Search
English Turkish Sentence Translations Page 2704
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
not as far as l know. | Biildiğim kadarıyla tabi. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l know this might sound strange, but he's made a statement | Garip gelebilir ama Joana Prats'ın... Kulağa garip gelebilir ama Joana Prats'ın... | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
saying he was forced to take part | ...kaçırılma olayıyla ilgili... | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
in a plot to kidnap Joana Prats. | ...işin içinde olduğunu söyledi. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
What are you talking about? | Neden bahsediyorsun sen? Neden bahsediyorsun? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
That's absurd! | Çok saçma. Çok mantıksız! | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Yes, but you understand it's our duty to check out his story. | Evet, ama hikayesini kontrol etmek bizim görevimiz. Evet ama anlattıklarını kontrol etmek görevimiz. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Hold on. | Bekle. Bekle. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
You came to my house looking for an anarchist? | Evime bir anarşist aramak için geldin öyle mi? Evime bir anarşist aramak için mi geldin? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
No, no. What are you talking about? | Hayır hayır. Neden bahsediyorsun? Hayır, hayır. Neden bahsediyorsun? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
We haven't been near your house. | Evin yakınından bile geçmedik. Evinin yakınından bile geçmedik. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
But, Sir, it's still not time! | Ama efendim, hala zamanı değil. Fakat efendim, hala zamanı değil! | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Go and find Dr. Meissner! | git ve doktor Meissner'i bul. Gidip Doktor Meissner'i bul! | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Thank God. | Tanrıya şükür. Çok şükür. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Are you alright? Of course l am! | İyi misin? Tabi ki iyiyim. İyi misin? Tabii ki iyiyim! | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l was so looking forward to seeing you. | Seni görmeyi bekliyordum. Seni görmek için çok sabırsızlandım. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
So, three days here on you own. | 3 gün burada yalnız başınaydın. Üç gün burada bir başınaydın. Evet, "bir başıma." | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Yes, 'on my own'. | Evet, yalnız başıma. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Doctor Meissner isn't here yet. We'll have to wait a while. | Doktor hala gelmedi. Bir süre daha beklemeliyiz. Doktor Meissner gelmedi. Bir süre daha beklemeliyiz. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Do you know what we could do? | Ne yapacağız biliyor musun? Ne yapacağız, biliyor musun? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l see you're feeling better. | DAha iyi hissettiğini görüyorum. Kendini daha iyi hissettiğini görüyorum. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Do you notice anything different? | Farklılık gördün mü? Bir farklılık gördün mü? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Everything is different. | Herşey farklı. Her şey çok farklı. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
You know what? | Biliyor musun? Bak ne diyeceğim? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l think l've even got over my fear of thunder storms. | Gök gürlemesi korkumu da yendim sanırım. Sanırım, gök gürültüsü korkumu da yendim. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Wait a moment. You heard the thunder? | Bekle bir dakika. gök gürültüsü mü duydun? Bekle biraz. Gök gürültüsü mü duydun? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
A little. lt was very distant. | Biraz. Uzaktan geliyordu. Çat pat, ses çok uzaktan geliyordu. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Maybe l heard it because l'm getting better. | İyileştiğim için duydum belki de. Belki de iyileştiğim için duydum. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Maybe. | Belki de. Olabilir. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Excuse me, sir. | Afedersiniz. Affedersiniz, efendim. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Good morning. l hate to interrupt... | Günaydın. Günaydın. Rahatsız ettiğim için... | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
lt's okay, darling. Go about your business. | Sorun yok hayatım. İşine bak sen. Sorun değil, hayatım. İşine bak. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l'll see you later. | Sonra görüşürüz. Sonra görüşürüz. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Marga, can you bring some more butter, please? | MArga, tereyağı getirebilir misin lütfen? Marga, biraz daha tereyağı getirebilir misin, lütfen? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Yes, Ma'am. | Tamam Madam. Emredersiniz. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
The entrance was here. | Giriş buradaydı. Kapı buradaydı. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
And her bed was there. | Yatağı da buradaydı. Yatağı da şuradaydı. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
And they controlled it all from up there. | Hepsini yukarıdan kontrol ettiler. Olan biteni yukarıdan kontrol ettiler. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
They? | Ettiler mi? Onlar mı? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
That's enough. | Yeter. Bu kadar yeter. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Let's get out of here. | Çıkalım buradan. Hadi buradan gidelim. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Come in. | İçeri gir. Gel. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Sir, l don't mean to disturb you... | Rahatsız etmek istemedim.. Efendim, sizi rahatsız etmek istemedim... | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
What time is it? lt's seven o'clock. | Saat kaç? Yedi. Saat kaç? Yedi. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Madam has already had dinner. Would you like to have some? | MAdam yemek yedi. Size hazırlamamı ister misiniz? Hanımefendi yemeğini yedi. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
No. Maybe later. | Hayır. Sonra. Hayır, belki daha sonra. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Has Doctor Meissner called? | Doktor aradı mı? Doktor Meissner aradı mı? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Shall l call the police? No, not forthe time being. | Polisi aramalı mıyım? Zamanı geldiğinde. Polisi arayayım mı? Hayır, şu an değil. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l think Marga almost saw me. | Marga neredeyse beni görecekti. Sanırım, Marga az kalsın beni görüyordu. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Joana! What are you doing? | Joana. Ne yapıyorsun? Joana, ne yapıyorsun? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l couldn't stand it anymore. What is it? | Daha fazla dayanamadım. bu ne? Daha fazla dayanamadım. Neye? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l had to see you. | Seni görmek istedim. Seni görmeliydim. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Joana, the servants! | Joana, hizmetçiler! Joana, hizmetliler! | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
We'll be very quiet. | Sessiz olacağız. Çok sessiz olacağız. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Be careful. | Dikkatli ol. Dikkat et. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Careful. Just take it slowly. | dikkatli. Yavaşça. Dikkat et. Yavaş. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Joana, please, the books. | Joana,lütfen. Joana. Kitaplar, lütfen. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l was so scared that it was alljust a dream, | Son 3 gündür yaşananlar rüya diye çok korktum. Son üç gündür yaşananların hepsi... | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
these last three days. | ...bir rüya diye çok korktum. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l thought l wouldn't be able to stand being locked up, | kilitli kalmaya dayanamayacağım sanıyordum ama... Kilit altında tutulmayla baş edemeyeceğimi sanıyordum... | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
but when l saw you come in the door, | ...seni kapıda görünce gelmeni çok istedim. ...ama seni kapıda görünce... | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l was simply dying for you to walk in. | ...içeri girmen için can attım. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
You really mean that? Yes. | bunu gerçekten mi söylüyorsun? Evet. Gerçek manada mı? Evet. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Carles... Oh, Carles... | Carles. Carles. Carles. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
What is it, Joana? | bu ne Joana? Ne oldu, Joana? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Joana, it's me, darling. | Joana, benim hayatım. Joana. Benim, hayatım. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Last night, you seemed like someone else. | Geçen gece başkası gibi görünüyordun. Dün gece başka biri gibiydin. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Last night? | Geçen gece mi? Dün gece mi? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l know it isn't pleasant. | Hoş değil biliyorum. Hiç hoş olmadığını biliyorum. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
lt's a load of rubbish. | Bir sürü ıvır zıvır. Bir sürü ıvır zıvır. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
However, this man seems to have a lot of information on you. | Bu adam senin hakkında fazla bilgiye sahip gibi. Gel gör ki, bu adam seninle ilgili çok fazla bilgi sahibi gibi görünüyor. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
From having worked in my house. | Evimde çalıştığı için. Evimde çalıştığı içindir. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Well, that's what he claims. | Onun iddiası da bu. Onun iddiası da bu yönde. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
You don't give this any credibility? | Buna güvenilirlik vermiyor musunuz? Buna inanılırlık vermiyor musunuz? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Absolutely none whatsoever. | Kesinlikle hayır. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
ln any case, it's easy to check whether he everworked in my house. | Her durumda evimde çalışıp çalışmadığını kontrol etmek kolay. Her halükarda... | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
ls Joana all right? | Joana iyi mi? Joana iyi mi? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
How could you do something like that? | Böyle birşeyi nasıl yaparsın? Böyle bir şeyi nasıl yaparsın? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
They didn't give me much choice. | BAşka şansım yoktu. Bana çok fazla seçenek bırakmadılar. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
They knew everything about you. Everything except that damn formula. | Hakkındaki herşeyi biliyorlardı. Aptal formül dışında. Aptal formül dışındaki her şeyi biliyorlardı. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
That formula doesn't exist. | Formül diye birşey yok. Formül falan yok. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Joana gave it to me. | Joana bana verdi. Joana formülü verdi. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
They wanted to torture her. | Ona eziyet etmek istediler. Ona işkence etmek istediler. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l did it to save her. | Onu kurtarmak için yaptım. Onu korumak için yaptım. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Save her? You? | Kurtarmak mı? Sen mi? Korumak mı? Sen mi? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
She doesn't even know you exist. Ask her about that. | Senin varlığından bile haberi yok. bunu ona sor. Varlığından bile haberi yok. Bunu ona sor. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
What are you saying? You don't deserve her. | Ne diyorsun? Sen onu hak etmiyorsun. Ne diyorsun? Onu hak etmiyorsun. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
You don't respect her as a woman. | Ona kadın olarak saygı duymuyorsun. Ona bir kadın olarak saygı duymuyorsun. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
You can't give her what she wants. | Ona istediklerini veremezsin. İstediklerini veremezsin. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
One day, she'll work out that you're not the man she was with. | Bir gün senin olmak istediği adam olmadığını anlayacakk. Bir gün birlikte olduğu adamın sen olmadığını anlayacak. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
And by then l won't be in here. | O zamana kadar ben burada olmayacağım. O zamana kadar burada olmayacağım. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
There's no proof against me. | Bana karşı bir kanıt yok. Ortada bana karşı tek bir kanıt bile yok. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
lf you want to accuse me of something, | Beni birşeyle suçlamak istiyorsan... Beni bir şeyle suçlamak istiyorsan... | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
you'll have to let Joana explain | ...Joana'nın aramızda olanları... ...Joana'nın aramızda olanları açıklamasına izin vermelisin. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
what happened between us to the whole world. | ...açıklamasına izin vermelisin. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
lf you go anywhere near her again, | Birdaha onun yanına yaklaşırsan... Bir daha onun yanına yaklaşacak olursan... | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l swearto God l'll kill you! | ...seni öldürürüm. Yemin ederim, seni gebertirim! | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
l'll kill you. | Öldürürüm. Gebertirim. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Everything alright? | Herşey yolunda mı? Her şey yolunda mı? | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |
Out, out. | Dışarı. Dışarı çıkın. | Agnosia-1 | 2010 | ![]() |