Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 3130
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| over 2,000 degrees. Forget global warming, | Küresel ısınmayı unutun. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| all around the planet. Its atmosphere | Atmosferi, uzaya doğru yayılır. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| is bleeding into space. Scientists speculate that | Bilim adamları, gezegenin arkasındaki gaz spirallerinin... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| for thousands of miles. Osiris presents an | Osiris, gökbilimcileri için emsalsiz bir olanak sağlar. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| for astronomers. Using Hubble, they analyze | Hubble'ı kullanarak, gezegenin kabarmış atmosferini incelediler. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| needed for life. Sodium, carbon, | Sodyumu, karbonu, hidrojen ve oksijeni. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| for life as we know it. There may | Yüksek sıcaklıkları seven başka yaşam formları olabilir. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| know it on a Hot Jupiter. So this life would have | Yani, bu hayat, sadece havada asılı... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| atmosphere. But that life | Ama bu hayat orada başlamadı. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| didn't start there. So life almost certainly | Yani, Sıcak Jüpiterlerde kesinlikle bir yaşam olamaz. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| Jupiters. Astronomers | Gökbilimciler, Bellerphon'un 1995'te bulunmasından sonra... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| Cygnus, the Swan. The planet | Gezegen, belirgin şekilde uzatılmış bir yörüngede... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| system. | Bu, dünyamızın güneşimize 40 milyon kilometre yaklaşması... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| Moons. Marcy speculates that one | Marcy, bu aylardan birinin... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| similar to Earth. And here's | Ve hikayenin ilginçliği şurada başlıyor: | Alien Earths-1 | 2009 | |
| story begins. Imagine a rocky moon | Gölleri, okyanusu, akarsu ve şelaleleri olan bir ay düşünün. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| waterfalls on the surface. The moon orbiting | Ay, gezegeni etrafında dönerken... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| its planet, the two of them | ...ikisi de, ev sahibi yıldız etrafında dönerler. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| orbiting the host star. Unlike the | Havasız ayımızın, dünyamız etrafında dönmesinin aksine... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| seasons. On Earth, the seasons are | Dünyamızda mevsimler gezegenimizin eğiminden kaynaklanır. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| planet. Here, they are caused | Burada ise, uzatılmış yörüngeden kaynaklanır. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| by the elongated orbit. These poor | Bu zavallı gezegenler... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| the star. Summer begins. | Yaz başlar. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| the water evaporates. Temperatures | Sıcaklıklar, önemli ölçüde artar. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| rise dramatically. Any water or gases | Su ya da gaz ısınır ve okyanuslar bile buharlaşır. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| a big steam bath. During the | Yaz zirvesi boyunca... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| peak of the summer, the entire moon is | ...ayın tamamı, 430 derece sıcaklıkla boğulur. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| furnace of the star. Temperatures fall, to | Sıcaklık, ılımlı ve rahatlatıcı bulduğumuz derecelere düşer. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| parched and roasted moon. Dry ocean basins | Kuru okyanus havzaları tekrar dolar. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| are replenished, and the seas arise to | Ve denizler, yeni kıyılar oluşturacak şekilde artar. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| deep freeze of winter. Now, over 200 million | Şimdi, yıldızdan 320 milyon km uzakta... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| the daytime sky is dark. Temperatures hover | Sıcaklıklar, eksi 130 derecelerde dolaşır. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| around 260 degrees below. Winters are long, | Kışlar uzundur. 17 ay sürerler. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| of spring, the sun looms large in the | ...buz kırılmalarını ve erimeleri meydana getiren güneş... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| The Goldilocks Zone. The conditions here are | Buradaki koşullar, yaşam için tamamen uygundur. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| just right for life. If you're | Eğer yıldıza fazla yakınsan, çok sıcaktır. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| then it's too hot. If you're too far away | Eğer fazla uzaksan, çok soğuk ve buzlu olacaktır... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| going to be icy, but then if you're right | ...ama eğer ortadaysan, tamamen uygundur. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| right. Every star | Her yıldızın, Goldilocks Bölgesi vardır. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| has a goldilocks zone. Where that zone is | Bu bölgenin yeri, yıldızın boyutuna ve sıcaklığına bağlıdır. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| temperature of the star. In our solar system, Venus | Güneş sistemimizde... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| outer boundary. Earth and its abundance | Dünyamız ve onun yaşam bolluğu ise tam ortadadır. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| middle. The Yo Yo Planet passes | Yoyo gezegen, Goldilocks Bölgesinden yılda iki kere geçer. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| reaches of space. Could life survive the | Goldilocks Bölgesinin dışında da bir hayat mevcut olabilir mi? | Alien Earths-1 | 2009 | |
| during the winter season. | Eğer bu inanılmaz geliyorsa, dünyadaki gelgit bölgelerine bakın. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| zones on the Earth. On the tidal zones, life | Gelgit bölgelerinde, yaşamsal üreme, tabii ki... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| forms. The water going out at low | Düşük gelgitlerde, deniz çekilir... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| survive perfectly well. The strange | Yoyo gezegeninin, garip devirli yörüngesi... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| are even more bizarre. Imagine a world that | Çevresinde döneceği bir yıldız olmayan bir dünya hayal edin. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| interstellar space. These are orphaned worlds, | Bunlar, yer değiştirme kaosu yüzünden... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| migration. Astronomers call | Gökbilimciler böyle dünyalara planemo ismini verirler. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| such worlds planemos. Planemos are | Planemolar, yıldızı olmayan gezegenlerdir. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| planets without a star. They're just drifting | Daima galaksi boyunca sürüklenirler. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| indefinitely. What massive | Nasıl bir güç, gezegenin kendi güneş sisteminden kovulmasını sağlar? | Alien Earths-1 | 2009 | |
| many of those planets gravitationally interact | ...gezegenlerin çoğu, birbiriyle çekimsel etkileşime girer. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| island if you will. If you were | Başka büyük bir objenin çarpışarak... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| Cold. Dark. | Karanlık. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| Dark. Quiet. | Sessiz. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| Quiet. Because planemos | Planemoların güneşi olmadığından... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| have no sun, they are worlds | ...günleri ya da yılları olmayan dünyalardır. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| an eternal night. Planemos are | Planemolar, yalnız gezginler ve galaksinin gözcüleridir. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| there drifting in space doesn't mean a | ...planemo'nun ölü olduğu anlamına gelmez. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| planemo is dead. If the | Planemo, kayalıklı bir dünya ise, üzerinde hayat olabilir. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| in extreme cold, far colder than the | Güney Kutbumuzun en soğuk kış gününden bile daha soğuktur. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| inside the lonely planet. If the planemo is a | Eğer planemo, Jüpiter gibi bir gaz deviyse... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| system of moons. The gravitational pull | Planemo ve ayları arasındaki yerçekimi... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| oxygen nor light and survive entirely on the | ...etraflarındaki topraktan elde ettikleri kimyasallarla... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| extremely slow and they reproduce only once | ...ve bin yılda bir ürerler. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| every thousand years. If life dwells on | Eğer hayat, güneşsiz bir planemo'da sürseydi... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| a sunless planemo, it could be | ...gezegenleri daha gençken oluşmuş... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| slumber undisturbed, there are worse places | ...evrende, daha kötü yerler de olabilir. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| to be in the universe. Like in the company of this | Dünyamızdan 980 ışık yılı uzaktaki... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| radiation. They are no place | Gezegenler için yer yoktur. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| for planets, yet something interferes | Yine de, bir şey, bu titreşen yıldızın dakikliğine engel olur. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| pulsar. One explanation is that | Bir açıklama, anormalliğe bir gezegenin sebep olduğudur. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| planet. But many astronomers are | Ama çoğu gökbilimci, titreşen yıldızların etrafında... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| pulsar can exist. The reason | Bunun problem olmasındaki sebep... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| explosion. When a red | Kırmızı bir dev yıldız patladığında... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| generates in a lifetime. When a | Bir yıldız süpernova olduğunda, şok dalgası çok büyüktür. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| planet surviving that. When the | Kozmik toz temizlendiğinde... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| cosmic dust clears, all that remains is the | ...geriye kalanlar, genişleyen yıkıntı alanının... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| debris field. Matter blasted from the | Devasa patlamadan tahrip olmuş maddeler... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| a new world arises, born of fire | Ateşten ve yıkımdan doğmuştur. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| and destruction, a planetary zombie raised | Önceki kırmızı dev yıldızın enkazından... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| former red giant star. It's amazing | Bu ortamda gezegenlerin oluşması hayret verici. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| that environment. A planet | Bir titreşen yıldızın etrafında dönen bir gezegen... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| which is the pulsar. Radiation from | Bu dev yıldızdan gelen radyasyon... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| this stellar beast breaks down the organic | ...hayat için gereken organik molekülleri bozar. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| molecules needed for life. The pulsar | Güçlü manyetik alanlara sahip titreşen yıldız... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| material. Electrons, protons, and | Elektronlar ve protonlar, hızlandırılıp dışarı atılır. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| wind with a vengeance. I can't | Titreşen yıldızın etrafındaki bir gezegende... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| planet around a pulsar. Largely because if you are | Çünkü nabzınız atıyorsa, ciddi bir şekilde enerji dolusunuzdur. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| destruction. No matter where | Bir gezegenin nerede yükseldiğinin önemi yoktur. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| a planet arises, the process of its birth | Doğum süreci, tehlike doludur. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| is fraught with danger. Sometimes, the | Bazen, şiddet çok büyüktür. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| violence is so great, the end of the world comes | Dünyanın sonu, başlangıcın öncesinden gelir. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| before the beginning. 2007. | 2007. | Alien Earths-1 | 2009 | |
| 2007. Astronomers using the | Gökbilimciler, İkizler Kuzey Teleskopunu kullanarak... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| light years from Earth. A star known only by its | Sadece katalog numarası HD 23514 ile bilinen bir yıldız... | Alien Earths-1 | 2009 | |
| and gas. The star in the middle of | Lokma şeklinin ortasındaki yıldız... | Alien Earths-1 | 2009 |