyutlara varabilir. Two Weeks-4 2006 info-icon
So, I'm increasing her dosage to eight milliliters Dozajını sekiz mililitre arttırırdım. Two Weeks-4 2006 info-icon
and the frequency to five minute intervals. İlaç aralıklarını da beş dakikaya indirgedim. Two Weeks-4 2006 info-icon
If you can't press the button, we can press it for you, okay? Şayet düğmeye basamayacak gibi olursan, biz senin için bakarız, tamam mı? Two Weeks-4 2006 info-icon
Mom, what do you need? Anne, ne istiyorsun? Two Weeks-4 2006 info-icon
Do you want more morphine, Anita? Biraz daha morfin mi istiyorsun Anita? Two Weeks-4 2006 info-icon
Morphine, Mom? Morfin mi anne? Two Weeks-4 2006 info-icon
Maybe something's wrong with the pillow. Belki yastık rahatsız gelmiştir. Two Weeks-4 2006 info-icon
I don't know, Mom. Anlamıyorum anne. Two Weeks-4 2006 info-icon
I don't know what you need. Ne istediğini anlamıyorum. Two Weeks-4 2006 info-icon
Hug her. Sarıl. Two Weeks-4 2006 info-icon
Hug her. Sarıl ona. Two Weeks-4 2006 info-icon
I'll sit with you, okay? Yeah. Burada oturacağım, tamam mı? Tamam. Two Weeks-4 2006 info-icon
You people, you're like locusts. Sizler, çekirge gibisiniz. Two Weeks-4 2006 info-icon
You come into my house, Evime geldiniz... Two Weeks-4 2006 info-icon
and you just take over. ...ve istila ettiniz. Two Weeks-4 2006 info-icon
It's just, she's our mother. You know? O bizim annemiz, biliyorsun. Two Weeks-4 2006 info-icon
She's my wife. Benim de karım! Two Weeks-4 2006 info-icon
I mean, we've been together for 13 years. Yani, birlikte 13 koca yıl geçirdik. Two Weeks-4 2006 info-icon
I didn't know. Fark edemedim. Two Weeks-4 2006 info-icon
You didn't know that it'd been that long? Bu kadar uzun süredir birlikte olduğumuzu fark edemedin mi? Two Weeks-4 2006 info-icon
You didn't know that I loved your mother? Anneni sevdiğimi fark edemedin mi? Two Weeks-4 2006 info-icon
Or you didn't even know that I was here? Hepsinden öte, benim de burada olduğumu fark edemedin mi? Two Weeks-4 2006 info-icon
Just go downstairs, all right? I'll be fine tomorrow. Sen aşağı in en iyisi. Yarına normale dönerim ben. Two Weeks-4 2006 info-icon
Anything? Var mı bir durum? Two Weeks-4 2006 info-icon
She was moaning a little. Biraz inlemesi var. Two Weeks-4 2006 info-icon
So I've been hitting the morphine every 10 minutes or so. Ben de o yüzden on dakikada bir morfin enjekte ediyorum. Two Weeks-4 2006 info-icon
She didn't wake up? Uyanmadı mı hiç? Two Weeks-4 2006 info-icon
No, that was it today. Hayır, bugün sondu. Two Weeks-4 2006 info-icon
She stayed for the grandkids, but that was it. Torunları için kalktı. Artık kalkmayacak. Two Weeks-4 2006 info-icon
You think? Sahi mi? Two Weeks-4 2006 info-icon
We bought these because they're indestructible: Bunlar çok dayanıklı oldukları için aldık. Two Weeks-4 2006 info-icon
They're gonna be worth something someday: Bir gün bir şekilde iş göreceklerdir. Two Weeks-4 2006 info-icon
They're real wood: Hakiki ağaçtan yapılma. Two Weeks-4 2006 info-icon
I know you kids don't like some of these things, Çocuklarının bu tip şeylerden hoşlanmayacağını biliyorum. Two Weeks-4 2006 info-icon
but they're important: They've been in the family for years: Ama bunlar önemli şeyler. Yıllardır bu ailenin birer parçası bunlar. Two Weeks-4 2006 info-icon
You can sell some of them if you want to, but you cannot give them away: Bazılarını satabilirsin istersen ama asla bir kenara atamazsın. Two Weeks-4 2006 info-icon
They're much too valuable: Son derece değerliler. Two Weeks-4 2006 info-icon
KEITH: : You mean like the couch? Kanepe de mi öyle? Two Weeks-4 2006 info-icon
You are gonna thank me one day for making you take that couch: O kanepeyi sana bıraktığım için gün gelecek bana şükredeceksin. Two Weeks-4 2006 info-icon
You just wait: Bekle de gör. Two Weeks-4 2006 info-icon
Yeah, sure: Şüphesiz. Two Weeks-4 2006 info-icon
It's Yom Kippur Friday. Cuma Kefaret Günü. Two Weeks-4 2006 info-icon
So? It's the Day of Atonement. Yani? Yanisi Af Günü. Two Weeks-4 2006 info-icon
Well, since we're only half Jewish, Yarı Yahudi olduğumuza göre... Two Weeks-4 2006 info-icon
I like to think of it as the Morning of Atonement. ...ben sabah kefaretimi öderim. Two Weeks-4 2006 info-icon
I take the afternoon off. Öğlense işime bakarım. Two Weeks-4 2006 info-icon
This is like the Christmas of Jewish holidays. Yahudiler için Noel kadar önemli bir gündür. Two Weeks-4 2006 info-icon
I'm thinking we should get a rabbi in to come visit Mom. Bir Haham tutup, annemi ziyarete getirtebiliriz bence. Two Weeks-4 2006 info-icon
Mom? Yeah. Anneme mi? Evet. Two Weeks-4 2006 info-icon
Our mom? I'm just... Bizim bildiğimiz annemize mi? Bak ben... Two Weeks-4 2006 info-icon
It's something I'm thinking about, that's all. Sadece öyle düşündüm işte. Two Weeks-4 2006 info-icon
Hello, dear. Hi. Merhaba canım. Merhaba. Two Weeks-4 2006 info-icon
You must be Keith. Yeah. Sen Keith olmalısın. Evet. Two Weeks-4 2006 info-icon
I am your mother's friend, Sylvia. Ben annenin arkadaşıyım, Sylvia. Two Weeks-4 2006 info-icon
Oh, please, come in. Lütfen kapıda kalmayın. Two Weeks-4 2006 info-icon
Oh, no. I won't trouble you, but I brought you this. Hayır, hiç rahatsız etmeyeyim. Size bunu getirdim. Two Weeks-4 2006 info-icon
Your mother said it's your favorite. Oh, thank you. What is it? Annen en sevdiğin yemek olduğunu söyledi. Teşekkürler, nedir bu? Two Weeks-4 2006 info-icon
Tuna casserole. Ton balıklı güveç. Two Weeks-4 2006 info-icon
I made it with cream of mushroom soup Kremalı mantar çorbasıyla harmanladım. Two Weeks-4 2006 info-icon
and some of those fancy canned onion rings, right on top. Üstüne de soğan halkaları doğradım. Two Weeks-4 2006 info-icon
Wow. Hi, I'm Matthew. Hi, Matthew. Vay canına! Merhaba ben Matthew. Merhaba Matthew. Two Weeks-4 2006 info-icon
This is great. Ellerinize sağlık. Two Weeks-4 2006 info-icon
I'm gonna check on you again tomorrow. Okay, all right. Yarın yine uğrarım ben. Tamamdır. Two Weeks-4 2006 info-icon
Hey, Matthew, it was really nice of you to tell that lady that you love that stuff. Hey Matthew, kadına o şeyi sevdiğini nezaketen söylemen iyi olmuş. Two Weeks-4 2006 info-icon
You want some? No, thank you. İster misin? Hayır, sağol. Two Weeks-4 2006 info-icon
Come on, we are never gonna get this place cleaned out. Burayı hayatta temizleyemeyiz. Two Weeks-4 2006 info-icon
Why would she keep her expired driver's license from 1987? 1987'den kalma süresi geçmiş bu ehliyeti neden saklıyor ki hâlâ? Two Weeks-4 2006 info-icon
Let me see that. It's a good picture. We should keep this. Bir bakayım. Güzel resimmiş. Saklamalıyız. Two Weeks-4 2006 info-icon
Mr. Ruthless is in the house. What about these? Bay Acımasız aramızda. Bunlara ne demeli? Two Weeks-4 2006 info-icon
I don't know. They're so Mom. Bilmem ki. Tam annemin işleri işte. Two Weeks-4 2006 info-icon
What the hell? Look. Şunlara bak sen. Two Weeks-4 2006 info-icon
I especially like this one of you with your mouth open, chewing on a hot dog. Özellikle şu sosisliye yumulduğun fotoğrafın hastasıyım. Two Weeks-4 2006 info-icon
It was a tofu dog. Of course it was. O çift sosiyliydi. Eminim öyledir. Two Weeks-4 2006 info-icon
Hey, guys, look at this. Beyler şuna bir bakın. Two Weeks-4 2006 info-icon
"Dr. Vannick, chemo, Doktor Vannick, Kemoterapi. Two Weeks-4 2006 info-icon
"blood test, chemo, Kan testi, Kemoterapi. Two Weeks-4 2006 info-icon
"support group, blood test." Destek grubu, Kan testi. Two Weeks-4 2006 info-icon
She had an appointment every day for the last three months. Son üç ay boyunca her allahın günü doktorla randevusu varmış. Two Weeks-4 2006 info-icon
That's a lot of work. Ne işkence çekmiş. Two Weeks-4 2006 info-icon
After five years of that, I wouldn't want surgery either. Bundan beş sene sonra ben de olsam ameliyata yanaşmazdım. Two Weeks-4 2006 info-icon
I'm sorry. It feels like grave robbing. Kusura bakmayın ama bu bana mezar hırsızlığı gibi geliyor. Two Weeks-4 2006 info-icon
Jim, if that money goes to probate, Jim, para cenaze işlerine gidecek olursa... Two Weeks-4 2006 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 177822
  • 177823
  • 177824
  • 177825
  • 177826
  • 177827
  • 177828
  • 177829
  • 177830
  • 177831
  • …
  • »
  • »»
Kısıtlı Mod:   
  • Katkıda Bulun
  • Hakkımızda
  • Sorumluluk Reddi
  • İletişim